| |
| |
cetin utku
said:
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Selamlar, Benim bu yorumlar hakkinda pek söyleyecek sözüm yok ... yillardir yasadiklarim ve gördüklerim bana herhangi bir mücadelede gecici yol arkadaslarinin da olabilecegidir. Fakat bu tip cikislar ilerlemesi gereken bu süreci en azindan yavaslatmistir ve bir faydasida olmamistir... Önünüzde gelisen bir sürec varsa bu sürecin ilerlemesini hic ama hic kimse engelleyemez bana göre burada yapilmasi gereken sorunlari bir birinizi kirleterek degil gelistirerek cözmeniz gerekiyor elestiri ve özelestir mekanizmasi dogru calistigi müddetce bu tip sorunlar pek gündeme gelmez...Bütün bunlar Laz hareketinin tikanma sürecinde oldugunun göstergesidir bence.Bürün bunlar icin bir an önce kendi aranizdaki kisir cekismeleri bir yana birakip süreci basariyla asma gayret göstermeniz...Türk kökenli birisi olarak calismalarinizi yakindan izlemeye calisiyorum ve calismalarinizda basarilar diliyorum... Sevgiler saygilar.... |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Tekrar merhaba. Bu yorumların burda asılması bence hoş. Sitemizin demokratik bir süreçte olduğunu , son zamanlardaki Lazcılık hareketine ABD.ci veya solcu eleştirilerinin de böylelikle gündeme gelindiği görülüyor. Sayın Kibar, sizinle N.Hikmette tanışmıştık ; sitede sansür var mı demiştim size ? Hani bi söz var, " aynı derenin balığıyız" diye. Lazlar' ın son dönemde yaptıklarını k.denizli bir yurttaş olarak iki açıdan yorumluyorum. Birincisi yapılanların SERV e dönüş olduğu, ikincisi de hayır KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞE katkı sağladığı. Birol beyin kendi siyasi dünya görüşü malum ama ismi Kaçkar ( ama gerçekte Lazcılık adına birilerince desteklendiği izlenimi veren ve bazı tanıdık isimlerin de iyi niyetlerle Birol beyin yanında olduğu ) olan Festivale katılma imkanım olmasa da dayanışma ve her kesime seslenme dışında pek de ortak bir paydaya işaret edeceğini düşünmüyorum. Başka bir sorunda Hemşin kaydelerinin alınıp Lazca'ya çevrilmesi meselesi. belki ortak deyişler veya kaydele vardır ama birileri özgün - kaliteli müzik yapma adına anonim türkülerin yörelerinden alınıp başka bir amaca hizmet ediyorsa bu da hoş ( etik veya insani...) olmasa gerek... Bu sitede yazıyorum çünkü ben de k.denizliyim, Lazları ve kültürünü ve seslerinin insani ve birlik adına öne çıkmasını isterim. Ama Etnik Faşizme karşı olduğumuzu da ( sayın Şahin hanımın söylemi bu anlamda desteklenmelidir, burda bir makalesine destek yazmıştım ) bildirmek isterim. Zira birileri resmi söyleme karşı çıkarken başka ülkelerin resmi söylmelerini bize şırınga etmeye vesile oluyor. Bu k.denizliler olarak bizleri birbirimizden uzaklaştırır.. Lazeburda gününe de iştirak ettim; siyasi olarak çok sivri olmaması ve her kesim insanın orda bulunması hoş olmuştur. Sitenin duruşunun ve etkinliklerin bu şekilde devam etmesini bir arkadaşınız olarak belirtmek istedim. Teşekkür ederim.. H.Ş. