Arşiv Makaleler Firdevs Periloğlu

XİNCİ : Mircan'la Sâlâ ve Lazca Üzerine... Yazdır E-posta
Edgina   
23.03.2007 I 19:58

Mircan Kaya
Mircan Kaya

Artvin'de bir Laz köyü olan Çxala'da, doğan, çocukluğunu ve hayatının en görkemli yıllarını burada geçiren Mircan Kaya ile "Sâlâ" albümü özelinde, müziğin üzerine serili özgün bir kahvaltı masasında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Önce çok sevdiği abisinin ölümüne dair duygularıyla başlıyor. Anlatamıyor belki de, ama "Bugün hayatta olsaydı, eminim Laz dili ve kültürüne de çok önemli katkılarda bulunabilirdi." diyerek ona ithafen yaptığı söylüyor Sâlâ'yı...

| Röportajin basima hazir halini PDF Dosyasi halinde buradan indirebilirsiniz.

pdf lazebura_net_mircan__roportaj_2007 729.60 Kb

Sonra art arda gelen ölümler ve travmaları, eski evlerinin ve o yaşamın da kaybolmasıyla Mircan, küsmüş biraz her yaz hiç aksatmadan gittiği o coğrafyaya... Yine de bağlarını koparmamış,çünkü, çıkış noktasını, oluşunu, "elementlerini", kendisini var eden her şeyin Karadeniz'in bir dağ köyünde başlayan yaşamı olduğuna dikkat çekiyor ve:

- "Hayatta ne yaparsam; benim o dirayetli yapım oradaki anaerkil Laz aile yapısından kaynaklanıyor. Bundan beslendiğimi çok iyi biliyorum." diyor.

Sanat bir yerde, çekilen acıların da dışa vurumu oluyor. Müzikte, resimde, tiyatroda ve diğer yorumlamalarda da, hep bu acıyı bir yerlerinde barındırıyor. Belki de bu yüzden Mircan, pek çok sorunun cevabına, sohbetimizin pek çok yanına bunu not ediyor, tekrar tekrar. Ve bunlar sanatın bir alanında ürüne dönüşüyor. Bu yüzden olsa gerek, müzik, hep bir sığınak, kurtuluş alanı olmuş onun için.

Image
Ama benim elimde çok önemli bir araç var : Uluslarötesi olan müzik... İşte bu yüzden İngilizceyi ve Lazcayı üst üste bindirerek bir ağıt okudum
Öğrenmeye çok meraklı bir çocuk olan Mircan'ın, müzikle arkadaşlığı küçük yaşlarda duyduğu, ilk melodik ses olan ezan ile başlamış. Kısa sürede öğrenip Kur'an okumaya başlayınca da komşuları efsunlu olduğunu düşünmüşler. Sessiz görünen, inatçı ve kararlı kişilik yapısı da belirince Elaçama'nın yani lakap takma geleneğinin yaygın olduğu yörede Mircan'a da Çhinka deyivermişler.

Sohbetimiz albüm üzerinde ilerliyor ... Sâlâ'nın ardından söylenen düğün şarkısı Song'da gelin, damat ve düğünü seyreden sevgilinin hikayesini anlatıyor. Uğur Işık'ın çellosu, hüznü, sevgiliyi; Muammer Ketencoğlu'nun farklı akerdeon deneyimi de damadı, sevinci temsil ediyor, diyor.Mircan'ın yönetmenliğinde bir film karesi gibi...

Albümün Lazca şarkısından biri Ela'nın serüvenini şöyle anlatıyor:

-"Bir caz konserine gitmiştim. Müzisyen etnik sesleri sınırsızca, korkusuzca kullanıyordu. Ertesi gün annem bana Lazca bir ağıt söylediği anda da bende taşlar yerine oturmuştu ve Ela kafamın içinde hazır hale gelmişti.".

Annesinin de bir "bgari" olduğunu öğreniyoruz. ‘Bgari' Laz geleneğinde ağıt yakan kadınlar için kullanıyor.

