Arşiv Gezi ve Inceleme Gezi ve Inceleme

Megrelya Gezim Yazdır E-posta
Mahir Yildiz   
30.04.2005 I 02:58
Yazı Index
Megrelya Gezim
Sayfa 2
Sayfa 3

 
4.Gün: Megrelya, Guria, Acarya

Ertesi sabah erken gitmem gerektiğini anlatarak Kahvaltıdan sonra herkese teşşekür ederek vedalaştım. Arakadaşımın Abisinin ‘Biz seni arabamızla Zugdidi'ye götürürüz' ısrarıyla önce hediyelik almak için 3alenjixa pazarına indik.

Komünist Sisteminin çökmesi ile İnsanların geçimini sağlamak için bunun gibi Pazarların çok önemli fonksiyonu olduğu tartışmasızdı. Burda özellikle en yakın Kapitalist Sistemi olan Ülke Türkiye'nin Mallarının çokluğu göze çarpıyordu. Yörenin özelliklerinden olan Megrel Peyniri ‘Qveli', ‘Acika' vede ‘Topuri' (megr.: bal) aldım. Fiyatlar çok uygun olmakla beraber alışverişte Megrelce kelimeler kullanmam İnsanlara çok şaşırtıcı gelip gülüyorlardı.


Pazar'ın yanında olan bir Köprü'nün başında büyük bir Taş heykel gözüme çarptı. ‘Bu Dadiani Megrel krallarına karşı savaşan Utu Mikava adlı Halk Savaşçımızın Heykeli' diye ekledi arkadaşım.


Zugdidiye dönüşte yoldan arabaya Benzin almak için bir ara durduk. Megrelyada Benzin İhtiyaçları nerdeyse evlerden yapılıyor. Bidonlardan Benzin ihtiyacı karşılanabiliyor. Zugdidi Gar'ındaki Meydana geldik. Ordan Batum Minibüslerini beklemeye başladık. Burdaki durum bana Türkiye'yi çok anımsattı. Burda eski Ulaşım Sistemlerinin çökmesi ile Türkiye gibi Minibüs sistemine dönülmüştü. Her saat başı Tiflise, her İki saatte bir Poti ile Batuma giden Minibüsler Zugdidi Gar'ının Meydanın'dan kalkıyordu. Bunların yanıbaşında Trenlede gidilebiliyor bu kentlere. Beklediğim minibüs geldiğinde beni bu kadar iyi Misafir eden Megrellerden ‘Didi didi Mardi' (megr.: çok çok teşekkürler) diyerek vedalaştım.


Bir başka Arakadaşım beni Kobuleti adlı Guria'nın Sahil kentine Akşam yemeğine davet ettiği için Batum Minibüsüne bindim. Arabada bir Rus Barış Gücü Askeri gördüm. Kendisini Zugdidi'den 7 kilometre uzakta bulunan Abhazya sınır karakoluna bıraktık. Bu konu Megreller için çok önemli olduğunu belirtmem gerekir. Sovyetler Birliği çökmeden Abhazya Özerk Bölgesinde yüzde 55'e varan bir Megrel nüfus yaşamaktaydı. 1991 ile 1992 yıllarında Gürcüstan ile Abhazya arasında çıkan savaş sonucu Megrellerin büyük bir çoğunluğu Megrelya'ya sürüldü. Bu İnsanlar evsiz barksız hâlâ sefil bir hayat yaşamaktalar. Ama hâlâ umutları sönmedi. Bir gün topraklarımıza geri döneriz diye beklemekteler. Özellikle Abhazya'daki Gali, Oçamçire, Tkvarçeli adlı Megrel kentler göçden çok etkilendiler. Bugünse Gali ve çevresine Megreller geri döndü artık. Ama hala öteki göçmenler Megrelya ve Gürcüstan'ın öteki kentlerinde Mülteci hayatı yaşıyor.


Zugdidi'den Tiflis anayolunu takip ederek düz bir yolda Çitat3kari, 3aişi, Xamiskuri, Xati, Pirveli Maisi, Xobi, Nojixevi, Kvaloni, ve Teklati adlı köyleri geçip Senaki kentine girmeden Poti yol ayrımına geldik. Buraya kadar Zugdidi-Senaki arası 44 kilometre idi. Burdan Tiflise ayrı Potiye ve Batuma ayrı yollardan gidiliyor. Poti yönüne dönüp yaklaşık 40 kilometre sonra eski tarih kitaplarında Phasis adıyla geçen Poti kentine vardım. Burası Megrelya'nın en Güneybatı kenti olarak, Gürcüstan'ın Ana Limanı olmasından dolayıda Stratejik bir konuma sahip bir Kent. Buraya büyük Enternasyonal Şirketler arazi alıp yerleşmişler. Kara ve Demiryolları Megrelya'nın bu Limanı ile Gürcüstan'ın içlerine ulaşım sağlanmakta. Yaklaşık 100.000 Nüfuslu bir kent olan Poti, muhtemelen Megrelya'nın ekonomik olarak en gelişmiş kenti.Evler daha değişik ve daha bakımlıydı.


