(Mini-MP3-Player v2.2 (c) Ute Jacobi - unregistered version - Only Free for NonCommercial Website)
Arşiv Laz Müziği Laz Müziği

Vova, Hemşin ve Lazlar üzerine Sohbet! Yazdır E-posta
Lazebura.net   
18.04.2006 I 22:00

Yakın zamanda çıkan ve etnik müzik alanında tamamı anonim Hemşin ezgilerinden oluşan ve Hemşince söylenmiş ilk müzik albümü olan VovaHikmet Akçiçek ve Albümün yönetmenliğini yapan Mustafa Biber ile yaptık!
üzerine sohbetimizi Beyoğlu Şevin Cafe de buluştuğumuz

Image
Vova Grubu ile Sohbet
Cengiz Kibaroğlu : Vova ne anlama geliyor?

Hikmet Akçiçek : Vova Hemşince’de Kimdir? anlamına geliyor. Çalışmamızda, Vova aynı zamanda Hemşin dilinde biz kimiz? sorusuna da cevap arama gibi bir işlev görmektedir. İnsanlar soruyor biz de bu şekilde yanıtlıyoruz.

Cengiz Kibaroğlu : Vova grup İsmi mi?

Hikmet Akçiçek : Vova bir Grup değil, şöyle söylemek lazim; Biz bu çalışma için bir araya geldik. Ersin Çelik,  şu anda askerde Haziranda dönecek, Ersin, ben ve Mustafa, üçümuz bu proje çerçevesinde bir araya geldik. Şu anda grup değiliz. İlerde grup oluşur mu oluşmaz mi bunu zaman gösterecek

Cengiz Kibaroğlu : Vova bu alanda çıkan  ilk Hemşince yapılmış bir çalışma. Böyle bir Albüm çıkarma fikri nasıl ortaya çıktı?

Hikmet Akçiçek :  Şimdi şöyle söyleyeyim; Tabi benim yaşamım oralarda geçti. Bir çok etkenden dolayı gerek Laz gerekse Hemşin kültürü olsun bir yok oluşu yaşıyor, erezjona uğruyor. Nasıl ki küresel ısınma doğayı öğüten bir şeye dönüşüyor, canlıları yok ediyor, küreselleşme de aynı şekilde kentleşme ve ulus devlet politikalarının da etkisi ile bu alt kültürler dediğimiz kültürleri öğüten bir işlev görüyor.

Bu kültürün içinden gelen biri olarak bu yok oluşun acısını duydum. Biz Hasan’la (Cafe sahibi Hasan Alıcı) İstanbul Üniversitesinden tanışıyoruz. Mediko Sosal Merkezi diye bir yer vardı, 1981 yıllarında orada çeşitli kültürel etkinlikler düzenliyorduk. Orada farklı kültüre mensup öğrenciler bir aradaydık. Orada bir paylaşma atmosferi doğdu, zaman zaman çeşitli dillerde türküler söylerdik, Hemşin türküleri de söylerdik.

Sonrasından 1996 yıllarında ben tamamen bu calışma için yeni fikir ve birikimler oluşturdum. Şimdi Hemşinlilerin sayısı az ve çok iç içe yaşamıyorlar. Lazlar bu anlamda biraz daha şanslılar çünkü Hemşinlilere göre sayısal olarak daha çoklar ve birbirleriyle iletişimleri daha güçlü gibi. Lazlar Laz dili ve kültürü alanda daha yoğun şekilde çalışıyorlar. Hemşinlilerde müzik birikimi ile böylesi bir çalışmayı yürütecek birileri çıkmadı, ben de o zaman müzik birikimim olmamasına rağmen bu sorumluluğu üstlenmek gereği hissettim. Derlemelere başladım önce kendi bildiklerimi toparladım, köye gittikçe yaşlı insanlarla konuşarak, iletişim kurarak dörtlükleri topladım, derledim. Bu şekilde ilk ezgiler ortaya çıktı. Biliyorsun karadeniz müziğinde bir ezginin standart dörtlükleri yoktur. Başka bir ezgi ile söylenebiliyor, bu olay, kişinin hangi şeyi yaşadığı vb. ile ilgili, bizde de öyle.Sonra derlediğimiz dörtlükleri konu bütünlüğüne ve  uyumuna göre ezgilere yerleştirdik. Sonra belli bir düzeye ulaşınca müzik bilgisi olan insanlarla birlikte harmanlayıp gün yüzüne çıkarmak gibi bir çerçeve ortaya çıkıtı. İşte Vova böylesi  bir süreç ile ortaya çıktı.

2000 yılında bizim Özcan Alper  arkladaşımızın kısa metrajli Momi  (ilk Hemşince film) filminin galası oldu. Film için müzik gerekiyordu. Stüdyoda girdim yedi dakikada  4-5 tane türkü okudum. Bu türküler filmin galasında dia eşliğinde gösterildi. Mustafa Biber ile orada tanıştım. Mustafa „ bu ezgileri değerli buluyorum, bu konuda yardımcı olurum“ dedi.

hakcicek
Yapı olarak bu şekilde devam
edersen o zaman daha genis
kitleye diğer kültürlere sesleniş
kaygısıda olacaktır. Bu çalışma
daha çok yok olan kültürü olan
değeri koruma çabası içinde
kalınmış. O çerçevede kalacaksınız

Biz Ersinle beraber biraz daha oyalandık, ezgiler üzerinde biraz kendimiz çalışıp edip biraz daha belirginleştikten sonra Mustafa ile bir araya geldik ve yoğun bir çalışma süreci sonunda Vova ortaya çıktı. Bu arada VOVA Hemşince olarak söylenen tamamen hemşin ezgilerinden derlenmiş ve bir bütün olarak Hemşince yapılmış ilk albüm.

