Arşiv Selma Koçiva Makaleler

Laz Kültür Hareketinde Yol Ayrımı... Yazdır E-posta
Selma Koçiva   
24.11.2006 I 19:50

İsmail Avcı (Bucaklişi) ne yapmak istiyor?

Geçtiğimiz 20 yılı aşkın sürede Laz Dili ve Kültürü Hareketinde şu önemli aşamalardan geçtik:

1. Yıllar önce 1984 de Laz Alfabesi üzerine yaptığımız çalışmada dört kişiydik. Çalışma Grubu Lazebura’yı oluşturduk ve 90’lı yıllara kadar Lazca yazı dilini yaydık.

2. 1992’de Wolfgang Feurstein ile birlikte Kaçkar Kültür çevresini oluşturduk. Bu yıllarda Türkiye’de Laz dili ve kültürü üzerine yazan yoktu.

3. 90’lı yıllardan sonra insiyatif İstanbul’daki Laz aydınlarına geçti. İçinde İsmail Avcı Bucaklişi’nin de bulunduğu bir grup Laz aydını 93 -94 yıllarında OGNİ dergisini çıkardı. Memedali B. Beşli yazı işlerinden sorumluydu ve bölücülükten yargılandı. Beraat ettiği halde; dergi ekip ruhu oluşturulamadığı için dağıldı.

4. Buna paralel Zuğaşi Berepe’nin müzik çalışmaları özellikle genç Lazlara anadillerini hatırlattı. Grup ikinci albüm sonrası dağıldı.

 

5. 1997’de LAZEBURA Birliği Almanya’da kuruldu. Bir sivil toplum örgütlenmesi olarak ilk adımdı…

6. Yine 1997 yılı sonbaharında Birol Topaloğlu’nun   ilk otantik Lazca Albümü Heyamo bir heyecan yarattı ve yıllarca süren araştırmaya yönelik derleme çalışmaları  Laz müziğinin belgelenmesi açısından oldukça önemliydi.

7. Kazım Koyuncu;  Zuğaşi Berepe grubu dağıldıktan sonraki süreçte; bireysel yürüttüğü müzik çalışmaları ile Lazcayı Türkiye geneline tanıttı. Laz kültürünün varlığı geniş kesimlere yayıldı. Kazım’ın gerek müzik konusunda gerekse muhalif demokrat siyasi kimlikle Türkiye halklarına Laz kültürünü sunması; yıllardır alamadığımız mesafeyi kısa sürede almamıza yol açmış, gerçek bir kültür elçisi görevini yerine getirmiştir…

8. İsmail Avcı Bucaklişi’nin Hasan Uzunhasanoğlu ile beraber yürüttüğü Lazca-Türkçe sözlük ve ünlü dil bilimci Goichi Kojima ile Lazuri Gramer dil konusunda önemli adımlardı.

9. 2000 yılında Akyüz yayınları tarafından yayınlanan denemelerden oluşan kitabım LAZONA –Laz Halk Gerçekliği Üzerine- 2002’de bölücülükten yargılandı. Bir yıl sonra beraat etti.

10. Çivi Yazıları Yayınevi’nden Kafkasya Yazilari dizisi ve  bir cok kaynak kitaptan sonra Mjora Kitap Serisi’ne bağlı olarak MJORA-Lazların Tarih Edebiyat Kültür ve Sanat Dosyası çıkarıldı.  İstanbul’daki Lazların birarada iş yapılabilirlikleri açısından önemli bir adımdı. 2 sayı çıktı, kitap değil dergidir bahanesiyle durduruldu. Bu durdurma zaten zor yürüyen birlikteliği sonlandırdı.

O dönem yayın kurulunda ortak hareket ettiği kişilerin bir çoğu da; İsmail Avcı Bucaklişi’nin öfkeli üslubundan nasibini almış, gene kendi çevresinde düşman olarak ilan etmiş, karalama politikaları yürüterek bu insanlarla sanal ortamlarda bär laza yakismayan küfürlü tartışmalar yürütmüştür…
Bu şekilde de Lazların zaten yanlış aktarılan imajları oldukça zarar görmüştür.

11. 2000’li yıllardan sonra artık Lazlar internetteydi. lazebura.net ve lazuri.com sitelerinde Laz dili ve kültürü ile ilgili geniş çapta bilgiler Lazlara ve kamuoyuna sunulmaya calisildi. Lazların internet üzerinden haberleşme bigilenme ve halk olarak bilinçlenme süreci başlı başına bir konu idi. Bu konuda özverili çalışmaları yürüten arkadaşlara şükranlarımı belirtmeliyim.

12. 2005 yılına vardığımızda Kazım Koyuncu’nun o güzel tarzı, hümanist yaklasimi Laz Kültür Hareketinden bir çekim alanı oluşturuyordu. Binlerce kişiye Lazca şarkı dinleme zevkini en iyi şekilde yerine getiriyordu. Ve Kazım’ın hastalık süreci…,beklenmedik bir şekilde onu kaybetmemiz… 2005 kendimize dönüp bakmamız gereken bir yıldı.

