Arşiv Makaleler Mustafa Kibaroğlu

Megrelo Lazlar ve Gürcüler Yazdır E-posta
Gubaz Çibarişi   
30.09.2004 I 23:41

Bundan birkaç yil öncesine kadar Lazlar ile Gürcüler arasinda herhangi bir akrabaligin olabilecegini kimse veya çok az kiçi tasavvur edebilirdi. Gürcüce, Megrelo-Lazca ve Svanca Güney Kafkas Dil Ailesini olusturmaktadir. Güney Kafkasya Dil Ailesi isole bir dil ailesidir, yani bugün bilinen hiçbir dil grubuna baglanamamaktadir. Tabiiki bu dilinde daha öncesi olmasi gerekir. Fakat su ana kadar yapilan arastirmalarda bu dil ailesi ile baglantili olabilecek diller hakkinda sadece teoriler olusturmala yetinilebilmektedir.

Gürcüler, akademisyenlerde dahil olmak özere, Gürcüce, Megrelo-Lazca ve Svanca arasindaki dilsel akrabaliga dayanarak hepimizin ayni oldugunu, yani Megrelo-Lazlarin, Svanlarin ve Gürcülerin bir oldugunu savunmaktadirlar. Bazi milliyetçi politikacilar dahada ileriye giderek Megrelo-Lazcanin Gürcücenin bir dialekti oldugunu bile savunmaktadirlar. Ama milliyetçilerin savlarinin bizzat gürcü akademisyenler tarafindan bile kabül edilmedigi için burada tartismaya gerek yoktur. Zira politikanin insanlari hangi ruh ve düsünsel sektelere ugratabildigini dünyada belkide en iyi Türkiyede yasayanlar bilmektedir.

Gürcü akademisyenler Güney Kafkas Dil Ailesine Kartveli dilleri ve bu dil ailesine mensup insanlari Kartveliler olarak adlandirmaktadir. Bilindigi gibi ve Gürcü akademisyenlerinde belirttig gibi bu adlama, yani ‘Kartveli' terimi Gürcülerin kendilerine verdikleri ad olan Karti den türetilmistir. Gürcücede Gürcü dili ''Kartuli ena'' olarak adlandirilir. Bu dürümda üç dilin olusturdugu dil ailesi bu ailenin bir üyesi olan dille, Kartuli ena ile ayni adi tasimaktadir. Bir dil kendisininde üyesi oldugu dil ailesine adini vermek bilimsel deyildir. Bu üç dilden olusan dil ailesinin ana kaynagi olabilecek ortak dilede Proto-Kartveli veya ''common-kartvelian'' dili seklinde adlandirmaktadirlar ve buda bilimsel deyildir. Ayrica M.Ö. 4000-5000 lerde var oldugu varsayilan bu ortak dil ayri bir dildi ve bu insanlarin kendilerine veya komsularinin onlara hangi isimle tanidiklarinida bilmemiz mümkün deyildir. Çünkü bu döneme ait, yani M.Ö. 4000-5000 lere ait herhangi bir yazit mevcut deyildir. Bana göre varsayilan bu ortak dile benzer durumlarda cografik yere göre verilen ve dogru olarak kullanilan adlama sekli olan Güney Kafkas Dil Ailesi ve bu dönemdeki Halkada Güney Kafkasyalilar (veya Svano- Kartlo- Kolhi) demek dogru olanidir. Bu adlandirma bile varsayima bagli olacaktir. Çünkü zamanla parçalanip bugünkü Megrelo-Lazcayi, Svancayi ve Gürcüceyi doguran bu dili konusan insanlarin o dönemde Güney Kafkasyada yasayip yasamadigini bile bilmiyoruz. Bugüne kadar yapilan arkeolojik kazilarda Kafkasyada bilinen en eski kültür Sulaveri-Somu Tepe Kültürüdür. Daha sonra Kafkasyadan Lübnana kadar, çok genis bir alana yayilan Kura-Araks Kültürü gelmektedir (M.Ö.3200-2200), bunu Marktkopie-Bedeni Kültürü ve Trialeti kültürleri izlemektedir. Bu kültürlerin hepsi dogu Gürcistan Transkafkasya) orijinlidir. Bugüne kadar bu kültürlerden hiçbiri, Güney Kafka dilini konusan halkla baglanti kurulabilecek arkeolojik delil bulunamamistir. Bu durum Megrelo-Laz, Svan ve Gürcülerin kökeni sorununun hala gizemini korudugu anlamina gelir.

