Dalepe do Cumalepe, Sevgili Dostlar, | | Cengiz Kibaroğlu | Bu gün burada bu güzel şehirde, bu anlamlı yerde, Nazim Hikmet Kültür merkezinde sizlerle buluşabilmek benim için ayrı bir önem taşıyor. Bundan yaklaşık 6 yıl önce, kendi kültür ve dilimi tanıma, paylaşma ve sahip çıkma yönünde amatör bir web sitesi yaptığımda, taşıdığım heyecanı ve coşkuyu burada tekrar yaşamak gerçekten tarif edilemez bır duygu.. Bu duygu ve heyecanla lazebura adına sizleri yürekten selamlıyorum.. Hoşgeldiniz, Yaklaşık 6 yıl önce lazebura.net kendi diline ve kültürüne öz kimliğine sahip çıkma bilincinde olan lazları, ortak amaç ve noktada bir araya getirmek için yola çıktı. Modern çağın kendine özgü dinamiği ve getirdiği hizli asimilasyon süreci içinde lazların kendilerini ifade edebileceği özgür bir ortamin yaratilmasi ve entellektuel anlamda bir şeylerin üretilmesi kaçınilmazliğin bilinciyle başlatılan çalışmalarda, lazebura bir süre yanlız başına yoluna devam etmek zorunda kaldı. Ancak çok geçmeden çalışmalara yeni katılımlar oldu. Lazeburanın bu çabasına destek arttıkça bu zorlu yolun aşılmasinda da ciddi mesafeler katledildi..
Güçlü ve etkin bir anlayış ile Laz dilinin ve kültürünün korunması ve geliştirilmesi amaci ile çıkılan bu yolda, kuşkusuz çeşitli güçlüklerle karşılaşıldı, ancak Lazebura, alinan sorumluluğun bilinci ile bu güçlüklere göğüs germeyi bildi ve her geçen gün artan aktif üye sayisi ile de laz dili ve kültürünün korunmasinda yeni ivmelerin kazanmasına katkıda bulunuyor. Neneskani, yani senin sesin slogani ile, istenen ve gerekli bir çağriyi ve bu yolda alinmasi gereken yolu, Anadili dili ve kültürünün ancak ve ancak uretmek ve dayanışma ile mümkün olabileceğini yüksek sesle ifade etme çabasidir. Lazebura bu sesin etkin ve istenen seviyeye ulasmasi için yapilacak her türlü çabaya destek vermeyi kendine ilke edindi. Lazebura bu anlamda kendi öz kültürüne ve zengin tarihine sahip çıkarak, onun dünya kültürleri içindeki yerini almasi için gerekli her türlü desteği verme kararlılığındadır. Pek tabi ki, bu sadece Lazebura bünyesinde bütünleşen insanlarin değil, bütün Lazlarin ve dillerin, kültürlerin yok olmasina karşı olan bütün duyarli insanlarin da görevi olduğunu algilamak gerekir. Sizler böyle bir bilincin en canli örneğisiniz. Sevgili Dostlar! Bizler zor bir sürecin basindayiz ve alinmasi gereken upuzun bir yolumuz var. Laz dili ve kulturu için gösterilen çabalari, daha güçlü ve bilinçli sekilde, yeni bir ivme katarak, aktif şekilde yürütmek gerekiyor. Gözlemlerimiz, yeni kuşak laz gençlerinin kendi diline ve kültürüne sahip çıkma bilincini hizli bir şekilde kazandiklari yönünde. Bunun için gençlerimizin taşıdığı dinamiği doğru ve etkin şekilde kullanmalarina olanak sağlamamız gerekiyor. Şunun altini özellikle çizmek istiyorum. Bu çabalar kültürel karakterlidir ve bunun şu veya bu şekilde ne politize edilmesine ne de herhangi dinsel alana çekilmesine asla izin verilmemelidir. Laz dili ve külürü alanında ki çabalar dinsel inanışlardan ve politik görüşlerden tamamen bağımsız olması gerekir. Türkiyede bu tür çabalarin sıkça su istimale uğradiğini biliyoruz, fakat çabamizin, Lazebura nin amacını şu veya bu şekilde bazi oluşumlar ile kesinlikle kariştirilmamasi gerekir. Bunun da altini çizmek isterim.. Bu tür çalismalar lazlar tarafindan bugüne kadar olmasi gereken ilgiyi görmediği söylenebilir. Fakat eminim ki zaman hepimize bunun gerekliligini gösterecektir. Umarım lazlar dillerine ve kültürlerine çok geç kalmadan gereken ilgiyi, çalışmayı gösterirler ve israrlı çabamiza destek vererirler. Lazebura bütün çalışmaları ve bu yöndeki katkıları özgür bireyin kendi kimliğini anlama ve kavrama sorumluluğu olarak görmektedir. Geçmiste bize karşı yöneltilen eleştiriler, aslında bizi anlamaktan ve çalışmalarimizin özünü kavramaktan uzak, sadece tek taraflı ve yüzeysel olmuştur. Özellikle gençlerin bizi kavramadaki duyarliliği ve yapici eleştirileri bizler açısından sevindirici ve umut vericidir. Bizim gerçekten kaygımız var:, dilimizi, kültürümüzü yok olmaktan kurtarip korumak, geliştirmek, bu hakka laz toplumunun bireyleri olarak sahip ciktigimizi yüksek sesle dile getirmektir. Lazebura, belli gruplarin veya kişilerin değil, adından da anlaşılacaği gibi tüm lazların, laz dilinin yok olmasına gönlü razi olmaynaların sitesidir. Bunun için herkesin ciddi olarak calışması ve üretmesi gerekiyor. Şu an bulunduğumuz durum budur. Tarih bize bu sorumluluğu yükledi ve bu yük bizim omuzlarımızda. Bu yükü, ancak ve ancak bu konuda sorumluluk alarak ve gelecek nesillere kendi öz kültür dil ve kimligimizi tasiyarak hafifletebiliriz. Demoktartikleşme adına atılan adımların gerçek anlamda hedefine ulaşması için, varolan anadolu kültürlerinin yaşatilması yönünde daha samimi, demokratik ve çok yönlu degişimlerin hayata geçirilmesi gerektiği açıktır. Anadolunun bütün dilerinin, bütün kültürlerinin var olabilmesi, yeşerebilmesi gerekir. Artık insanların farklı kültürlerin ve dillerin gerekliliğini ve güzelliğini görmelidir. Biz buna inaniyoruz ve böyle bir çeşitliliğin içinde kendi kimlik ve kültürümüzle, kendi rengimizle yerimizi almak istiyoruz. Bu dünya kültürlerine bir katki bir çoğalıştir, bir kazanımdır. Bunun tersi ise hepimiz için kayıptır. Herkes bir şekilde bu sürece kitabi, gitari, tulumu, manisi, siiri, dili, horonu, düşünsel birikimi ile katkı sağlayabilir. Önemli olan bunun gerekliligine inanmak. Belki bir 20 yil sonra bu tür çalışmalara da gerek kalmayacak çünkü, bunun için geç kalınmış olacaktır. Lazebura Buluşması, bizler açısından sahip olduğumuz değerleri bir kez daha farketmek ve onları yitirmeye ne kadar yakın olduğumuzu anlamak için iyi bir firsat yaratmıştır. Bu fırsata sahip çıkalım ve şansımızı en iyi şekilde kullanalım. Bu gün burada olup desteğinizi bizden esirgemediğiniz için ve bu zorlu ama gerekli yolda bizimle olduğunuzu gösterdiginiz için hepinize teşekkür ederim.. N3asa extit! İstanbul NHKM, 17 Eylül 2006 |