Bu arada; eminim burada hepsine değinemediğimiz ve belki de haberimiz olmadan da yürütülen birçok kültürel çalışma yapılmıştı/tır. Herkes senelerce bir çatı altında toplanmayı bekledi, bekliyor.

Bu aşamaya kadar genelde birbirinden haberdar bir çevre söz konusuydu. Her ne kadar  Almanya’daki çevre ile Türkiye’deki çevre arasında bir mesafe olsa da  genel konularda birlikte hareket etmek mümkündü. Tüm çevrenin içinde genel bir bireycilik, kendiliğindencilik hakim olsal da, birbirini yıpratıcı tavırlar özellikle kamuoyu önünde yapılmazdı.

2006’nın ilk yarısında 1. Yeşil Yayla Festivali hazırlık çalışmaları yürütülürken İsmail Avcı Bucaklişi ve  bir grup arkadaşı ile festival organizasyonu arasında düşünce farklılıkları ortaya çıktı. İsmail Avcı Bucaklişi ve arkadaşlarına göre bir Amerikan vakfından destek almak yanlıştır.  Söz konusu vakıf; Amerika’da bulunmaktadır. Çevre ağırlıklı çalışmalar yürütür. Ve bu vakıfla ilgili ilişkileri; yine Amerika’da yaşayan bir çalışma arkadaşımız olan Kutay Derin Kugay yürütmektedir. Demokrat kimliği ile yıllardır tanıdığımız bu arkadaşımız da saldırılardan nasibini almaktadır.

Bu noktada Kutay D. Kugay, Refika Kadioğlu ve Birol Topaloğlu festival organizasyonuna karar kılarlar. Festivalin sorumluluğunu Birol Topaloğlu alır. Ve hazırlık çalışmaları yürütülür. İsmail Avcı Bucaklişi ve bir grup arkadaşı, pratikte yolunu ayıracağına; Birol Topaloğlu ve festivale yönelik yıpratma/ karalama çalışmalarına başlar. Laz Kültürüne ilgili olan insanlar taraf tutmaya zorlanır. İnsanların hassasiyetleri ile oynanır. Örneğin festival’de Birol’a tulumla eşlik edecek tulumcu İsmail Avcı bir hafta kala sahneye çıkamayacağını söyler. Tulumcu İsmail Avcı; İsmaill Bucaklişi’nin yeğenidir. Kendisine baskı uygulanmıştır.

Ardeşen’de festival süresince Birol’la ilgili değişik söylentiler yayılır. Biri der solcu, diğeri der Amerikancı. Benim de misafir olarak davet edildiğim o ender festival günlerinde gördüğüm; Birol’un kültürünü halka taşıma kaygısı taşıyan,  yok oluşun eşiğindeki bir kültürün yaşatılması için çabalayan biri olması. Yüzündeki o heyecan…

Yörede çok festival yapılmıştır ama; 1.Yeşil Yayla Festivali gibi alternatif bir festival yapılmamıştır. Özellikle Festival Organizasyonunun S. Refika Kadıoğlu tarafından yürütülmesi çok önemli bir ayrıntıydı. Bir kadın duyarlılığında çalıştı Refika ve tüm festivalde tarzı hakimdi. Bunu çevresinde büyük bir özveri ile festivalin en iyi şekilde yürümesi için tamamen gönüllü olarak çalışan gençlerin yüzünde gördüm. Tam bir takım olarak yörelerinde iş yapmanın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Bu çalışma seviyesı 20 yılki sürecin sonucuydu ve bugünlere kolay gelinmedi.

Festival sonrası yine Birol Topaloğlu’na yönelik yıpratma çalışmaları devam eder. Özellikle İsmail Bucaklişi tarafından yönlendirilir. Birol ile ilgili lazuri.com da yayınlanan eser sahipleri duyurum konusu ile ilgili yazı buna bir örnektir.

Birol Topaloğlu Laz müziğini araştıran, icra eden, belgeleyen bir sanatçı olarak müzik otoriteleri tarafından beğeni kazanmaktadır. Türkiye’den daha çok ülke dışında tanınıyor ve değer veriliyor olması ülke içinde değerinin anlaşılamaması bir üzüntü kaynağıdır. Laz çevrelerinde Laz müziğini bilen kişilerin severek dinlediği bir isim. Ayrıca Birol yakından tanıdığımız, bir arkadaşımız olarak eleştirilerimizi ulaştırıp sorunları çözebileceğimiz bir kişidir. Bir takım konuların internet üzerinden kişisel yıpratma aracı yapılması doğru değildir. Birol Topaloğlu’nu hedefleyen bu tür kişisel saldırı metotları beni ve bir çok Lazı üzmektedir. Özellikle gelişimini yakından bildiğim lazuri .com da yayınlanması  ayrıca bir üzüntü kaynağı..