Ama daha önce bizim Kazım’ların (Kazım Koyuncu) Zuğaşi Berepe zamanında çıkardıkları İgzas adlı albümde yer alan  “ Ka Tun Mita Xendasoç”  parçası bir albümde yer alan ilk Hemşince türküdür. Kazim Hopa’da ezgiyi tespit etmiş, iki dörtlüğünü almıştı stüdyo aşamasında arkadaşlar bana ulaştı şarkının telafüzünde filan yardımcı oldum.  

Sonrasında Gökhan Birben in Hey gidi Karadeniz albümünde “Havaz ali meralets” parçası yer aldı. Daha sonra yine Kazım in Hayde albümünde Ella ella var. Ella Ella da da Kazım’a katkım oldu. Kazım orada tabii rock tarzında seslendirdi, doğal olarak kendi tarzI öyleydi. Çok da güzel oldu. Bu anlamda Kazım in hemşince ezgilerde payi büyüktür.

Cengiz Kibaroğlu : Albümde söz ve muzikler Anonim? Albümde tamamen anonim şarkılara yer vermenizin nedeni nedir?

Hikmet Akçiçek : Şöyle, şimdi bu tabi bir kişinin veya grubun müzik çalışması olmasından çok bir halkın kültürünün belgelenmesi amacını taşıyor. Yani biz bunu yapmasaydik başka arkadaşlar da yapabilirlerdi, ancak bu çerçevede ayni şekilde olurmuydu bilmiyorum.  Büyük ihtimalle bu Hemşin türküleri tarihin tozlu raflarına dahi girme şansını yakalamadan yok olup gidecekti. Biz, deyim yerinde ise gittik bu dörtlükleri serenderlerin, çatıların veya kızıl ağaçların çançılarının altından çıkardık temizledik ve dinleyiciye sunduk. Bazı arkadaşlar söz çalışmaları filan yapıyor ama önemli olan  o halkın yüzlerce yıldır derininden gelen ezgilerin gün yüzüne çıkarılması, biz bunu daha anlamlı bulduk...

Vova’da doğru olanının bu olduğunu düşündük başka türlü Hikmet’in yazdığı bir şey olurdu. İyi olabilir o ayri bir şey, kötü de olabilir bu da ayrı bir şey, ama bunlar halkın ürettiği şeyler iyisi kötüsü ne ise odur.

Cengiz Kibaroğlu : Albümde Birol Topaloğlu Tulum çalmış, Ayşenur Kolivar vokallerde yer almış. Albümde Laz müzisyenlerle böyle bir çalışmanız oldu. Bu fikir nasıl ortaya çıktı, nasıl çalışıldı?

Hikmet Akçiçek : Ayşenur daha önce Kardeş Türkülerin ilk albümünde lazca Avlaskani Cuneli, türküsünü söylemişti. Çok sevdiğim bir parça bu şarkıyı ta çocukluğumdan biliyorum. Çok da güzel düzenlenmiş ve söylenmiş. Ayşenur ile o dönemde İbrahim Karaca vasitasi ile tanıştım. O zamanlar bir iki tane türküyü Ayşenur’a okudum, götürdü olur mu olmaz mı diye uğraştı, ancak bir sonuç alamadık. Mustafa da Ayşenuru tanıyor, muzik yaşamının içinden.

Birol zaten bu alanda laz muziği alanında önemli isim, bir çok çalışmaları olan bir sanatçı

Bizim Hemşin kulturunde yaptiğimizi Birol Topaloğlu laz muziğinde daha derin profesyionel şekilde yapıyor. Birol belgesel çalışmalarıyla Laz ezgilerini kaynağında belgeledi, önemli bir eser kazandırdı bize. Çalışmamızda tulumu kim çalsın diye düşündük, Birol bu konuda bize yakın geldi ve arkadaşlarla Birol uzerinde karar kıldık. Çünkü bildiğim kadarı ile Birol albümlerde kendi çalışması dışında pek çalmıyor, o yüzden de Birol ile özellikle çalışalım dedik.

Bilmiyorum Mustafa senin bu konuda eklemek istediğin bir şey var mı?

Cengiz Kibaroğlu : Hazırlık aşamasından sonra o derleme süresinde özellikle albümün seslendirme vokal kısmında yada teknik kayıt kısmında tercih konusunda belk sizin karar verme şansınız olmuştur !

Mustafa Biber : Ortak karar verdik.

Hikmet Akçiçek : Tabi genel olarak hani albümde kimlerin çalacağına dair kararları çoğunlukla Mustafa karar verdi. Çünkü o kimin ne yaptığını, işin çerçevesini Mustafa daha iyi biliyor

Cengiz Kibaroğlu : Albümde ağır parçalar var  hatta bütün parçalar ağır bir tarzda yorumlanmış ve seslendirilmiş. Tanıdık bildiğimiz tarzın dışında, beklenen formun da dışında oysa başka müzik türlerinde genelde ana hit parça var, sizde böyle bir şey yok?

Mustafa Biber: Var niye yok ıskalanmış .. „ gülüyor'

Cengiz Kibaroğlu : Albümün yapılış amacı ve mantığı bunu doğruluyor gibi

Bu çalışmanızın  bu şekilde oluşması aşamasında müziğe bakışınız ve müzisyen olarak teknik bilginiz ve tarzınız etkili oldu mu?

