| |
| |
lord
said:
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
tutamuru3xi nana skani do irri nanapeşen mu peri kai leksi konoç'ari doren.nanapeşi ndğas ar pukiri steri gurepeşi doloxe kogon3'k'u. şiir konusunda bende bir kaç derin söz etmek isterim. ŞİİR ÖZGÜRLEŞMEYE ÇAĞRIDIR, DÜNYAYI DEĞİŞTİRMENİN BİR ARACIDIR.. “Şiir ölenin yanı başında, aynı zamanda zaferlerin öncüsüydü; . Yalnızlığa arkadaşlık etti. Bahar gibi tomurcukları vardı; Ateş gibi yandı,kar gibi serin ve aydınlıktı; Elleri , parmakları ve yumrukları vardı; Hedefe atılan mermilerden daha hızlı ve yaralayıcı idi, Kalelerden daha sağlamdı ve de köklerini insanoğlunun yüreğine daldırdı..” Şiir insanlığı dayanışmaya, paylaşmaya, kardeşliğe, eşitliğe, onurlu yaşamaya ve bütün bunları kazanmak için mücadeleye insanı çağırır.İnsanın en eski eğilimi şiirdir.Dini törenler ve dualar şiirden doğmuştur. Şair şiirleri için yaşar ve şiirleri için savaş verir, bir şair için kazanılan en büyük ödül halkın şairi olmaktır.Yaşam toplumsal kurallardan(yasa) daha önemlidir.Ozan örgütlü toplumsal kimliğe göndermeler yapar. İnsanı var eden erdemli toplumun genelidir. Şairler sanatçılardan halka daha çok yakındırlar ve halkı temsil ederler şair halktan aldığı güçle halkı temsil etme yetkisi nedeniyle kolektif bir kimliğe sahiptir. “Şairlere yol gösteren yıldızlar, mücadele ve umutlarıdır.” Tarih boyunca şiir hep kavganın içinde olmayı başardı.Bu yüzden şiir egemen despot düzenlerin, gericiliğin bağnazlığın kol gezdiği yapılarda, devamlı ilerleyen, yenilenip gelişen hayatın yanında yer almıştır. ŞİİRLER HER NEREYE YAZILIRSA YAZILSINLAR HEP BİLİNÇLERE KAZILDI.. Binlerce insan şiirlerini kağıtlara, mermerlere, duvarlara, anıt taşlara, kanla, mürekkeple, tebeşirle mızrağın ucu kadar sivri sözcüklerle kazıyıp yazdı durdu.Şiir egemenlerin ve tacirlerin hesap defterlerinde hiç yer almadı.Emekçi halk şiirini ve şairini yüreğinde taşıdı. Bu yüzden şiirin yüzü hep ileri dönük olmuş ve tarihten de hiç kopmamıştır. “Şiir şarkı ve berekettir”.Geçmişten günümüze Krallar, padişahlar, diktatörler, halk ozanlarını, şairleri zorbaca yöntemlerle susturmayı ortadan kaldırmaya çalıştılar. Şairler baskı ve zulümlere karşı hep cesurca direnerek geri adım atmamışlardır.Şairlerin bu direnişi şiire bir başka güzellik ve mücadele hırsı yaratmıştır. Yerin yedi kat dibindeki ocaklarda, toprağın içine dimdik galerilerde çalışan maden işçileri, elleri nasır ve yarık içinde kuru bozkır topraklarında karasaban süren çiftçiler, hırçın denizlerde ekmek parası için ağ çeken balıkçılar her daim ellerini yumruk yaparak sesine ses katan soluk veren emekçiler şairlere yüreklerini açtılar.Şiir bu yüzden burjuvazi tarafından hep muhalif görülerek susturulmaya yasaklanmaya alışıktır Şiirler yüzyıllar boyu ağızdan ağza taşındığına göre, ŞİİR; sosyal paylaşımın vazgeçilmez bir parçası olduğunun gösterir. “Şiir kahramanlarını kutlar, haklarını savunur,azizlerini taçlandırır, ölülerini ise ağıtlar yakarak uğurlar.” . yüreğine sağlık.. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
|
|
| Mircan OUTIM | |
|---|---|
|
|
|
© 2009 Lazebura | Nenaskani - Lazlarin Internetteki Sesi, Lazca ve Lazlar
|