İsmail Avcı Bucaklişi ve bu çevre;  Laz Dili ve Kültürü konularında tek otorite değildir

Görünen o dur ki en küçük açık kenara not edilip ilerde kişisel saldırı aracı olarak kullanılmaktadır. Bu demokrat çevrelerin, aydın insanın tavrı değildir. Örneğin İsmail Avcı yeni çıkardığı Helimişi’nin şiirlerinden oluşan kitabını çıkarırken Helimişi’nin çocuklarından izin aldı mı, telif haklarını ödedi mi, diye kendisine mi sormak doğru olurdu, yoksa bir internet sitesinde haber olarak yayınlamak mı?

1. Yeşil Yayla Festivali’nin sponsorlarından vakıf  hakkındaki iddialarını doğrulayan açıklaması yeterli mi?, iddiaların tatmin edici ispatları ortaya kondu mu?

Çalışmalarımızı yürütürken yapıcı eleştiri diye bir şey vardır. Bir süreye kadar birlikte çalışan insanların farklı düşünüyor diye eski arkadaşına düşman kesilmesi hoş karşılanır bir tutum değildir.

Özellikle İsmail Avcı Bucaklişi İstanbul’daki çevrenin dernekleşmesine her zaman karşıydı. Böylelikle kollektif çalışmada, çalışma grubunun  birey üzerindeki denetimi engellendi. Bu da bu alanda varolan otorite boşluğunu, sürekli kılmış oldu. Kurumlaşmadan  bir dernek etrafında örgütlenmeden  bir Kültür hareketi nasıl yürütülür? Biz Almanya’da  en azından  bir grup olarak hareket ediyoruz.Ve yasal bir  statümüz var..

İsmail Avcı Bucaklişi Laz kültürüne değerli katkılar sunmuş bir kişi. Ancak; saldırgan ve küfürlü davranışları bu tür küçük ayrıntılarla bizlerin zamanını alarak, insanımızın  kafasını karıştırıp, provakatif yapisi  ile kültür  hareketimize zarar  veren bir yapısı da vardır.Bu konuda kenisini yeterince uyarmama ve tarzini  elestirmede bizlerde yetersiz kaldik sanirim..

Kendisinden 1. Yeşil Yayla Festivali’nin sponsorlarından olan vakıf ile ilgili bilgilendirici açıklamalarını bekliyorum.

Festival konusu unutuldu, şimdi de Birol Topaloğlu hedefleniyor. Hemde internette..
Birol Topaloğlu’nun yapmış olduğu çalışmalara, tarafsız olması gereken aslında çok seviyeli ve önemli bulduğum www. lazuri.com sitesi üzerinden tek taraflı olarak saldırmaktadır.

Yine bu çevrede Birol Topaloğlu ile Kazım Koyuncu’nun birbiri ile sorunu olduğu, birbirlerini sevmediği izlenimi yaratılmaktadır. Bu yüreği sevgiyle dolu Kazım’ın adına da, Birol’a da haksızlıktır. Herkesin bildiği gibi Kazım Koyuncu hastalığı yüzünden katılamayacağı Açıkhava konserine; kendisinin yerine Birol’un çıkmasını kabul ettiği için sevincini paylaşmıştır.

Ben kişi olarak bu etik olmayan bireyci ve demokratik olmayan tavırları kınıyorum.

Süreci bir bütün olarak  hesaba katarak  objektif kalmaya calistigim, bu değerlendirmede kamuoyunda adı geçmeyen  İsmayil Bucaklişi’den söz ediyorum. Bunu degerlendirmeyi konu henüz dar cevrede tartisilirken  bizzat İsmail Bucaklişi ile festival konusunda ki konuşmalarda tartismalardan  söylediklerinden yola çıkarak yaptım. Festival organizasyonu konusunda kendisi ile aynı düşünmediğimi söyleyince bana ‘ne zamandır eski solcular Amerikancı oldu’ diyecek kadar ileri gidebildi. Ben yurtseverliği sadece savunmuyorum  yaşamımda  bedel ödeyerek yaşıyorum.  Yurtseverlik konusunda  veremeyeceğim hesap  yoktur. Kendisi imzasını kullanmasa da bu talihsiz tartışmanın bu anlamsız olayın kaynak kişisidir.

Lazuri.com değerlendirmemin muhatabı dağıdır. Dutxuri  (Yavuz Yazıcı)ve  ya Av. Paluri duygusal davranmakta,  seviyeli ve önemli bir site olan  lazuri.com  a kendisi zarar vermektedir.

Biz Lazlar çok bireyci ve kolay örgütlenemeyen bir toplumuz.  Cok genel bir Sivil toplum örgütlenmesine bile gidilemiyor. Çoğumuz ben merkezci ve kendiliğindenciyiz. Ve bunun için kaybediyoruz. Bir şeyleri korumak ve geleceğe taşımak örgütlenmeyi kavramaktan geçer. Yıllar önce  röportajını yayınladığım İklima Lik’o adındaki genç Laz kızı şunu demişti. ’Büyüklerimizden  dernek kurmalarını istiyorum. Dernek dernek dernek…’

Tek başına İsmail Avcı Bucaklişi ve onun  cevresinde  oluşan dar bir grup, Laz Kültürünü ifade etmez.