Mustafa Biber: Yani öyle müzikle ilgili net bir şeyimiz yok. Biz buyuz böyle müzik yaparız gibi.Bu çok bileşenli bir şey uzun cevap vermem gerekir. Bir kere ben müzisyenim, müzikle ilgili bir geçmişim var ama ilk kez böyle bir çalışma var. Bundan önce böyle örnek bir çalışma yok örnek alabileceğim bir calışma da yok, Doğal olarak tasarlanmış bir şey var ama hani başka ilk söylediğiniz ağır atmosfer olması bizim dercihimiz değil, ezgiler böyle. Ticari kaygıya bakmadık ama baksamıydık diye de düşünüyorum bazen, çünkü o ritmik dediğiniz şeyler bizde yok ama bizde farklı şeyler var. Belki hit olabilecek şeyler ama dünya üzerinde farklı kulvarda farklı şekilde hep yaptıkları şey hit parçaları ile olaya sürdürmek .Bizim mantık olarak albümün yapılış nedeni buna ters bir durum.Album çok satsın diye kaygımız yok İyi şeyler olsun diye bir kaygımız var, doğru şeyler yapma kaygımız var!
Umarım onu başarmışızdır. Hani onu örnek almadığımız için mi yoksa başka nedenlerde dolayı mı. Parçalar böyle! demek geliyor...

Cengiz Kibaroğlu : Bu çok iyi bir yanıt, müzik kalitesi açısından çalışmanızın  bana göre  anlattıgı çok şey var!

Mustafa Biber : Şöyle; Siz örnek model oluşturuyorsunuz, biz bunu yaptık mı bilmiyorum ama güzel şeyler yapmaya çalıştık.Umarim birileri bundan bir şekilde yararlanır

Herkesin olaya yaklaşımı, müzik zevki farklı. Gençler farklı alt yapıdan müzik istiyorlar. Gençler müziği hızlı tüketiyor.Umarim bu noktada bir şeyler verebilmişizdir. Artık kim bundan feyz alır bilmiyorum.Gençler farklı yapıda müzik isteyebiliyorlar. Müziğin felsefesinde biraz tüketmek de vardır zaten!

Bizde de vardır. Karadeniz müziğini genellerseniz horon ritmiktir, ama bizde ki çalışmada derinlik ön plana çıkıyor. Bilmiyorum Hikmete sormak lazım bir sonraki çalışmamızda böyle bir şey olacak mı!

mbiber
Kime ulaşmak istediğimiz konusunda
net bir hedefimiz yok, ancak ilk
çerçevede hemşinliler. İlk hedef
hemşinliler ama onun dışında farklı
kültürlerden müziklerden insanlar
olabilir..

Hikmet Akçiçek : Çok farklı değildir. Şöyle söyleyebilirim Cengiz! Horonumuz çok farklı değil. Birolun ve  Kazımın çalışmalarında orijinden yakaladıkları ezgilerinde ve melodilerinde hüzün belirgindir,  yaşlı kadınlarda bu daha nettir. Ezgilerde biraz hüzün hep vardır. Hemşin müziğide öyledir, örnek vereyim, annem mesela; İstanbula arasıra gelirdi. Bir keresinde „ bir türküde ben söyleyeyim Hikmet“ dedi, söyledi. Belki bir sonraki çalışmamızda yer alacak „ bu  dereden aşağı/ uzum vurur  üzüme / bir gün olur sevduğum/ yüzüm vurur yüzüne... O kadar hüzünlüydü ki annemin söyleyişi , bu seste sadece klasik anlamda kadınla erkek arasındaki diyalogtan, aşktan çok bir halkın bütün bir geçmişi yaşanmışlıkları varmış gibi geldi bana. Hemşin tarihine baktiğimizda bu anlaşilir gibime de geliyor. Müzikte hüzün çok yaygın. sözlerde gençlerin kavuşamaması gibi şeyler var. Bizde burada bunu yansıtmaya çalıştık, varolanı paylaşmak istedik!

Cengiz Kibaroglu :  Buna katılıyorum. Dinlediğim albümde bu derinlik var

Hikmet Akçiçek : Mesela ela ela şarkışını yorumlarken de Kazım Koyuncunun  yorumu ile bizdeki farklı! Bizde bu hareketliliği katabilirdik ama böyle bir şeye girmedik, biz biraz daha orjinaline yakın seslendirmeyi tercih ettik.

Mustafa Biber : Bir de okunma biçimine ve yorumunda da sadık kaldık. Şarkının hangi ruhla ve mekanda okunduğunu göz önünde bulundurduk. Mesela aşk şarkısında ayrılık hüzün var. O an mesela şöyle bir şey de var o an öyle bir şey söylemiş, ben aranjörlük ve yönetmenlik yaptiğim için bu tür şeylere daha çok dikkat etmek zorunda kaldım. Mesela onun hani aslında hissiyati öyle yada şöyle daha iyi ifade edebilirdik diye öyle yapmaya çalıştık  Bu olayi doğru şekilde yakalarsanız müzik kalitesi anlamında çıtayı da yukarı çıkarmış olursunuz.

Cengiz Kibaroğlu : Siz Hemşinlilerde biz lazlara oranla daha dağınık bir yaşam sözkonusu, genelde sizde büyük şehirlere gidilir pastacılık filan yapılır . Bu durum çalışmanızda zorluk yaşamanıza neden oldu mu?

