Arşiv Laz Müziği Laz Müziği

Birol Topaloğlu'ndan Açıklama Yazdır E-posta
Birol Topaloğlu   
02.02.2007 I 11:17

Değerli  Dostlar,
Son bir yılı aşkın süredir bazı kişilerce sözlü ve yazılı olarak, gerek kamusal alanda gerekse kendilerine ait internet sitesinde farklı takma isimlerle yazılan yazılarla, insanların hassas duyarlılıkları kullanılarak, bana karşı polemikler içeren, çarpıtılmış bilgilerle insanlar manipüle edilmeye çalışılmıştır. Bu yazılarda cevap verilecek tutulur bir yan olmadığını düşündüğüm için hiçbir kamusal alanda ve sanal ortamda cevap vermedim. Etik olmayan, hakaret içeren davranışlarla kişilik haklarıma yapılan bu haksız saldırılar karşısında hakkımı hukuki yollarla aramayı tercih ettim.

Oluşturulan bilgi bulanıklığı yüzünden kafası karışan ve gerçekleri birebir anlamaya çalışan kültürüne duyarlı bazı samimi kişilerce bu süreçte dört ayrı toplantı girişimi olmuştur. Ancak iddia sahipleri hiçbirine yanaşmamış, ısrarla sanal ortamda yazılar yazmaya, manipülasyona devam etmişlerdir. Bu durum, ahlaki tutumdan yoksun, daha önce kültürel alanda hiçbir üretimde bulunmayan, ancak üreten kişilere saldırarak yer edinmeye çalışan bazı kişilere fırsat yaratmıştır. Son olarak 23 Ocak 2007 Salı akşamı; Laz kültürüne emeği geçmiş duyarlı bir grubun ortak çağrısı üzerine 30 kişilik katılımla bir toplantı gerçekleşmiştir. Bu çağrıyı samimi bulduğum için ve anlamsız polemiklerin sona ermesi umudu ile toplantıya katıldım.  Ancak iddia sahipleri gene katılmamış, katılımcılara çeşitli mailler atarak ya da farklı yollarla toplantıyı sabote etmeye çalışmışlardır. Toplantıda katılımcılara genel olarak bugüne kadar yaşanan süreci şahsım adına ilk ağızdan aktarmış oldum. Bu vesile ile sizlerle de bu süreci paylaşmak istedim.

1.  Yeşil Yayla Festivali

Bilindiği gibi şahsımın ve Kutay Derin Kugay’ın girişimiyle ve pek çok gönüllü çalışanın katkısıyla 25-26-27 Ağustos 2006 tarihlerinde Rize’nin farklı ilçelerinde, çevreye ve kültürel değerlere duyarlı alternatif bir festival olan 1.Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali başarılı bir şekilde sonuçlandırılmıştır. Arhavi kökenli olan ve yaklaşık kırk yıldır Amerika’da (San Francisco’da) sisteme muhalif kimliğiyle yaşayan, San Francisco World Music Festivali kurucularından Kugay profesyonel organizatör ve müzik yapımcısıdır. Kutay Kugay’ın organizasyon deneyimleri ve benim müzikal birikimlerimle güç birliği oluşturarak Doğu Karadeniz’de kültürel ve çevresel değerlere dikkat çekmek ve yaşatmak adına uluslararası alternatif bir festival gerçekleştirmek ortak hayalimizdi. Bu hayalimiz; zaman içersinde kültüre emeği geçen kişilerle de paylaşılmış, fikirleri alınmıştır.

Festival, dünyada kültürel ve biyolojik çeşitliliği korumaya yönelik önemli projelere destek veren ve merkezi yine San Francisco’da bulunan The Christensen Fund (TCF) adlı vakfın ana sponsorluğunda ve Türkiye’den pek çok saygın kişi, yerel belediyeler ve kurumların da desteği ile gerçekleştirilmiştir. Bu proje, Kutay Derin Kugay’ın bağlı olduğu Door Dog Music Productions yürütücülüğünde ve benim sorumluluğumda yapılmıştır. Bu festival kapsamında resim sergisi, çevre panelleri, destan gecesi, gençlik ve çocuk korosu ve tiyatrosu, kadın horon grubu, belgesel film gösterimi, yayla yürüyüşü ve bir konser yer aldı. Festival etkinlikleri hakkında tüm detaylı bilgilere www.yaylafest.org sitesinden ulaşabilirsiniz.

