| |
| |
| |
sapanceli_54
said:
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Büyük bir ihtimalle profilinizde yazdığınız mesajınızı yanlış yorumlamış olmalıyım öncelikle bunun için özür dilerim:) (" Her türlü ırkçı,faşist düşüncelerden uzak,bütün halkların eşitlikçi ilkeleri temelinde bir arada yaşama hakkının kendi istekleri ile olabileceğinin bilincini herkese ulaşmasını sağlamak " yazıyordu.) Hem Türk hem de laz olunamayacağını aynı zamanda bunun da ırk teorisine aykırı olduğunu söylemişsiniz. Bu savunduğunuz teorinin biyolojik yanından bahsediyor olmayasınız… asimilasyon dediniz, burası bizim ana vatanımız değildi, bunu unutmayın. Bizim ana topraklarımız şu an Gürcistan sınırları içerisinde…. İlk önce şunu bilmek gerekiyor Asimilasyon ne demek? ASİMİLASYON:Azınlığın, büyük topluluğu yapılandıran sosyal ilişkiler sistemi içinde bütünleşmesi, AKÜLTÜRASYON: ise azınlığın kültürel karakteristiklerinin çoğunluğa bir cevap olarak nasıl değiştiğidir. Asimilasyonda içsel değişmeler (meselâ, kendini çoğunluk gurubun özellikleriyle kimliklendirme gibi) söz konusu olmasına rağmen, kültürleşmede yoktur. (5) Asimilasyon, çoğunluk gurup hakkında müspet telakkiyi doğurur fakat kültürleşmede bu gerekli değildir. Bence sizlerin burada bahsettiği olay Akültürasyon olsa gerek. Akültürasyonla suçladığınız bu devlet bünyesinde halen onlarca ırk, kültürel değerlerini çok rahat bir şekilde sürdürüyor. Nitekim bende Sakarya’da doğup büyümeme rağmen hala atalarımdan kalma dilimi konuşabilme, ve onlardan gelen yemek kültürümü, yaşam felsefemi, özlüğümü…… hala yaşıyorum ve şu ana kadar hiçbir hükümette bize gelip siz bundan sonra bu dili konuşmayacaksınız, bundan sonra bu kültürü yaşatmayacaksınız da demedı. Sizin anladığınız gibi ise Asimilasyon, biz yaptık onu Sakarya’da sokaktaki herkez ya Laz ya Gürcü hele Sapanca….. farklı kültürden insan sayısı parmakla sayılır Sapanca’da. Şimdi biz burayı asimile mi ettik? Nihayetinde biz Sapanca’ya göç etmeden önce Türk oğlu Türkler yaşıyormuş burada, hatta bırakın Türkleri, bizlerden önce Roman halkın burada olduğunu söylerler bize, ama o roman halkı hala Sapanca’da kendi mahallelerinde gayet rahat bir şekilde kültürlerini sürdürüyor… Anlatılmaz bunlar, gelin görün inceleyin, bir çay ısmarlayabilirim size göl manzaralı mekanlarda Asimilasyon bir siyasi araçtır ama akültürasyonun soykırımdan bir farkı yok. Bence ilk önce şunu sorgulamalıyız, biz bu dili, bu kültürü yaşatmak için ne yaptık? Bireysel olarak verdiğiniz çabalar yeterli kaldı mı? En basitinden bir soru… çoluğunuz çocuğunuz siz lazca konuştuğunuzda baba veya anne ne dedin sorusunu soruyor mu? Sofraya lahanayı , koyduğunuzda ona LUKU mu diyor yoksa LAHANA ÇORBASI’ mı ??? Önemli olan bunlar. Benim annem babam benim yanımda lazca konuşmuyorlardı ama bütün her şeye rağmen ben konuşabiliyorum….. nedendir acaba bir düşünün?? Her şey aile tarafından aşılanır insana. Bakın bu gün Türkiye’de yaşayan bir topluluk var. Türkçe konuşmuyorlar doğduklarında hepsi Kürtçe konuşuyor, okul çağına geldiklerinde Türkçe’yi öğreniyorlar. Peki sorarım şimdi sizlere arkadaşlar…. Siz çocuğunuz doğduğundan itibaren ona Türkçe mi hitap ediyorsunuz yoksa Lazca mı? Yoksa siz çocuğunuza Lazca öğretiyordunuz da biri sizi engelledi mi???? Hiçbir topluluk, hiçbir topluluğa kültürel yönde müdahale edemez. Buna ne o toplumun üyeleri izin verir, ne de diğer topluluğa mensup insanlar |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