Mustafa Biber: Zorluk olmadı olmaması da gerekiyordu, çünkü kültürel bir çalışma. Herkesin bu çalışmada hakkını vermesi gerekiyordu. Kimsenin gelmeme çalışmama gibi bir lüksü yok. Bizim de böyle lüxümüz olmadı, olsaydı da olmazdı zaten. Meşakatli bir çalışma, bilmiyorum her kes yapar mı yapmak istermi! (...  gülüyor)

Hikmet Akçiçek :  Şöyle söyliyim Cengiz ; .. Büyük oranda derlemeler ezgileri, o atmosfer Hemşinliler nasıl yaşar filan bilgisi bende biraz içselleştiği için şöyle bir şey yaptık. Geniş insanlarla tartışma gibi bir ihtiyaç hissetmedim.Daha öncesinde derleme aşamada bunu o insanlarla zaten paylaştım. Öyle olunca biz bu parçaların bir araya gelmesi gibi çerceveyi oluşturduk. Çalışma esnasında altyapı mekan gibi bazi sorunlar oldu ama bu tür bir çalışmada böyle sorunların olmasının da çok doğal olduğunu düşünüyorum.

Ben burada şuna değinmek istiyorum. Kiminle bu müziği yapacağız, müzisyen kim olacak altyapısını kim yapacak? şekilde düşündüğümde aklımda bazı isimler vardı. Bu noktada benim aklımda Kazım’da vardi ancak Kazım ile önce kendi yoğunluğu sonrasında da sağlık problemi nedeni ile olmadı, başka isimlerde vardi. Ama şöyle bir dezavantaj vardı. Müzik alanı endüstrileşmiş bir ortam, insanlar iş olarak bakıyır. Bu açıdan bu projeye Mustafa’nın bizim duyduğumuz kaygıyla dahil olması büyük avantaj oldu. Mustafa yaklaşık 2 yıldır bu çalışma için zaman ve emek harcadı. Hatta Mustafa bu albümü iki senede adeta bir keşiş gibi yaşayarak ilmik ilmik dokuyarak bu duruma getirdi!

Bazen Mustafa’ya takılıyordum  „ Mustafa eve git uyu, yıkan bitleneceksin „.ama gerçekten öyle çalıştı. Bu nedenle bize bu çalışmayı yapacak işin anlamını bilecek kişi gerekiyordu.

Bu anlamda Mustafa gerçekten işin hakkını vererek çok yoğun şekilde çalıştı.

Mustafa Biber : Değdi mi bari?

Cengiz Kibaroğlu : Derlemeler nasıl oluştu? Anonim şarkılar - derlemeler için köy köy gezildi mi yoksa kaynaklar bir şekilde vardı studyoda düzenledi şeklinde mi oldu?

Hikmet Akçiçek :  1996 yılından itibaren once benim dağarcığımda olanaları derledik. Ben çocukluğumda o duygulari yaşadim, söyledim. O dönemde  yaylaya çıkıyordum. Albümün kapağındaki Garmi Dodge'si (Kırmızı Doç)  anonim bir figürdür aslında. Onun türküsüde var, bir sonraki albümde de yer alacak, O kamyonla yaylaya gidiyorsun, düğünlere, imecelere, gidiyorsun, gübre toplamaya gidiyorsun, gençler hep birarada, aşklar yaşanıyor, nispeten orta yaşlı birileri gençleri yönlendiriyor karşılıklı türküler yakılıyor. 

vova_kapak

Ben onları yaşadım. Onları yaşadığım için dağarcığımda epey bir şey birikti

Onları döktüm, sonrada albümde de belirttim, çevremdeki yaşlı insanları, amcam, halam, yengemdir, komşular .... onlarla birlikte tarlada bahçede şarkı mirildanirlardi bende yanındaydım orada bir çok şey derledim. Bu ezgileri kayda aldım. Ben 1996 tan itibaren bütün ezgileri kayda aldım ve sonra bu kayıtları teyid ettirdim . Sözleri her rasladığım yaşlı insanlardan bu nedir başka dörtlükler varmi diye sorarak, ezgileri toparlayarak aşağı yukarı 20 yakın ezgi zamanla türküye dönüştu.

Bizde mesela kaval çok yaygın, varmı bu soru?

Cengiz Kibaroğlu : Evet evet var! Bende tam bu soruya gelecektim..

Hikmet Akçiçek : Genel olarak Hemşin deyince bizim Çamlihemşin bölgesi  akla geliyor! Bu bölgede  tulum çok yaygındır. Hopa Hemşinlileri biraz bilinmez aslinda . İlginçtir Hopa Hemşinlilerinde dil vardir Hemşince konuşulur, bizim Çamlihemşinde dil yoktur sözler vardır sadece. Çamlihemşin tulumla eğlenir, Hopa Hemşinlilerinde kaval yaygındır.Bizim çocukluğumuzda kaval daha basit olduğu için sanirim, herkes kaval çalardı . Benimde çocukluğumda kavala ayrı bir ilgim vardı. Hopa Hemşinlilerde tulumda tabiki var ama daha çok kaval çalinir. Hopahemşinde kavalın böyle bir yeri vardir

Cengiz Kibaroğlu : Sanatçı olarak yada herhangi bir kişi olarak böyle bir çalışmayı kaliteli bir şekilde gelecek kuşaklara taşıma konusunda ana hedefiniz ve bu anlamda bir kaygınız varmıydı var mı? Bu konudaki düsünceniz nedir?

Mustafa Biber: Biz hepsini gözetmeye çalıştık, album olsun arşiv olsun geleceğede taşıyalım bugün ki koşullarıda anlatalım... bu sanirim en doğru biçimiydi. Çünkü o insanlar bu duyguları hala yaşıyorlar asik oluyorlar filan. Dünyanin neresinde olursanız olun bu insan bu duygularla yaşıyor, bu bölgede de insanlar aynı şeyleri yaşıyor, Arşive dönük yapmış olsaydık sanki bu yaşanmışlıklar bitmiş hissiyati için yapılmış olurdu ancak bu hayat bu kültür devam ediyor yaşanıyor.Bir müzisyen olarak bunu yapılması gereken bir şey olarak yapmaya çalıştım.

