| |
| |
fahri
said:
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Yazıda da belirtildiği gibi ülkemiz bence" kemalist" bir faşizm tehlikesi altındadır. şimdi bakıyoruz hükümet avrupa birliğine girmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. belki de beş on seneye bu birliğe katılmış olacaz. yani avrupa birliğine girmiş bir Türkiye de nasıl bir irtica tehlikesi olacak. zaten avrupa birliği ülkelerin de insanların kimliklerinden din hanesi bile kaldırılıyor, bizim içimizdeki otoriter güçler ve faşist laikler yani "paranoya kemalistler" bir takım münferit olayların arkasına sığınıp, şeriat tehlikesi var diye ülkemizdeki huzur ve refah ortamını bozmaya çalışıyorlar , ama görülüyorki bu insanlar aradığı meydanı bulamayacaklar çünkü onlar pusulu ortamlardan kavga ve anarşiden beslendikleri için halkımız onları sandığa gömmüştür ve bu seçimlerde de halkımızdan çok ağır bir darbe yiyeceklerdir. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
İnsan vücüdu sayısız mikropla birlikte yaşar.Vücut sağlıklı ve dirençliyken bir zarar görmez.Ne zaman direncini kayıp etmeye başlar, mikroplar için hareket zamanıdır . Ülkelerin durumları da aynı.Tek fark mikroplar vücudun güçsüz düşmesi için çalışmazlar.Beklerler sabırla … Az gelişmiş yarı sömürge ,üçüncü dünya ülkeleri için tehlikeler her zaman çok fazla Türkiye de bu sıralamada en başları çekiyor Jeopolitik durumu,genç nüfus yapısı,doğal kaynakları,etnik yapısı vb. durumlardan ötürü her zaman karıştırılması gereken ,kolay karıştırılan bir ülke olmuştur. Halifeliğin Osmanlı devletine geçmesiyle birlikte çok sıkı korunan İslamcılık ,bu günlere kadar zaman zaman devlet işlerinden uzak tutulmaya çalışılsa da başarılı olunamamıştır.Tarih boyunca en hassas duygu olarak insanların içinde ateşlenebilecek en kolay bir dinamit gibi , özenle saklanmıştır. Yazınıza dini irtica yoktur savı hariç,diğer bölümlerindeki acıklamalarınıza katılıyorum. Evet ,bu ülkede birçok tehlikeyle birlikte, irtica tehditide vardır. -Defalarca veto edilen yasalar irtica habercisidir. -Özelleştirmeler de irticadır ,çünkü devletin güçsüz kalması irticanın kolay girebileceği giriş kapısıdır. -Yer altı ,yer üstü zenginliklerinin ruhsatını birer birer başkalarına peşkeş çekmek irticadır -Eğitimde sağlıkta oynanan oyunlar irticadır -Dış siyasette, ekonomide oynanan oyunlar irticadır. - ülkeyi zayıf güçsüz ,bağımlı ,halkı yoksul ,güvensiz umutsuz bırakmakta irticadır. -Bu ülkede bir çok etnik kökenli insanı görmezlik ten gelip bütçeden eğitime, sağlığa ayrılan pay kadar diyanete ayrılan payda irticadır. -Okul sayısından fazla camı yaptırmak ,hem de her şeyi özelleştirirken ,bunuda devlet bütçesinden yapmak irticadır. .bunları sıralamak çok zor değil. Evet dini irtica tehlikesi vardır. Asıl ,kadrolar tamamlandıktan sonra,tufan kopacak.fırtına öncesi sessizlik bu. Çocuklarımıza karsı cinsten olduğu için muayene etmeyen doktor,yanındaki kız arkadaşıyla Otobüse binemeyen bir nesil ,Anayasası şeriat hükümlerine göre düzenlenmiş yasalar.yeşilin üstünde ay yıldızı olan bir bayrak ,Cuma namazı saatlerinde sokakta dolaşanların ikinci adresi hapishaneler olan bir ülke.vs.vs. Adı ne olursa olsun tehlike aynıdır .aynı kaynaktan beslenirler çünkü. Ben sizden daha cesaretli davranıp diyorum ki,bu ülkede DİNİ İRTİCA da vardır .FAŞİZM DE… |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Son zamanlarda okuduğum,içerik ve vurgularıyla,önemli bir yazı.Günümüzde, iiradeyi elinden birakmak istemeyen.Sivil ve askeri, bürokrasi ile, özellikle emekli olmayı hazmedememiş paşalar ve yüksek yargı organlarının eski yöneticileri,belli siyasal kesimin körüklediği irticai tehlikenin varlığı ile Cumhurbaşkanlığı seçimini harmanlayıp Laik Demokratık cumhuriyeti ve onun ilkelerini kurtarma çabalrını sergileyerek,hesapta demokrası havarirsi kesilenler,üstü ortülü bir şekilde cebri güçlere .mendil sallamaktadırlarTabiiki bunun karşılıği faşizm' dir Türk halkı ; bu tür çığırtkanlıkları,ve sonuçlarını !960,!970,!980,de şidetli 28 Şubar I997 de postmodern'ini yaşadı Bir tehlike senaryosu yaratıp onun üzerinden siyasi prim yapma çabasından kurtulamayan , üretim kısırı beyinlerin sergiledikleri ''orta oyunu''halkımız ilgiyle izlemektedir Bir siyasi partinin genel başkanının uzun süredir seslendirdiği ''bırakalım halk seçsin'' çağrılarına,herkes kulaklarını tıkayarak,çözümü ancak kendi arzularına göre düzenlendiğnde kabullenebilen inatçı tavırlarını sürdürmektedirler Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karşı çıkmaları veya bu çağrıya kulak vermemelerinin Gerekçesi ise demokrasinin evrensel tanımı ile tam olarak özdeş!!!''halk herzaman doğrusunu seçemez'' Şimdiye kadar kömünizm'i kullanarak faşizme davetiye çıkarıldı ,şimdi irtica kullanılarak Faşizmle köprü kurulmaya çalışılmaktadır.İşte çözüm üretmek için siyaset yapmayanların baş vurabileceği en kestirme yol İkisininde birbirinden farkı yoktur,Hiçbir gerkçeyle, biri, birine tercih edilemez.daha sevimli gösterilemez. yazı için tebrikler,teşekkürler. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
|
|
| Mircan OUTIM | |
|---|---|
|
|
|
© 2008 Lazebura | Nenaskani - Lazlarin Internetteki Sesi, Lazca ve Lazlar
|