sapancalı bana özel mesaj atmış, >Selma koçivanın yazısını nasıl yorumladığımı,kendisinin bu konuda yorum yazdığını söylüyor.öncelikle selma koçivanın görüşlerine katıldığımı belirteyim,ama sapancalı senin görüşlerine katılmıyorum. herşeyden önce,ırkçı şoven bir ideolojiden etkilenmiş görüşlere sahip olduğunuzu söyleye bilirim.Bu görüşleri savunmak çok fazla bir yetenek ve özveri gerektırmez.Hakim ideoloji zaten budur,bu görüşü savunanlar zaten pohpohlanır,karşıt görüşler ise bölücü olur ve mahküm etmek kolaylaşır. halbuki durum bu kadar basit değildir,hem türk olup ,hem laz olunmaz,bu ırk tezine aykırı bir görüştür,bu görüş olsa olsa asimilasyon politikalarına uydurulmuş bir anlayış olur,yani bilimsel olmaktan uzaktır. her ulusun,kendi kaderini tayın etme hakkı vardır,bunu kullanır veyea kullanmaz,ayrı bir mesele,burada olması gereken birlikte yaşayan halkların eşit haklara sahip olmasıdır.vatanı paylaşan iktisadi birliği olan halklar,hemkültürel,hem de ekonomik birliktelik altında siyasal bir yapı oluşturarak birlikte yaşama haklarına sahiptir.ancak burada eğer başka ları benim siyasal etkinliğim altında olacaksın dayatması ile karşına çıkarsa ve senin kültürel haklarını zaafa uğratacak,dilini "ne idüğü belirsiz" "ipe sapa gelmez bir dill"bu dili zaman içinde ıunutturmak lazım der,okullarda lazca konuşmayı yasaklar,hatta 1926 da türkçeden başka konuşulan dillere karşı baskı uygularsan,bunun adına ne koymak lazım bilemem. benim açımdan da lazca da dünyadaki bütün diller kadar yaşama,bilimsel dil olarak kullanılma hakkına sahiptir. ama bütün bu haklar ancak sistemin değişmesi ile mümkün ,yani sömürünün ortadan kaldırılmasına bağlı. dünyada halklar emperyalis ülkeler ve onların işbirlikçileri tarafından sömürüldükleri sürece hiç kimse demokratik haklarını kullanma özgürlüğüne sahip olmaz. şimdilik şu kadarını söyleyebilirim ki,lazca yaşayacak,selma hanım gibiler çıkacaklar yazı dili haline getirecekler,bizde okumasını yazmasını öğreneceğiz,sizlerde öğreneceksiniz. kuşaktan kuşağa aktarılacak. sanırım bukadarı yeterli,şimdilik nena çkuni ninçasen... |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
|
Öncelikle insanların fikirlerime sonsuz saygımı belirtmek istiyorum. Selma hanım gerçekten de güçlü bir kaleminizin olduğunu söyleyebilirim. Belki biz soyumuzu sizler kadar iyi tanımıyoruz, belki de sizin kadar çok araştırma yapmadık. Yazdıklarınızdan herkes gibi bende aynı anlamı çıkardım, “bölücülük”. Demek ki okuyucularınız sizleri yanlış anlamamış, belki de siz yanlış anlatmışsınızdır demek istediklerinizi. Yada anlatmak istediklerini yazmışmısınızdır…. Yalnız şunu unutmamanızı isterim. Burası bir vatan toprağı. Bu uğurda nice Lazlar, nice Kürtler, nice Çerkezler, Abhazyalılar, Gürcüler kan döktü. Ve inanın bunlar bir hiç uğruna canlarından olmadılar. Size bir soru sormak istiyorum.. Bir Rus asimilasyonuna mı maruz kalmak isterdiniz? Türk asimilasyonuna maruz kaldığımızı belirtmişsiniz… madem böyle düşünüyorsunuz, neden bizim soyumuz Rusların ellerinde bulunan topraklardan göç ettiler, yada göç etmek zorunda kaldılar bunları da açıklayabilir misiniz??? Türk hükümetine karşı neden bu kadar sert bir tavır takınıyorsunuz?? Bizleri Rusların elinden alıp, kendi topraklarına yerleşmemizi sağladıkları için mi?? Komünist rejimin bizim ırkımıza getirdiği