Karadeniz Kararmasın! Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU   
28.02.2005 I 12:05

Kıyılardan hemen geri çekilin küresel iklim değişimi öyle diyor 
Kyoto Protokolü imzalanınca aklıma geçtiğimiz günler Marmara Denizi su seviyesindeki düşüş sonucu ortaya çıkan asılsız deprem söylentileri ve gelişmiş ülkelerin uzun süredir yanıtını arayıp kesin bir karara bağlamış olduğu çok önemli bir soru geldi.


O çok önemli soru şuydu: 'İleride kıyı şeridindeki yerleşim
alanlarımız yükselen deniz suyuyla kaplanırsa mı daha fazla ekonomik
kaybımız olur, yoksa kıyılarımızda su baskınlarını önlemek için devasa
setler inşa etmek zorunda kalırsak mı?' Siz ne dersiniz bilmem ama
bilimin ışığında varılan ve şu an uygulanmakta olan kararı
görmemezlikten gelemeyiz...

Marmara'daki su seviyesi değişiminin neden olduğu söylentiler üzerine
Kandilli Rasathanesi'nde toplanıp bir açıklama bile yaptık. Her
nedense yıllardır bilim insanları, önümüzdeki yıllarda küresel iklim
değişimi sonucu deniz su seviyesinde büyük bir yükselme yaşanacak
diyor, ama ülkemizde henüz bu konuda ne paniğe kapılan, ne de aldıran
var...

İsterseniz 'felaket tellalı' deyin; işte yine yazıyorum: Küresel iklim
değişimi sonucu yükselen deniz suyu seviyeleri bizim kıyılarımızı da
tehdit ediyor. Aslında Asya'daki tsunami faciası, kıyılardaki yaşamın
ne kadar kırılgan olduğunu bir daha gösterdi. 1997'de Van Gölü
civarındaki su seviyesi yükselmesinde de görüldüğü gibi
kıyılarımızdaki her şey su seviyesi yükselmesinden etkilenebilir...

Bugün Riva Deresi etrafında yaşayanlar da bilir. Kuvvetli bir poyraz
estiğinde Riva Deresi'ni Karadeniz'in kabaran tuzlu suları basar.
Böyle günlerde derenin tuzlu suyu bahçe sulamada kullanılamaz. Özetle
deniz suyu seviyesinin yükselmesinin nelere mal olacağını görmek için
2050'li yılları beklememiz hiç gerekmiyor!

Riva Deresi'ne benzer bir durum ileriki yıllarda Nil Nehri gibi birçok
akarsu için de geçerli olacak. Küresel iklim değişimi sonucu
Akdeniz'de su seviyesinin yükselmesi, örneğin Nil Nehri'nin
tuzlanmasına neden olacak. Mısır halkı bu nehrin sularını içmekte ve
onunla tarlalarını sulamakta. Bu durumda, Nil'in tuzlanması, Mısır'ın
yok olması anlamına geliyor.

Artık nüfusun büyük bir çoğunluğu deniz kıyılarında veya deniz
kıyılarına yakın yerlerde yaşamakta. Halbuki su seviyesi yükseldiğinde
kıyı ve nehirlerin ağzındaki koylarda ekolojik sistem yok olabilecek
ve alçak araziler de sular altında kalabilecek. IPCC raporlarına göre
bu tehlike, Türkiye'deki kıyı ve deltalar için de söz konusu...

Okyanus, deniz ve kıyı sularının ısınması birçok doğa sistemini de
etkileyecek. Su sıcaklığı arttıkça birçok canlı türü ya artan
sıcaklıklara uyum gösterecek ya da (bu seneki hamsinin yaptığı gibi)
daha soğuk sulara göç edip gidecek. Fakat başka bir yere gidemeyen
duyarlı organizmalar hızlı ısınmanın olduğu yerlerde kitleler halinde
ölecek...

Rahmetli Prof. Dr. Aykut Barka ile yıllar önce Van'da düzenlenen bir
sempozyuma katılmıştık. Literatüre bakacak kadar vakti olmayanlar,
'Van Gölü yükseldi ama derinliği değişmedi, demek ki gölün tabanı iki
metre yükseldi' diyordu. Barka Hoca ise göl tabanında iki metrelik bir
yükselmeye neden olacak kadar büyük bir depremin olmadığını
anlatıyordu. Ben de bir yandan burnumu gösterip, 'Bunun nedeni Bruun
Kuralı'dır' deyip durmuştum...