Laz kültürü ortaklaşa bilinçli bir çaba yani bir kültür imecesi ile yaşatılabilir. Bireyin  çoğunluğa tabi olduğu  demokratik yapılanmalar  ve ilkeli duruşun  belirgin olduğu  bir kültür hareketi ile başarılabilir.. Bireyin değil kollektif otoritenin önemini şimdi daha iyi anlıyorum  ..Bunun için önce seviyeli insan olmak lazım ...


Selma Koçiva

Kasım 2006-11-23

                         ___________   __________   ____________

Lazebura.net in açıklaması: Bu yazı; konunun ilişkili olduğu ve lazuri.com sitesinde 18.11.2006 tarihinde yayınlanan " SANATÇI ETİĞİ VE BİROL TOPALOĞLU" başlıklı yazıya itinaden Selma Koçiva tarafından kaleme alınan bır yazıdır. Sözkonusu yazı, yazar tarafından lazuri.com da yayınlanması istenmiş ancak olumlu yanıt alamadığından ve bizler bu yazının kamuoyuna ulaşmasının gerekliliğine inandığımız için burada yayınlanmasını uygun bulduk..

 

Bu Makale {moshits} kez okundu

 

 


Selma Koçiva
Yazar Hakkinda:
Yorum (16)add comment

erguvani said:

Sayın Birol Topaloğlu sanatçıdır ve sanatıyla laz kültürünü sunmaktadır.En ufak bir siyasi duruşu ise doğal olarak taraf olmasını gerektirir.Sanatçının Siyasi duruşu bu noktada BIÇAK SIRTI bir durum arz etmektedir.İplerin koptuğu nokta burasıdır.Sayın Birol Topaloğlunun sanatını beğenip siyasetteki duruşunu beğenmeye bilir insanlarımız.
Örnek 1: Zülfü Livaneli: Çok kaliteli bir sanatçıdır fakat sanatseverler onun siyasete girmesini istemedi.Kendisi durumun farkında
Örnek 2: Ferhat Tunç: Çok iyi bir yorumcu,harika kişiliği var fakat taraf olduğu siyasi duruşu birçok hayranı benimsemiyor ve doğal olarak dışlanmış durumda.
Örnek 3: İbrahim Tatlıses:Çok iyi ses,Siyasette hepimizin bildiği gibi dersini aldı.

Bir sürü sanatçımız siyasete bir şekilde bulaşmaya çalıştı fakat sonuç hiç de iyi olmadı.İki taraftan da kayıp verdiler.

Umarım Sayın Birol Topaloğlu ne SOLCUDUR,NE DE AMERİKANCI...

Sevgiler
ERGUVANI
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-13 11:36:35
Oylama: +1

cetin utku said:

Selamlar,
Benim bu yorumlar hakkinda pek söyleyecek sözüm yok ...
yillardir yasadiklarim ve gördüklerim bana herhangi bir mücadelede gecici yol arkadaslarinin da olabilecegidir.
Fakat bu tip cikislar ilerlemesi gereken bu süreci en azindan yavaslatmistir ve bir faydasida olmamistir...
Önünüzde gelisen bir sürec varsa bu sürecin ilerlemesini hic ama hic kimse engelleyemez bana göre burada yapilmasi gereken sorunlari bir birinizi kirleterek degil gelistirerek cözmeniz gerekiyor elestiri ve özelestir
mekanizmasi dogru calistigi müddetce bu tip sorunlar pek gündeme gelmez...Bütün bunlar Laz hareketinin
tikanma sürecinde oldugunun göstergesidir bence.Bürün bunlar icin bir an önce kendi aranizdaki kisir cekismeleri bir yana birakip süreci basariyla asma gayret göstermeniz...Türk kökenli birisi olarak calismalarinizi yakindan izlemeye calisiyorum ve calismalarinizda basarilar diliyorum...
Sevgiler saygilar....
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-02-08 20:14:50
Oylama: +0

nara said:

Tekrar merhaba. Bu yorumların burda asılması bence hoş. Sitemizin demokratik bir süreçte olduğunu , son zamanlardaki Lazcılık hareketine ABD.ci veya solcu eleştirilerinin de böylelikle gündeme gelindiği görülüyor.

Sayın Kibar, sizinle N.Hikmette tanışmıştık ; sitede sansür var mı demiştim size ?

Hani bi söz var, " aynı derenin balığıyız" diye. Lazlar' ın son dönemde yaptıklarını k.denizli bir yurttaş olarak iki açıdan yorumluyorum. Birincisi yapılanların SERV e dönüş olduğu, ikincisi de hayır KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞE katkı sağladığı.

Birol beyin kendi siyasi dünya görüşü malum ama ismi Kaçkar ( ama gerçekte Lazcılık adına birilerince desteklendiği izlenimi veren ve bazı tanıdık isimlerin de iyi niyetlerle Birol beyin yanında olduğu ) olan Festivale katılma imkanım olmasa da dayanışma ve her kesime seslenme dışında pek de ortak bir paydaya işaret edeceğini düşünmüyorum.

