Arşiv Makaleler Basından

Lazların da Söyleyecekleri var! Yazdır E-posta
Müge Tuzcuoğlu - Evrensel Gazetesi   
28.02.2006 I 14:12

Ankara`da, lazebura.net adlı Internet sitesinin etkinlikleri kapsamında „Lazuri Okitxuşi Dğa“ (Lazca Okuma Günü) düzenlendi. Lazca masalların, şiirlerin okunduğu etkinlikte, ilk olmanın ve memleketten bir sesi duymanın heyecanı gözlerden kaçmadı. Lazca`nın yaşamasına büyükçe tuğla koyan etkinliğin devamı için, öneriler sunuldu.

Memleketinden uzak Karadenizliler için bir hemşehrisiyle karşılaşmak, denizde altın bulmak gibi bir şeydir. Yine böyle Laz’ın biri, İstanbul’da bir mekanda otururken, Laz olduğunu tahmin ettiği birini gözüne kestirir ve konuşmak için fırsat kollar. Uygun zamanı bulunca “Lazuği giçkini” (Lazca biliyor musun) diye sorar. Lazca iki-üç kelime duyan bizim Laz olduğu tahmin edilen şahıs; zevkten dört köşe kollarını iki yana açar ve şöyle cevap verir:

“Vamiçkin olur mi hemşerum vamiçkin olur mi?” (bilmiyorum olur mu hemşehrim).

Lazca’nın bugünkü hali de o hesap. İçinden Lazca konuşmak gelse bile, kelime haznesi yetmiyor. Bir Laz için, hele de gurbetteki birisi için memleketinden bir insanı, oraya özgü müziği, yemeği veya herhangi bir Karadeniz tınısı; onların yüreğinin kıpırtısını artırır. Kendi memleketinden insanlarla beraber olmak; ona, memleketinin havasını, suyunu, toprağını hatırlattığı için güzel anlar yaşatır. Hele bir de üzerine kendi anadilinde, iki üç kelime konuşma ortamı doğmuşsa, değmeyin Lazların heyecanına!

Ankara’da geçtiğimiz günlerde işte tam da böyle bir heyecan yaşandı. Lazebura adlı internet sitesinde, bir araya gelen Karadenizliler, pazar günü Ardıç Kitabevi’nde “Lazuri Ok’itxuşi Dğa” (Lazca Okuma Günü) düzenlediler. Lazca’nın hüküm sürdüğü etkinliğe, üç kuşak Laz neslinden yaklaşık 40 kişi katıldı. Etkinlik; Kazım Koyuncu, Birol Topaloğlu gibi şarkıcıların ezgilerinin fonunda yapıldı.

‘Yazılı edebiyatı geliştirmek için’

Kısa bir tanışma merasimi, “Nerelisin, kimin oğlisun?” sorularının ardından Firdevs Periloğlu açılış konuşmasını yaptı:

“Lazlar kültürlerini, gelenek ve göreneklerini nesiller boyunca sözlü olarak aktarmayı tercih etmişlerdir. Laz yazılı edebiyatının gelişimi çok yakın tarihlere rastlamaktadır. 1930’lu yıllarda Gürcistan’da Abhazya Özerk Bölgesi’nde Soxumi’de Lazca okullarda okutulmuş ve o dönemde bir gazete çıkarılmıştır. Daha sonra çeşitli araştırmacılar tarafından yapılan derlemelerle halkın sözlü olarak anlattığı masallar, destanlar, şiirler kayda alınmış ve bu çalışmalar Laz yazılı edebiyatının başlangıcı olmuştur.