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Yukarıda otanushi nickli arkadaşın yazdığı cümlelerden; "Br kültürü korumak adına birlikte yapılabilecek çok şey varken bir kültürü belli bir çerçevede sahiplenmek ve şahsi problemler nedeniyle kültür için adım atan kişileri yoksaymak bu kültürü ileriye götürmekten çok geriye götürür. Herkes kendi olanakları ve çabalarıyla bir şeyler yapabilir ama "birlik" birlikte hareket ederek doğar ve büyür. Ben herşeye rağmen birgün "birlikte" elele tutuşacağımıza inanıyorum. A ndğa mteli kai ivasen. " ifadelerine katılıyorum. Aynılarını yazabilirim. Ancak bir farkla ben Selma Koçiva'nın ayrılık rüzgarları peşinde koştuğunu, Selma Koçiva'nın Laz diline emek vermiş, hayatını vermiş insanları yok saydığını düşünüyorum. Ve kişisel kinlerine, öfkelerine kapılarak yukarıdaki, sinir bozucu yazıyı yazdığını düşünüyorum. Selma Hanım'ın; Laz Kültür Hareketinde "otorite" olmak kaygısı taşıdığını, buna sahip olmak için bu işe hayatını vermiş diğer insanları elemek yok saymak gibi bir kaygıya - çalışmaya kapıldığını düşünüyorum. Neticesinde; zaten hiçbir zaman gerçekleşmemiş bir birlik var elde ve Selma Hanım yol ayrımından bahsediyor. Kendisine "günaydın" diyor ve zaten ayrı yollarda insanların, yollarının ayrı olduğunu geç de olsa anladığı için tebrik ediyorum. Laz Dili ve Kültürü adına emek veren insanların bu güne kadar; ogni, mjora, zuğaşi berepe, mjora çalışma grubu sürecinde başarılı olması neden Selma Hanım'ın ağırına gitmiş anlamış değilim. Bu kadar! |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Buraya daha önce bir mesaj yazmıştım. Fakat, herhalde site yöneticilerinin işine gelmediği için yayınlanmadı. Selma Kociva'nın yazısına yer vermediği için başka bir siteyi suçluyorsunuz. Peki, işinize gelmeyenler yazıldığında siz yayınlıyor musunuz? YÖNETICI NOTU: Söz konusu yorum yada yorumunuz sistemimizde kayıtlı değil( ayni isimle),yorumunuz kisisel satasmalardan uzak özel ifadeleri icermeyip vede gerekli kaliteyi içedikten sonra neden yayınlanmasın.. Burası herkesin sesi! Olayı taraflı-tarafsiz şeklinde algılayip bunu baskalarina da inandirma cabasi hiç hoş bir tutum değil.. Lazebura`da isteyen belli kurallar cercevesinde istedigini yazar, paylasir... |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Nena skuni oxoriskunin! Oxoriskuni kecopey. Baska oxorepe pskudurtitsa oxoriskuni ti gomaey komsepe skuniti. Okomadepe skuni, oxori skuni, nena skuni, sku na meminçusineype vagomocondres. Sku vefa hici vagomoçondrey. Vefa na gvoçondrun andga ti musiti goincindrinasen, komiskunan. Iri na cozun as! Askva mi boret gobisinat! |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Tüm lazlara soruyorum. Son günlerde lazlık adına hizmet ettiklerini düşünen kişiler kendi internet sitelerinde sanatçi birol topaloğlu nun etik davranmadiğini yaziyorlar. Peki bu kişilerin Kazim koyncu ile kendilerini ifade etmeleri ne kadar etik. Nerde ise kazim koyuncunun arkadaşı diye kart vizit bastıracaklar.Tv ve benzeri programlarda kazım in arkadaşı ve ya sanatçi sıfatları ile boy gösteriyorlar. Dünyaya mal olmuş kazımın birkaç taniyanı. Bir kaç arkadaşı mı vardı? kazim adına yapılacak tüm konuşmacılara ambargo koyup kendilerini öne çikarmağa çalişiyorlar.Bu mu etik olan? Güneş balçıkla sıvanmaz.Yorumu lazlara birakıyorum... |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
