Bir Arayışın Öyküsü Yazdır E-posta
Selma Koçiva   
06.10.2004 I 19:05

Tramvay durduğunda aniden yerimden firlayip indim. Aradigim üniversitenin duragina gelmistim. Kosar adim merdivenleri çikip üniversite binalarina yöneldim. Almanya'nin en büyük üniversitelerinden biriydi. Karmasik yapili binalarin arasindan geçip aradigim C Blokunu bulmuştum. Gitmek istediğim dilbilimleri enstitüsü bu binadaydi.

Yillar önce bu üniversitenin kütüphanesine ilk geldigim günü hatirladim ister istemez. Nasilda heyecanliydim. Ne soracagimi ne aradigimi tam olarak bilmeden tereddütle yürüyordum. Bir arkadasimin önerisi üzerine basvuruyordum bu enstitüye. Tarih bölümünde okuyan arkadasima göre Lazlar üzerine de birçok kaynak vardi. Önce inanmamistim. Eger Lazlar ile ilgili kaynak vardiysa çoktan elimize geçerdi, bilirdik. Bir yandan da merakim uyanmisti. Ya dogruysa demistim. Ilk firsatta ugramistim.

O zamanlar Kafkasoloji bölümüne Dr. Job bakiyordu. Bir gün randevu alip kendisiyle görüsmeye gitmistim. Telefon görüsmemizde Lazca bilmeme hayret ederek "Biz artik Lazlarin asimile oldugunu düsünüyorduk" demisti.

Almanya'ya okumak üzere gelen genç bir Lazdim. Lazca biliyordum. Ancak anadilimiz ve tarihimiz üzerine hiçbir sey bilmiyordum. Ayrica biz Lazlarin Rum asilli olabileceklerini düsünüyordum. Türkiye'de yasadigim dönemde buna benzer birçok önyargiyla karsilasmistim. Hatta lisedeyken beni rahatsiz eden yasitlarima bir cevap verebilmek için çaresizce tarih hocamiza basvurmustum. "Lazlar nereden geliyor, biz neden Lazca biliyoruz?" Tabii ki doyurucu bir yanit alamamistim.

Lazcanin ayri bir dil oldugu Almanca ögrendigim dönemde bilince çikmisti. Almancadaki bazi sesleri Lazcadaki benzerlerini bulmaya çalisiyor, Almanca alfabeyle Lazca yazmayi deniyordum. Türkçe alfabeyle yazmaktan umudumu kesmistim. Ancak Lazca'da Almanca'da olmayan seslerde vardi. Yine de isin içinden çikamiyordum.

Iste bu sirada Dr. Job ile tanismamiz isabetli olmustu. Kafkasoloji uzmani olan Dr. Job çok iyi Gürcüce biliyor Kafkas dillerine ait genis bilgilere sahipti. Lazca ile ilgili de beni sasirtan su bilgileri veriyordu: Lazca ile Rumca arasinda bir yakinlik yoktur. Lazca Gürcü diline yakindir ve bir güney kafkas dilidir. Gürcüce, Lazca, Mengrelce ve Svanca bu dil grubunu olustururlar. Bu bilgiler daha önce duyduklarimi bildiklerimi alt üst etmis beni son derece sasirtmisti. Madem ki gerçekler bunlardi biz neden hiçbir sey bilmiyorduk. Beni mesgul eden bu soruydu. Dr. Job da kendisini ziyaret ettigim dilbilimleri enstitüsünde bazi kaynaklari ilk kez görüyordum. Dumezilin Lazca öykü ve masallar derlemesi Marrin ünlü gramer kitabi ve sözlügü vb. Kartozianin Gürcüstan baskili derlemesi... su an hatirlayamayacagim bir derlemeden (Gürcü yazisi ile) okumus beni hayretler içinde birakmisti:

Ela komoxti ela ena va mogalasen
gogala gogala do na skimda cegalasen

Okudugu türküyü taniyordum. Çocuklugumda kadinlardan defalarca dinlemistim. Yazi Gürcüceydi, ben anliyor ancak okuyamiyordum. O ise okudugu Lazca metinleri anlayamiyordu. Gürcüce bilmesi Lazca okuduklarini anlamaya yetmiyordu. Ben ise saskinliktan ne düsünecegimi bilemiyordum. Tek aklimda kalan Gürcü yazisini nasil ögrenebilirim düsüncesiydi. Son derece güzel görünümlü olan bu yazi nasil ögrenilebilirdi? Bazi seslerin Latincede karsiligi yoktu. Bir 3 nasil yazilirdi? Ilk etapta bazi isaretler koyarak bildigim mani ve türküleri yazmaya çalisiyordum. Lazca kart, mektup yazmayi deniyordum.