İleriye dönük arşiv de olsun istedim. Vova ileriye dönük olsun istedim, gençler dinlesin geleceğe taşisin istedik..

Hikmet Akçiçek :  Kalan müziklede görüştük, Hasan Saltık bize arşiv niteliğinde belgesel bir çalışma önerdi, ancak koşullarımızdan kaynaklı olarak ve yapmak istediğimiz farklı olduğundan biz böyle tercih ettik. Bir anlamda zaten ilk çalışma olması sebebiyle arşiv / belge niteliği de taşıyor.

Cengiz Kibaroğlu : Bu çalışmanızı hangi kategoriye koyuyorsunuz?

Mustafa Biber : Hangi çerçeve içerisinde?

Cengiz Kibaroğlu : Müzik evresenselliği içinde..

Mustafa Biber : Valla zor bir soru, cevabı hem var hem yok. Yani zamanla oluşabilecek bir şey. Belki ikinci çalışmada netleşecek. Çalışma ilk hemşin albümü, müzikte ilk olduğu için ve ayrıca doğalliğını korunarak yapılan bir çalışma, belli forma koyma çabası yok. Bu zaman içinde belli olacak..

Hikmet Akçiçek : Bu çeşit bir müziktir demek yanlış olur. Ancak etnik müzik grubunda olduğu kesin!

Ama insanlar  ‘otantik bir çalışma oldu’ diyor

Mustafa Biber : Oda çok doğru değil, Otantik dediğimiz yereldir, okunmadır, okunma biçimidir, ona sadık kalınmadır, ama altyapı olunca duzenlemeleri işin içine katılınca onunda dişina çikiyorsunuz. Lokal olan bir şey var hiç bozulmadan başka şeylerde koymuş renklendirilmiştir. Daha iyi bir çalışma nasıl olur diye değer verdik bu şekilde yapmaya çalıştık

Cengiz Kibaroğlu : Laz sanatçılar çalışmalarında zaman zaman hemşince şarkılara da yer veriyorlar. Albümünüzde lazca şarkı seslendirmeyi düşünmediniz mi ?

Hikmet Akçiçek : Yapı olarak bu şekilde devam edersen o zaman daha geniş kitleye diğer kültürlere sesleniş kaygısıda olacaktır. Bu çalışmada daha çok yok olan bir kültürü koruma çabası içinde kaldık.O çerçevede kalmak gerektiğini düşündük.

Cengiz Kibaroğlu : Yani bu konuda radikal kalacaksiniz?

Hikmet Akçiçek : Radikallikten  değil ayıp olduğu için.. Ben müzisyen değilim, lazca şarkyı nasıl doğru şekilde seslendirebilirim. Bunu çok iyi şekilde yapan arkadaşlar var zaten.

Mustafa Biber: Eger Mustafa sesini çok beğendik derseniz ben bir tane de lazca şarkı söyleyebiliyim ( .. gülümsüyor)

Zaten bu ezgilerin bir kaç tanesi lazcada türkçede söylenmiş. Çok da yabancı değil, ama bu albüm hemşince ve öyle devam etmeli diye düşünüyorum

Hikmet Akçiçek : Laz, Gürcü, Hemşin müzikleri aynı coğrafyada yaşadığımız için bir birine yakın özellikler taşıyor. Örneğin Cilveloy, Heyamoyu lazlar farklı şekilde gürcüler farklı tempoda söylüyor.Ben müzisyen olmadigim için lazca şarkı söylemek gibi bir şeyi bu aşamada dinleyıcıye haksızlık olarak görüyorum.

Cengiz Kibaroğlu : Imece kültüründe, “Heyamo“ - Yol şarkıları gibi anonim dörtlükler önemli yeri tutuyor. Vova Albümünde parçaları seslendirirken bu tür unsurları ne kadar göz önunde tuttunuz.? Müzikten yola çıkarak aslında başka şeylere de sahip çıkma çabası içerisine mi girdiniz

Hikmet Akçiçek : Sonuç öyle olmuş oluyor. Müzik yoluyla o kültürün kayda alınması belgelenmesi diye bir sonuç ortaya çıkıyor. Salt müzik yapmak değil, yitip gitmekte olan bir kulturu insanlara sunma, insanların bilincine çıkarmak çabası. Hatta girişte şiirimsi bir şey var, “ duyuormusunuz biz buradayiz”, diye başlıyor, bunu hemşince yazdık,  Bu çalışma bir bakıma Hemşinlilerin biz buradayiz diye kendi sesini diğer seslerin yanına katma çabasıdır.

Cengiz Kibaroğlu : Tarih boyunca Lazlar ve Hemşinliler hem iç içe hemde bir birinden uzak yaşamışlar. Bu durum müzik kültürlerine de taşınmış. Bu anlamda  size göre Vova çalışmanızda yer alan şarkılar, tamamen dış şeylerden etkilenmemiş Hemşin kültürüne ait bir çalışma mı?

Hikmet Akçiçek : Asla öyle bir şey demiyorum. Örneğin albümdeki Gelini ve Rasa türküleri ile olarak ben onu tamamen Hemşinlilerden duydum. Ama bu konu ile ilgili biri yaşlılarla konşurken aslında gürcülerden geldiğini filan söylemiş. Ne derece doğru bilemiyorum

Hani bu aynı coğrafyayı paylaştığımız için aynı duygular birleşebiliyor.