| bu yazıyı okudum ve inanın şok oldum arkadaşlar nedir neyi paylaşamıyorsunuz bu dunyada kala kala bir avuş laz kalmışız bunu değerini bilmemiz gerekirken bir birinizi yiyorsunuz hiç yakışık değil burda onemli olan asıl konu laz kültürüne daha fazla ne katkı yapabileceğimiz yoksa bir birimizi karalamak olmamalı lütfen herkes oturup bi daha düşünsün ve artı katkım ne olur ona baksın guri kayite orttit | |
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Bir laz olarak bu tartışma (atışma) beni üzüyor. Birol Topaloğlu meselesi laz toplumu önünde bu şekilde tartışılmamalıydı. Laz toplumunun rencide olduğunu düşünüyorum. Sayın Laz topluluğunun ileri gelenleri, birbirinizi karalayarak, özellikle toplum önünde küçük düşürerek, bu topluma birşey kazandıramazsınız (kaybettirirsiniz). |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Sayın Koçıva öncelikle şunu merak ediyorum Siz bir yazarsınız. Sizin ürettiğiniz bir eserin başkalarının adı altında yayınlanmasına razı olur musunuz.? Hasan Helimişi, Ahmet Güngör ve Ayhan Alptekin gibi laz kültürüne hizmet etmış insanların eserlerini üzerine kaydettirmesine “Görünen o dur ki en küçük açık” olarak görmeniz yazar kimliğinizle ne kadar örtüşüyor. Mesam kayıtları albüm kapakları ve tüm belgelerle tespit edilen bir konu da hala Birol Topaloğlunu savunuyorsunuz. Oysa Helemişi’ye yapılan haksızlığın karşısında durması gereken ilk kişilerden biri siz değimlisiniz? “Özellikle İsmail Avcı Bucaklişi İstanbul’daki çevrenin dernekleşmesine her zaman karşıydı” söylevi ne kadar inandırıcı? Bu durum istanbul’dan sadece bedenen değil bilgi olarak ta uzak olduğunuzu gösteriyor. Dernekleşme yolunda ilk fikirleri hep o ortaya atmıştır. Kendisinin Müzik dünyasına kazandırdığı laz gençlerinin sayısını hatırlamıyorum. Bucaklışı’yı sert mizahlı biri olarak tanımladınız. Oysa o hak edene hak ettiği gibi davranır sadece. Bu gün laz hareketin geldiği noktadaki katkısı ortadadır. Yukarda sıraladığınız çalışmaların hemen hepsinde katkısı vardır. Bucaklişi sizin çalışmalarınıza destek vermedi mi Hatta “Lazona isimli kitabınızın Akyüz kitabevinde yayınlamasını sağlayan kimdir? Bu ana kadar ondan yardım talebinde bulunmadınız mı? Birol Topaloğlu ise ilgili iddaaların arkasında sadece Bucaklışı var havası veriyor yazınız. Bakınız Adem Kuyumcu onu nasıl tanımlıyor ; “Bundan sonraki süreçte herkes tavrını net olarak koymalıdır. Kimse bana Birol Topaloğlu artık eskisi gibi değil,Laz kültürü için çalışmalar yapıyor,kültürümüze böyle çatışmalar zarar verir hikayesi anlatmasın,herkes sözünün arkasında dursun,onun yanında farklı ,o yokken farklı konuşmasın. Birol Topaloğlu Laz müziği ve Kültürü adına çalışmalar yapıyor olsa bile bu başkalarının haklarına saygı duymamasına sebep değildir,her insanın zaafları olabilir,Birol Topaloğlunun da kişisel zaafı maddiyat yönündedir ancak bu zaaf çevresine zarar verir boyuta gelmişse artık bu tavrından vazgeçmelidir” Bucaklışı ile ilgili yakıştırmalarınızı mesnetsiz buluyor, Sizi telif hakları ve emeğe saygı konusunda daha dikatlı olmaya davet ediyorum. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Herşey ortada, verilen emekler, yapılanlar ve yapılıcak olanlar, bu dil için bu kültür için çabalayan, emek veren, yerden bir taş parçası dahi kaldıran biri dahi olsa, emeği için ona saygı duyulmalıdır, bazen bir kuru teşekkür bile esirgenmemelidir. Laz dili ve kültürü için eğer birileri emek verip çabalarken, kişisel problemler, çekememezlikler, öne çıkma çabaları, kıskançlıklar gibi yüreği dar insanların yaptıkları sarfettikleri bu sözler ve çabalar, emin ol(sun)un ki karşılıksız kalmıyacak ve her zaman karşılarında birilerini bulacaklardır. Olayın gelişim ve sonuç boyutlarını burda yazıp çizipte daha fazla insanların içine kin ve nefret sokmaya, insanları germeye gerek yok bence, herkes amacını ve düşüncelerini ortaya koymuş gerekli cevaplarıda almışlardır. Hiç bir şekilde isim vermeden şunu söylemek yeterlidir, etnik dilimiz ve kültürümüz adına emek veren herkesin yüreğine binlerce kez sağlık olsun, binlerce kez teşekkürler, kalemleri için, tulumları için, düşünceleri fikirleri için, ve bunu karalamak isteyenlere saygımız sevgimiz sonsuz olsun çünkü her zaman dostluktan kardeşlikten yanayız, buyrun kıskançlıkların olmadığı, ortak amaçlar uğruna yaşanılan, kültürümüzün ölmediği ölmeyeceği, geçmişten geleceğe dilimizle ve kültürümüzle yaşayacağımız o harika ülkeye hayde.. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
İsmail Avcı ve Birol Topaloğlu Laz Kültürü adına iki önemli isimdir. Avcı dil ve kültür adına önemli çalışmalar ortaya koyarken, Topaloğlu günümüze kadar Laz müziğinin hiç bilinmeyen otantik yapısını ortaya çıkarmıştır. Birol Topaloğlu bu çalışmalarıyla Laz müziğinin yozlaştırılmasının önüne geçip evrensel müziğe katkı olarak sunmuştur. Çok söze gerek yok, her iki arkadaşımızın bu alanda yaptıkları ortadadır. Selma Koçivan’ın da özetlediği gibi Laz Kültürünün temsilcisi bu iki güzel insan 93 sürecinde gelişen Laz Kültürel Hareketi içinde yetişmişlerdir. Her ne kadar kendilerini bu işlere adayıp yetenekleri ve çalışmalarıyla bu günlere geldilerse de her iki insanın üzerinde Lazlar olarak önemli katkılarımız vardır. Her ikisine de bu sorumluluklarını önemle hatırlatmak isterim. Laz Kültürel Hareketinde üstü kapalı olsa da bu tip yol ayrımı haritalarını birileri zaman zaman hep ortaya koymuştur. Bunların kimisi bazı kişilerin kontrolü dışında başkalarınca desteklenirken, kimisi de kişisel hırs ve kompleksleriyle öne çıkmıştır. Bizler bunu çok önemsemesek de zaman içinde bu olumsuz durumlar istenmeyen yönde gelişip zaten zor koşullarda üretilen verimli çalışmalara da gölge düşürmektedir. Yol ayırımı gerekiyorsa elbette ki olacaktır, olmalıdır da. Fakat bu sürecin gelişmesiyle önümüze çıkacak yol, yol değildir. Birileri bir hata yapıyorsa, bu hataların önlenmesi için samimi girişimler ve karşı durmalar gerekir. Bu tip çamur atma kampanyalarıyla haklı olsanız da haksız duruma düşersiniz. İsmail Avcı ve Birol Topaloğlu çatışması varsa hukuk yoluyla çözülmelidir. Kültür hizmeti veren platformların getirip bunu Laz Kültürünün gündemine oturtmasının iyi niyetli bir yaklaşım olmayacağı bir yana, beni sadece Laz Kültürünün etkileneceği olumsuzluklar ilgilendirir. Birol Toploğlu Laz Kültürü adına bir yerlerden desteklenip besleniyorsa bunun ortaya çıkması gerekir. Bunları iddia etmek inandırıcı olmaz. Aynı şekilde Birol Topaloğlu da bu iddiaları görmezden gelemez. Neler yapmaya çalıştığını ve neleri yapmadığını açıklamak durumundadır. Henüz bu iddiaları doğrulayacak belgeleri görmediğimiz gibi, herhangi