Bu arada dostlarimin farkli tepkisiyle karsilasiyordum. Kimisi buna ne gerek var diyor, kimisi Lazcaya olan tutkumu hosgörü ile karsiliyordu. Geçirdigim soktan bir türlü kurtulamiyor Lazca yazabilmenin arzusu bende gitgide büyüyordu. Almanya'nin büyük sehirlerinden birinde Lazlardan kopmus bir gençtim. Lazca konusmak ortamim kalmamisti. Almanca, Ingilizce arasinda Lazcami tümden yitirecegim korkusuna kapilmistim. Iste bu yüzden Lazca yazmanini gerekliligi kendini göstermisti. Ne olursa olsun Lazcami canli tutmaya çalisiyordum.

Bu düsüncelerle yillarim çalisma ve okul yasamiyla oldukça yogun geçmisti. Ikinci soku 84'de basilan Lazuri Alfabe elime geçtiginde yasamistim. Önsözü okudugumda Lazcayi yazma özleminin yalnizca bana özgü bir sey olmadigini anlamistim. Kisa bir süre içinde Lazca alfabeyi ögrenmistim. Kendi isaretlerime artik gerek kalmamisti. Önerilen Alfabeyi benimsemistim. Artik istedgim kadar Lazca yazabilirdim. Sevincim ölçüsüzdü. Alfabe elime geçene kadar bir çok kaynaga ulasmistim. Tarihimiz ve dilimiz ile ilgili dogru bilgilere sahiptim. Alfabe ile eksiklerim tamamlanmisti...

Daha sonra acaba Lazcaya ilgi duyan baska gençler var miydi sorusu beni mesgul ediyordu. Yalnizdim. Çevremdeki dostlar arasinda Lazca bilen arkadaslarin eksikligini her an hissediyordum. Memleketten binlerce kilometre uzaktaydim. Her göçmen gibi birlikte getirdigim kültürel birikimin yitirilmesi korkusunu tasiyordum.

Süreç içinde benim gibi okumaya gelen Laz ögrencilerle tanistim. Gitgide eksikligini duydugum seylere kavusuyordum. Bir süre sonra küçük bir grup olusturduk. Hepimizin ortak dilegi Lazcayi yitirmemekti. Üç kültür arasinda kalmanin dogurdugu ortak sorunlar bizi birbirimize bagliyordu. Artik yalniz degildik.

Asansörden indigimde Enstitünün Kütüphanesini bulmak pek zor degildi. Yillarca önce geldigim günün heyecani sarmisti beni. Bir Alman üniversitesinde Lazca kaynaklari aramak hâlâ garip geliyordu bana. su anda Istanbul'da üniversitelerin birinin kapisinda olmayi yeglerdim. Içimi bir buruk aci kapladi.

Oysa üzülecek bir sey yoktu. O günden bugüne çok sey degismisti. Ilk geldigimdeki gibi önyargilarla dolu degildim. Ne aradigimi biliyor adimlarim kendimden emindi. Elimdeki kitap listesine bir göz attim. Acaba tümünü burada bulabilir miyim dedim. Hepsini bulamasam da önemli degildi. Nasil olsa azar azar dünyanin her yerinden bulur getirtirdik. Dr. Job yoktu artik burada. Gittigi yeni üniversitede Prof. olarak çalisiyordu. O günlerdeki gibi Lazlar artik asimile olmustur deyip geçmiyor hatta Lazcaya da zaman ayiriyormus...

Bazi seyler için zaman önemli bir olgu. Süreç neleri degistirmiyor. Bundan birkaç yil önce Laz aydinlarinin OGNI'yi çikaracaklarini kim söyleyebilirdi. Ve bu kadar ilgi görecegini kim tahmin edebilirdi.

Artik çok sey degismistir. Belli bir birikim olusmustur. Asil sorun da burada baslamaktadir. Önümüzde duran görevlerin bilincine varmak. Ve hizla yerine getirmek. OGNI'yi zenginlestirmek daha ileri adimlarla kalici hale getirmek.. Tarih ve anadilimiz Lazca üzerine dogru bilgilere dayanan bilgi birikimini olusturmak.

Alanimizda hizli ilerlemeler kaydediyoruz. Önümüzdeki yillar daha büyük basarilarin tanigi olacaktir. Artik Türkiye'de Laz fikrasi anlatildiginda gülmenin yerini bilinen önyargilarin sorgulanmasi alacaktir. Halkimiza karsi var olan önyargilara karsi amansiz bir mücadele verilecektir.

Halklarin kardesligi konusunda söylenecek çok sözümüz vardir. Karadenizde demokratik dönüsümlerin ekseni olacagiz. Bir zamanlar gericilige geçit vermeyen yöremizde olumlu gelismelere temel tasi koyacagiz. Türkiye'deki demokratik savasima katacak birikimimiz vardir.

Tulum esliginde horona durmus gibiyiz. Öylesine heyecanli ve umut dolu. Bu horona katilmaya ne dersiniz?

