Lazlara özgü birlik: Lazebura Yazdır E-posta
Serkan Yatçı / istanbul   
12.05.2006 I 16:36

Anadilde seçmeli ders verilmesi için Kürt öðrenciler tarafýndan baþlatýlan kampanyaya yönelik olarak alýnan sert önlemler ve tutuklamalar sürüyor. Ancak bu ülkede sadece anadilleriyle eðitim görmedikleri için sýkýntý yaþayanlar Kürtler deðil. Çok dilliliðin toplumsal gerçeklik olduðu Türkiye'de benzer sorunlarý Lazlar da yaþýyor ve Lazca'nýn yok olmamasý için çalýþmalar yürütülüyor. Almanya'da yaþayan Lazlar kendi anadillerine sahip çýkmak için kurduklarý Lazebura Birliði'yle dillerine sahip çýkmaya çalýþýyorlar. 1997 yýlýndan itibaren faaliyet yürüten birliðin baþkaný Selma Koçiva ile Lazebura (Lazlara özgü), Lazca, anadilin önemi ve Lazlar üzerine konuþtuk.



Lazebura Birliði'ne neden ihtiyaç duydunuz. Birliðininiz neler yapýyor?

Lazebura, 1983'te bir çalýþma gurubu olarak Almanya'nýn Stutgard yakýnlarýnda kuruldu. Üç kiþiydik. Aramýzda etnolog Wolfgang Feurstein de vardý. Çalýþmaya alfabe ile baþladýk. Lazca'ya uygun bir Latince alfabe geliþtirdik. 1984'te Kafkasoloji Kongresi'ne sunuldu. Pek bir eleþtiri gelmedi. Almanya'da yaþayan Lazlar ile iliþki kuruldu. Daha sonra Nananena adýnda bir ders kitabý yayýnlandý. Uluslararasý toplantýlarda Lazca üzerine konuþmalar yapýldý. Lazlar tanýtýldý. 1992'de Güney Kafkas Dilleri ve Kültürleri Derneði, W. Feuerstein baþkanlýðýnda kuruldu. Genel olarak Lazlar'a özelde Güney Kafkas halklarýna yönelik çalýþmalar yürütüldü. 1997'ye kadar bu dernek çatýsý altýnda çalýþmalarýmýz sürdü. Dernek yalnýz Lazlar'la ilgilenmiyordu. Özgün bir Laz derneðine ihtiyaç duyuldu. Lazebura çalýþma gurubu ayrýlarak ayrý bir dernek olarak Alman Dernekler Masasý'na kaydedildi. Lazebura'yý yeniden kurarken amacýmýz Laz dili ve kültürü konularýnda yoðunlaþmaktý. Laz dili ve kültürünü yaþatmak ve Lazlar açýsýndan demokratik talepler geliþtirmek. Lazlar Almanya'ya iþçi ailesi olarak geldiler, öncelikle görevimiz Almanya ve Avrupa'daki Lazlar'ý kazanmak, ailelerin somut sorunlarý ile ilgilenip Almanya'da bir Laz cemaati oluþturmak. Lazebura Birliði'nin Laz aileler açýsýndan en önemli iþlevi, aileler arasýnda iletiþimin saðlanmasýdýr. Kültürel toplantýlarda bu alandaki ihtiyaca cevap verme konularý tartýþýlmaktadýr.

Birliðin kuruluþ bildirisinde "anadilimizde çaðdaþ öðrenim görmek istiyoruz" diyorsunuz. Türkiye'den Lazlar için neler bekliyorsunuz?

Yurtdýþý üçüncü kuþak Lazca'yý öðrenemeden büyüyor. Almanca Türkçe'nin yaný sýra Lazca'yý öðrenen çok azdýr.Yapacaðýmýz çalýþmalarla bu yitik kuþaðý bir parça olsa geri kazanabiliriz. Zira çok kültürlü bir toplumda yaþýyoruz, Anadilimizi bulunduðumuz her ortamda korumak istiyoruz. Her þeyden önce þunu belirtmek gerekir, Lazlar Anadolu toplumunun bir parçasý. Türkiye'den kopma gibi bir sorunumuz yoktur. Biz Anadolu halklarý ile barýþýðýz. Yalnýz bazý sorunlar var. Demokratik haklarýmýz garanti altýnda deðil. Anadilimiz Türkiye'de resmi olarak anadil statüsünde deðil. Okullarda anadil dersleri yoktur. Yer isimleri Türkçeleþtirildi. Yeni bir genelgeye göre yer isimleri yasaklandý. Biz Türkiye'de daha demokratik bir ortamýn hüküm sürmesini bekliyoruz. Þiddetin sorunlarý çözeceðine inanmýyorum. Bunu Kürt sorununda gördük. Diyalog ve barýþ en üst merci.

Sadece Almanya'da mý çalýþma yürütüyor?

Almanya'da ve Hollanda'da Laz aileleri ile iliþkilerimizi geliþtiriyoruz. Çocuklarýmýza anadil dersi verilmesi için giriþimlerimiz oldu. Henüz bir sonuca ulaþamadýk, ancak çabamýz bu yönde. Anadil dersi hedefimiz. Ayrýca yýlda iki kez þenlikler düzenliyoruz. Çevremize sosyal danýþmanlýk hizmeti veriyoruz. Bilimsel çalýþmalar yürüyor. Köln Üniversitesi'nde araþtýrma projesi var. Ýnternet üzerinden geniþ bir çevreye ulaþýyoruz. Laz halkýnýn nabzýný yakalamaya çalýþýyoruz. Lazebura Birliði ayrýca yýlda bir kez bülten yayýnlamaktadýr.

