Arşiv Makaleler Çeşitli Makaleler

İktisadi Kalkınma Neticesinde Elde Edilecek İçtimai Neticeler Yazdır E-posta
Lazebura©   
23.12.2006 I 17:23

Yüksek Mühendis Rahmi Arer imzasıyla yayımlanan “Rize, İçtimai, İktisadi ve Kültürel Bakımdan Bir Tetkik” isimli kitabın 50. sayfasında bulunan “İktisadi Kalkınma Neticesinde Elde Edilecek İçtimai Neticeler” bölümünden, (bir yanıyla dönemin fotoğrafını veren) bir alıntı:

“Halen senede 50–60 bin kişi ilkbaharda aile maişetini kazanmak üzere yurdumuzun muhtelif mıntıkalarına akın eder. Sonbaharda memleketine döner, bu iki mevsimin muayyen aylarında vapurlar yolcu ile dolar ve taşar. Vapurlar kâfi gelmez, şikâyetler başlar. Bıldırcınlar gibi senevî iki ters istikamette iki göç... Yolcuların vapurdaki sıkışık durumu, kışın dönüşte soğuk ambarlardaki sefalet yürekler acısıdır. Buna rağmen şevk kaynağı, neşeli tabiatı onu üzüntüye sevk etmez.

“Hassas parmakların ihtizaz ettirdiği kemençe namelerine uyarak, vapurda kalabalık grupların durmadan, dinlenmeden horon ettikleri görülür. Onların o pejmürde hali birinci mevkileri perişan ettiği halde, o ocağına kavuşacağını düşünerek pür hayat kesilir.

“Dönüşten daha çok kışın son devresinde veya ilkbaharın başlarında İstanbul’a gidiş, daha elimdir. Kapalı ambarlarda birçok veremliler İstanbul hastanelerinde deva bulmağa gider. Bu kapalı yerlerde beş gün süren yolculuk esnasında, bir veremli İstanbul’a beş, on veremli ile ulaşır.

“Geride köyde kadınlar, ihtiyarlar, çocuklar kalır. Koca köyler erkeksizdir. Kadın tarlasını sürer, eker, biçer, kışlık odunu hazırlar, çocuklarını besler ve yetiştirir. Gıdası da az olan ana, çabuk yıpranır, ananın verem olması ise bütün aileyi aşılar.

“Çok zaman gurbete giden erkek evin gıdasından fazla kazanamadığından yurda dönemez, senelerce yuvaya hasret kalır. Tarlalarda çalışan kadınların yanık sesli türküleri hasretle titrer. Zavallı; uzak diyarda yıpranan erkeğini mi düşünsün, bin bir gaile arasında küçük yaşta bile emeğine muhtaç olduğu çocuğunun cahil kalışına mı yansın?

“Köy yolu güzergâhı tetkik ettiğim zaman gece, saat 10’da, Rize’den 15 kilometre mesafede bayırların başında, arkasındaki küfede 50 kilo mısır yükü ile gördüğüm 5–6 kişilik kadın grubu, bu yük sırtında tâ Rize’den itibaren yaya gelmekte idi. Daha da iki saatlik yolları vardı. Bu zahmeti mısır maliyetindeki bir kaç kuruş nakliyeyi kazanmak için ihtiyar ediyordu. İki kat olmuş bu aziz analar, bu ocakların adeta mukaddes bekçileri...

“Bu satırları yazarken, bu muhitin kalkınma çarelerini araştırma vazifesini yüklenirken hep o gece, ıssız ve yıldızsız karanlık o gece, evine dönen 5–6 kadınlık grubun perişan halini düşündüm. Kocasını, her gün birbirlerine destek, daima yanında görmesinin nasıl mümkün olabileceğini araştırdım.

“Görülüyor ki bu mümkün değil yalnız asgarî hayat seviyesi, onları servetlere boğma imkânı var. Göç durumunu 15–20 senede tamamen ortadan kaldırmak, onları Avrupa’da bile seyrek bulunabilecek bir duruma sokmak kaabil. Onlara Van’da, Muş ovasında yer aramağa lüzum yok, çok sevdiği her meşakkate katlanarak terkedemediği ve bu yüzden kilometrekareye 50 kişi isabet eden, kendi diyarında, toprağında bulunan namütenahi cevher ve servet kaynakları kıymetlendirilerek barınması ve saadete erişmesi imkânları vardır.

“Rizelinin azami çalışma kabiliyeti sonsuzdur. Çay dâvasının, ipek dâvasının, kendir dâvasının isabetli dâvalar olduğuna imanı vardır. Ancak büyüklerinden, memleketi idare edenlerden de iman ve bu dâvaların doğruluğunda isabet olduğuna dair işaretler, emareler ve tahakkuku için yardımlar beklemektedir.”

 

(Dönemin diliyle yazılan metin buraya aynen aktarılmıştır.)

 

Iletim: Hüseyin Irmak


Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


anibal

hakii

didituti

sidelya

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

9 Misafir ve 3 Üye Online
Generated in 9.59734 Seconds
Generated in 9.59986400604 Seconds