Başka bir sorunda Hemşin kaydelerinin alınıp Lazca'ya çevrilmesi meselesi. belki ortak deyişler veya kaydele vardır ama birileri özgün - kaliteli müzik yapma adına anonim türkülerin yörelerinden alınıp başka bir amaca hizmet ediyorsa bu da hoş ( etik veya insani...) olmasa gerek...

Bu sitede yazıyorum çünkü ben de k.denizliyim, Lazları ve kültürünü ve seslerinin insani ve birlik adına öne çıkmasını isterim. Ama Etnik Faşizme karşı olduğumuzu da ( sayın Şahin hanımın söylemi bu anlamda desteklenmelidir, burda bir makalesine destek yazmıştım ) bildirmek isterim. Zira birileri resmi söyleme karşı çıkarken başka ülkelerin resmi söylmelerini bize şırınga etmeye vesile oluyor. Bu k.denizliler olarak bizleri birbirimizden uzaklaştırır..

Lazeburda gününe de iştirak ettim; siyasi olarak çok sivri olmaması ve her kesim insanın orda bulunması hoş olmuştur. Sitenin duruşunun ve etkinliklerin bu şekilde devam etmesini bir arkadaşınız olarak belirtmek istedim.

Teşekkür ederim..

H.Ş.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-02-07 16:52:21
Oylama: +0

sinan said:

Yukarıda otanushi nickli arkadaşın yazdığı cümlelerden;

"Br kültürü korumak adına birlikte yapılabilecek çok şey varken bir kültürü belli bir çerçevede sahiplenmek ve şahsi problemler nedeniyle kültür için adım atan kişileri yoksaymak bu kültürü ileriye götürmekten çok geriye götürür. Herkes kendi olanakları ve çabalarıyla bir şeyler yapabilir ama "birlik" birlikte hareket ederek doğar ve büyür. Ben herşeye rağmen birgün "birlikte" elele tutuşacağımıza inanıyorum.

A ndğa mteli kai ivasen. "

ifadelerine katılıyorum. Aynılarını yazabilirim. Ancak bir farkla ben Selma Koçiva'nın ayrılık rüzgarları peşinde koştuğunu, Selma Koçiva'nın Laz diline emek vermiş, hayatını vermiş insanları yok saydığını düşünüyorum. Ve kişisel kinlerine, öfkelerine kapılarak yukarıdaki, sinir bozucu yazıyı yazdığını düşünüyorum. Selma Hanım'ın; Laz Kültür Hareketinde "otorite" olmak kaygısı taşıdığını, buna sahip olmak için bu işe hayatını vermiş diğer insanları elemek yok saymak gibi bir kaygıya - çalışmaya kapıldığını düşünüyorum.

Neticesinde; zaten hiçbir zaman gerçekleşmemiş bir birlik var elde ve Selma Hanım yol ayrımından bahsediyor. Kendisine "günaydın" diyor ve zaten ayrı yollarda insanların, yollarının ayrı olduğunu geç de olsa anladığı için tebrik ediyorum.

Laz Dili ve Kültürü adına emek veren insanların bu güne kadar; ogni, mjora, zuğaşi berepe, mjora çalışma grubu sürecinde başarılı olması neden Selma Hanım'ın ağırına gitmiş anlamış değilim.

Bu kadar!
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-12-22 07:19:07
Oylama: +0

Purmoli said:

Buraya daha önce bir mesaj yazmıştım. Fakat, herhalde site yöneticilerinin işine gelmediği için yayınlanmadı. Selma Kociva'nın yazısına yer vermediği için başka bir siteyi suçluyorsunuz. Peki, işinize gelmeyenler yazıldığında siz yayınlıyor musunuz?

YÖNETICI NOTU: Söz konusu yorum yada yorumunuz sistemimizde kayıtlı değil( ayni isimle),yorumunuz kisisel satasmalardan uzak özel ifadeleri icermeyip vede gerekli kaliteyi içedikten sonra neden yayınlanmasın.. Burası herkesin sesi!
Olayı taraflı-tarafsiz şeklinde algılayip bunu baskalarina da inandirma cabasi hiç hoş bir tutum değil..
Lazebura`da isteyen belli kurallar cercevesinde istedigini yazar, paylasir...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-12-16 07:17:38
Oylama: +0

cadı said:

Kısaca şunu söyleyeyim birol topalaoğlu haksızdır. Bundan ötesi yok
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-12-12 15:33:26
Oylama: +0

mskveri said:

Nena skuni oxoriskunin!

Oxoriskuni kecopey.
Baska oxorepe pskudurtitsa oxoriskuni ti gomaey komsepe skuniti.
Okomadepe skuni, oxori skuni, nena skuni, sku na meminçusineype vagomocondres.

Sku vefa hici vagomoçondrey.

Vefa na gvoçondrun andga ti musiti goincindrinasen, komiskunan.

Iri na cozun as!
Askva mi boret gobisinat!

