Arşiv Kultur ve Gelenek Kultur ve Gelenek

Şehirli bir Genç Kızın Benlik Sevdası Yazdır E-posta
S. Refika Kadıoğlu   
06.10.2004 I 19:44

Ben yillar yili kendimi müzigi olmadigini zannettigim bir kültürün çocugu sanirdim. Çünkü Lazlarin etkili oldugu bir ortamda degil, uzaklarda ortalama bir kent kültürü kosullarinda yetismistim.

Yil 1997...Yilin Kasim ayi... Çok sevdigim Trabzonlu bir agabey "Al" dedi, "Laz kizi, seni sana getirecek, içindeki eksikligi ve mutsuzlugu din-direcek bir hediye getirdim." Ve ken-disini her dediginde hakli çikaran ar-maganini verdi.

Biliyordu ki; bir insan olarak nerelerden gelip, zaman içinde nereli oldugumuza dair içimde olusan büyük bir bosluk vardi. Ama artik elimde, bu boslugu dolduracak ve kaygilarimi azaltacak bir çalisma vardi: "HEYAMO"...

Ben yillar yili kendimi müzigi olmadigini zannettigim bir kültürün çocugu sanirdim. Çünkü Lazlarin et-kili oldugu bir ortamda degil, uzak-larda ortalama bir kent kültürü kosul-larinda yetismistim. Bu nedenle müzi-gimiz ve kültürümüz üzerine yeterince bilgili olmamamin sikintisini her za-man hissetmistim. Lazcayi iyi konu-samamaktan ve topraklarimizdan ayri yasamaktan kaynaklanan bir eksiklik duygusu içimde her zaman yer edin-misti. Ve artik biliyordum ki hiç bir sey zannettigim gibi degildi...

Rize’nin Findikli ilçesinin PI3-XALA köyü, benim köyüm. Ben PI3XALA deresinin çocuklarindanim. Annemde ayni ilçenin Derbent köyün-den. Yani ben, her iki taraftan Laz`im. Ama 1972 yilinda Izmit’in Gölcük ilçesinde dogmusum. 18 yasina kadar Gölcük’te, daha sonra da üniversite yillari hariç (Eskisehir) hep Istan-bul’da yasadim, yasiyorum; etnik bir topluluk olarak çözülüsümüzü, nere-deyse yokolus noktasina gelisimizi seyrediyorum.

Annemle babamin hakkini yeme-den anlatmaliyim öykümü; bir sehirli kizin benlik sevdasini... Son derece genç yaslarinda, herkes gibi gerek-çelerle kopup gelmisler tanimadiklari sehirlere...Annem okumak, babamsa çalismak için!

Her yaz giderdik köyümüze... Ba-baannemin ve dedemin köyde kalip, ocagi çekip çevirebildikleri yillari an-cak hatirliyorum. Ortanca çiçekli ve armut agaçli, ince bir suyun ikiye böldügü avluyu, benim için hep bir sanat eseri olmus o canim evi, gizli gizli babaannemin, kurutmak için serdigi findiklari yedigim naylayi, gözlerim dolu dolu ve hasretle aniyorum.

Yaz tatillerimin hepsini köylerimin dere boylarini, derelerin kaynaklarini, yaylalarini, misir, findik, çay, salatalik ve fasülye bahçelerini gezerek, yine köylerimin yaslilari ile sohbet ederek geçirirdim. Yazlari kimi 20 gün, kimi 1 ay kalabildigimiz memleketimizde bile, bir türlü istedigim gibi lazca anla-yamiyor ve konusamiyordum. Dolayi-siyla "Bu ne demek?" sorularimiz hep cevapsiz kaliyordu. Ama annem ve babam ailedeki tüm yaslilarla beni ve kardesimi tanistirirdi. Bu sayede, bü-yüyüp birey oldugumuzda onlari ziya-ret etmeye devam edebi-lecektik.

Tüm bunlarin yanisira hayattaki en büyük sansim babaannemin 10 yasla-rima kadar sadece kislarini, sonrasinda da tüm ömrünü bizim evde yasamasi oldu. Evde yasli bir insanla yasamak, her insan için bir zevktir ve de bir sanstir. Hele hele o insan, dünya tatlisi bir laz kadini ise; degmeyin keyfinize. Onun hikayeleri sayesinde, kültü-rümden kopmadan büyüyebildigimi saniyorum. Tabii ki karakteristik özel-liklerim de buna etkendir: Merakli, duyarli ve soru soran bir insan olmam.