Selma Koçiva, Şubat 1994

 


Selma Koçiva
Yazar Hakkinda:
Yorum (3)add comment

Selahattin said:

merhaba siteye yeni üy oldum sitede neolup bittiğini öğrenmek iiçin gezinirken bir tesedüf yazınızı okudum
ben laz falan değilim ama lazları nedense severim çok çalışkan insanlardır bende çalışkan insanımızı sevmişimdir laz dilinin kaybolmaması için yazı yazıp uğraş vermek güzel ama ama size yorum yazmamın sebebi bende size yazı göndermek eğer beğenirseniz yazılarımı yayınatmanız inşallah yorumumu okur yardımcı olursanız sevinirim
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-19 11:49:18
Oylama: +0

cihantar said:

selma abla'nın ve o zamanki çalışma grubu dostlarının yaşadığı süreç gerçekten bir dönüm noktasıdır.bir şeylerin farkın da olmak ve kültürel değerleri ortaya çıkarmak ve yaşatmak insana çok büyük haz verir.
sn selma koçiva'nın yazmış olduğu şiirler laz toplumuna yönelik öğretici ve de kültürel dokudaki temaları belirleyen ve de yol gösteren bir tarzı vardır..herhangi bir dil ailesine mensup bir şahsın aynı dil den tanımadığı başka bir şahıs olan samimi dialoğu aynı his ve duygulara sahip olmalarından olsa gerek.
bir zamanlar ben laz müziğinin ritimsiz sıradan ve de renksiz bulurdum.
kendi mütevazi yaşayışı içinde bir laz ailesinin evi ve çevresin de kendi yaşamına yetecek düzeyde ihtiyaç olan her şey çalışarak var edilimekte.müzik mi ?-her ailenin büyüklerin den kalma ninni, destan, atma türkü, masal vb türlerin en az bir kaçı bulunur. bu tür değerler aile meclisi dışında pek fazla paylaşılmaz çünkü aileye özel yaşanmış bilgiler aile sırrıdır ve de aile için de kalması tercih edilir.
kültürel bir motifi 140 sene önce göç etmiş ve ayrı ayrı coğrafyalarda yaşayan insanlardan hiç bozulmamış hali ile duymak çok enteresandır.
laz kültürü konusunda çalışan bir çok insan var tabiki sahip çıkacağız.. bizim dilimiz ve bizim coğrafyamız en değerli varlığımızdır.

p'ap'u baba , nana lazi
guri kuni. nena lazi
sva opute qona lazi

MURUN3Xİ REN N3AŞA MOMSKVUN
LAZİZ LAZUR COXO NOMSKVUN -Ank'e M....

LAZONA DO LAZEPEŞİ XELEBAŞEN KAİTE SKİDİT.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-16 21:21:08
Oylama: +0

'Misafir' said:

ben bir laz olarak yazınıza hayran kaldım aynı şüphelerle bazen bende karşı karşıya kalıyorum ama laz olduğumu insanlara gururlu bir şekilde dile getiriyorum.laz olan herkesinde bunu yaptığına inanıyorum.lazcayı hiç bir zaman yitirmicez ve laz olmayan insanlar herzaman şuan olduğu gibi bize hayran kalacaklar.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-05-27 17:00:46
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Haberler

Güncel Etkinlikler

26.02.2010 I 23:34 | Lazebura©

article thumbnailKaradenizde yaşayan engelli kardeşlerimizin Tekerlekli Sandalye, Akülü sandalye,İşitme cihazı ihtiyaçlarının alınması amacıyla düzenlenen destek ve dayanışma konserine...
Makelenin Devamı...

05.02.2010 I 19:46 | Lazebura©

article thumbnail Karadenizin Sesleri, HES'leri kesmek, Karadenizdeki ekolojik ve kültürel tahribata son vermek için bir araya gelecek. Gece Horonlarla başlayıp, horonlarla bitecek.
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar: Hani açılım bütün kesimleri kaps...
lazcayı tehlikede olan diller arasında değil de tehlikeli diller arasında bi zihniyet.
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
hakkaten çok güzel geceydi ama yollar felçti çok fena yağmur vardı
Oğurinuşeni ar Noxmare : Svayoxo Gokturu
cumaşkimi, na nç'ari iritulli mtini ren da! nena emiç'opuman do miğurinaman, edo a mutxa mongon...
Lazlar: Hani açılım bütün kesimleri kaps...
HERKEZ SEN VE BEN GİBİ DÜŞÜNDÜĞÜNDE LAZ HALKI OLARAK NE GÜZEL GÜNLER GÖRÜRÜZ TAHMİN E...

Yeni Üyeler


ismail eren

53MA08

erol

Lazut_81

Mircan

Mircan

Videolar



Üye Girişi

Kimler Online

Online olan üye yok!
Powered By PageCache
Generated in 0.29274 Seconds
Generated in 0.30063700676 Seconds