Festival Sponsoru TCF (The Christensen Fund)

TCF Vakfı yetkilileri ile 2001 yılında Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık aracılığıyla tanıştım. Bu görüşmede yerel kayıtlarımı dinletme ve projelerimden bahsetme imkanı buldum. 2004 Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenmesi düşünülen dünyanın en önemli etnik müzik festivallerinden olan “The Strictly Mundial Dünya Müzik Festivali” kapsamında TCF’in desteğiyle benim yönetimimde “Laz Project” adını verdiğim, kapsamlı bir sahne gösterisi hazırlanmıştır. Burada söylemek isterim ki; bugün bu saldırıların başını çeken kişi, o dönemde bu projede danışman olarak yer almıştır. Ancak bilemediğim nedenlerden dolayı bu büyük festival organizasyonu gerçekleşemediği için; benim sanat yönetmenliğimde hazırladığım bu gösteri sahnelenemedi. Ancak TCF ile karşılıklı güven ortamı içinde proje tamamlanmış ve arşivlenmiş oldu.

Dünyanın pek çok yerinde farklı amaçlarla çalışma yapan, projelere destek veren vakıfların varlığı bilinmektedir. Bu tür vakıflara şüphe ile bakmak insanların en doğal refleksidir. Ancak, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde yürütülen bir projeye; AB, Amerika veya başka bir ülkedeki bir vakıfça desteklenmesine şüphe ile bakmaktan öte, körü körüne karşı çıkmak, bugün yaşadığımız tarihsel süreci göz ardı etmek demektir. Ayrıca bu durum; ülkelerin halklarını ve sivil toplum kuruluşlarını tümden devlet politikalarıyla özdeş tutmaktır. Artık; kültürel-ekolojik değerlerin korunması sorunu, çevresel sorunlar sınırların ötesinde, tüm dünya insanlarının küresel ve ortak sorunu haline gelmiştir. Bu tür sorunların çözümü için dünyanın pek çok yerinde sivil toplum örgütlerinin (NGO) ortak çalıştıkları bilinmektedir.

TCF (The Christensen Fund)’in daha önce iddia edildiği gibi Soros’la hiçbir bağlantısı yoktur. Kurum dünyanın pek çok yerinde kültürel ve ekolojik çeşitliliği destekleyen bir aile vakfıdır. Türkiye’de de şu an Kars’ta devam etmekte olan Kars Belediyesi’nin ve birçok kurumun da desteklediği “Cultural Revitalization of Kars: Conservation, Living Culture Preservation and Socio-Economic Development in Kars, Anatolia, Turkey” adlı projeye katkı sağlamaktadır. Detaylı bilgi için; www.christensenfund.org

Proje Bütçesi   

Festival projesi tümüyle açıklık ilkesi gözetilerek yapılmış, bu yüzden de harcamalar şeffaf bir şekilde belgelenmiştir.  Projenin ana yürütücüsü daha önce belirttiğim gibi San Francisco’daki Door Dog Music Productions adlı vakıftır. 2005’te projesi Kutay Derin Kugay tarafından hazırlanan ve 2007’de yapılması öngörülen festivalin hazırlık bütçesi toplamı $88.000’dır. Bunun $ 34.950’ı Türkiye’de ve 10 ay sürmesi planlanan hazırlıklar için kullanılmıştır. Bu bütçeye; proje sorumlusu, danışmanlar, eğitmenlere ödenen ücretler, dernek-kültür merkezi giderleri, yöreye ve yöre içi ulaşım, konaklama masrafları vb. dahildir. 2006 pilot festivalin $ 37.000’lik toplam bütçesinin ise yaklaşık $ 19.000’ı Türkiye’de yine benim sorumluluğumda kullanılmıştır. Bu bütçeye de; profesyonel ses-ışık sistemi, sanatçıların, katılımcıların ulaşım, konaklama vb. tüm masrafları dahildir. Vurgulamak isterim ki; festival projesi kapsamında gerek yıllarca emek vererek edindiğim müzikal, sanatsal kariyerimi ve kişisel prensiplerimi, gerekse Türkiye’deki hassasiyetleri gözeterek, ileriye dönük karşılaşılabilecek olumsuzlukları önlemek adına karşılıklı olarak detaylı bir sözleşme imzalanmış ve tarafların hassasiyetleri güvence altına alınmıştır. 

