Şarkılarıyla
özümüze ayna tutuyor
1965'de
Artvin Macahel'de doğdu Bayar Şahin. Macahel Gürcistan sınırında Gürcülerin
yaşadığı bir köy... Artvin'den doğan bu ses, hala ayakta kalabilmeyi
başaran güçlü bir kültürün mirasçılarının ve bu mirasa olan bağlığın
bir çığlığı.
Sarp Sınır
Kapısının açılmasıyla Türkiye ile Gürcistan arasındaki Berlin Duvarı
yıkıldı, Bayar Şahin'in şarkılarıyla da Türkiyeli Gürcülerin kendi kültürleri
ve müzikleri ile aralarındaki duvar da yıkılmaya başladı.
İlk
albümü "Horona Çağrı" adıyla 1988'de çıkan Bayar Şahin, herkesi
el ele barış içinde ve kardeşçe yaşamaya davet ediyordu. Bu çağrı büyük
bir anlam ve derinlik taşıyordu. Bu çağrının, içinden kopup geldiği
insanlara hissettirdiği duygu ise bir başkaydı. Albüm Gürcülerin kendi
özüne ve kültürel değerlerine smahip çıkması için özel bir bir çağrıydı
adeta.
Bayar Şahin
bu doğrultuda önemli bir misyon üstlenmişti. "Etnik müziğin Türkiye
müzik piyasasına yeni yeni girdiği bir dönemde Horona Çağrı etnik bir
repertuarla piyasaya çıktı. Böyle bir çalışma ilk bakışta bir Don Kişot'luğu
andırdığı için bir çok kaygımız vardı. Ancak daha sonra gördük ki bu
albüm, müzik piyasasının öze dönüş arayışlarıyla pekişti. Ve baştan
duyduğumuz heyecanı büyük ölçüde mutluluğa dönüştürerek diğer çalışmalarımızın
yolunu açtı" diyor sanatçı bu ilk göz ağrısı için...
13
yaşında (1977) Artvin'den İstanbul'a gelip yerleşen Bayar Şahin, Türk
Folklor Kurumu'nda başladığı müzik eğitimine İstanbul Üniversitesi Devlet
Konservatuarında devam eti. 1993 yılında Stüdyo BAYŞAH'ı, 2001 yılında
da BAYŞAH Müzik Yapım'ı kurdu.
İlk albümün
üzerinden 2 sene geçmişti ki mutlu haber kulaktan kulağa yayıldı. "Bayar
Şahin ikinci albümü Rüzgara'yı çıkardı. İlk albümde yüreğimize akan
bu sıcak sesin devamı ve daha güçlüsü çıkmıştı karşımıza. Rüzgara albümü
ile yerel basının ardından ulusal basının da keşfettiği bu çok özel
sanatçı, mütevazılığından hiçbir şey kaybetmeden hem küçük, şirin, onurlu
köyünün; hem de Lazca ağıtlardan Gürcüce potporilere, her şeyiyle albümlerine
taşıdığı Karadeniz'in gururu olmayı sürdürdü.
Müzik piyasasına Kafkas-Anadolu sentezi tarzında albüm kazandıran ilk
sanatçıydı o. Kafkas-Anadolu sentezi olan Rüzgara, Bayar Şahin'in daha
sonraki çalışmalarının temeli oldu. Türkiye ile Gürcistan arasında bir
çok köprü kuruluyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan bir enerji köprüsü ve değişik
alanlarda iki ülke dostluğu için adları burada anılamayacak kadar çok
çalışma... Bayar Şahin'de iki ülkenin müzik köprüsünü kurmaya çalışıyor.
Bu nedenle sanatçı genelde Kafkas-Anadolu, özelde ise Gürcü ve Türk
müziğinden sentez oluşturmak için kolları sıvadı.
Bayar Şahin'in
kurduğu Mşvidobis Megobrebi (Barışın Dostları) Grubu, böyle bir anlayış
sonucu ortaya çıktı. Öncelikli olarak sadece Türkiye'deki Gürcüler tarafından
söylenen şarkıların kaybolmasını önlemek ve gün yüzüne çıkarılmasını
sağlamak amaçlanıyor bu projeyle. Mşvidobis Megobrebi (Barışın Dostları),
Türkiye'de yaşayan Gürcü müziğini öncelikli olarak Türkiye'ye, Gürcistan'a
ve tüm dünyaya tanıtacak. Orkestra 8 kişiden oluşuyor. Gürcü ve Türk
etnik enstrümanlarının yer alacağı orkestranın solistliğini Bayar Şahin
yapacak. Orkestra üyelerinin 5'i Gürcistan, Bayar Şahin'le birlikte
3'ü de Türkiye'den... Ekim 2002'de çalışmalarına başlayacan Mşvidobis
Megobrebi (Barışın Dostları), 2003 yılında sahne çalışmalarına başlayadı.
Albüm ise yazın çıkarılacak.
Bayar Şahin
mütevazı kişiliği ve ağırbaşlı duruşu nedeniyle çalışmalarında popüler
olma kaygısı taşımıyor bu çok özel sanatçı.
Bayar Şahin ile hem köyümüzü hem de anavatanı tanıdık. Bayar Şahin
ile dilimizle yeniden barıştık. Alışık olduğumuz ama sorgulamadığımız
tüm tatları birkaç şarkıyla ta ciğerlerimize çektik bu yetenekli, yürekli
sanatçı sayesinde. Bu yürekli yürüyüş özümüze ayna tuttu. Kendimizi
ve ait olduğumuz kültürü sevdirdi. Tanrı güç versin.
Vide klip Borçka Hemşini - Bayar Şahin izle!
Kaynak: http://www.baysahmuzik.com/bayarsahin.htm
|