|
Laz Kültürüne Giriş |
|
|
|
Kamil Aksoylu
|
|
06.06.2007 I 22:00 |
Geçen yazýmda Laz Dili ve Alfabesine yakýn geçmiþten günümüze yüzeysel olarak deðinmiþtim. Bu yazýmda da Laz Kültürüne yine yüzeysel olarak elimden geldiðince deðineceðim. Zorunlu olarak yüzeysel diyorum, çünkü derinlemesine analiz eden yazýlar uzun yazýlardýr ve okuyucuyu sýkacaktýr düþüncesini taþýyorum.
Türkiye'nin çok dilli ve çok kültürlü bir ülke oluþu ne yazýk ki yeni yeni kabul görmektedir. Oysa ülke nüfusumuzun üçte birinden fazlasý en az iki dilli, azýmsanmayacak bir kýsmýnýn da daha çok dilli olduðu tahmin edilmektedir.
Bir kültürün geleceðe taþýnmasýnda en önemli araç olan dil artýk Lazlar için araç olmaktan çýkmak üzeredir. Lazcayý anadil olarak öðrenenlerin sayýsý gittikçe azalýp yok olma sürecine girmiþtir. Lazona'nýn dýþýnda yaþayan Lazlarýn ikinci kuþaklarý Lazca konuþamayýp sadece anlamaktadýrlar. Üçüncü kuþak Lazlar ise artýk hiç Lazca bilmemektedirler.
Lazonada yaþayan yeni nesil de neredeyse hiç Lazca öðrenmemekte ve bilmemektedir. Özellikle iletiþim ve biliþim teknolojisinin geliþip köylere kadar girmesi, azýnlýk sayýlan yerel dillerin yaþamýna büyük darbe olmuþtur. Bu olumsuzluktan Lazca da fazlasýyla nasibini almýþ ve almayý sürdürmektedir. Ýnsanlar sosyal, siyasal ve ekonomik kaynaklý gelecek endiþesiyle çocuklarýna Lazca öðretmemektedirler. Dilbilimcileri bu gidiþle Lazcanýn birkaç kuþak sonra tamamen yok olacaðýnýn altýný çiziyorlar. Bu da þu demektir, bugün iyi kötü, az buçuk yaþayabildiðimiz kültürel deðerlerimiz birkaç nesil sonra masal þeklinde anlatýlacaktýr. Bunu önleyebilmek yada mümkün olduðu kadar geciktirmek için sürekli Lazca yazýp, Lazca yazým dilini geliþtirmek gerekiyor. Yani kýsacasý Lazca yazabilip, Lazca okuyabilmek gerekiyor. Bu da bir yerde anadilin bizlere verdiði sorumluluk olsa gerek. Bunun için de alfabeyi öðrenip kullanmamýz lazým. Bu iþ Lazcayý hiç tanýmayanlar için zor olabilir elbette ama Lazlar için çok basit bir iþtir. Alfabeyi öðrenip, okuyup yazmak on dakikayý almýyor. Sonraki yazýlarýmda bunu örneklerle göstereceðim ve bana hak vereceksiniz. (Gelecek yazýda alfabe tanýtýmý yapýlacak)
Þimdi özgün kültürümüze satýrbaþlarýyla bir göz atarsak, okuyup yazmayý bilmediðimiz, konuþmayý da gün geçtikçe kaybetmekte olduðumuz dilimizin önemi daha da anlaþýlýr olacaktýr.
Kültür kavram olarak ele alýndýðýnda, bir ulusun, bir toplumun dünya uygarlýðýnda nitelik olarak baþka toplumlarda bulunmayan olgularýn tümü olarak algýlayabiliriz. Bu farklý olgular tarih boyunca farklý sunumlarýyla þüphesiz dünya uygarlýðýna da katký saðlamýþlardýr. Bu deðerler kuþaklar arasý taþýnan bir emanettir ve emaneti yerine teslim edebilmek her toplumun kültüründe önemli bir gelenektir.