 
Kazım Koyuncu

Festivalde etkinlikler kapsamında yönetmen İlkay Nişancı’nın yapmış olduğu, çayın bölgeye ve Laz kültürüne olan etkisini anlatan belgesel film  “Bir Yudum Bekleyiş”in gösterimi Kazım Koyuncu anısına yapılmıştır. Böyle bir festivalde, Laz kültürünün geniş çevrelere tanıtılmasında önemli katkıları bulunan sanatçı Kazım Koyuncu’nun adını anmak istedik ve bunun doğru olduğuna inandığımız için gerçekleştirdik.

Bu durumu bile Kazım Koyuncu’nun ismini kullandığımı ileri sürerek saldırı malzemesi yapmışlardır. Bu yolla da; bugün hayatta olmayan Kazım Koyuncu ve hayranları ile beni karşı karşıya getirmeye çalışmışlardır.    

MESAM   (Türkiye Musikî Eseri Sahipleri Meslek Birliği)


Gerek hazırlık safhası gerekse festival süresince yürütülen bu anti-propagandalara ve engellemelere rağmen festival amacına ulaşmıştır. Festival hakkındaki karalama çabaları sonuç vermeyince benim adıma Mesam’a kayıtlı eserler hakkında yine kendi web sitelerinde çarpıtılmış bilgiler vererek saldırılarını sürdürmüşlerdir. Bu yolla Laz müziğine ve kültürüne duyarlı kitlelerin haklı hassasiyetleri üzerinden polemik yaratılmak istenmiştir. Bu vesile ile açıklamak isterim ki; eser sahipleriyle ilgili telif hakları konusunda sorumlu yapımcı firma Kalan Müzik’tir. Heyamo ve Aravani albümlerinde yer alan anonim ve sahibine ulaşılamayan eserler o yıllarda (1997-Heyamo/2000 Aravani)  MESAM’ın uygulamasında “derleyen ve kaynak kişi” olarak kaydedilemediği için ve yasal boşluktan kaynaklanan bu durumda, eserlerin kötü niyetli kişilerce kullanılmasını önlemek amacıyla Kalan Müzik tarafından geçici olarak söz ve müziklerin sahibi Birol Topaloğlu olarak bildirilmiştir. Ortaya çıkan bu uygulama beni de rahatsız etmesine rağmen, o dönemde kültürel alanda birlikte çalıştığım kişilerle de paylaşılmış ve Laz halk şarkılarının bu vesile ile korunabileceği düşüncesiyle kabul görmüştür. Ancak albüm kartonetlerinde tarafımca gerekli hassasiyet gösterilmiş, o günkü bilgiler ışığında eser sahipleri hakkında detaylı bilgiler yer almıştır. Kısacası, bugün bu durumu gündeme getiren kişiler süreçten haberdardırlar. Mesam’a 2002 yılına kadar kayıtlı olmayışım göz önüne alınırsa bu uygulamanın tarafıma gelir sağlamak amaçlı yapılmadığı anlaşılacaktır. Özellikle bilinmesini isterim ki; eserler hakkında gerçek bilgilere ulaştıkça, Mesam’a gerekli değişiklikler için başvuru yapılmaktaydı. Özetle MESAM’a adıma kayıtlı eserlerdeki değişiklikler tamamlanmıştır. Telif hakları konusundaki yasal boşluktan faydalanarak, yıllarca birçok kişinin anonim şarkıların hem sözlerini hem de müziğini yozlaştırarak haksız kazanç elde ettiği bilinmesine rağmen, bu konuda hedef kişi olarak benim gösterilmem haksızlıktır. Bu kişiler; müzik alanında sahip olduğu saygınlığı ile dünyada kabul gören Kalan Müzik’in gönderdiği konuyla ilgili açıklamasını kendi web sitelerinde çarpıtarak yayınlamışlardır.    

