Uzun Türkiye günlerinden sonra Kuzey
Mahallesine döndüm.Evimi kitaplarımı
bilgisayarımı ve kızımı özlemiştim.Döner dönmez
italyan Monika ziyaret etti beni.Monika da memleketinden dönmüştü ve
yüzü güneş gibi parlıyordu.Oğlu alessio yu alıp yazın İtalya ya gitmişti.Beş
yıldır ülkesini görmemişti.Monikada burda benim gibi göçmen burda.Dortmund a
çocuk yaşta annesi ve babası ile gelmişti.On üç yıldır bu mahallede
oturuyor.Erkek arkadaşı Mario ile birlikte yaşıyor.Mario portekiz asıllı bir gazetecei.
Mario ve Monika ikiside hasta.Maioda kronik
romatizma var Monikada benim gibi depresyon hastası.Bu gördüğümde iyi idi
depresyondan esr kalmamış.İtalya gezileri hep iyi gelirmiş ona.Almanyanın
günleri bizi hasta ediyor.Güneş ışığı yok.Dortmundun üzeri sürekli kapalı.
Monikanın oğlu Alessiodan başka kimsesi yok
yaşamda.Mario işinden başka bir şey düşünmeyen bir insan.Portekizliler
için aylık bir yazete çıkarıyor
burada.Firmada Monikada yardım ediyor arada.Para verirken eli titriyormuş
Marionun.
Monika tarih okumuş univertede.Ama iş
bulamıyor kendi dalında..Bir şey yapamıyor. Çocukla zaman geçiriyor.Hasta
üstelik.Burada insan hasta olmasında ne olsun.Tüm yabancılarda hastalık yaygın.
Monika beni ziyaret edince çok
sevindim.Görmediğim üç ayı geçmişti.İlaçlar kilo yapmış.Eskiden çok güzel bir
kadındı. Şimdi yaşlandığını söylüyor.
Kuzey Mahallesinde yaşayıp Türkiyelilerle
komşuluk ediyor.Türk yemeklerini öğreniyor.Bir gün arzusu üzerine ona bulgur
pilavinı öğrettim.Bir arkadaşı var karadenizli Fatma Ona lahana pişirmesini
öğretmiş.Bizim italyan Monika lazlar gibi lahana pişiriyor.Böyledir burada
yaşam.
Bazan araba lazım olunca çağırırım onu.
Alışveriş merkezlerine gideriz.
Şimdi bir iş buldular ona bir euroluk iş.Yani
saati bir euro..Sosyal yardım alanlara işçibulma kurumunun verdiği zorunlu
işlerden.Bizim Monika seviniyor.Tarihçi olarak iş buldum diye.Para herşey değil
diyor.
Her zaman İtalyada bir ev alma düşünden
sözeder.Göçmenlerin en büyük rüyası.Memlekette bir ev alabilmek.Uzaktan iyi
görünüyorda Almanyayı şimdi bize sorun.Günter Walraf yazmıştı.’En alttakiler ‘
diye biz göçmenler için.Kuzey Mahallesindede böyleyiz bizden altta kimse yok.
Alman parlamentosunda son seçimlerde bir
Türkiyeli kız milletvekili seçildiBu büyük bir olay.1975 doğumlu genç bir
bayan.Hırıstıyan demokratlar yabancılar ve Türkler aleyhine çok propaganda
yaptılar.Yinede biz kazandık.Sol parti bile % 8 aldı.
Beğenmesekte buradayız.Almanya ikinci
vatanımız oldu.Burda yaşıyoruz burda vergi veriyoruz.Çocukları brda
büyütüyoruz.
Dışarı bakınca yağmur.Kuzey Mahallesine
döndüm.Türkiyeden ve lazonadan uzakta yazıyorum.Kızım lise diplomasını alana
kadar burdayım galiba.Ondan sonrasını
tanrı bilir.
İtalyan Monikaya ‘ben iki yıl sonra gidiyorum memleketime
‘ deyince ‘ ben sensiz ne yaparım ‘ dedi.
Bana kalırsa Monika da İtalyaya dönmeli..Ama o Mariosunu bırakmaz bir de Kuzey
Mahallesini
Eylül 2005
|