Geçen ay Lazonaya yaptiğim ziyaret sırasında Lazonanin ilçelerini de gezme şansim oldu.Yörede özellikle yaşli insanlari ziyaret etme benim için ayri bir önem tasiyor.Küçükken yaşli dediğim insanlarin, bir bir hayattan ayrildiğini ögrenmek insanı üzüyor gerçekten. Bu yıl ki Lazona ziyaretimde , evde annemlerle sohbet ederken Faik Dedenin varliğini öğrendim.112 yaşında olan Faik dedenin hayat hikayesini öğrenmek icin sabirsizlaniyordum. Annem Faik dedeyi taniyordu.Babaannemlerin yan komsumuz olan bu Ihtiyar delikanliyi ziyaret edeceğimizi bildirdi kendisine kendiside sevinerek kabul ettmişti ama bir şarti vardi, ona ugrarken yanimizda sigara getirmemizi istiyordu., Bir an 112 yaşında bir adamin sigarayi nasil içeceğini dusundum ama annem hemen ekledi “ Faik Dede oldukca iyi sigara iciyordu” neyse biz sigaramizida yanimizda aldik ve Faik Dedenin olduğu eve gittik.
Faik Dede dışarda oturmuş, yazdan kalan son guzel gunlerin tadini cikarirmışcasina keyif yapiyordu.Bizim geldiğimizi gorunce sevindi.Bizi yanina cağirdi, getirdiğim sigaradan bir tanne tutturdu ve içmeye başladi o bir yandan sigarayi tuttururken [fena içmiyordu] ben hemen konuya girdim.Faik dedeye eskilerden sormaya başladım, Çocukken neler yaptiğini gençligini falan.Faik dede en eski hatirladigi seyin ' Ruslarin Lazonadaki varligi' çocukken rus askerleri varmış bu bölgede diye eklıyor, ve ruslarin kendilerine iyi davrandigindan bahsetti hatta bir keresinde o dönemde hastalanmış ve ruslarin hastanesinde tedavi gormuş.Ruslarin ona iyilesmesi icin ilaç verdiğinden keyifle bahsediyor.,”Ruslar varken bizim keyfimiz yerinbdeydi “ diye de ekliyor. Faik Papu, gençliğinde yol yapiminda çalismiş, ruslarin yollarinida biz yaptik diyede eklizor. Faik Dedeye Ataturku soruyorum ' iyi adamdi' diyor, onun zamaninda epey sorunlarda yasanmis..Kurtulus savasi siralarinda Ermenilerin Lazlarla olan iliskilerinden bahsetmeyide şhmal etmşyor faik dede ' Ermenilerle hiç anlaşamazdık' diyor. Faik Dedeye göre Ermeniler Lazlari sevmezmis, hep sorunlu yasamislar. Nedenini soruyorum bilmiyorum üyle işte diyor ' sanırım anlaşamamazlık daha çok önyargılı olmakla ilgili' diye de ekliyor. Faik Papu, bir dönem Düzceye çalişmak için gitmiş orada bir Abkhazakizla tanişmiş ve ona aşık olmuş.gençliğinde yasadiklarini anlatirken ozellikle gençlik dönemindeki çapkinliklarini anlatirken birden canlaniveriyor Faik Dede, .Abkhaza kızdan bahsederken yasadiği bir olayidfa anlatiyor, o donemlerde hastalanan insanlara telkin-üfleme yoluyla iyileştirilmeye çalişiyorlarmış, ayrıca şıfali bitkilerden hazirlkanan ilaçlar da veriliyormuş. Faik Dede kızlari iyileştirmek için üflermiş ve bazen hoşlandiği kiza kur yapmak için uzun uzun üflermiş.Bu kisimi anlatirken 88 yaşındaki hanimi Gürsü Nine devreye giriyor “ Onun çapkinliklarini anlatmakla bitiremeyiz, kizlari ,üfleme bahanesiyle ayartirdi “ diye ekliyor. Bir ara evlenmeyi düiunmüş hemde daha önce üflediği Abkhaza kizla ama sonra olmamıi, kizin Lazonada uyum sağlayamayacağini düşünerek vazgeçmiş., ama belliki kizi hala unutmamiş, ondan bahsederken gözleri açiliyor, heyecanlaniyor gibi oluyor.. Faik Dede geçmişten bahsederken bir ara hüzünleniyor belliki o donemi özluyor.Gunumuzde herşeyin çok değiştiğini ve artik insanlarin eskisi gibi bir birine yakin olmadigini duşunuyor.Gençlik döneminde Laz geleneklerini daha yogun yasadiklarini söylüyor. Sohbetimizin sonunda kendisine bu konuşmalari başka insanlarla paylasacağimizi iletiyorum, seviniyor yaz evladim yaz ki başkalarida bilsin diyor ve ekliyor “ Eskilere yaşli insanlara sahip çikin hal hatir sorun ' diyor . Bizler hizla bu dünyadan ayriliyoruz çocuklarimizin torunlarimizin geçmişlerine geleneklerine ve en önemliside dillerine sahip çikmasi gerekiyor.. Faik Papu ve onun gibi laz kültürünün içinde yoğrulan yaşlı insanlarımıza daha uzun ümurler diliyoruz.Ayrılırken elimden tuttu ve şöyle dedi ' Bereşkimi gurite do lazurite skudi' Kendisini tekrar ziyaret edecegimi soyluyorum ve evinden ayriliyorum. Faik Papu ile sohbetim sonrasi Lazonada yaşayan diger yaşli insanlar geliyo aklima.Onlara ulaşmakö onlarla tanışmak ve geçmişten en canli kaynaklari siz okuyucularla paylasma heyecani sariyor beni. Cengiz Kibaroğlu , 16 Eylul 2002, Lazona
|