Ardeşen’de Fırtına Kültür Merkezi

Festivale ev sahipliği yapmak; hazırlık çalışmalarını yürütmek, dernek veya kültür merkezi oluşumuna ön ayak olmak için mekan arayışımıza uygun tek tarihi eser Eski Ardeşen Kaymakamlık Binası olmuştur. Sahibi tarafından özüne sadık kalınarak restore edilmiş bu binanın festival vesilesiyle kültür merkezi ya da dernek olarak kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Ardeşen Fırtına Kültür Merkezi adı altında olarak aktif hale getirilmiştir. Merkez festival öncesi ve süresince birçok etkinliğe evsahipliği yapmıştır. Yapılan anti-propagandalar sonucu bu kültür merkezi ve dolayısıyla şahsım radikal gruplar tarafından hedef gösterilmiş, adeta teşhir edilmeye çalışılmıştır. Fırtına Kültür Merkezi bugün ekonomik sebeplerle kapanma tehlikesi yaşamış, yöreden gönüllü bir kişi tarafından hem adını yaşatmak hem de işlevini sürdürmek için yöresel yemeklerin de yapıldığı bir mekan olarak yaşatılmaya çalışılmaktadır.


Sonuç

Gerek Amerika Birleşik Devletleri’nin yürüttüğü emperyalist dış politikalar yüzünden, gerekse Türkiye’de ve dünyada son dönemde yükselen her türlü milliyetçilik ve gericilik akımları sebebiyle, festival bahanesiyle yürütülen antipropaganda sonucu yayılan dedikodular, kültür sanattan yoksun bırakılmış, hiçbir şeyi sorgulamadan, körü körüne söylenenlere inanan bazı kesimlerde yer bulmuştur. Gerek hazırlık gerekse festival süresince karşılaştığımız her kesimden gericilerin ön yargı ve engellemeleri bu acı gerçeği görmemizi sağlamıştır.

Hoşgörünün hızla azaldığı, ayrımcılığın körüklendiği, insan ilişkilerinin yozlaştığı, çevresel ve kültürel değerler için neredeyse hiçbir duyarlılığın varlık göstermediği, doğayla birlikte tarihimizin de yok edildiği, estetikten yoksun çarpık kentleşmenin yaygınlaştığı günümüzde kültür, sanat adına yapılan bu girişimin baltalanmak istenmesi üzücüdür.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen; daha yaşanılır bir dünya için gayret gösteren, hatta bu uğurda büyük bedeller ödeyen insanların varlığı ümidimi devam ettirmektedir. Geniş çevrelerce sahiplenilmesi ve gelenekselleşmesi umuduyla öncülük ettiğim Yeşil Yayla Festivali’nin ikincisinin hazırlıklarına danışman olarak desteğimi sürdürmekteyim.

Müzikal kariyerimi yıpratmaya yönelik saldırılara karşı verilecek en iyi cevap bugüne kadar yaptığım ve yapacak olduğum sanatsal ve kültürel çalışmalardır. Bu talihsiz süreçte tüm gerçekler açıkça ortada olmasına rağmen, anti-propagandaların az da olsa zemin bulması insanların ne denli manipülasyona açık hale getirildiğini göstermektedir. Son olarak bilinmesini isterim ki; müzik çalışmalarıma ilk günkü gibi heyecan ve azimle devam etmekteyim.  Bu heyecanlarımı sizlerle paylaşmak dileğiyle…  