Biliyorsunuz  Sarı Gelin bizde Erzurum Çarşı Pazar diye türkçe söylenir, Azerilerin ve Ermenilerin tarzı var. Her üç halkta türkü bizim diyebiliyor, ben diyorum ki anadolu türküsü. Dolayısı ile bizim Hemşin diye söyledigimiz türkülerin de bazıları belki orijin olarak bize lazlardan geçen bir türkü olabilir veya bugün Kazımin, Birolun albümlerinde derlemerinde yer alan bir türkü belki hemşin ezgilerinden gelmiştir.

Bu bir iç kültürdür. Her ne kadar insanlar yaşarken belli çizgilerle ayrılsa da insanlar olaya İstanbul’dan bakınca bizi Laz, Karadenizli olarak görürler. Şimdi bu noktada bu ince ayrımı sadece bizler görebiliyoruz. İçimizden baktığımızda bu ayrımı bizler yapabiliyoruz. Ben hepsini sahipleniyorum. Bizim çalışmamızda da bu ilkeye değer verdik, öyle gördük!

Cengiz Kibaroğlu : Vovanın dinleyiciye ulaşma diye bir kaygısı var mı?

Mustafa Biber: Kaygımız var!

Dinleyiciye ulaştık mı ulaşmadık mı bilemiyoruz. Zor soru.. ( .. gülüyor)

Kime ulaşmak istediğimiz konusunda net bir hedefimiz yok, ancak ilk çerçevede Hemşinliler. İlk hedef Hemşinliler ama onun dışında farklı kültürlerden müzik sever insanlar olabilir, hayatta farklı arayışları olan insanlara ulaşma da olabilir. Gençler açısından hani çok ağır olduğu için handikap gibi gelebilir ancak dinlendikçe, sevilir sanırım. Zaten gençler o  yaşta yanılırlar. Ama zamanla dinleyecekler ve sevecekler diye düşünüyorum.

Albüm dinlemek isteyen daha çok insanlara ulaşmalı. Dinlenmeli, dinlenmek istendigimizde dinleniyoruz. Böyle bir şey var kötü bir şey mi bilmiyorum...

Cengiz Kibaroğlu : Vova yoluna nasıl devam edecek?

Hikmet Akçiçek: Bir Grup olarak devam etme etmeme durumu somut şartlara bağlı olarak ortaya çıkacak. Ama deminde söyledim Ancak benim özellikle derlediğim toparladığım şeylerden bir albüm daha çıkacak kadar repertuar var. Büyük oranda işlenmiş şekliyle, bir kısmı bir az daha işlenip araştırılıp yerleştirilmesi gerekiyor. Dolayısı ile en azından benim kişisel olarak hedefim bunu oluşturup dinleyiciye sunmak. Zamanlama olarak önümüzdeki dönemde ortaya çıkacaktır.

Röportaj Tarihi : 17 Nisan 2006
Hikmet Akçiçek, Mustafa Biber
Röportaj : Cengiz Kibaroglu
Yer : Şevin Kafe Beyoğlu
Copyright : Lazebura.net

+++++++++++++++++++++++++++++++++++

neseVova albümü üzerine istanbuldaki sohbet öncesi Ankarada Ardiç Kitapevinde karşılaştığımız Hemşinli Neşe ile Vova ve Hemşinliler üzerine konuştuk.

Neşe 19 yaşında ve ailesi ile birlikte Ankarada yaşıyor. Hemşinceyi anlıyor ama az konuşabiliyor. Hemşin bölgesine gidince zaman zaman geleneksel gisileride giymekten keyif alıyor.

Neşenin anne ve babasi ise Hemşinceyi gayet iyi konuşuyor.

Neşe : Vova benim beüendiüim bir çalışma ancak biraz ağır bir tarzı var. Biz genelde canli müzikleri tercih ediyoruz. Tulumu ise sadece eğlencede ve horonda kullanılan enstrüman  şeklinde görmüyorum ama tulumda sanirim birazda hüzün var.

nese2Tulum ve ölüm uzak seyler gibi, biri ölünce ardından tulum çalınmıyor, aslında belkide çalınmalı!
Bana göre Kaval bizde tuluma göre daha çok hüzün çağriştiriyor.

Müziğin kalitesinden söz etmek için sözlerinede bakmak gerekiyor.

Hemşin kültürü ölecek mi sorusuna ise : Hayır ölmez biz varız diye yanıtlıyor!
Bugün ki genç kuşak arasında kendi kültürüne ilgi var. Gençler artık sokakta horon oynuyor.

Bu konuda umutluyum...

  

Röportaj Tarihi : 12 Nisan 2006
Yer : Ardiç Kitabevi Ankara

Albümü Internet üzerinden IDEFIXE sitesinden satin alabilirsinizmainlogo




Sanatçı : Vova
Albüm Adı : Hamşetsu Ğhağ - Hemşin Ezgileri - Songs Of Hemshin
Müzik Şirketi : Ada Müzik

Örnek şarkıyı dinlemek için yandaki butoni tıklayın
1. Maa aakag maa  Dinle
2. Raşa  Dinle
3. Gelini  Dinle
4. Asa onder asa
5. Nenni nenni
6. Hemşin horunu
7. Heydane
8. Ha yaylalar
9. kukkun kuka gonçagu
10. Yar yar
11. Ella ella
12. Havaz ali meralets
13. İnce ğharğhar / ağırbar
14. Gelini

 


Yorum (26)add comment

Morçi said:

özellikle gelini ve yaylalar parçaları beni çok etkiledi süperr çalışmalarınız için teşekkürler...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-01-29 17:24:52
Oylama: +2