 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-12-09 20:56:25
Oylama: +0

gürgen said:

Tüm lazlara soruyorum.
Son günlerde lazlık adına hizmet ettiklerini düşünen kişiler kendi internet sitelerinde sanatçi birol topaloğlu nun etik davranmadiğini yaziyorlar.
Peki bu kişilerin Kazim koyncu ile kendilerini ifade etmeleri ne kadar etik.
Nerde ise kazim koyuncunun arkadaşı diye kart vizit bastıracaklar.Tv ve benzeri programlarda kazım in arkadaşı ve ya sanatçi sıfatları ile boy gösteriyorlar.
Dünyaya mal olmuş kazımın birkaç taniyanı. Bir kaç arkadaşı mı vardı? kazim adına yapılacak tüm konuşmacılara ambargo koyup kendilerini öne çikarmağa çalişiyorlar.Bu mu etik olan?

Güneş balçıkla sıvanmaz.Yorumu lazlara birakıyorum...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-30 17:50:00
Oylama: +0

cliffhanger said:

bu yazıyı okudum ve inanın şok oldum arkadaşlar nedir neyi paylaşamıyorsunuz bu dunyada kala kala bir avuş laz kalmışız bunu değerini bilmemiz gerekirken bir birinizi yiyorsunuz hiç yakışık değil burda onemli olan asıl konu laz kültürüne daha fazla ne katkı yapabileceğimiz yoksa bir birimizi karalamak olmamalı lütfen herkes oturup bi daha düşünsün ve artı katkım ne olur ona baksın guri kayite orttit
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-30 14:58:35
Oylama: +0

ens said:

Bir laz olarak bu tartışma (atışma) beni üzüyor. Birol Topaloğlu meselesi laz toplumu önünde bu şekilde tartışılmamalıydı. Laz toplumunun rencide olduğunu düşünüyorum.
Sayın Laz topluluğunun ileri gelenleri, birbirinizi karalayarak, özellikle toplum önünde küçük düşürerek, bu topluma birşey kazandıramazsınız (kaybettirirsiniz).
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-29 20:22:26
Oylama: +0

yorgun şair said:

Sayın Koçıva

öncelikle şunu merak ediyorum

Siz bir yazarsınız. Sizin ürettiğiniz bir eserin başkalarının adı altında yayınlanmasına razı olur musunuz.?

Hasan Helimişi, Ahmet Güngör ve Ayhan Alptekin gibi laz kültürüne hizmet etmış insanların eserlerini üzerine kaydettirmesine “Görünen o dur ki en küçük açık” olarak görmeniz yazar kimliğinizle ne kadar örtüşüyor.

Mesam kayıtları albüm kapakları ve tüm belgelerle tespit edilen bir konu da hala Birol Topaloğlunu savunuyorsunuz. Oysa Helemişi’ye yapılan haksızlığın karşısında durması gereken ilk kişilerden biri siz değimlisiniz?

“Özellikle İsmail Avcı Bucaklişi İstanbul’daki çevrenin dernekleşmesine her zaman karşıydı” söylevi ne kadar inandırıcı? Bu durum istanbul’dan sadece bedenen değil bilgi olarak ta uzak olduğunuzu gösteriyor. Dernekleşme yolunda ilk fikirleri hep o ortaya atmıştır. Kendisinin Müzik dünyasına kazandırdığı laz gençlerinin sayısını hatırlamıyorum.

Bucaklışı’yı sert mizahlı biri olarak tanımladınız. Oysa o hak edene hak ettiği gibi davranır sadece. Bu gün laz hareketin geldiği noktadaki katkısı ortadadır. Yukarda sıraladığınız çalışmaların hemen hepsinde katkısı vardır. Bucaklişi sizin çalışmalarınıza destek vermedi mi

Hatta “Lazona isimli kitabınızın Akyüz kitabevinde yayınlamasını sağlayan kimdir?

Bu ana kadar ondan yardım talebinde bulunmadınız mı?

Birol Topaloğlu ise ilgili iddaaların arkasında sadece Bucaklışı var havası veriyor yazınız. Bakınız Adem Kuyumcu onu nasıl tanımlıyor ; “Bundan sonraki süreçte herkes tavrını net olarak koymalıdır. Kimse bana Birol Topaloğlu artık eskisi gibi değil,Laz kültürü için çalışmalar yapıyor,kültürümüze böyle çatışmalar zarar verir hikayesi anlatmasın,herkes sözünün arkasında dursun,onun yanında farklı ,o yokken farklı konuşmasın. Birol Topaloğlu Laz müziği ve Kültürü adına çalışmalar yapıyor olsa bile bu başkalarının haklarına saygı duymamasına sebep değildir,her insanın zaafları olabilir,Birol Topaloğlunun da kişisel zaafı maddiyat yönündedir ancak bu zaaf çevresine zarar verir boyuta gelmişse artık bu tavrından vazgeçmelidir”

Bucaklışı ile ilgili yakıştırmalarınızı mesnetsiz buluyor, Sizi telif hakları ve emeğe saygı konusunda daha dikatlı olmaya davet ediyorum.