Anadilde eðitimin çocuk üzerinden nasýl bir etkisi var?

Anadil çocuk için son derece önem taþýr. Çocuk dünyayý ilk anadili üzerinden öðrenir, ilk soyutlamayý anadil ile yapar. Anadillerini geliþtiremeyen çocuklar belli bir þoku yaþarlar. Lazlar, kültürlerini ayakta tutmaya çalýþan bir halk. Almanya'daki Lazlarýn durumu diðer üç dilli ailelerinki gibi sorunludur. Almanya'da Almanca eðitim dili olarak ilk sýrayý almakta Türkçe ikinci dil olmakta, anne ve babalarýn anadili Lazca üçüncü dil konumundadýr. Ýskandinav ülkelerinde kaybolmakta olan dillere eðitim sistemi anadili öðrenmek isteyen aile çocuklarýna özel öðretmen tutmaktadýr. Bunu Almanya'da görmek mümkün deðildir. Aile kendi çabasý ile üçüncü dil durumundaki Lazca'yý kendi çocuklarýna öðretmeye çalýþmaktadýr. Anadil üzerindeki en doðal haktan yola çýkacak olursak burada da Avrupa'da da pratik bir çözümün olmadýðýný görürüz.

Birçok insan Lazca'nýn yazým dilinin olmadýðýný biliyor. Lazca eser sayýsý tahmininizce ne kadardýr ve Lazca okuma-yazma bilen insanlar çok mu?

Türkiye'de þimdiye kadar iki þiir kitabý basýldý. Gürcistan'da birkaç derleme yayýnlandý, Gürcü yazýsýyla. Bu alan çok yeni, yeni ürünleri bekliyoruz. Lazca okuma-yazma bilen çok az entelektüel var. Çok sýnýrlý da olsa yayýlýyor. Ýstanbul'da Özgür Üniversite'de bir Laz dili atölyesi var. Lazca üzerine çalýþýlýyor.

Almanya'da yürüttüðünüz çalýþmalarý Türkiye'ye taþýrma durumunuz olacak mý, böyle bir düþünceniz var mý?

Biz öncelikle Almanya'da kurulmuþ bir derneðiz. Buradaki koþullar farklý. Buradan kültür çalýþmasý için belediyeden ödenek alýnýyor. Türkiye'de bir arkadaþ çevremiz var. Onlar geçtiðimiz dönem 'Mjora' adýnda bir dergi çýkardýlar. Ýki sayýdan sonra daha çok ekonomik sorunlardan dolayý durduruldu. Oradaki koþullarý tam olarak bilmiyorum, ama Laz yöresinde þubelerimizin olmasýný dilerdim. Geliþmeler biraz da demokratikleþmeye baðlý.

Türkiye, azýnlýklarý zenginlik olarak deðil, genelde "bölücülük" temelinde deðerlendiriyor. Siz de bölücü müsünüz?

Anadolu halklarýnýn çok dilliliði bilinen bir gerçektir. Bir çoðu Türkçe'den önce ev dillerine indirgenmiþ azýnlýk dillerinden konuþur. Pedagojik olarak iki ayrý lisanýn öðrenilmesi sorun deðildir. Aksine çok dillilik bir kültürel zenginlik ve toplumsal gerçekliktir. Bu çok kültürlülük Anadolu halklarýnýn zenginliðidir.

Anadolu topraklarýný çiçek bahçesine çeviren bu kültürlere inat ayrý bir durum söz konusudur. Türkiye'deki azýnlýklar politikasý ve eðitim sistemi kültür zenginliði olarak görülmeyen azýnlýk dillerinin ihmali ile doludur. 'Milli Birliði'n önünde engel olarak görülen azýnlýk dillerine hiç bir geliþme olanaðý saðlanmýyor. Bölücülük suçlamasýna bizler de maruz kalýyoruz. Ancak azýnlýk deðil halkýz. Tarihimiz, kökenimiz belli. Türkiye'de siyasi mülteci deðiliz. Yerli halkýz. Ayrýlýkçý deðiliz, birlikte yaþamaktan yanayýz. Ama göz göre göre eriyip kaybolmak istemiyoruz.




Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

3. Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali başlıyor

26.06.2008 I 23:56 | Lazebura©

article thumbnail Yeşil Yayla, bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ı ağırlıyor Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği tarafından organize edilen ve...
Makelenin Devamı...

Vadime Dokunma!

16.06.2008 I 15:48 | Lazebura©

article thumbnail 22 Haziran 2008 Tarihinde Kadıköy Meydanında, D.Karadeniz de Abu Çağlayan Deresi, Arılı Deresi, Fırtına Deresi, Hemşin Deresi, Senöz Deresi,...
Makelenin Devamı...

Üye Girişi

Kimler Online

5 Misafir ve 2 Üye Online
Powered By PageCache
Generated in 0.20680 Seconds
Generated in 0.223242998123 Seconds