Kaç ay oldu yazamadım.Elimde yeni yazdığım kitabımla boğuşuyordum. Her zaman yazamıyorum, okunacak kitaplarım birikti.Ve devam ediyorum bu hafta alman gelini yazmak istiyorum.
İki yıldan beri bizim mahallede bir alman gelini yaşıyor.Arkadaşlarım onu böyle isimlendirdiler. Kısa saçları ile uzun bir kadın. Hep pantolon giyer ,erkeksi giyisileri ile dikkat çeker. Alman gelin biraz Türkçede bilir..
On yıl önce bir Türkiyeli ile evliydi. Adamın iki çocuğu vardı.Bu kadın on beş sene bu çocukları büyütür.Kendisinin`de ilk eşinden bir kızı vardır. Sonra çocuklar büyüdükten sonra kocasını işinden başka bir şey gözü görmüyor diye terk eder, kaçar.O zamanlar Berlinde yaşıyordu.Berlini birakip batı Almanyaya gelir.Geldi de Türkleri birakmadı. Müslüman olmustu ..
Türkiyelilerle komşuluk yapıyor.Onlar gibi giyiniyor, besleniyor.
Alman gelin camiye gidip namaz kılar. “Bir gün sordum nerde yaşamak istersin? Diye” Düşünmedi bile. “ İstanbul” dedi. Mesleği de yok. Kimsesiz çocuklara bakıp devletten aylığını alıyor.On yılda dört çocuk büyüttü simdi çocuklar büyüdü eve gelip evi şenlendiriyorlar.
Çok gezgıncı bir kadındır alman gelin.Bir eski büskü arabayla nerde gezdiği belli olmuyor.Çocukları büyüttü şimdi geziyor. Artık sosyal daireden yardım da alıyor, evinde boş oturuyor.Evi de bir şey değil bir oda bir mutfak.Bir koltuk bir masa bir yatak.’Göçebeyim’ben diyor kendisi için. Böyle almanada uzun zamandır rastlamamıştım..
Geçen yaz Türkiyedeydi, arkadaşlarını dolaştı.Samsuna ve Trabzona kadar gitti.Oradan dönünce bazı fikirleri değişmişti.” Türkiyede kadınlar çok çekiyor en iyisi ben burda kalayım” demeye başladı. Bizler buraya iş ve okul için geldik. Kültürümüz burda yayılıyor.Almanları Türkleştirdik.Çocuklarımız Almanlaştı, ne yapalım bu yazgı gibi bir şey..
Bazan bana da gelir alman gelin .Türk kahvesi yaparım ona.Bazen de falıma bak diye ısrar eder. Ben almanlara benzemişim o Türklere. Sazen Aksu CD lerini çalarız. Çayı demleriz, Sanırsınızki İstanbuldayız.Xelimisi
Bir gün alman gelin ile Lazonaya gideceğim. Yaylaya çıkarmalıyım onu. Lazca öğreteyim diye takılıyorum. Nede olsa Samsunluların geliniydi.’Laz erkekleri kadının kıymetini bilmiyor ‘diyince bir şey diyemiyorum.
Yılbaşında Dortmun da değildi. Burada olsaydı onu davet edecektim. Türk kahvesi ve kahve falı için Berlinde olsa gelir.
Selma Koçiva
Ocak 2006
|