Artvin Kafkasör Cerattepe mevkiinde Artvin Bakır A.Ş’nin altın, bakır ve gümüş arama çalışmasının, insan yaşamına ve doğaya büyük zarar vereceğini düşünen Artvinliler konuyu davaya götürmelerinin ardından geçtiğimiz günlerde de bir panel düzenleyerek, tepkilerini dile getirdiler.
Artvin Kafkasör Cerattepe mevkiinde Artvin Bakır A.Ş’nin altın,
bakır ve gümüş arama çalışmasının, insan yaşamına ve doğaya büyük zarar
vereceğini düşünen Artvinliler, konuyu davaya götürmelerinin ardından
geçtiğimiz günlerde de bir panel düzenleyerek, tepkilerini dile getirdiler.
Artvin Belediyesi tarafından geçen hafta sonu düzenlenen panele,
Cerattepe’deki madenleri çıkarmak üzere işletme ruhsatını elinde bulunduran
Kanada kökenli İnmet Mining şirketi adına Artvin Bakırcılık şirketinin davet
ettiği uzmanlar ile Yeşil Artvin Derneği adına katılan bilim insanları konuştu.
Panele madenci şirket Artvin Bakır adına; ODTÜ’den Doç. Dr. Aydın Bilgin, Haşim
Altınözlü, Burhanettin Şahin, Dr. Cevat Er, Dr. Sabri Altınoluk ve Hacer Kayhan
ile Yeşil Artvin Derneği adına Doç. Dr. Can Bilgin, Artvin Orman İşleri
Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Metalurji Mühendisi Cemalettin
Küçük ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngör katıldı.
Artvin Belediye Başkanı Dr. Emin Özgün’ün yönettiği panelde,
“Artvin Cerattepe’de yapılması planlanan madenciliğin Artvin ve çevresine
etkileri” konusu tartışıldı. 6 saat süren ve Artvin halkının yoğun ilgi
gösterdiği panelde, öncelikle Artvin Bakır A.Ş. temsilcileri projelerini
anlattılar. Ardından Yeşil Artvin Derneği temsilcileri, bu proje hakkındaki
kaygı ve eleştirilerini dile getirdi.
‘Parası cebimizden
çıkacak’
Panelistlerden Can Bilgin özellikle Cerattepe yöresinin çok sayıda
nadir ve endemik bitki türleri ile çok hassas ekosistemlerden biri olan doğal
yaşlı ormanlardan oluşması nedeniyle, madencilik yapılması durumunda, geri
döndürülemez çevresel problemler yaşanacağına işaret ederek, sadece madencilik
sahasının değil, sınırındaki Hatila Vadisi Milli Parkı ormanlarının da ciddi
şekilde tehdit edileceğine vurgu yaptı.
Tahir Öngör de, Artvin Bakır A.Ş.’nin aslında, bütün sermayesinin
İnmet Mining isimli Kanadalı bir şirkete ait olduğunu belirterek, bu şirketin
dünyanın birçok yerinde yapmış olduğu çalışmalarda çevre felaketlerine yol
açtığını örneklerle anlattı. Aynı şirketin Papua Yeni Gine’de yaklaşık 150 bin
Ha bakir tropik ormanı ve su kaynaklarını tamamen tahrip ettiğini ve bu nedenle
de 300 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum olduğunu hatırlatan Öngör, yapılan
ÇED çalışmasının yetersiz olduğunu ve oluşacak heyelanların ve asit maden
drenajının çok büyük sorunlar doğuracağını vurguladı.
Cemalettin Küçük ise bu işin, Artvin ve ülke ekonomisine hiçbir
katkısının olmayacağını söyleyerek, Artvin’in kalkınmada öncelikli bölgelerden
olması nedeniyle, madenci şirketin her türlü teşvikten öncelikle yararlandığını
dile getirdi. Küçük, bu nedenle toplam proje süresi sekiz yıl olan şirketin,
beş yıl vergiden muaf olacağı, SSK primlerinin ve elektrik masraflarının yüzde
50’sini ödeyeceğini ifade etti.
Özellikle heyelan, yeraltı ve yerüstü suları hakkındaki
kaygılarını dile getiren Artvinliler ise panel sonunda, madencilerin sunmuş
olduğu bu proje hakkında ikna olmadıklarını belirttiler.
26.04.2006 EVRENSEL Gazetesi
|