İ.ÖZTÜRK said:

tabiiki hemşinim demekle bitmez bazı şeyler vardırki uzaktan kumanda misali tavırlar o varlığı ne yok aeder nede varlığına varlık katar herşey ve herşeyi yerinde uygulayıca güzeldir HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN SEVGİLERİMLE HEMŞİNİM
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-11-12 16:31:47
Oylama: +0

kezi said:

Son yıllarda yapmış olduğunuz müzik ve bizi dunyaya tanıttığınız için,sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.Bizimde bu yaptıklarızın karşılığında yapmamız gereken bolca kasetlerinizi almak ve ardaşlarimıza tafsiye etmek olcak.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-19 10:04:49
Oylama: +1

Misafir said:

hemşince bi dil mi bu konuda hiç birşey bilmiyorum da merak ettim
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-18 21:44:45
Oylama: +0

Misafir said:

ETNİK MÜZİK DİNLEYİCSİ İLK AŞAMADA AZ OLDUĞUNDAN VOVO'NIN ORJİNALİNİ ALIN. ÖZELLİKLE LAZ VE HEMŞİNLİLERE ÖNERİYORUM KESİNLİKLE KAYIT YAPARAK BİRBİRİNİZE VERMEYİN. BUNU ÜRETEN DUYARLI İNSANLARA HAKSIZLIK ETMEK HİÇ BİR LAZA VE HEMŞİNLİYE YAKIŞMAZİ.LAZ ORHAN AKGÜN.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-15 17:02:55
Oylama: +1

Misafir said:

selam herkese
sarkilar cok güzel tabi kültür korunmasi lazim cocuklara lazcayi ve hemsinceyi ögretmek lazim bu cok önemli kendi kültürünü korumak türklügü sevmemek anlamina gelmez.
ben hemsince sarkilari ermenilerre dinlettim bakalim anliyorlarmi diye ama anlamadilar ilk önce hemsince oldugunu söylemedim dinleyin dedim bakin bu ermenicemi diye hayir ermenice deyil dediler
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-11 23:19:19
Oylama: +0

Misafir said:

çok güzel birkşey düşünülmüş bende birhemşinli olarak çok sevindim duyunca inşallah hayırlısı olur ben inanıyorumki sizler başaracaksınız vova yi görecek bütün türkiye bide bunu söyleyeyim güzel hemşilce şarkıları genelde yaşlılar çok biliyorlar ve güzel sözleri anlamlı sözler içeriyor bence onlardan yardım alın derim başarılarınızın devamını cani gönülden dilerim kib by
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-06 17:06:18
Oylama: +0

Misafir said:

bu tur kulturumuzu yansıtan kasetlerden cok gurur duyuyorum bu tur organızasyonların daha guçlu bır sekılde devam etmesını ıstıyorum
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-06 12:19:12
Oylama: +0

Misafir said:

ben wienden kerim fatih biyik boyle bir sey icin gecmi kaldik aslinda ozumuzu kayip etmeyelim insanlari seviyorum bende hemsinliyim
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-09-05 21:51:16
Oylama: +0

Misafir said:

YILLARDIR İNSANLAR HEMŞİNLİLERİN FARKINDA BİLE DEĞİLDİ.LAZ DENİLİNCE TÜM KARADENİZLİLER AKLA GELİYORDU.BÖYLE BİLİNMESİNDE HEMŞİNLİLERİNDE LAZLARINDA HATASI VAR BENCE.KİMLİKLERİNİZE SAHİP ÇIKIN BU ÜLKE BU MOZAĞİİLE GÜZEL.HEMŞİNLİ VEYELAZ DEĞİLİM AMA MÜZİKLERİNİZİ DİNLEMEKTEN ZEVK ALIYORUM VE ÇOK SEVİYORUM.TÜM HEMŞİNLİ VE LAZLARA SEVGİLER
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-25 09:43:36
Oylama: +0

Misafir said:

SIZINLE GURUR DUYUYORUZ BU MUZIKTEN BASKA GUZEL BISEY OLABILIRMI
HEMSINLI OLDUGUM ICIN COK MUTLUYUM
COK COK COK TESEKKUR EDERIZ
CUNKU ZATEN 3 SENEDEN BERI TULUM VE HEMSINCEYE HASRETIZ

INGILTEREDEN
CANSU UCUNCU
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-19 21:00:56
Oylama: +0

Misafir said:

VOVA GOGSUMUZU KABARTTINIZ
COK TESEKKUR EDERIZ BOYLE BIRSEY YAPTIGINIZ ICIN SIZINLE ONUR DUYUYORUZ
AMA ALBUMUNUZ HERALDE INGILTEREYE GELMEMIS BULAMADIM LUTFEN BURADA YOKSA BURAADA GOMDERIN
SARKILAR COK GUZEL
BENIM RAHMETLI BABAANNEMDE GENCKEN HEP BUNLARI SOYLEMIS
72 YASINDA BILE AKLINDAYDI VE SOYLUYODU
HELEKI MUZIKLERINIZ COK GUZEL
LUTFEN BU ISIN PESINI BIRAKMAYIN
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-19 21:00:35
Oylama: +0

Misafir said:

eski müzikbox niye çalmıyorsunuz bana eskisi lazım o
şarkılar güzel bu yeni çıkanı güzel değil lütfen eski müziboxu yükleyin.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-15 13:50:10
Oylama: +0

Misafir said:

Arıcilik, yaylacalık hobimiz
Kaçkarların etekleri evimiz
Asirlardır değişmedi adımız
Bulutlar ülkesi Hemşinliyiz biz

Sesini duyunca güler yüzümüz
Bağlama, ney değil, tulum sazımız
Göçebe yaşarız Türklük özümüz
Bulutlar ülkesi Hemşinliyiz biz.