Lazlarýn Kafkasya'daki ilkel yaþamlarýndan günümüz Türkiye'sine kadar binlerce yýllýk bir kültür birikimine bakýldýðýnda, el sanatlarýndan dokumacýlýða, edebiyattan mimarlýða, müziðinden folkloruna, dinsel inançlarýndan halk inançlarýna kadar çok geniþ bir kültür yelpazesi ile karþýlaþýyoruz. Dil, kültür ve edebiyat olarak özgün estetikler barýnmaktadýr. Bunlarýn araþtýrýlmasý, okuyucuya sunulup bu estetiklerle buluþturulmasý gerekir inancýndayým.
Bir Laz edebiyatý incelenirken hikaye ve masallar, deyimler ve atasözleri, þiirler, aðýtlar, bilmeceler gibi her bir alanda zengin sunumlarla karþýlaþýyorsunuz. Laz masallarýna baktýðýnýzda bütün kültürlerin ortak eðilimleri olan uydurma kahramanlar ve bu uydurmalardan alýnacak derslerin yanýnda özgün anekdotlara da rastlýyorsunuz. Çocuk þarkýlarý, tekerlemeler ve özellikle çocuk oyunlarý ve oyuncaklarýnýn özgün olduðu gözlenebiliyor.
Lazlarda dinsel inançlarý incelerken gerek Hýristiyanlýk gerekse de Müslümanlýk dönemlerinde saðlam bir inanca sahip olduklarý gözlenmektedir. Halk inançlarýna baktýðýmýzda ise Paganlýktan Hýristiyanlýða, Hýristiyanlýktan Müslümanlýða ve nihayet günümüze kadar taþýnan inançlara rastlanmaktadýr. Bu inanç ve deðerler birçok toplumla ortak özelliklerde buluþsa da Lazlarýn kendilerine özgü doðaüstü, hayvan üzerine, çocuk üzerine ve bazen de akýl dýþý inançlarýna rastlanmaktadýr.
Yine bütün toplumlarýn örf, adet ve geleneklerinde rastlanan ortak eðilimlere Lazlarda'da rastladýðýmýz gibi Lazlarýn kendine özgü farklý geleneklerinin günümüze kadar geldiðini görebiliyoruz. Alet, edevat, eþya, giyim, yemek, eðlence, çocuk, kadýn, evlilik, komþuluk, yardýmlaþma gibi gündelik yaþam dinamiðinde özgün geleneksel çizgilerin korunduðunu görmekteyiz.
Kara lahana ve hamsi egemenliðindeki bir Laz mutfaðýný incelerken çok deðiþik damak tadýnýn yaný sýra, þaþýlacak derecede ekonomik ve lezzetli öðün atlatma mönüleri ile buluþuyorsunuz. Bu pratikliði belki de doðaya göre yaþama ayak uydurabilmeye baðlamak gerekir ama bir de farklý bir þekilde bakarsak, Anadolu mutfaðýnýn et üzerindeki zengin damak tadýný Lazlarýn hamside yakaladýklarýný söyleyebiliriz.
Yörede verilen yer adlarý incelenirken, o isimleri verenlerin yaþamlarý ve bölgenin geçmiþi hakkýnda ipuçlarýna rastlanmaktadýr. Yerleþim yerlerine ve yerleþim dýþý bölgelere verilen adlarýn konulmasýndaki etkenlerin detayýnda ülkelere göre bazý özellikler olsa da, genel olarak dünyada ortak bir eðilime rastlanmaktadýr. Bu ortak eðilimler Lazlarýn yaþamýþ olduklarý topraklara verdikleri yer adlarýnda da mevcuttur.
Kýsa baþlýklarla deðinmeye çalýþtýðým bu kültürel deðerlerimizi önümüzdeki süreçte her yazýda bir satýrbaþý olarak tanýtýp paylaþmaya çalýþacaðým. Ama önce en baþta söylediðim gibi bu deðerlere sahip çýkýp gelecek kuþaklara taþýyabilmemiz için alfabemizi öðrenip, okuma yazmayý bilmemiz gerekir.
(Gelecek yazý alfabenin kullanýmý)
Kamil Aksoylu
Lazebura
|
Kamil Aksoylu |
| Yazar Hakkinda: |
| |
|
|
|
Kimler Online
9 Misafir ve 3 Üye Online
|