1990’lı yıllarda İstanbul’da çıkan Ogni ve Mjora dergileri ve sonrasında masal ve şiir kitapları ile yazılı edebiyat gelişmiştir. lazebura.net olarak yazılı edebiyatımızın gelişmesine aracılık etmekteyiz. Sitemiz forumunda “Çkunebura” bölümü bu amaçla kurulmuş olup, şu anda beklediğimiz ilgiyi görebilmiş değiliz. lazebura.net olarak Lazuri Ok’itxuşi Dğa-Lazca Okuma Gününü İstanbul’dan sonra Ankara’da düzenledik; bundan sonra da benzeri etkinliklerimiz sürecektir.”

Daha sonra Armağan Serdaroğlu da Lazca bir açılış konuşması yaptı. Etkinlikte tabi, Lazlara özgü özelliklerin örneklerine de rastlandı. Serdaroğlu’nun sözlerinin bitimine yakın; konuşmasından oldukça etkilenmiş olsa gerek; Fındıklılı Demirhan Amca, dayanamayıp “Delikanli, sen kimin oğlusun?” diye sordu. Soru yanıtsız kalmadı! Ardından ise okumalara başlandı.

Lazca’ya hayranlık

İlk masal; “Dida do bozoşi paramiti” (Yaşlı kadın ve genç kız). Lazcası okunan ve ardından Türkçe’ye çevrilen masala göre; ahırlarında bir hayli miktarda odun biriken nine, kızına “Bu odunları ne yapacaklarını” sorar. Kız da “Ben nasılsa kış olmadan evlenirim, en iyisi sen kullan” der. Nine ise “Ben nasılsa kış olmadan ölürüm, en iyisi birilerine verelim” der. Kış gelir, çatar. Ancak ne kız evlenebilmiştir, ne de nine ölmüştür. Kış boyunca soğuktan titrerler. Masalın sonu Lazca bir atasözü ile biter; “İşinizi umutlarınıza ertelemeyin”.

Lazca okunduktan sonra katılımcıları güldüren bu masalı, diğer masallar ve şiirler takip etti. Gençlerin meraklı bakışları, biraz daha yaşını almışların, suratlarına yansıyan memnuniyet havası, Lazca bilmeyenlerin hayran hayran belki de ilk kez duydukları bir dili can kulağıyla dinlemeleri ile sürdü etkinlik.
Ncaş çilamure (Ağacın gözyaşları), Nurdoğan Demir Abaşişi’nin kendi sesinden kayıttan, “Kçini do bere muşi” masalı, Muç’o var visimada (Nasıl düşünmeyeyim) isimli şiir, Butkaşi Meseli (Yaprağın Hikayesi) adlı masallar okundu.

İstanbul’da da yapılmıştı ya Lazca Okuma Günü, Ankara’daki farklı bir havada geçti. Katılımın beklenenden yüksek olması, ilk olmanın verdiği acemilikler, ortak bir Lazca okumanın oluşturulamaması ve en önemlisi dinleyicilerin, etkinliğe aktif olarak katılamaması gibi eksiklikler; biraz heyecanın önüne geçti. Kültürlerinin her alanında çeviklikleri, atiklikleri ile ünlü Lazlara, sadece dinlemek yetmedi tabi! Etkinliğin ardından zaten hemen beklentiler sıralandı:
“Böyle bir etkinlik çok önemli ve güzel. Bizleri duygulandırdı. Umarım devamı gelir”

“Folklor üzerine de bir şeyler yapabilirsiniz. Yöre derneklerini bu anlamda kullanabilirsiniz”

“Arhavi, Hopa, Ardeşen... farklı şekilde konuşuyor Lazca’yı. Ortak bir dil yaratılamaz mı?”

“Lazca internet siteleri, Lazca’ya gönül vermiş kişiler, Lazların tarihi üzerine de konuşmalar eklenmeli. Böylece Laz olmayanlar da olanlar da daha çok şey öğrenmiş olur”...

Lazona’da da yapılabilir mi?

Her şeyin daha güzeli yapılabileceği gibi bu Lazca Okuma Günü de daha iyi olabilirdi. Etkinliğe katılanların bu ortak kanısının yanı sıra bir kanıları daha vardı: bu bir ilkti. Etkinlik; Lazca’nın daha çok okunması, sahiplenilmesi amacına bir tuğlayı koydu.

