Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen kazanýn etkileri üzerinde yapýlan araþtýrmada, ''Hopa'da son 3 yýlda meydana gelen ölümlerin yüzde 47,9’unun nedeninin kanser olduðunun belirlendiðini'' bildirdi. ''Çernobil Kazasý Sonrasý Türkiye'de Kanser'' konulu araþtýrmanýn sonuçlarý, Ýstanbul Tabip Odasý'nda düzenlenen basýn toplantýsýnda açýklandý.
TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Orhan Odabaþý, Çevre ve Orman Bakaný Osman Pepe'nin kaynak sularýna iliþkin yaptýðý açýklamayý hatýrlatarak, insanlarýn içtikleri sulardan, yedikleri gýdalardan emin olamadýklarýný, vücutlarýnda meydana gelen en ufak bir deðiþiklik veya ellerinin üzerinde çýkan küçük bir yaradan bile kaygýlandýklarýný söyledi.
Kanser hastalýðý ile ilgili ''Saðlýk Bakanlýðý'nýn elinden düzenli veriler olmadýðýný'' anlatan Odabaþý, o dönemde Karadeniz Bölgesi'nde kolu, bacaðý veya kafasý olmayan bebeklerin dünyaya geldiðinin kendilerine anlatýldýðýný, ancak bunlara hiçbir kayýtta rastlanýlmadýðýný ileri sürdü. Hopa Belediye Baþkaný Yýlmaz Topaloðlu da, resmi verilere göre kanserin diðer coðrafi bölgelere göre Hopa ve Karadeniz'de daha çok görüldüðünü savundu.
TTB tarafýndan gerçekleþtirilen araþtýrmanýn sonuçlarýnýn Saðlýk Bakanlýðý'ný harekete geçirmesi, hastalýðýn erken dönemde tespit edilerek tedavisinin baþlatýlmasýna yönelik çalýþma yapýlmasý gerektiðini söyledi. Topaloðlu, kendi ailesinden de 2 kiþinin kanser hastalýðý sonucu hayatýný kaybettiðini ve halen 4 kiþinin ayný hastalýktan tedavi gördüðünü belirtti.
ARAÞTIRMA SONUÇLARI
Uludað Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Kayýhan Pala da, araþtýrmanýn sanatçý Kazým Koyuncunun kanserden ölümünün ardýndan, duyarlýlýðýn arttýðý Hopa'da gerçekleþtirildiðini, 1939 ev ve 7 bin 831 kiþi ile görüþüldüðünü bildirdi.
Kayýhan Pala, 1–30 Eylül 2005 tarihleri arasýnda yapýlan araþtýrmaya göre, Hopa'da, tanýsý doðrulanmýþ 49, doðrulanmamýþ 27 olmak üzere toplam 76 kanser hastasý olduðunun tespit edildiðini kaydetti. Araþtýrmaya göre, Hopa'da yýllýk kanser görülme sýklýðýnýn erkeklerde yüz binde 149,5, kadýnlarda yüz binde 117,5 olarak ortaya çýktýðýný ifade eden Pala, bu oranýnýn dünyaya göre çok yüksek olduðunu vurguladý. Pala, ''Hopa'da son 3 yýlda meydana gelen ölümlerin yüzde 47,9’unun nedeni kanser olarak belirlenmiþtir'' dedi. Çernobil kazasýnýn en önemli etkisinin, tiroid kanserinin görülmesindeki artýþ olduðunu belirten Pala, ayrýca radyoaktif kirliliðin olduðu riskli bölgede yaþayan kadýnlarda da, meme kanserinin görülme sýklýðýnda artýþ olduðunun bilindiðini söyledi.
Kayýhan Pala, ''Geçerli ve güvenilir bir kayýt-bildirim sisteminin kurulmamasý nedeniyle, kazanýn bölgede kanser olgularý ve ölümleri üzerine etkisini kanýta dayalý deðerlendirmek mümkün deðildir'' diye konuþtu.
Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan bütün Türkiye'de ivedi olarak ''Toplum Tabanlý Kanser Kayýt Sistemi'' ile Doðu Karadeniz'de Kanser Araþtýrma, Taný ve Tedavi Merkezi kurulmasý gerektiðini kaydeden Pala, bölgede ayrýca kanser taramasý yapýlmasý gerektiðini söyledi.
''SANTRALÝN SIZINTILARI DEVAM ETMEKTE''
Araþtýrmada görevli Edirne Ýl Saðlýk Müdürlüðü Halk Saðlýðý Uzmaný Dr. Gamze Varol Saraçoðlu da, Çernobil'deki kazanýn 26 Nisan 1986'da meydana geldiðini hatýrlatarak, ''Çernobil Nükleer Santrali'nin hala saðlýk, sosyal ve ekonomik alanlarda zararlarý sürmektedir. Santral, 2000 yýlýnda kapatýldý, ancak sýzýntýlar var. Tehlike devam ediyor'' dedi.
Kayýhan Pala, daha sonra gazetecilerin sorularýný yanýtladý. Pala,radyasyonlu çay konusundaki bir soruya karþýlýk, ''Ben çayý güvenle içmiyorum. Radyasyon var, demiyorum'' diye konuþtu.
Hopa Belediye Baþkaný Yýlmaz Topaloðlu da, bir soru üzerine, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nca özellikle Sarp Sýnýr Kapýsý'nda ölçümler yapýldýðýný, ancak bunlarýn açýklanmasý noktasýnda sýkýntý yaþandýðýný ileri sürdü.
|