-"Annem de o yetenekle doğmuş bir kadın,75 yaşında şu an sesinin rengi çok güzel ,taze bir sesi var, yaşlanmıyor.Parçanın girişindeki ‘Oyi nana oyi' diye başlayan ezgiyi anneme söyletmeyi çok istedim ama olmadı.En azından şimdilik, diyor ve gülümsüyoruz biz de.

-"Annem bir ağıt söylemeye başladığında eğer yakını için yapıyorsa bunu hissederek hem kendi ağlıyor hem de etrafındaki herkesi ağlatıyor çok içli bir sesi var annemin..." diyor.

Çok farklı bir şey ortaya çıkmış, çok sevdik diyoruz ortak fikrimizi belirtirken. Gerçekten gururlanıyorum, diyor Mircan. O coğrafyanın hissedilmesi, şarkıya yansıtılması için çok uğraşmış.

Albümün ana enstrümanı Çello, fakat etnik enstrüman olarak kullanılan "Dijiridu"nun farklı bir hikayesi var.

Bu enstrümanı Birol Topaloğlu Amerika'dan getiriyor, "ben çalmasam da mutlaka birilerine yarar" diye alıyor ve bu enstrümanın sahibi Serdar Ayvaz oluyor. Bunun onun hayatında çok şey değiştirdiği, kimliğini de anlamlandırdığını öğrenince Mircan, Serdar'ın da bu albümde olması istiyor. Fakat Aborjinlerin bu kültürel ögelerinin yozlaştırıldığını düşünen Roger Mills itirazına Mircan, "Yok olmak tehlikesinde olan insanlar Aborjinler, Lazlar da aynı durumda aslında diyor, ve yapmak istediğim şey köprü kurmak" diyerek ikna etmekte pek de zorlanmıyor.

Enstrümanlardan bahsetmişken ,Sâlâ'daki en önemli şeylerden birinin de, insan sesinin bir enstrüman gibi kullanılması, hiçbir zaman tek başına önde değil, diye ekliyor.

Image
Laz olduğum için bir kere oradan mutlaka bir Lazca ağıt olması gerekiyor, Bir Filistin halk şarkısı söylemek istiyorum ama bir Yahudi halk şarkısı da söylemek istiyorum..
Hayatta acının ve neşenin hep birlikte varolduğunu düşünüyor. Dolayısıyla her iki temayı birarada işlemenin filozofik açıdan da çok doğru olduğunu ve hayata bakış açısını temsil ettiğini, söylüyor. Bu yüzden ölünün ardından okunan Sâlâ'dan sonra, o karanlık ölüm havasından çıkılan neşeye doğru gidilen, umuda prim veren çıkış parçası Kalıncacık ile devam ediyor albüm, kısacası hayattaki devinimleri yansıtıyor...

Yıllardır gitarıyla çalıp söylediği Gülten Akın'ın şiirinden yaptığı parçadan, büyük proje OUTIM'e kadar bir dizi şeyden konuşurken vakit geçip gidiyor. Yeni projelerinde Laz kültürüne önemli katkıları olan bazi Laz Sanatcilarin eserlerini bir şekilde kullanmayı düşünüyor. Ve bunu o kültüre dair öğeleri başka bir platforma taşıyarak yapmak istiyor. Gençlere de bunu bu şekilde anlatmak istiyor.

Kafasında sürekli müziğin döndüğü her halinden belli oluyor Mircan'ın. Bir projesi daha var. "MİNORities"de dünya üzerinde yaşayan bütün halkların şarkılarına yer vermeyi düşünüyor.

-"Laz olduğum için bir kere oradan mutlaka bir Lazca ağıt olması gerekiyor, Bir Filistin halk şarkısı söylemek istiyorum ama bir Yahudi halk şarkısı da söylemek istiyorum. Ne olursa olsun çok acı çekmiş bir halk olduğu için. Kızılderili şarkısı da söyleyebilirim. Yüreğime dokunan bir parça olduğu zaman onları harmanlayıp bir yerde toplamak tek bir sesten vermek, hepsine bir armağan vermek gibi olur diye düşünüyorum..."