Yukarda dinlediğim örnek şarkılarda tulum ezgisi duyamadım, oysa hemşinlinin tek müzik aleti tulum.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-13 20:48:08
Oylama: +0

Misafir said:

**mek hamşetsi ellelov şad arliyik**bir hemşimli olarak çok gururluyuz***
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-08 23:03:58
Oylama: +0

Misafir said:

Hemsince'yi incelersek Ermenice'ye ne kadar yakin oldugunu gorebiliriz, Hemsinliler belki kabul etmeyecekler ama, diger dogu karadeniz halklari gibi asimile olmuslar, albumdeki sarkilari bir Ermeniye dinlettiginizde size bunun ermenice oldugunu soyleyecektir. Dogu Karadeniz asirlardin bir medeniyet bolgesi olmus ancak bugun karadeniz halklari bunun farkinda mi yoksa egemen kulturun altinda farkinda olmadan eziliyor mu?
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-04 13:16:30
Oylama: +0

Misafir said:

işte doğu karadenızde yasayan bız lazlar ve hemşinlıler kulturumuze sahıp çıkıp çok uzun yıılar sonrada gelecek nesıllere bunları aktarabılecek kultur bırıkımlerı oluşturabılmek çok guzel bır olay.bu kultur duvarına bır tas koyana bınlerce teşekkur .nıce kaset ve kıtaplara ve ozellıkle aktıf yasatabıleceğımız bır dergıye ıhtıyacımız var kan bır dere gıbı kayı dğalepez bızırat (iyi gunlerde bulusalım)
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-02 22:03:59
Oylama: +0

Misafir said:

bende bir hemsinliyim bununla hep gurur duydum ama pek on pilana cikamadik yani kendimizi kulturumuzu anlatamiyoruz muziklle olsun bolgemizi tanitamiyoruz sorun bu bence butun hemsinlilere selam viyanadan
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-08-01 20:16:30
Oylama: +0

Misafir said:

Ben Hopalı hemşinli olduğumdan dolayı gurur duyorum. Ve televızyonlarda hemşin türküleri çalındığı zaman dahada gururlanıyorum.Daha çok bu tur yapıtların çıkmasını diliyorum.CD Ler nerede satılıyor bir telefon nosu yazılmasını istiyorum.iyi çalışmalardilerim Muzaffer Köse Sariyer
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-27 14:19:11
Oylama: +0

spala said:

çok güzel bi albüm emeği geçenlere selamlar
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-23 11:20:30
Oylama: +0

balc said:

bu sitede hemşince sarkılara yer vermeniz çok güzel ben bir hemşinli olarak lazca sarkıları dinlemekten zevk alıyorum biz hemşinlilerlazlar kadar kültürümüze sahip çikamıyoruz başarılar
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-22 11:19:44
Oylama: +0

Misafir said:

ÇOK DERİN VE ANLAMLI YÜREKTEN TEBRİK EDİYOM
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-20 19:49:34
Oylama: +0

Misafir said:

katkısı olanları tebrik ederim.Ankarada yaşıyorum toplandığınız yer varmı sizlerle tanişmak, etkinliklerinize katılmak isteri herkese selamlar.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-20 13:02:55
Oylama: +0

Misafir said:

tebrik ediyorum. gerçekten güzel bir albüm. Kendi kültürüm olmasa da böyle çalışmaların devamı çok kültürlülüğümüzün en büyük kanıtı.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-07-14 10:43:44
Oylama: +0

'Misafir' said:

Yöresel kültürümüzün iyiniyetli ellerde ve yüreklerde yeniden yorumlanması elbette çok güzel. Zira yaşanmış bir geçmiş var ; değişim ise bizi bişeyleri zorluyor.. Bu zorluk geçmişin anlaşılmasını da etkiliyor tabi. Hemşin ezgilerindeki hüzün ve özlem insanının ypısındaki ruh haliye ilgilidir ve bu çok insancıl ve kuşatıcıdır. Önemli olan bu birlikteliği görebilmek ve buna ideolojik bir arkaplan eklemleme mektir. Eklendiğinde aramızdaki ufak tefek görüş ayrılıklaı bizi uzlaşıya götürmeyebilir. Gerçi kimin doğasever, kültürüne düşkün veya türkü tutkunu olduğu ancak yüreğinin içindekileri bir türküde, tınıda veya şiirde açığa çıkmakla anaşılır. Rize hemşinlileri olarak kültürün sahiplenilmesini ancak şahsi yorumların onun yaşantısının önüne geçmemesini düşünüyoruz. En azından kendi aımıza böyle. Müzik konusu kadar kültürün yaşantası konusunda da bişeyler yapmak gerekli. Onun yaşanması için ne yapabiliyoruz ? Geçmiş birlikteliğimiz ve uzlaşı adına üzerimize düşenlerin yapılması gerekiyor elbet. Uzlaşı ve hoşgörü ve katıksız barış için tabi ki.. Şüphe bırakmayan yaklaşımlarla.. Selamla.

Hasan ŞİŞMAN.
İST.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-06-15 21:20:09
Oylama: +0

'Misafir' said:

evet gerçekten güzel bir albüm olmuş ben böyle çalışmaların daha çok olmasını istiyorum çünkü ne kadar çok çalışma olursa bizler kendi müziğimizin farkına varacağız ve son olrak biz bu sanatçılara sahip çıkmayı unutmayalım
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-05-13 18:15:00
Oylama: +1

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Üye Girişi

Özel Mesajlar

Giriş yapmamışsınız.

Kimler Online

5 Misafir Online
Online olan üye yok!

Önerdiklerimiz