Arşiv Laz Dili Laz Dili

Lazca egitim istiyorum Yazdır E-posta
AHMET TULGAR   
04.10.2004 I 00:14

Tulum ve kemençedeki ustaligiyla dünyaca taninan Karadenizli müzisyen Birol Topaloglu, Lazca türküleri nedeniyle televizyona çikarilmamaktan yakiniyor...

Yapi ve Kredi Sanat Festivali kapsaminda 10 gün önce Istanbul’da konser veren Ispanyol gaydaci Hevia’ya Karadeniz yaylalarindan bir müzisyen konuk oldu: Birol Topaloglu... Topaloglu ile Hevia’nin sahne yoldasligi biz izleyicilere bir kez daha kültürlerin bozulmadan kaldiklari sürece nasil da esit, nasil da kardes olduklarini gösterdi.
Çikardigi kendine ait iki albüm ve bir derleme çifte albüm ile bugün Türkiye’de de, dünyada da etnik müzik alaninda taninan Birol Topaloglu Rize’deki köyünde sürdürüyor hayatini... Ama kendi deyimiyle "suni bir milliyetçiligin" üretildigi Karadeniz’de siyasi farkliligini, özgürlükçü görüslerini savunarak.

Yeni Karadenizli türkücülerin çikisi Güneydogu’daki siddetin yükselisine paralel olarak gerçeklesti. PKK karsiti, asiri milliyetçi türküler Karadeniz folklorunu Türkiye’ye yeniden hatirlatti. Siz bu gelismeyi nasil degerlendiriyorsunuz?
Simdi ben bu siyasi seylere fazla girmek istemiyorum ama sunu söyleyeyim: Ben Karadeniz’in daha dogusunda, Rize, Pazar’da bir Laz ailesinde dünyaya geldim. Ben Türkçe’yi sonradan ögrendim. Bu benim seçimim degildi.

Nece konusuyordunuz?
Lazca. Mohti dili.

Evet. Devam edelim...
Simdi Türkiye’de maalesef tek dil, tek din, tek kültür, yani tektiplestirme politikasi yüzünden Türkiye’de yasayan diger halklar, diger mozayik kültürler diyelim, artik ne isim verirsek, yani Türkçe disinda diller konusan halklar yillarca göz ardi edildi. Dolayisiyla onlarin müzigi de. Yillarca Laz ezgilerinin üzerine Türkçe milliyetçi sözler yazilarak yapilan türküler insanlara Karadeniz müzigi diye yutturuldu. Ama Türkiye’de artik ana dilde egitim gündeme geldi. Ben artik bunlarin asilacagina inaniyorum. Ancak sunu da söyleyeyim: Bizim kültürümüzün göz ardi edilmesi benim kendi kültürüme daha da yakinlasmama neden oldu.

Peki, sizce Lazlar’in ana dilde egitim talebi olacak mi?
Zaten talep ediyorlar. Ben ediyorum. Ben televizyona çikip ana dilimde türkü söylemek istiyorum.

Karadenizliler milliyetçidir. Kendi çevrenizden insanlar size bu taleplerinizden ötürü kizmaz mi?
"Bunlar gereksiz, niye böyle seyler yapiyorsun?" diyenler oluyor tabii. "Türkçe söyle" diyorlar. Evet, Karadeniz’de suni bir milliyetçilik üretildi. Ama Mohti Lazlari denilen Lazca bilen Lazlar milliyetçi olmaktan çok demokrattirlar.

Televizyona çikmaniz engelleniyor mu?
Tabii, ariyorlar televizyonlardan, "Ama lütfen Lazca söyleme, Türkçe söyle" diyorlar. Türkçe de söylerim, hos ben düsman degilim. Ama onlar da bana düsmanca yaklasmasinlar.

Istanbul’da degil, Rize’de köyünüzde sürdürüyorsunuz hayatinizi. Nasil oradaki hayatiniz?
Ben orada derleme yapiyorum. Yaylacilik yapan yüksek köylere gidiyorum, onlar gibi yasiyorum. Onlarla üzülüyorum, onlarla seviniyorum. Çünkü onlarin bir parçasi oldugunu hissettirmeyen onlardan bir kelime alamaz. Orada bir köye birisi gitti mi hemen sorguya alirlar, "Niye geldi?" diye...

Yurt disinda da konserler veriyorsunuz. Oralarda size ilgi nasil?
Ben yaptigim bu çalismalarin ne kadar gerekli oldugunu yurt disinda anliyorum. Geçenlerde Portekiz’e gittim bir festivale. Kizilderili, Ispanyol, Iranli, Türkiye’den de Laz müzisyenler sahneye çikti. Orada bir Laz olarak onurlandirildigimi hissettim. Orada her kültür esitti. Esitligi tattim.

Türkiye’de halk müziginin çok fazla piyasaya yönelmesi Bati’nin Türk müzigine ilgisinin azalmasina neden oluyor, degil mi?
Evet. Bati özgün halk müzigini, özgün Anadolu müzigini dinlemek istiyor. Mesela Ibrahim Tatlises yerine Muharrem Ertas’i dinliyor Avrupalilar. Avrupali bize "Kendi kültürünle gel. Kendini getir" diyor. Bir Fransiz gazeteci gelip benimle üç gün köyde yasadi ve nasil çalistigimi izledi. Aslinda TRT de bir belgeselimi çekti ama daha yayimlanmadi.

Birçok Karadeniz enstrümanini çalmaniza ragmen neden tuluma agirlik veriyorsunuz?
Tulum yok olmak üzere oldugu için tulumu öne çikariyorum. Normalde sarki söylemek istiyorum. Ama Türkiye’de adam gibi tulum çalan sekiz-on kisi kaldi. Hevia ile konustuk. 1978’de Ispanya’da 25 kisi tulum çalarken bugün 3 bini geçmis.


Milliyet Gazetesi



Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

Macera devam ediyor...

17.07.2008 I 22:20 | Lazebura©

article thumbnail Mavi ile yeşilin bütün tonlarını görmek, Kaçkarlar da bulutlarin uzerinde olmanın hazzını,  Firtina da Rafting’in heyecanini yaşamak...
Makelenin Devamı...

3. Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali başlıyor

26.06.2008 I 23:56 | Lazebura©

article thumbnail Yeşil Yayla, bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ı ağırlıyor Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği tarafından organize edilen ve...
Makelenin Devamı...

Üye Girişi

Kimler Online

3 Misafir ve 2 Üye Online
Generated in 0.92590 Seconds
Generated in 0.927299022675 Seconds