bir karşı çıkma hareketini de bilmiyoruz. Hal böyle olunca en azından kendi açımdan bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum. Ama gerekli bilgi yada belge her neyse ortaya konursa elbetteki söyleyeceklerimiz olacaktır. Ancak bu aşamada yapılanların bir karalama kampanyasının dışına çıkamadığını görüyoruz. Bunları doğru bulmuyorum. Neden doğru bulmadığımı söyleyeyim. Söz konusu MESAM ile ilgili iddialar doğru olabilir, ve buna doğal olarak karşı çıkılabilir. Ancak basın ve yayın yoluyla değil. Birol Topaloğlu her zaman birlikte oldukları kişi olup ayrıca ulaşılması da zor biri değil. Önce Birol Topaloğlu’nu uyarıp bu yanlışı düzeltmesini istemeleri gerekirdi. Ve ayrıca telif hakları gasp edildiği söylenen kişiler var, bunlar hayattadır ve kendileri ne yapacaklarını bilmezler mi? Birol Topaloğlunun bu işlerden para kazanmadığını herkes bilir. Hem bu iddia edilen eserlerin yanlış bilgileri MESAMA yeni verilmemiş ve bugün bu suçlamayı yapanlar bunu ilk günden beri biliyorlar. Bunun sebeplerini Birol Topaloğlu kendisi izah etmeli ve cevap vermelidir. Yine de her ne olursa olsun bunun hukuki zemini vardır. Eğer birileri ben kültür adına ortaya çıkıyorum diyorsa bu da olabilir. Ama şekli, şemalı ve yöntemi bu olmamalı. Ayrıca Lazuri comun taşıdığı misyon zedelenmemelidir görüşündeyim. Taraflar zaten hukuki çözüm arayışlarına girmiştir. Bu sayfalarda yapılan tartışmalar Laz Kültürünü olumsuz etkilemektedir. Lazuri comun yazıyı kaldırıp geri adım atmasını dilerim. Bundan sonraki sürece bu olumsuzluğu taşımamak gerektiğine inanıyorum. Laz Dili ve Kültürü ne bir kurumun ne de bir kimsenin tekelindedir. Hiç kimse benim yaptığım iyidir, benim yaptığım doğrudur, gerisi yanlıştır diyerek Laz Kültürüne katkı yapamaz. Eğer bu konu tartışılacaksa da adam gibi tartışılmalı ve her görüşe açık olmalıdır. İsmail Avcı benim sözlerine güvendiğim, çalışmalarına ve eserlerine inandığım birisidir. Çıkış yolu yada tarzı yanlış olabilir (bence yanlıştır). Kendisi Birol Topaloğlu hakkında Laz Kültürü ile ilgili endişeler taşımaktadır. Birol Topaloğlu da çalışması ve eserleriyle bilinen biridir, anlatmaya gerek yok. Bu tartışmaların bir an önce bitmesi için Birol Topaloğlu İsmail Avcı’nın iddialarına cevap vermelidir. Biz hiç karışmayalım bu platformda suçlamalar ve savunmalarıyla ikisi tartışsın bir an önce sonuca varılsın. Eğer bu yapılmayacaksa bizim birilerini suçlayıp yada savunmak gibi bir görevimiz olmamalı. En azından benim öyle bir görevim olmayacak. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
O kadar güzel ifade etmişsiniz ki söylenecek çok fazla bir şey yok aslında. Br kültürü korumak adına birlikte yapılabilecek çok şey varken bir kültürü belli bir çerçevede sahiplenmek ve şahsi problemler nedeniyle kültür için adım atan kişileri yoksaymak bu kültürü ileriye götürmekten çok geriye götürür. Herkes kendi olanakları ve çabalarıyla bir şeyler yapabilir ama "birlik" birlikte hareket ederek doğar ve büyür. Ben herşeye rağmen birgün "birlikte" elele tutuşacağımıza inanıyorum. A ndğa mteli kai ivasen. |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
|
|
| Mircan OUTIM | |
|---|---|
|
|
|
© 2008 Lazebura | Nenaskani - Lazlarin Internetteki Sesi, Lazca ve Lazlar
|