 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü Na miðunan nena do xaçk`aþk`uni oskiduniþeni, ham ndða gomaþinan, gomaþinan do aðani orape do berepeþk`uniþeni meviduþunat!
Irkçýlýk, kanýtsal fiziksel özelliklerle belirli kiþilik, zeka ve kültür özellikleri arasýnda nedensel baðlantý olduðu ve bazý ýrklarýn doðal üstünlüðünü savunan kuram ya da görüþlerin ortak adýdýr. Psikolojik, ekonomik, demografik ve kültürel ögelere, hatta bazen dinsel etkilere bile baðlanabilen ýrkçýlýk, karmaþýk toplumsal etmenlerin sonucu ortaya çýkar. Bu nedenle yalnýzca psikolojik, ekonomik vb. gibi, kuramlarla açýklanmasý zordur.
Ýnsan ýrklarý arasýndaki biyolojik farklýlýklarýn kültürel veya bireysel meseleleri de tayin etmesi gerektiðine ya da doðal sebeplerle bir ýrkýn diðerlerinden üstün olduðu ve diðerlerine hükmetmeye hakký olduðuna inanýldýðý noktada ýrkçýlýk söz konusudur.
Yaþadýðýmýz dünya, tüm canlýlara ev sahipliði yapmasýnýn yanýnda, birçok ýrkýn gelip geçtiði bir sahnedir de. Ve bu sahnede herkesin -tüm canlýlarýn- yaþamaya hakký vardýr. Bu nedenle bir insaný rengi, teni, dili, inançlarý ve kültürel farklýlýklarý yüzünden dýþlamak, aþaðýlamak, yok saymak, bundan dolayý baský yapmak, kimi durumlarda öldürmek ve bunu soykýrýma kadar vardýrmak bir insanlýk suçudur.
Her farklýlýk zenginliktir; insan ise farklý kültürleri tanýmak ve onlardan bir þeyler öðrenmekle yükümlüdür. Bir arada yaþamanýn anlamý budur.
Yeryüzünde, geçmiþten günümüze, yüzlerce farklý kültür ve ýrkýn yaþamýþ olduðunu biliyoruz. Yüzyýllar önce kaybolmuþ kültürlerin yaný sýra, günümüze kadar ulaþabilmiþ ve hala yaþamýný sürdüren kültürler söz konusudur.
Bu da doðaldýr; çünkü dünya, hepimizin ortak yaþam alanýdýr ve bu ortak platformda tüm ýrklar ile kültürler yaþama hakkýna sahiptir. Bu gerçeði yok saymaya ve bizden deðiþik olanlarý inanýþlarý ya da farklýlýklarý yüzünden öldürmeye veya yok etmeye yaþayan hiç kimsenin hakký yoktur.
 Foto: wikipedia.org Irkçýlýk daha çok Batý kültüründe kendine yaþama þansý bulmuþtur. Amerika ve Avrupa ise, bir anlamda ýrkçýlýðýn anavatanýdýr. Bu kýtalarýn halký binlerce masun insaný derisinin rengi ya da milliyeti nedeniyle köleleþtirmekten ve hatta öldürmekten çekinmemiþtir.
Birleþik devletlerde siyahlara karþý, Avrupa'da ise yahudilere ve çingenelere ve son dönemlerde de Türklere karþý uygulanmýþ ve uygulanmaktadýr. Kuzey Ýskandinav ülkelerinde daha düne kadar (1980'li yýllar) kendi içlerinde bile insanlar gizli devlet politikalarýnýn kurbaný olmuþlardýr. Binlerce kadýn ve erkek, saçlarý siyah olduðu için çocukluklarýnda gizli olarak kýsýrlaþtýrýldýdar. Binlercesi de halen Almanya ve Norveç gibi ülkelerde Lebensborn olarak hayatlarýný sürdürüyorlar. (Kaynak: wikipedia.org)
 Foto: wikipedia.org Amerika’nýn siyahlara ve Kýzýlderililere karþý yaptýðý ýrkçýlýk, bu ýrka ait insanlarýn yýllarca aþaðýlanmasýna ve öldürülmesine neden olmuþtur. Hitler döneminin Yahudi düþmanlýðý ise soykýrýma dönüþmüþtür. En büyük ölüm-kampý olan Auschwitz-Birkenau'da tahminen 1.100.000-1.500.000 insan öldürülmüþtür. (Kaynak: wikipedia.org)
Irkçýlýk daha çok Batý kültüründe kendine yaþama þansý bulmuþtur. Amerika ve Avrupa ise, bir anlamda ýrkçýlýðýn anavatanýdýr. Bu kýtalarýn halký binlerce masum insaný derisinin rengi ya da milliyeti nedeniyle köleleþtirmekten ve hatta öldürmekten çekinmemiþtir.
Amerika kýtasý, gerçek sahipleri Kýzýlderililerin elinden zorla alýnmýþ, bununla yetinmeyen beyaz adam Afrika’da esir ettiði Siyahlarýn emeðini onlarý köleleþtirerek acýmasýzca sömürmüþtür.
 Foto: wikipedia.org Avrupa’nýn faþist diktatörleri ýrkçýlýðý ideolojik olarak yüceltmiþ ve yalnýzca bu uðurda savaþarak milyonlarca insaný yok etmekle kalmamýþ, her fýrsatta kitlesel katliamlarla ýrkçý þiddetini konuþturmaktan geri durmamýþtýr.
Alman faþizminin Yahudi ýrkýný yok etme uðruna estirdiði þiddet fýrtýnasýný hiç kimse unutmadý. Toplama kamplarýnda yaþanan vahþet, insanlarýn fýrýnlarda yakýlmasý, asit yaðmurlarýnda eritilmesi ya da sabuna dönüþtürülmesi hala hatýrlardadýr.
Irkçýlýk, milliyetçilik ve soykýrým kelimelerinin sözlük anlamlarý birbirinden baðýmsýz olsa da milliyetçiliðin aþýrýsýnýn sonu her zaman ýrkçýlýða ve soykýrýma uzanýyor.
Türkiye’de de etnik kimliklere baský uygulanmaktadýr. Aþýrý milliyetçilikten kaynaklanan bu baskýlarýn hatýrý sayýlýr bir geçmiþi vardýr. Ermenilere, Kürtlere, Lazlara yönelik baskýlarla asimilasyon politikasý el ele yürümüþ ve bundan da Türkiye’deki bütün etnik gruplar nasibini almýþtýr.
Gazeteci Hrant Dink’in ölümünden sonra ortaya çýkan gerçekler de bunu desteklemektedir.
Etnik kimlikleri yok saymayý, onlarý kendi kültürlerinden koparmayý, dillerini ve dinlerini unutturmayý, ait olmadýklarý bir kalýba sokmayý, renklerinden ve farklýlýklarýndan dolayý insanlarý aþaðýlamayý, onlarý yok etmeyi amaç edinmeyi bir insanlýk suçu kabul ediyoruz ve ortak yaþam alanýmýzda “birlikte” yaþamak istiyoruz.
Hiçbir ýrk, bir diðerinden üstün deðildir. Farklýlýklarýmýz renklerimizdir ve bir arada yaþayabiliyorsak eðer bu zenginliklerin deðerini bilmeliyiz.
Lazebura.net
|