Bir insan doðar,büyür ve ölür. Bu süreç ortalama sosyal bir varlýk olan insan tanimi için geçerlidir.Oysa bu noktada , bireyin diþinda var olan çevresi ve daha da geniþ tanýmda toplum kavramý var ve bu kavramýn içerisinde aslýnda insan ;deðistirici yapýcý ,yorumlayici ve çoðu zaman da yikici rolu ile bu süreçte keskin bir unsur olarak rol oynar.
Binlerce yildir insanlar farkli Kültür ve Dillerin etkisi altýnda kalmýþ ,kendi kültur ve dil deðerlerini koruma geliþtirme çabasi içerisinde bulunmuþlardir.Bu caba içerisinde de çoðu zaman bunu yaþama , yorumlama konusunda baský ile karþilasmiþlar ve engellenmiþlerdir.
Bir yandan Evrenselsellik kavrami ve beraberinde yaþanan kaygili güçlükler ,diðer yandan öz kültürünü yaþama ve yaþatma çabasý.
Bu iki kisir döngü arasýna sýkýþmýi bir Halk kavrami kuskusuz çoðu zaman eksik tanýmlanmýþ yada yok sayýlmaya çalýþilmýþtýr.Tipki diðer kültürlerde olduðu gibi Laz Kültürü ve Dilinde bu süreç içerisinde kacinilmaz bir þekilde etkilenmiþ bu süreçte nasibini almýþtýr.
Çocukluk yillarýmda farkýnda olmadan yaþadiðim kendi öz kültürümden bu kadar uzaklastirilacaðimi bilmiyordum ,bunu o yillarda bilemezdim de.Ilkokula gidene kadar Türkçeyi çok iyi konuþamiyordum ve açýkçasi Lazcadan uzaklasip Türkceyi özümsemem, ögrenmem kolay olmadi.Bu yitimi yaþayacagimý o yýllarda kuþkusuz bilemezdim de. Kendi Dilimde ve Kültürümden uzaklaþmam için bana o kadar çok neden ve gerekçe sunulmuþtu ki bir noktadan sonra bu süreci taþýyamadim.Uzun süre Lazcanin güzel Türkçe konuþmami engellediði duygusu ve fikri bende hakim oldu ki zaman zaman bu duygunun altinda ezildim, aslýnda bu þekilde hissetmem saðlandi.Köylü bir ailenin Lazca konuþan bir ferdi olarak güzel türkçe konuþan arkadaþlarimin yaninda Lazcamdan ve onun Türkçeme etkisinden dolayi ezildim, üzüldum. Orta okula baþladiðimda herþey daha da zorlaþti,Türkçe eðitim sisteminde Lazcanin yeri olmadiðini ve hatta Köyumde konuþulan Dilin (Lazcanin) yeri olmadiðini gördüm.O zamanlar, Anadilim olan Lazcaya bir gün bu kadar uzak kalacaðýmý nereden bilebilirdim ki !.
Oldu sonunda, baþardýlar iþte, yillarca süren uðraþlar boþa gitmedi ve ben iyi
Türkþe konuþmayi öðrendim ama Lazcada benden uzaklaþti, dilime olan yabancýlaþtirma süreci doðru þekilde eksiksiz iþlemiþti. Artik kendi kültürünü ve dilini eksik yaþayan bir birey olarak benden istenilen noktaya gelmiþtim.
Binlerce yillik bir dili, büyüklerimin anlattiði destanlardan dinlediðim o hoþ derin Lazcayi artik yeterince iyi konuþamiyorum ama o Laz olmamýn dayanilmaz hafifliðini hala içimde yaþiyorum. Çocukluðumdan yaþamýþliklarimdan kopup gelen bir ses her defasinda beni oraya,köyüme lazonaya çaðiriyor sanki. Ben artik büyüdüm,keþke hiç büyümeseydim ve hep orada Kaþkarlarýn sarhoþ edici serinliðiyle dolan Köyümde kalsaydým. Ama büyüdüm iþte büyüdükçe farklý Kültür ve Dilleri tanidim ve tanidikça bu özlemlerim daha da artti. Dilime Lazonaya... Binlerce yillik bir Kültürün mirasçisi olarak payýma düþeni alamadim iþte..
Nerede bir lazca Türkü duysam, nerede bir Horon oynansa yüreðim özlemle doluyor.
Içimde , Evrensel olma hikayeleri ile byüyen bir çocuðun kendi neþesini, gerçekliðini diþa vuramamanin hüznü var.Þunu artýk iyi biliyorum ki ‚gelecek farkli olacak! ,umutluyum ve bunun için yürekli de olmak istiyorum. Laz kültürüne sahip çikacak, binlerce yillik bir hazinenin sahipçileri olduðunu biliyorum...
Fethiye Biber
|