Kuzey mahallesinde tam köşe başında Türklerin bir restoranı var. T. Beyin
işlettiği restoran. Oturulacak yeri yok ama
çok müşterisi var. T. Bey bir Anadolu çocuğu her şeyi bilirim zanneder , bir şey bilmez.
Arkadaşım Daşkimisi(Kizkardesim anlaminda) eşiydi. Ona çok
kızgınım. T.Bey Daşkişmi ile çok uğraşırdı.
İkiside birbiri ile uğraşırdı. Daşkişmi yi kaybettik bir gün.
Daşkişmi yıllar önce evliydi.Bir kızı vardı. Eşi Daşkişmiyi evden attı. Alman devleti baktı Daşkişmiye. Önce cami çevresi sahip
çıkar. Para yardımı yaparlar ev bulurlar.Sonra iş ayarlarlar. Devlet sosyal
yardım bağlar. Daşkişmi insan içine karışır Ve onu kurtarırlar.
13 yıl yanlız yaşadı. Erkek gibiydi.O her şeyi
yanlız başarabilen bir kadındı.
Bir gün geldi T. Beyi tanıdı. Önce onun
restoranında çalışıyordu. T. Bey Daşkişminın hünerli ellerini sevdi. Arkadaş
olurlar. T.Bey Türkiyedeki karısını bıraktı
Ve T.Bey le Daşkişmi evlenirler.
Bir süre sonra Daşkişminın elinde bir ur çıkar. Ağrısı vardı ve ne olduğu
bilinmiyordu. Bir gün kanser olduğunu öğrenir. Daşkişmi çok bedbaht olur. Bizlerde
bir şey yapamadık.O hastalanınca biz arkadaşları çok korktuk ve bir gün
korktuğumuz başımıza geldi. Daşkişmi yi kaybettik.
Ölmeden bir gün önce hastahanedeydim. T. Bey Daşkişmi nın başucunda ..Birbirlerinden başka kimseyi görmüyorlardı. O an
birbirlerini sevdiklerini anladım.Ey gidi Daşkişmi beni çok ağlattı..
Öbür gün Merkez Camide cenazedeydik. Liseli
arkadaşım Memeti kaybettikten sonra hiç camiye gitmemiştim. Daşkişmi nin ölümü bir
ılkemi bozdu. Gözüm bir şeyi görmüyordu. Kadınlar camide kuran okudular . Bizde
arkadaşlarla ağlaştık.Tüm başı bağlı
kadınlar dönüp baktılar bu camide başı açık kadın kim diye.
Derya muteasıp bir arkadaşımdı.Ben sosyalistim
yinede arkadaştık.Daşkişmi ile konuşurken lisede kaybettiğim Memeti hatırlardım .
O da dindardı.
Ah gidi Daşkişmi! Kuzey Mahallesi onun yürüyüşü
ve sesi ile güzeldi.Şimdi başıbağlı pardesülü kadınları uzaktan görünce Daşkişmiyı
hatırlıyorum. Daşkişmi onun lakabıydı. Asıl
adı Hanımdı.
Bizim Hanım Bayburtlu Daşkişmi..
Bunları Türkiyeden yazıyorum. Kazımı aldı Tanrı
bizden. Kazım ve derya için ağlıyorum.
Yüreğim yaralı yazıyorum bunları. Dikilideyim.
Annemle babamın yanında. Bir şeyin tadını alamıyorum. Deniz de avutmuyor
beni. Sabahları deniz kenarında ağıtlar yakıyorum Kazıma. Ona yazdığım destan
dilimden düşmüyor.
Güneş ve deniz ile sevinemiyorum. Bahçeden
kopardığım meyvenin tadı yok.
İki hafta içinde Hopaya döneceğim. Kazımın
yanına ....
Kuzey Mahallesinde kalmak istemiyorum
artık. Uzaktan yazmak istiyorum bu yazıları.
Bir daha ki yazıya kadar hoşçakalın..
Temmuz 2005
|