ucu bucağı olmayan zulümlerden kurtardığı için mi?? Emin olun sizin bu düşünceleriniz sadece sizi bağlıyor. Ben bu kültürün içinde yaşayan, bu kültüre mensup insanlarla aynı havayı soluyan biriyim. Lazca diyorsanız, ana dil diyorsanız emin olun Türkçe’m kadar etkindir. Soracaksınız neden o zaman Lazca yazmadın diye…. Hemen cevabını vereyim, ben bu dili asla diğer insanlardan farklı olabilmek için kullanmadım. Aksine, ben kültürümü yaşayan insanlarla kaynaşabilmek için kullanmışımdır. Farklı topluluklar gibi kendi dilimin de özel bir televizyonu olmasını ( eğer siyasi bir amaç güdüyorsa ) asla ve asla istemem. Ama benim kültürümü sadece yaşatmak için kurulacaksa bu televizyon programı, maddi yada manevi ne olura olsun her zaman destek veririm. Asimilasyon politikasına uğradığımızı ve bu süreçte din değiştirdiğimizi belirtmişsiniz. Kesinlikle katılmıyorum. Neden diyeceksiniz, çünkü Müslümanlıkta asimilasyon yoktur, sadece doğru yola çağrı vardır. İnsanlar bunu kabul eder yada etmez, bu tamamen kendi tercihleridir. Benim dinimde, diğer dinlerde uygulanan misyonerlik çalışmaları yoktur. Ayrıca şunu da belirteyim din ve kültür her ne kadar toplumu oluşturan unsurlar arasında en ön sırada olsa da, kendi aralarında tamamen bağımsızlardır. Yani bir Müslüman ve bir İsevi inancı taşıyan iki farklı insanın, aynı kültürü yaşamadıkları anlamına gelmez. Bu her iki kişinin farklı kültürlerden insanlar olduğu anlamına da gelmiyor… Her şeyden önce Müslümanım, Daha sonra TÜRK’üm ve Gururla söyleyebilirim ki LAZ’ım. Hayatımdan da çok memnunum. Ve inanın etrafımdaki insanlar, etrafımdaki Lazlar da hayatlarından son derece memnunlar. Bu bayrak uğruna da herkes seve seve canını vermeye hazır. Kültürümüzü de kendi aramızda fevkalade yaşıyoruz. Görüşleriniz her ne kadar saygıyla karşılansa da, siyasi fikirlerinizin bir topluluğu hedef almaması gerektiğini düşünüyorum. Ve sizin yazdıklarınızla bizim yaşadıklarımız arasında hiçbir bağlantı yok. Siz boşuna çaba sarfediyorsunuz. Bunun yerine kültürümüzden bahsedip, geleneklerimizden bahsedip insanlarla iletişim yoluna da gidebilirsiniz. Bu bayrak, ihanet edenlerin yada etmeye çalışanların uzanamayacağı kadar yüksekte ve de hep öyle kalacak. Sizin gibi düşünenler de varsa eğer, saygı duyduğumu tekrar belirtmek istiyorum ama lütfen T.C kimliğini taşımasınlar bu dakikadan sonra. BİR TOPLULUK ADINA HAREKET ETMEYE ÇALIŞMAYIN…… Sonsuz Saygılarımla…… |
|
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
| ablacım biz seni çok seviyoruz. kim ne derse desin....cesur yüreklisin...düşündüğün gibi yaşıyorsun...korkusuzca ...bence insan inandığı gibi yaşamalı...,inancı ne olursa olsun...ayrıca seni çok özledik...düşüncelerini , yazılarını destekliyoruz..asker, devleti soyanlara baksın,En çok zararı devleti dolandırarak veriyorlar,özgür düşünce ve fikirler kimseye zarar vermez hele hele devlete hiç.biz zaten fikirsizlikten,kendi insanımıza sahip çıkmamaktan bu hale geldik.Ülkemi seviyorum ama lazlığımı da çok seviyorum.Ne mutlu LAZIM diyene!! | |
|
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
|
| İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti19.08.2008 I 15:17 | Lazebura© Makelenin Devamı... |
| Grup Nena 'Ormanlarımız Yanmasın' diyor!19.08.2008 I 10:06 | Lazebura© Makelenin Devamı... |
Giriş yapmamışsınız.
|
© 2008 Lazebura | Nenaskani - Lazlarin Internetteki Sesi, Lazca ve Lazlar
|