Yaklaşık on gün önce deniz kenarında kağıda alınmış, karadenizle olan dostluğumu anlatan bir yazıdır.
Ey gidi uçazuğaçkmi yine başbaşayız, evet önümde tam üç günüm var iyi
değerlendirmeliyim bunu. Bugün hasret giderecem uçazuğaçkmi'yle
sarılacam ona hiç çıkmayacam içinden ee kolay değil neredeyse on ay
geçti aradan görüşmeyeli kucaklaşmayalı onla.
Ama bugün biraz
soğuk uçazuğaçkmi sanırım ilk buluşmanın heyecanından olsa gerek oysa
böyle yapmazdı, belki de kızdı bana onca zaman yoktum diye neyse
tadımızı bozmayalım ben onu herzaman seviyorum.
İşte bu,
güneş batıyor yine kırmızıya boyandı uçazuğaçkmi, ve ben üzerimde
kırmızı güneşin batışı onun kollarında bir güne veda ediyoruz. Bende
sabırsızlanıyorum çünkü akşama ziyafet var, ben yeni geldim diye
gurbetten bana öyle ziyafet hazırlamışki uçazuğaçkmi, hiç bu kadar taze
görmemiştim istavritleri. Bu akşam uçazuğaçkmi'yle dertleşme
sohbet etme zamanı, neler oldu neler bitti memlekette, kimlere kızdı o
yine, kimleri bastı bağrına. Gece ilerliyor, sanırım biraz onu
dolduranlara kızmış ve vermiş ağızlarının paylarını öyle vurmuş ki
karaya korkutmuş gözlerini, ve onu kirletenlere ne yazık ki elinden
birşey gelmiyor onlara o yüzden bizlerden yardım istedi. Ve herzamanki
gibi yine balıkçıları basmış bağrına, çok seviyor onları çünkü
süslüyorlar onu, çünkü kardeşleri babaları uçazuğaçkmi onların. Sabah
oluyor ee uyuyalım artık zaten uçazuğaçkmi de yorgun duruldu biraz ama
yok öyle ben yatarken dalga sesini vermeli hafiften ki ninni olsun bana
zaten bana yok demez, ninni gibi geldi bana o sesler. Bugün
günlerden Salı, normalde hep uçazuğaçkmi ile buluşmamız sabah güneş
doğarken olur ama bugün ilk gün olsun. Çoktan kalkmış o çoktan açmış
kollarını herkese, o kadar mutlu ki herkes onun kollarında gerçi biraz
kıskandım ama neyse herkes uçazuğa'sı o. Bugün sohbet edemiyecez
anlaşılan kalabalık buralar neyse gece nasıl olsa bizim.
Bu
gece anlatma sırası bende, çok güzel dinleyicidir uçazuğaçkmi, sabah
kadar anlat herzaman karşılık verir sana, aşklarımı anlattım ona,
nasılda parasız kaldığımı bi aralar, sonra gurbeti anlattım, onu nasıl
özlediğimi anlattım ona ki onun da beklediği oydu zaten bunu duymak çok
hoşuna gidiyordu onun, ben anlattım o dinledi ben anlattım o dinledi..
Bugün günlerden çarşamba, o da ne bugün çok durgun uçazuğaçkmi, hiç
dalgalanmıyor, hiçte esmiyor bana doğru. Bizim oralarda meşhurdur
fırtına öncesi sessizlik, sanırım öyle birşey. Havada çok kapalı
sanırım bozucak. Hemen atıldım kollarına sonra yağmur yağdığında kimse
tutamıyor onu aynen anlattıkları gibi asi ve çılgın oluyor o zaman beni
bile tanımıyor. Gece saat 22:00 ve artık benim çadırıma kadar geliyor
uçazuğaçkmi, yetmiyor ona dar geliyor durduğu yer, sanki biyerlere
ulaşmaya çalışıyor, sanki gitmek istiyor, çıkmak istiyor yerinden. Ben
ise herzaman ki gibi onun sesinle uykudayım çünkü farketmiyor her sesi
güzel onun dünyada eşi benzeri yok.
Günlerden Perşembe, son
günüm uçazuğaçkmi ile, onunda kafası karışık olsa gerek ki bi dalgalı
bi esintili bi durgun, gerçi neden şaşırdım ki herzamanki hali, bende
çok benziyorum ona tüm karadeniz insanı gibi, bazen esintili bazen
çılgın bazen de durgun, ama en önemlisi onun gibi sonsuz hürriyetine
düşkün, haksıza kızan hakkını arayan, ihtiyacını olanı doyuran kimseyi
aç bırakmayan ve sevecen sıcakkanlı herkesi kapaısı açık olan..
Bu gece her veda da yaptığım gibi karşılıklı içecem uçazuğaçkmi ile,
kadeh kaldıracam ona şarkı söyleyecez onunla, müzik ondan sözler benden
efkar ise dağlardan arkamızdaki dağlardan. Ateşimi yaktım, rakı mı
aldım, istavritlerde pişiyor bana güle güle hediyesi onun daha bugün
verdi, uzattım oltamı oda hayır demedi verdi hediyesini, Rakı, balık
birde uçazuğaçkmi daha ne olsun, acaba para ile satın alınabilir mi bu
o yüzden dünyanın en şanslı insanı ben olsam gerek. Kadehimi sana
kaldırıyorum uçazuğaçkmi senin şerefine, yine sessizlik sadece onun
sesi, o zaman kayhan durmaz ki, " denizde kararti var bu gelen kayikmi
dur, ben ozledum yarumi ağlasam ayipmi dur " heralde önünde ağlamaktan
tek çekinmeyeceğim uçazuğaçkmi'dir. Bu geceyide bitirdik içtik,
şarkılar söyledik, dertleştik..
Sabahın erken saatleri birazdan
ayrılık var, cidden de zor iş be ayrılmak ama ne yaparsın hepimizin
derdi değil mi ayrılık, memleketinden, ailesinden, dağlarından,
tulumundan en önemliside uçazuğaçkmi'den. Ve yine yağmur yağıyor
sanırım ağlıyor uçazuğaçkmi, gidenin ardından ağlıyor tıpkı Kazım'ın
ardından ağladığı gibi, tıpkı çernobilden sonra bugünkü halimizi
düşünüpte ağladığı gibi tıpkı biz gibi karadeniz insanı gibi, ne
kadarda çılgın ve asi olsa yüreği bambaşka.
Eyvallah uçazuğaçkmi guri kaite..
|