   
Saygılarımla,   


Birol Topaloğlu

01 Şubat 2007


Yorum (3)add comment

hayrettin said:

ben hakki bir lazım çocukluğum pazar'da merdivenli köyünde geçti
daha sonra istanbul'a taşındık lazcayı konuşabiliyordum fakat senelerce kullanmadığım için unuttum sayılır fakat konuşulanları anlıyorum fakat bu benim lazlığımı hiç etkilemez sizin amerika ile
ne ilginiz olabilir TÜRKİYE'DEN sponsor bulamadınız mı bu sizin bir kabahatiniz amerika ile olan ilginizi lütfen kesiniz sakın ama sakın
amerikanın uşağı olmayın amerika bizim dostumuz değil bugün amerikanın yaptıkları bütün TÜRK MİLLET'İNİ ilgilendirir burda etnik kökenler önemli değildir biz lazlar nerden gelmişsek gelelim vatanımız TÜRKİYE'DİR ve öyle de kalacaktır sakın olaki ayrımcılığa ayrışmaya kalkışmayalım sizden bir an önce amerika ile bağlantınızı veya bağlantısı olan kişilerle diyaloğunuzu kesmeniz yazınızı baştan sona okudum yazdıklarınız doğru olabilir olmayabilirde
bunu ispatlamanız gerekir festival düzenlemeniz çok güzel bir şey fakat sponsoru amerikadan bulmanız hoş birşey değil yarın bunun karşılığını sizden isterler bu yazdıklarım sizi üzmesin ve bir şeyi yaparken bugünlerde başbakanın söylediği gibi bin kere düşünüp bir yapmak pir yapmaktır ALLAHA emanet olun herşey gönlünüzce olsun iyi akşamlar diliyorum
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-10-31 16:00:21
Oylama: +0

Altan said:

Birolicçkimi hentepe izmoce ziyoman si mot iduşun hentepe...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-07-06 20:26:29
Oylama: +0

megrelazi said:

LAZEBURİ MSKVANOBATEN MERHABA. MA-Tİ QUCİŞA KOMOMİXTU Xİ3İ AMBAEPE. MARA, ÇKUN LAZEPEK Sİ GİÇİNOMT. SKANDA DİDİ QOROPA MİĞUNAN. Sİ, GUREPEŞİ DO OXORİ-ÇKİNİŞİ AR K'OÇİ RE DO SKANİ ŞENİ AR K'ELADİ MEÇKİNERİ KO-MİĞUNAN. ÇKVAPEK NA, LAZEPEŞİ DOLOXEŞEN DO GALENDOŞEN ĞENZ'İBALA MOŞOÇKİNDİNANTEN NOSERİ MİTİK OCERU VAR-UĞUN. GURİS XELEBA GAQVAS. Sİ LAZEPEŞİ ŞURİMŞİNEPE K'ALA İŞİNARE. MA XOLO BTKVARE Kİ, ÇKİNERİ DO ÇİNAPERİ LAZEPE ARTİKARTİ K'ALA MONO3'QVE SKİDAN, OK'ONOK'VE AR GZAS GEDGİTAN, CİDAXİ ŞKAS OK'OXTAN, NA-MOXTASEN ORAPEŞA LAZEBURİ OSKEDİNU ŞENİ NOSİŞİ GZA AR REN. LAZEBURİ MSKVANOBAPETEN SKİDALAŞA MEQONA GİĞUT'AS !... ANK'E
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-05-15 15:16:04
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Son Yorumlar

Nanaçk`uni
Üstteki arkadasa tamamiyle katiliyorum,eline saglik kardes. Bende bir anneyim,annelik dunyanin en z...
Bir Çift Güvercin Havalansa
şarkılar DENİZ kokacak ... onlar hep özgür kalacak ...DENİZLER unutulmayacak...
Nanaçk`uni
Öncelikle tüm Annelerin günü kutlu olsun. Ve bütün Anneler mutlu olsun. Böyle bir günün anl...
Bir Çift Güvercin Havalansa
Sevgili Okuyucularimiz; Size aktardigim siir, "Ah Gidi Karadeniz" adli Türkce kaleme aldigim siir ...

Üye Girişi

Kimler Online

4 Misafir Online
Online olan üye yok!