Müzik hayatında diller önemli bir yer tutmuş. Herhangi bir müzisyen gibi, tek bir dilde akıp gitmemiş şarkıları, ezgileri... Lazca'yı hep çok sevdim, diyor. Lazca'yı da ,müziğini de "kendini dünya vatandaşı" gibi hissederek dünyaya duyurmayı istiyor."Acıda ya da neşede ulus farkı yoktur" diyerek, İngilizce-Lazca okuduğu bgara'yı temellendiriyor.

Mircan burada çok önemli noktalara işaret ediyor. Ona göre; hayatın kendisi hüzünlü ve bu yüzden alt yapısında hep hüzün var. Bu en güzel şeylerin yok olacağını bilmek duygusunun verdiği bir hüzün... Lazca'da buna dahil... Lazca'yı, kendi kültürünü korumanın, ‘farkındalık' yaratmanın önemli olduğunu dile getiriyor...

-"Maalesef diyor, Doğu Karadeniz'de dilini konuşan Lazlar bile bu yokoluşun farkında değil, bu da çok hüzünlü bir şey, insanın gözleri yaşarıyor. ..."

-"Ama benim elimde çok önemli bir araç var : Uluslarötesi olan müzik... İşte bu yüzden İngilizceyi ve Lazcayı üst üste bindirerek bir ağıt okudum. Lazca gibi bir dili, birdenbire bir caz parçasında kullanarak çekici hale getirip evrenselliğe taşımak, bu aracın bana sunduğu olanaklardan yalnızca bir tanesiydi."

Unutmadan soruyoruz, -"Peki, albüm kapağındaki Lazona haritası?"

Mircan Kaya & Firdevs Periloglu
Mircan Kaya & Firdevs Periloglu
-"Hiçbir yere ait olmayan bir harita bu... Çünkü ben kendimi herhangi bir yere ait hissetmiyorum... Artık bir şekilde göç edip başka yerlere savrulmuşsunuz ve aslında kalbinizdeki ülkenizi kaybetmiş oluyorsunuz. O kayıp antik haritayı kullanarak bir metafor yaratmak ve dikenli tellerle kuşatarak da albümün içindekilerle dinleyici arasındaki mesafeyi anlatmaya çalıştım."

Ve Sâlâ'daki sahiciliğe dikkat çekiyor. Onun içindeki her şarkı duygusuyla, emeğiyle o kadar saf ve temiz ki; bu yüzden benim için çok önemliydi. Çünkü oradaki her şey benim içimden, yaşamımdan kaynaklanıyor, müzikleri ve sözlerinin çoğu bana ait. Kafamın içindeki müziği yaptım, diyor. Ve zaten Sâlâ'da yer alan bütün besteler, Mircan'ın 20'li yaşlarından beri söylediği; yoğrula yoğrula bugüne gelen şarkılardan oluşuyor.

Belki bu nedenle, farkında olmadan planladığı çiçeği burnunda müzik şirketi UCM'i de tüm bu emeklerin küçültülmesini ve paha biçilmesini istemediği, ama en önemlisi, müzikte akmak isteyen yetenekli müzisyenler için temiz bir alan yaratmak için kurduğu söylüyor. UCM, onun için uçsuz bucaksız bir dünya gibi...

Lazona'da konser vermeyi de düşünür müsünüz diye soruyoruz, -"Neden olmasın?" diyor...

Vakit çok çabuk geçmiş...

Alışık olduğumuz -bizim ezgilerimizi- alışık olmadığımız seslerle bizlere ve dünyaya sunan Mircan'a teşekkürlerimizle..., diyoruz...

Gza-skani p'anda gon3kimeri rt'as...

 

Röportaj-Fotoğraflar: Firdevs PERİLOĞLU, Elif TAŞKIN


 

 

Copyright © Lazebura.Net 2007

 

Röportajin basima hazir halini PDF Dosyasi halinde buradan indirebilirsiniz.

pdf lazebura_net_mircan__roportaj_2007 729.60 Kb

 

 


Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


anibal

hakii

didituti

sidelya

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

3 Misafir ve 4 Üye Online
Generated in 0.86184 Seconds
Generated in 0.864403963089 Seconds