Bugün
Türkiye'de önemli anlar yasaniyor. Bir yandan alabildigine baski
sürerken bir yandanda önemli demokratik kazanimlar kaydediliyor.
Azinlik dillerine uygulanan yasagin kaldirilmasi parlementoda, basinda
tartisiliyor. Diller yasasi`nin yasaklar bölümü kaldiriliyor. Basinda
Kürtçe üzerine yapilan yasagin kaldirilmasi üzerine yazilip çiziliyor.
Bu konuda belli bir birikim var. Kürt halkinin yillardir sürdürdügü çok
yönlü mücadeleler sonucu yasalari koyanlar zorlaniyor.
Ortadogu sorunlari baglaminda verilen
.taviz"in islevi Kürt halkini susturma çabasi seklinde yorumlaniyorsa
da yasa tasarisinin pratik sonuçlari daha genis kapsamda. Bu anlamda
dil tartismalari belli bir liberalizmi isaret ediyor. Arastirma
özgürlügü Kürtçe, adi agiza alinmayan Kürt dili Türkiye basininin
gündeminde. Buna herkes kadar bizler de seviniyoruz. Ne de olsa
Türkiye'de tüm azinlik ya da ulus tüm etnik gruplarin kaderi birbirini
ilgilendiriyor. Türkiye'deki tüm diller ayni düsünce sisteminden zarar
görerek yillardir yok sayildilar ve hiç bir gelisme olanagi
bulamadilar. Dil tartismalari bunlardandir , bizi de son derece
ilgilendiriyor. Tüm bu tartismalarda bir eksiklik var yine. Yine
konu tek boyutlu ele aliniyor. Yazilan makaleleri ve haberleri okurken
sevincim yarim kaliyor. Yine sorun salt Kürtce ile sinirlaniyor.
Türkiye'deki azinlik dillerine konan yasak Kürtçe yasagina
indirgeniyor. Türkiye'deki ulusal sorunun can alici konusu Kürt
sorunudur. Ve Kürtçe tartismalarinin odaginda. Bu, tartisma götürmez
bir gercek. Ancak sorun burada bitmiyor.
Türkiye'de konusulan en azindan sekiz dokuz azinlik dili var ve her üç
kisiden birinin anadili Türkçe degil. Cumhuriyet tarihinden bu yana
resmi olarak yok sayilan, Türkiye'nin gündeminden kaldirilan, hiç bir
gelisme olanagi taninmayan milyonlarca insanin konustugu bir cok dil.
Kimse olaya cok yönlü bakmak istemiyor. Ve bu alanda yapilan sistemli
asimilasyonun boyutlari bilince çikarilmiyor. Sorun yeni bir popülizm
ile birlikte olayin geçistirilmesi boyutunda. Bugün Türkiye'de bir çok
lisan anadil olarak konusuluyor ve varolma savasi veriyor Öteden beri
Türkiye toplumu lisanlara karsi kayitsiz, ilgisiz olma yönünde
egitilmis. Tek ve degerli lisan Türkçe sayilmis, azinlik dilleri halkin
arasinda sir gibi saklanmis. Kamuoyunda hiç adi geçmeyen mahalli
lisanlara, "ev dili"ne indirgenmistir. Oysa Lazcada diger azinlik
dilleri gibi tüm canliligini koruyor hala. Dünyanin belki her yerinde
eski dillere karsi merak ve ilgi var ve filoloji bölümlerinde lisan
karsilastirmalari yapilir. Diller
arastirma yapmak ve kültür merkezlerinde çalismalar yürütmek Bizim
ülkemizde ise azinlik dillerinden söz etmek, belli dillerden "söylemek
hos karsilanmaz, bölgecilik vs. seklinde yorumlanir. Oysa yillardir
özlemini çektigimiz bir takim seyler var. Eminim ki bizden önceki
kusaklarin çektiklerini biz genç kusak Lazlari devralmisizdir.
Halkimizin tüm olumsuz kosullara ragmen yasatmayi basardigi çok deger
verilmesi, kamuoyunda adi ' ndan söz edilmesi, halkimizin gerçek
tarihinin bilinmesi, kendimize özgü kültürel kimligimizin tanitim
konusunda hak ettigimiz yeri alabilmemiz sözünü ettigim özlemleri
kapsar.Neyazik ki, daha düne kadar hukuksal olarak da arastirma ve
yayin yoktu. Yeni çikarilan Diller
Yasasi bu konuda belli liberallesmeyi beraberinde getirmekte. Bu
bakimdan simdiki ortamda bir seyler yapmak daha kolay olacaktir. Laz
Dili ve Kültür Çalismalarinin Amaçlari Üzerine Bugüne dek konumumuz,
arastirma yapmak isteyen Batili bilim adamlari için bir arastirma alani
olmustur. Baskalari bizim dilimize ve
kültürel degerlerimize daha çok sahip çikar olmustur. Bunda Türkiye'de
arastirma yapimi bilimsel arastirma olanaginin olmamasinin da payi
vardir. En ulusal bilincin gelismemis olmasi ve kendi degerlerimize
sahip çikamamamizdir. Bu çalismalar, Lazlar üzerine varolan bilgi
açigini kapamak, konuya açiklik getirmek, sistemli bir sekilde
yürütülmüs olan asimilasyon politikasini belgeler ile ortaya koymak ve
kendimize özgü tavri belirginlestirmek için zorunludur. Ayrica
kendi adimiza konusacak halkimizin kültürel degerle Türkiye kamuoyunda
halkimizin varligini ortaya koyacak anadilimizin yasadigini
vurgulayacak demokratik gelenege sahip kesime konumuzun götürülmesi ve
Laz ilerici ve aydinlarina ulasma açisindan da böyle bir dökümantasyon
çalismasi önemlidir. Yalnizca ve yalnizca halkimizin ileri gelelen
çesitli kademelerinde, kurum ve örgütlenmelerinde aktif degisme ve
gelisme isin çaba gösteren demokrat aydin ve ilerici Lazlarin konumuzu
ele alip tavir takinmaya baslamalari ile bir seyler baslatilabilir.
|