Ankara’da düzenlenen bu etkinliğin ardından kafalarda bir de şöyle bir soru uyandı:

“Bu etkinliğin bir de Lazona’da yapıldığını düşünün! Kimi zaman torunlarına, çocuklara anlatılan babaanne, nine, dede hikayelerinin derlendiğini! Bu etkinlik oralarda da yapılabilir mi?”

Ankara’da bir ilki gerçekleştiren Lazca Okuma Günü, Firdevs Periloğlu tarafından okunan, Xasan Xelimişi’ye ait, Kamil Aksoylu’nun Türkçeleştirdiği aşağıdaki şiirle noktalandı.

DENİZ ve LAZ

Havada uçmak yakışır kazlara
Kazlardan güzel kim uçabilir
Balık tutmak yakışır Lazlara
Lazlardan güzel kim tutabilir
Ben Lazım deniz üstünde büyüdüm
Karadeniz’den hiç bir korkum yok
Ne kadar boğulduysam o kadar yüzdüm
İçim sevgi ile doldu
Laz balıkçılar çok tez unutur
Dalgalar onlara neler eder
Sabah yine denize kendi gider
Karadeniz’e kara sevda çeker
Yarına sevinmek için Laz
Gözleri yürekten bakar biraz
Ne kadar uzak olsa da deniz ve Laz
Deniz ve Laz birbirinden ayrılmaz

MZUĞA DO LAZİ
N3az oputxinu nomskun k’azepez
K’azişen k’ayi miz aputxinen
Nçxomi oç’opinu nomskun Lazepez
Lazişen k’ayi miz aç’opinen
Ma Lazi bore mzuğaşi jin birdi
Uçamzuğaşi şkurna var miğun
Muk’o bişkidi heko ti bimçfiri
Şkurnaşen dido oropa miğun
Lazi mançxomez ordo goç’k’ondun
Dalgape k’ala mupe un3’orun
Ç’ume mzuğaşe xolo muk ulun
Uçamzuğaşi oropa uğun
Ç’umanişe naixelasen Lazi
Tolepe muşik guriten i3’k’en
Nak’o mendra t’azna Lazi do mzuğa
Lazi do mzuğa va ok’i3’ken

Xelimisi Xasani

Haber : Evrensel Gazetesi 27.02.2006



Yorum (2)add comment

'Misafir' said:

Ank.da askerlik görevimi yapmaktayım, bi gün bi ark. dediki biz her h.sonu toplanıyoruz,bir birimizi tanıyoruz ve hepimiz laz`ız dedi.. bende yanıma iki arkadaşımı aldım(onlarda laz) ve gittik.. Ama gimez olaydım ne ilgi gösteriyorlar ne çay bile ikram ettiler herkes kendi gurup şeklinde muhabbet ediyor ve bizde tam 10dk sonra kalktık gittik.. yani anlatmak istediğim perverlik böyle olmaz hepimiz Ank.da gurbetteyiz ve hepimizde laz`ız.. ben ark.yanında utandım niye bizi buraya getirdin diye beni azarladılar.. Orası neresi biliyormusunuz..? Orası RiZE`liler Derneği.... İnşallah anlatmak istediğimi anlamışsınızdır..
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-03-08 06:23:28
Oylama: +0

'Misafir' said:

sizlere avusturya viyanadan yaziyorum ben bir abhazayim sitenizin icerigi cok gzel insallah sizlerin dilide anadoluda kaybolmaz diluinize ve klt켼rnze her zaman sahip cikin
Ufuk Bediz
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-03-06 19:29:19
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


anibal

hakii

didituti

sidelya

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

6 Misafir ve 7 Üye Online
Generated in 0.80313 Seconds
Generated in 0.805882930756 Seconds