1992’nin 10 Temmuz’unda baba-annemi kaybettim. Bir tarih, bir ya-rendi babaannem adi gibi, adini tasidigim. Ve 2 yil sonrada 90 yasin-daki genç ve benim için ayakli kü-tüphane olan dedemi tarih sayfalarina gömdük...Ve sanki onlarin ölümü ile TOLISKALEM evimizin tavani, için-de yasanmamaktan, nefessizlikten delinecek ve daha da sonralari çöke-cekti. Ikisini de hasretle aniyorum...

Onlarin vedasindan sonra ne köy kaldi, ne de toliskalem... Sehir izin vermedi oralara sahip çikilmasina... Sehir ve –Gerçek Hayat- maalesef hiç bir seyi eski güzelliginde birakmiyor... Artik ne yaslilar var, ne o tarlalarin cani, ne ortancalar, ne de benim köye gidebilme ihtimalim...1997 yilinin E-kim ayinda PI3XALA’ya son kez gittigimde, büyüdügümde restore etti-rip, gözüm gibi bakacagima kendi kendime söz verdigim toliskalemin ta-vanindan gökyüzü görünüyordu artik. Evet büyümüstüm ama, ev beni bek-leyememisti. Çöktüm salonun orta-sina. Çöktüm ve agladim çöküsümüze.

Tüm bu mutsuz ve hüzünlü yan-larini bir kenara birakip, bugünkü bilincimin nasil olustuguna gelmek istiyorum artik..

1994 yilinin basidir OGNI dergi-sinden haberim olmasi. ZUGASI BEREPE’nin müzik çalismalari, Çev-re Radyo’daki Lazca programlar ve bazi yayinlar sayesinde harekete geçen laz olma bilinci BIROL TOPALOG-LU’nun HEYAMO’su ile yerine otur-maya baslamisti artik.

Içimi yerinden oynatan tulumun sesi, Türkçeye tam çevirelememe-sinden dolayi pek keyifle dinledigim lazca dili ile söylenmis eserler, hem söylenis ruhu hem de içerikleri ile beni adeta özüme çagiriyordu. Iste en otantik ve evrensel yorumuyla bizim de destanlarimiz, agitlarimiz varmis dedirtiyordu. Her seyden önce özümle üzerine anlamlar yükleyebildigim, içinde kültür yansimalarini bula-bildi-gim, kimi sevdalanip, kimi agladigim ve inançlarimi kamçilayabilen bir laz müzigi varmis. Mutlaka vardi da, artik ben biliyordum, biz’ler biliyorduk. Ve bu çalisma sayesinde, son 2 yilda lazcam hizla ilerledi. Eserlerin söz-lerini anlamaya çalisa çalisa, artik lazca konusabiliyordum.

Simdi de "MJORA" var. Ben inaniyo-rum ki; Mjora sayesinde daha çok birbirimizden haberimiz olacak, daha çok el birbirine uzanacak, daha iyi yerlere daha güzel günlerle gelecegiz.

Öncelikle lazlarin, daha sonra da tüm halklarin geçmis ve kök bilincine ulasmasi gerektigini düsünüyorum. Geldigi yerleri, gelis sebeplerini, di-lini, dinini, yemeklerini ve türkülerini sirtlamayan, sirtlamasada, sirtlayanin yaninda olamayan, destek vermeyen bir toplum ancak azalir, soy’suzlasir, ve Avrupa ülkelerinde, üniversitelerin "YOK OLMAK ÜZERE OLAN DILLER" kürsüsünde incelemeye ali-nir. Biz’ler, yok olmak üzere olabi-liriz, ama henüz olmadik. Ama ken-dimizi net biçimde ifade etme yolunda adim adim ilerleyen bir kültür oldu-gumuzu söyleyebiliriz.

Ben, sevgi ve saygiyla, cosku ve inanç dolu bir laz kizi yüregiyle, yarinlarda bulusmak ve hikayeler pay-lasmak dilegiyle, herkesi selam-liyorum.