Bruun Kuralı'nı bilmeyenler için deniz su seviyesinin yılda birkaç
milimetre yükselmesi, büyük bir tehlikeymiş gibi görünmez. Bruun
Kuralı'na göre deniz seviyesi ne kadar yükselirse onun 100 katı kadar
bir uzunluktaki sahil erozyona uğrar. Yani yükselen su seviyesinin
neden olduğu kıyı erozyonundan oluşan süprüntü maddelerinin dipte
birikmesi ile deniz ve göllerin derinliği değişmeden su seviyesi
yükselir. Diğer bir deyişle, deniz seviyesi ne kadar yükselirse
kıyılarda taban da o kadar yükselir.

Örneğin Akdeniz kıyılarında yapılan yüzlerce arkeolojik çalışma
sonucunda Akdeniz su seviyesinin son 2000 yıldır 40 santimetre
yükseldiği belirlenmiş. Böylece Bruun Kuralı'na göre kaybedilen sahil
şeridi 40 metre olmuş. Bu durumun önümüzdeki yıllarda çok daha
hızlanarak devam etmesinden korkuluyor. Bilimin sesine kulak verilen
ülkelerde halk ve yetkililer sadece bu durumdan korkmuyor; aynı
zamanda ona göre önlemler alıyor ve kıyı kullanımını ona göre
düzenliyor.

ASTAR PAHALI OLABİLİR

Artık hangi senaryoya bakılırsa bakılsın iklim değişikliğinden dolayı,
diğer Güney Avrupa ülkeleri gibi, Türkiye'nin karşılaşacağı en büyük
problemlerden biri, deniz su seviyesindeki yükselmelerdir. Bu şekilde
bazı plajlar ve yollar yükselen deniz suyuyla kullanılamaz hale
gelebilir. Tuzlu deniz suyu, nehirler ve yeraltı suları gibi, tatlı su
kaynaklarımızın bir kısmını yok edebilir. Ayrıca kıyı şeridindeki
tarım alanlarımız da kullanılamaz bir hale gelebilir...

Ukrayna, Mechnikov Üniversitesi'nden Yurii D. Shuisky'e göre
Karadeniz'de 2050 yılına kadar beklenen su seviye yüksekliği 70 santim
ila 120 santim arasında değişiyor. Başkaları ise bu değişimin 144
santim ila 345 santim arasında olacağını tahmin etmekte.

Bu durumda, 'Fırtınalı bir günde Karadeniz'in tuzlu suları
kıyılarımızda nelere mal olur?' diye oturup bir düşünmemiz gerekiyor.
Örneğin Bruun Kuralı'na göre deniz su seviyesindeki 70 santimlik bir
yükselme bile, kıyılarımızdaki 70 metrelik bir kıyı şeridini dalgalar
tarafından erozyona uğratabilir. Diğer bir deyişle, dalga erozyonu ve
su basması tehlikesine karşı kıyılarımızdaki tesislerin korunması
ileride astarı yüzünden pahalı bir iş haline gelebilir...

Özetle, son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler kıyılardan hemen
geri çekilmenin daha ekonomik ve doğru olacağını söylüyor. İleride,
'Türk'ün aklı gözündedir' sözünü doğrulayan bir durumla karşılaşmak
istemiyorsak bilimin sesine hemen kulak vermeliyiz!

{mos_sb_discuss:2}


Yorum (1)add comment

'Misafir' said:

peki öylede neden yetkililer uyanmıyor neden kimse ses çıkarmıyor neden hala gereksiz yere paralar dökülüp sahil yolu devam ediyor ama neden
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2006-03-07 14:38:20
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

3. Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali başlıyor

26.06.2008 I 23:56 | Lazebura©

article thumbnail Yeşil Yayla, bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ı ağırlıyor Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği tarafından organize edilen ve...
Makelenin Devamı...

Vadime Dokunma!

16.06.2008 I 15:48 | Lazebura©

article thumbnail 22 Haziran 2008 Tarihinde Kadıköy Meydanında, D.Karadeniz de Abu Çağlayan Deresi, Arılı Deresi, Fırtına Deresi, Hemşin Deresi, Senöz Deresi,...
Makelenin Devamı...

Üye Girişi

Kimler Online

6 Misafir ve 1 Üye Online
Powered By PageCache
Generated in 0.18336 Seconds
Generated in 0.203096866608 Seconds