 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-25 23:44:33
Oylama: +0

bybere said:

Herşey ortada, verilen emekler, yapılanlar ve yapılıcak olanlar, bu dil için bu kültür için çabalayan, emek veren, yerden bir taş parçası dahi kaldıran biri dahi olsa, emeği için ona saygı duyulmalıdır, bazen bir kuru teşekkür bile esirgenmemelidir.
Laz dili ve kültürü için eğer birileri emek verip çabalarken, kişisel problemler, çekememezlikler, öne çıkma çabaları, kıskançlıklar gibi yüreği dar insanların yaptıkları sarfettikleri bu sözler ve çabalar, emin ol(sun)un ki karşılıksız kalmıyacak ve her zaman karşılarında birilerini bulacaklardır.
Olayın gelişim ve sonuç boyutlarını burda yazıp çizipte daha fazla insanların içine kin ve nefret sokmaya, insanları germeye gerek yok bence, herkes amacını ve düşüncelerini ortaya koymuş gerekli cevaplarıda almışlardır.
Hiç bir şekilde isim vermeden şunu söylemek yeterlidir, etnik dilimiz ve kültürümüz adına emek veren herkesin yüreğine binlerce kez sağlık olsun, binlerce kez teşekkürler, kalemleri için, tulumları için, düşünceleri fikirleri için, ve bunu karalamak isteyenlere saygımız sevgimiz sonsuz olsun çünkü her zaman dostluktan kardeşlikten yanayız, buyrun kıskançlıkların olmadığı, ortak amaçlar uğruna yaşanılan, kültürümüzün ölmediği ölmeyeceği, geçmişten geleceğe dilimizle ve kültürümüzle yaşayacağımız o harika ülkeye hayde..
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-25 22:50:15
Oylama: +0

Sulo said:

Aksoylu yanılıyor...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-25 22:31:17
Oylama: +0

Toroci said:

İsmail Avcı ve Birol Topaloğlu Laz Kültürü adına iki önemli isimdir. Avcı dil ve kültür adına önemli çalışmalar ortaya koyarken, Topaloğlu günümüze kadar Laz müziğinin hiç bilinmeyen otantik yapısını ortaya çıkarmıştır. Birol Topaloğlu bu çalışmalarıyla Laz müziğinin yozlaştırılmasının önüne geçip evrensel müziğe katkı olarak sunmuştur. Çok söze gerek yok, her iki arkadaşımızın bu alanda yaptıkları ortadadır.

Selma Koçivan’ın da özetlediği gibi Laz Kültürünün temsilcisi bu iki güzel insan 93 sürecinde gelişen Laz Kültürel Hareketi içinde yetişmişlerdir. Her ne kadar kendilerini bu işlere adayıp yetenekleri ve çalışmalarıyla bu günlere geldilerse de her iki insanın üzerinde Lazlar olarak önemli katkılarımız vardır. Her ikisine de bu sorumluluklarını önemle hatırlatmak isterim.

Laz Kültürel Hareketinde üstü kapalı olsa da bu tip yol ayrımı haritalarını birileri zaman zaman hep ortaya koymuştur. Bunların kimisi bazı kişilerin kontrolü dışında başkalarınca desteklenirken, kimisi de kişisel hırs ve kompleksleriyle öne çıkmıştır. Bizler bunu çok önemsemesek de zaman içinde bu olumsuz durumlar istenmeyen yönde gelişip zaten zor koşullarda üretilen verimli çalışmalara da gölge düşürmektedir.

Yol ayırımı gerekiyorsa elbette ki olacaktır, olmalıdır da. Fakat bu sürecin gelişmesiyle önümüze çıkacak yol, yol değildir. Birileri bir hata yapıyorsa, bu hataların önlenmesi için samimi girişimler ve karşı durmalar gerekir. Bu tip çamur atma kampanyalarıyla haklı olsanız da haksız duruma düşersiniz. İsmail Avcı ve Birol Topaloğlu çatışması varsa hukuk yoluyla çözülmelidir. Kültür hizmeti veren platformların getirip bunu Laz Kültürünün gündemine oturtmasının iyi niyetli bir yaklaşım olmayacağı bir yana, beni sadece Laz Kültürünün etkileneceği olumsuzluklar ilgilendirir.

Birol Toploğlu Laz Kültürü adına bir yerlerden desteklenip besleniyorsa bunun ortaya çıkması gerekir. Bunları iddia etmek inandırıcı olmaz. Aynı şekilde Birol Topaloğlu da bu iddiaları görmezden gelemez. Neler yapmaya çalıştığını ve neleri yapmadığını açıklamak durumundadır. Henüz bu iddiaları doğrulayacak belgeleri görmediğimiz gibi, herhangi bir karşı çıkma hareketini de bilmiyoruz. Hal böyle olunca en azından kendi açımdan bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum. Ama gerekli bilgi yada belge her neyse ortaya konursa elbetteki söyleyeceklerimiz olacaktır. Ancak bu aşamada yapılanların bir karalama kampanyasının dışına çıkamadığını görüyoruz. Bunları doğru bulmuyorum.