Burdan Megrelya bölgesini geçip Sahil Boyu Batum yönünde Kobuleti'ye kadar yaklaşık 40 kilometre gittik. Kobuleti, eski Megrel bölgesi Guria'nın en büyük kenti konumunda. Eskiden Sovyetler Birliği zamanında tatil kenti olarak ün yapan bu kent bir ılıca'da barındıryor. Burda inip beni bir Akşam yemeğine misafir eden bir başka arkadaşımla yemek yedik. Yemekten sonra sahile indik. Denizde çakıl taşları ve Karadeniz'in bana verdiği o evimdeymişim gibi duyguyu kelimeler ile anlatamam. Bana çok farklı bir duygu verdi.


Gece olmadan hemen Sınırı geçmeliydim. Hemen bir Minibüse atlayıp doğruca Batuma gittim. Sahil boyu Buknari, Borovat, 3ixisjiri, Çakvi adlı köyleri geçip düz bir arazide devam eden yolculuğum aslında bana yabancı değildi çünkü Tiflise gidişimde aynı yolu gece gitmiştim ancak şimdi insana gün ışığında çok farklı geliyordu. Düz olan sahil boyu arazi birden yerini ormanlı tepelere bırakıyordu. Virajları hızla alan minibüsçü yeşil çay bahçeleri arasında bana Lazona'yı anımsattı. İlk günkü yere gelmiştim artık. Muhtemelen buralarda 1846 yıllarındaki Rus-Osmanlı sınırı bulunuyordu. O zamanlar Osmanlı tarafını ‘Lazistan' eyaleti ve Rusya tarafı ‘Megrelya' olarak biliniyordu. Yaklaşık 10 kilometre sonra Acarya Özerk Bölgesine geçtik. Nerdeyse bir Dünya değişti diyebilirim. Burası çok daha farklı olarak çok zengin bir bölgeyi anımsatıyordu. Hatta Gürcüstan'ın en zengin bölgesi olduğuda söyleniyor. Bir diğer tarihi kent ve limanı ile Batum'u ancak biraz gün ışığında görebildim.

Dedelerimiz bu kent'e çalışmak için tekneleriyle giderlerdi. Batum göçmeni olarak anılan bugün Adapazarı, İzmit, Yalovaya 1900'lü yıllarda göç'e zorlanan Lazların buralardan gitmesine rağmen, yinede bugün bile Lazların yoğun olarak var oldukları bir kent.


Büyük bir meydanda minibüsü değiştirip Sarp minibüs durağına geçtim. Minibüsçülük yapan Sarplı Lazlar ile tanıştım. Yoldan kalan Gürcü parası Lari ile birkaç hediyelik alıp doğruca Sarp'a döndüm. Buradan Sarp'a kadar yaklaşık olarak 20 kilometre var. Batumdan sonra Axalsopeli, Gonio, Kvaxiati ve Sarpi adlı köylerini geçtik. Sınır'dan yine Akşam vakti problemsiz bir şekilde geçebildim.



Yorum (1)add comment

karakul said:

Evet bu gezide görüp yaşadıklarını anlattığın yazını severek ve beğenerek okudum teşekkürler sana ulaşsın inşaallah.Ben Sakaryadan RIza dedelerimizin yaşamış olduğu toprakları bizede görmeyi allah nasip ederse bende yapmış olduğun bugeziyi tekrarlamak istiyorum.Keşke buraya çekmiş olduğun fotolarıda koysaydın daha güzel olurdu.hatta video belgesel olablirmiydi acaba ne dersin bukonuda.orada kalmış insanlarımızla hayali bir köprü canlandı aramızda.Bu köprüleri sıklaştırabilme olanağımız varmı?Anlattığın geziyi inanki biran sanki ruhumda yaşadığımı bana hissettirdiğinden dolayı tekrar tekrar teşekkürler.gezilerinin devamını diler esenlik ve mutluluklar HOŞÇAKAL.......
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-26 23:13:42
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!


 

Videolar

Son Yorumlar

Karikaturepe
çok güzeller de ben anlamıyorum ama keşke açıklamalarını da yazsanız çok memnun oolucam......
Rize Fındıklı İlçesi Çağlayan ve Arılı D...
vvahh vahh benım memleketım .acırım ken dı halımıze .bazen ruya gorur sun de gun duz ...
3. Geleneksel Horon Günü
gelecekler parmak kaldıersınnn
Mu Oxenoni-Boret!
[b]Gerçekten cok güzel bir yazı olmuş teşekkürler öncelikle.... bu yazının altına yorum y...

Üye Girişi

Kimler Online

11 Misafir ve 1 Üye Online