Yorum (5)add comment

v祬igofret said:

ya astın da bu hıkayelerr bızım oralar da neden see bıraz daha cogal ddıı..hele hele bu 6 veya 7 sene de daha cogal dıı.. ben de pısgala deresın denn.astın da pısgalalıda sayılırıımm. dedemınn babsıı..gur genıde fazla duramamışş. demış ıneyıım aşagıı.. bak mış bıraz duzlıuuk var yer leş mış haraya.. şim dı gerıye bak tıgımmızda.. bızum koyde çok guzel top saha muz var dıı.. tam ortasın dee..cen gız ogret menumm cen gız cengız... yakaladımıı bızıı akşama taş toplatur dıı..tabıııı ..takım lar kurulacakk.. seyır cıda varr..saglam ıkı takım cıkar dıı dışar da 10 kışida sıra beklerdii...bizum fıkret abının oynamasınne hastay dııkk..san kı şimdıkı hacıı.....eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee gelelıım başa tabii. şim dımıı gozunuu seveyım bı takımm kur dda oynayacak adamm nerdeeeeeeeeeeee. en son bız oynar duuk . kac kışi kal dıı deyıım o da ben emsalll.. ya 2 yada 4 kışi var duur..oldumuu şim dıı ..oldı da budur olmadıda budurr.. tabıı bızuum pısgala deresınunn zen gın lerınıı sayysakk .. kalemm bıterr ..nerdee.. tabıı yaturum yok .. adamm salarhadan gelecekk karalı cayııı acacakk.. oda ordan adam geturecek mısalıı... hak eden her zaman bızum gıbı hak eder.. son rad yarıcıler sorar sana tatıle gıdın ca kım sın sen deyyiii..saygılarr.. bu işlerr evlerı duzeltmek lşe 1 hafta kalmak la olmayurr.. daha gırış ken yılara...şerefe
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-26 15:51:13
Oylama: +0

@li_il@ said:

Kendimi ve Karadeniz insanını sevmemin en büyük nedenlerinden biri geldiği ve olduğu yeri sahiplenme duyguları...bu hepimizin genetik yapısına işlemişş...Biz doğduğun yer değil doyduğun yer diyenlere ibret olacak insanlarız hem doyduğumuz yer hemde doğduğumuz yer bizim için ikiside vaz geçilmez.... Bu vatanın her köşesi güzel ama KArADeNiZ BiR BaŞkA GüZeL .....
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-25 13:37:38
Oylama: +0

mati lazi bore said:

tulum çaldımı yanık bir türkü çalar gibi öle heyecanlanıyor öle kıpır kıpır oluyorum ki tulum sesinde ağladığım bile oldu tulum sesiyle horon oynarken gözümün önünden köyümün denizleri dağları insanları film şeridi gibi teker teker geçerler işte o an tutamam gözümden akacak yaşları ben mi çok duygusalım yoksa memeleket aşkıyla yanan herkes benim hissettiklerimi hissedebilirmi bilmiyorum ama çok iyi biliyorum ki kazım abim de benim gibi hissediyoordu. biliyorum ki aynı şeyleri hissedip deli gibi karadenizime sesleniyordu HEY GİDİ KARADENİZ diye hepiniz ALLAH a emanet olun...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-01-28 19:58:17
Oylama: +0

'Misafir' said:

çok etkileyici çok içten bir metin .....
ben bir kürt olarak seni çok iyi anlıyor ve yaşasın halkların onurlu eşit temelde kardeşliği diyiyorum
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-06-14 00:04:05
Oylama: +0

'Misafir' said:

ben sadece değerlerine verdiğin değeri tebrik etmek istedm. hepimizin birbirimize ihtiyacı var ve karadenizin bi rengi olarak ben sizin soylu duruşunuzu saygıyla izliyorum. sadece seyirci kalmak istemiyorum çünkü izledikçe derinleşiyorsunuz ve bu denizde yüzesi açılası geliyor insanın. kedimden bi renk bulmama yardım ediyor her şarkı,yazı. bi de sizi anlasam . sözlükler yetersiz internet ortamında daha güçlenilmeli diye düşünüyorm.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-04-30 13:18:46
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Son Yorumlar

Nanaçk`uni
Üstteki arkadasa tamamiyle katiliyorum,eline saglik kardes. Bende bir anneyim,annelik dunyanin en z...
Bir Çift Güvercin Havalansa
şarkılar DENİZ kokacak ... onlar hep özgür kalacak ...DENİZLER unutulmayacak...
Nanaçk`uni
Öncelikle tüm Annelerin günü kutlu olsun. Ve bütün Anneler mutlu olsun. Böyle bir günün anl...
Bir Çift Güvercin Havalansa
Sevgili Okuyucularimiz; Size aktardigim siir, "Ah Gidi Karadeniz" adli Türkce kaleme aldigim siir ...

Üye Girişi

Kimler Online

7 Misafir ve 2 Üye Online