Neden doğru bulmadığımı söyleyeyim. Söz konusu MESAM ile ilgili iddialar doğru olabilir, ve buna doğal olarak karşı çıkılabilir. Ancak basın ve yayın yoluyla değil. Birol Topaloğlu her zaman birlikte oldukları kişi olup ayrıca ulaşılması da zor biri değil. Önce Birol Topaloğlu’nu uyarıp bu yanlışı düzeltmesini istemeleri gerekirdi. Ve ayrıca telif hakları gasp edildiği söylenen kişiler var, bunlar hayattadır ve kendileri ne yapacaklarını bilmezler mi? Birol Topaloğlunun bu işlerden para kazanmadığını herkes bilir. Hem bu iddia edilen eserlerin yanlış bilgileri MESAMA yeni verilmemiş ve bugün bu suçlamayı yapanlar bunu ilk günden beri biliyorlar. Bunun sebeplerini Birol Topaloğlu kendisi izah etmeli ve cevap vermelidir. Yine de her ne olursa olsun bunun hukuki zemini vardır. Eğer birileri ben kültür adına ortaya çıkıyorum diyorsa bu da olabilir. Ama şekli, şemalı ve yöntemi bu olmamalı. Ayrıca Lazuri comun taşıdığı misyon zedelenmemelidir görüşündeyim. Taraflar zaten hukuki çözüm arayışlarına girmiştir. Bu sayfalarda yapılan tartışmalar Laz Kültürünü olumsuz etkilemektedir. Lazuri comun yazıyı kaldırıp geri adım atmasını dilerim.

Bundan sonraki sürece bu olumsuzluğu taşımamak gerektiğine inanıyorum. Laz Dili ve Kültürü ne bir kurumun ne de bir kimsenin tekelindedir. Hiç kimse benim yaptığım iyidir, benim yaptığım doğrudur, gerisi yanlıştır diyerek Laz Kültürüne katkı yapamaz. Eğer bu konu tartışılacaksa da adam gibi tartışılmalı ve her görüşe açık olmalıdır.

İsmail Avcı benim sözlerine güvendiğim, çalışmalarına ve eserlerine inandığım birisidir. Çıkış yolu yada tarzı yanlış olabilir (bence yanlıştır). Kendisi Birol Topaloğlu hakkında Laz Kültürü ile ilgili endişeler taşımaktadır. Birol Topaloğlu da çalışması ve eserleriyle bilinen biridir, anlatmaya gerek yok. Bu tartışmaların bir an önce bitmesi için Birol Topaloğlu İsmail Avcı’nın iddialarına cevap vermelidir. Biz hiç karışmayalım bu platformda suçlamalar ve savunmalarıyla ikisi tartışsın bir an önce sonuca varılsın. Eğer bu yapılmayacaksa bizim birilerini suçlayıp yada savunmak gibi bir görevimiz olmamalı. En azından benim öyle bir görevim olmayacak.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-25 16:43:09
Oylama: +0

ciddam said:

kimi hesaplaşmalar uğruna asıl amaçtan caymanın en görünür örneği sanırım. umarım bu gibi olaylarla yeniden ve yeniden karşılaşmayız.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-25 11:06:33
Oylama: +0

otanusi said:

O kadar güzel ifade etmişsiniz ki söylenecek çok fazla bir şey yok aslında. Br kültürü korumak adına birlikte yapılabilecek çok şey varken bir kültürü belli bir çerçevede sahiplenmek ve şahsi problemler nedeniyle kültür için adım atan kişileri yoksaymak bu kültürü ileriye götürmekten çok geriye götürür. Herkes kendi olanakları ve çabalarıyla bir şeyler yapabilir ama "birlik" birlikte hareket ederek doğar ve büyür. Ben herşeye rağmen birgün "birlikte" elele tutuşacağımıza inanıyorum.

A ndğa mteli kai ivasen.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-24 22:14:00
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:17 | Lazebura©

article thumbnail 28 Kasım Cuma akşamı saat 18:00'de ODTÜ Mimarlık Amfisi'nde Karadeniz, Enerji Politikaları, Hidro Elektrik Santraller ve Çevre Konulu Panel ve ardından Birol Topaloğlu'nun...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazuri Nenaçkina (Lazca Dilbilgisi)
lazca şiir var mı ya bu sitede acele lazım
Lazlar'ın Siyasal eğilimine bir Bakış
cevap yazmakta bir hayli gecikmiş olsam da yazıma yönelik yapılmış olan eleştiriyi cevaplama ...
Megrelo Lazlar ve Gürcüler
saol abı ıyıkı bole bır kaynagı bızle paylastı bunu hep yap skudasen lazurı nena vağurase...
Dereler Özgür Aksın Konseri!
bu sitede editör faşizmi var herhalde onun onayından geçmeden fikirlerimiz yayınlanamıyor

Google Reklamları

Yeni Üyeler


şüyimşine

Laxeri

Lazowic_53

FENERLİYİM53

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

11 Misafir ve 5 Üye Online
Powered By PageCache
Generated in 0.53738 Seconds
Generated in 0.59842300415 Seconds