Arşiv Yöreden Çevre ve Doğa |
|
Gizem Sivri
|
|
11.11.2006 I 21:05 |
Anadolu içerisinde birçok kültürü barındırması dolayısıyla yüzyıllardır birçok halka, birçok etnik gruba ev sahipliği yapmıştır. Bu sebeple ben Anadolu’yu hep bir mozaiğe benzetmekteyim. Lazlar da Anadolu denen mozaiğin bir parçasıdır. Laz dili de Laz kültürünün en önemli unsurudur. Laz kültürü dilinden, yemeğine, yemeğinden yaşam tarzına, halk oyunlarına varıncaya dek günümüze kadar aktarılmış bir kültürdür. Günümüzde Lazca’nın az konuşulması, unutulması ve gelecek nesillere aktarılmaması Laz kültürünü benimsemiş olan duyarlı kişileri endişelendiriyor. Bunun yanı sıra Laz kültürüne ait bir çok şey gelecek nesiller tarafından öğrenilmiyor, öğretilmiyor ya da yerine getirilmiyor. Dilin yanı sıra bir kültürün yaşaması için önemli olan unsurlardan biri de benim değineceğim konu olan yapılaşma...
Doğu Karadeniz bölgesi ahşap evleriyle ünlü olmuştur şimdiye kadar... Ancak bu durum şimdi tam tersi oldu. Özellikle Rize merkezde dikkatimi çeken yüksek katlı binalar, şehir üzerinde çirkin bir görüntü oluşturuyor. Ancak beni şaşırtan yerli halkın bu durumdan rahatsız olmayışı, hatta yüksek katlı binaları güzel bulmalarıdır. Karadeniz sahil yolu projesi, tüm Karadeniz’in güzelliğini alıp götürdüğü gibi şimdi de yüksek katlı binalar Karadeniz’in güzelliğini bozmaya kararlı gibi... Sadece Rize merkezde gözümüze çarpmakla kalmayan bu durum özellikle son yıllarda yayla turizminin ilerlemesi ile yaylalarımızda da kendini gösteriyor. Eskiden beri ahşap ve müstakil evlerin bulunduğu yaylalarımız, yavaşça betonarme evlere bırakıyor yerini. 
Yerel halkı rahatsız etmeyen bu durum beni çok rahatsız ediyor. Eminim ki birçok duyarlı insan da bu durumdan hoşnutsuzdur. Karadeniz bir incidir. Yüzyıllardır büyük kültürlere ve medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Özellikle Doğu Karadeniz, Sarp ve ötesi dahil hala daha bir çok kültüre ev sahipliği yapmaktadır. Karadeniz topraklarını, Laz kültürünü ve dilimizi dahil korumak bizim görevimizdir.
Sahil Yolu Projesi başladığı günden bu yana tepkilerimizi gösteriyoruz. Bunun yanı sıra kültürümüze ait olan dil, gelenek görenek, vs. birçok şeyi yaşatmak adına neler yapıyoruz? Gözümüze çarpan betonlaşma örneği de bizim kültürümüze olan ilgisizliğimizin bir sonucudur. Laz kültürüne ve Karadeniz kültürüne ait olan ahşap evlerimizde köylerimizde, yaylalarımızda kendini göstermelidir. Turizmin gelişmesi tabiki Karadeniz bölgesinin çay, fındık ve mısır ile sınırlı olan ekonomik gelir tablosunun yükselmesini sağlayacak, kültürümüzü ziyaretçilere aktarma şansımız doğacaktır. Ancak mühim olan kültürümüzü en iyi örnekleriye aktarmaktır.
Bu düşüncelerimin Karadeniz halkı üzerinde etkisi olacağını temenni ediyorum. Sahil yolu projesi sebebiyle doğal güzelliğini yitirmiş olan Karadenizimiz’in betonlaşma ile bir darbe daha yememesi dileğiyle...
|