Megrelo-Lazlar, Svanlar ve Gürcüler arasindaki iliskiyi anlamak için bu dillerin ortaya çikis süreçlerinin ve biraktilari materyal kültürlerinin birbirleri ile olan benzerlik veya ayriliklarina bakmak gerekir. Dil bilimsel olarak Güney Kaflas dilinde ilk ayrilma Svancanin ortaya çikmasi ile baslamistir. Yaklasik M.Ö. 3000 lerde gerçeklestigi varsayilan bu ayrilmayi M.Ö.2000 lerde Megrelo-Lazcanin ve Gürcücenin ortaya çikmasi izlemistir. Megrelo-Lazca konusan insanlar yaklasik bu yillarda bugünkü bati Gürcistandan Tranbzona kadar olan bölgede (belkide daha batiya kadar) Kolhi Medeniyetini kurmuslardir. Bu kültürün ilk elementlerine Megrelo-Lazcanin ortaya çiktigi kabül edilen yillara denk gelmesi birbirleri ile uyumludur. Literatürde Iberia kültürü olarak bilinen Gürcüce konusan insanlarin yarattigi ilk materyal kültürüne M.Ö. 12-13. yy llarda rastlanmaktadir. Yaklasik 700 yillik hiatus (bosluk), Gürcülerin bu döneme kadar Dogu Gürcistanda isole gurup olarak var oldugu ve bugün arkeolojik olarak karakteristik materyal kültürü ile ispatlanabilecek bir materyal kültürü olusturamadiklari varsayilmaktadir. Yukarda belirtildigi gibi Dogu Gürcistan -Trans-Kafkasya-, M.Ö. 6000 lerden bu yana farkli kültürlerün ortaya çiktigi bölge olmustur. Buna karsin Bati Gürcistan çok kuçük alanda görülen Imereti Kültürü disinda M.Ö. 2000 lere kadar, yani Kolhi Kültürüne kadar, arkeolojik bakimdan kültür olarak nitelenebilecek bir gelisme gözlenmemektedir.

Bati Gürcistan ile Dogu Gürcistanda Mezolitikumdan beri insanlarin yasadigi bilinmektedir. Bu iki bölge arasindaki cografik sinir yüksek daglarla belirlenmistir. Bu sinir Mezolitikumdan itibaren kültürlerinde yayilim sinirini olusturmustur. Örnegin Kolhi medeniyeti ve onun devami olan Lazika medeniyetinin dogu siniri bu daglarla sinirlanmaktaydi.
Megrel arkeolog ve tarihçi Lordkipanidze Iberia kültürü ile Kolhi kültürünün birbirinden tamamen farkli materyal kültürlerine sahip oldugunu belirtmektedir. Bu durum bu dönemde Megrelo-Lazlar ile Iberler (Gürcüler) arasinda ilisinin ya olmadigini yada birbirlerini etkileyebilecek seviyede olmadigini gösteriyor. Kolhi medeniyeti Megrelo-Lazlarin hiristiyanlastigi döneme kadar, yani M.S.4.5. yüzyila kadar uzaniyor (J. Apakidze). Hellen ve Roma kolonizasyonu ve buna bagli olarak bu uygarlilarin etkisinde kalan Megrelo-Lazlar, hiristiyanlastiktan sonra Yunan Ortodoks kilisesine bagli idiler ve kilise dili Yunancaydi. Gürcüler ile Megrelo-Lazlarin belkide ilk ciddi kültürel temasi Megrelo-Lazlarin erken ortaçagda Gürcü Ortodoks kilisesine baglanmasi ile baslamistir.

Yukarida çok genel olarak verilen bilgilerden, bazi Gürcü akademisyenlerin iddia ettikleri; Kolhi medeniyetinin Gürcü medeniyeti oldugu seklindeki savin hiçbir bilimsel dayanagi olmadigi açikça görülebilmektedir. Gürcüler ile Megrelo-Lazlar yaklasik 3000 yil birbirlerinden tamamen bagimsiz bir gelisme göstermislerdir. Kolhi medeniyeti Iberia (Gürcü) medeniyetinden yaklasik 700 yil daha gerilerden baslar.

Gerek dil gereksel tarihsel gelisime baktigimizda Megrelo-Lazlarin Gürcülerden (Kortu) farkli bir etnik gurup oldugu açik olarak görülebilmektedir. Bu iki halkin fizyolojik görünümleri bile rahatlikla birbirlerinden ayirt edilebilmektedir. Özet olarak Gürcüler ile Megrelo-Lazlar arasindaki en yakin iliski sadece bu iki dilin ayni dil ailesinini üyeleri olmasidir. Orta çagdan sonra ve özellikle son yüzyillardaki sosyal degisimler, ortaya çikan yeni sosyo-politik olusumlar geçmisteki durumu degistiremez, sadece gelecegi belirleyebilir. Gelecek plan veya kaygilari ve hedefleri gerçeklestirmek için geçmisi çarpitmak, hele bunu bilim adina yapmak, yapanin bilimsel inandiriciliklarini çok ciddi olarak sarsmaktadir. Burada Gürcü bilim adamlarinin en azindan bulundugum bilim çevresinde simdiden negatif bir imaj yaratmaya basladiklarini belirtmek isterim.

Megrelo-Lazlari, Gürcüleri ve Svanlari bir, ayni halk olarak lanse etmek ve Kartvelian olarak adlandirmak tarihsel ve linguistik açidan mantiksiz olmasinin disinda bir baska mantiksizligida içermekteir. Bu sav, Megrelo-Lazlar, Svanlar ve Gürcülerin sanki M.Ö. 4000-5000 lerdeki halk olduklari, o dili ve kültürü yasadiklari anlamina gelir. Buradan yola çikarak, eger hepimiz Kartveli isek, yani ayni halk isek o zaman su anda elimizde olan, bilim ve edebiyat dili olarak kendini gelistirmis Gürcüceyi kullanmak gerekir gibi sinsi bir asimilasyonu beraberinde getirmektedir. Buradaki mantiksizlik Gürcücenin M.Ö. 4000-5000 lerdeki dil deyil onun parsalanmasi ile ortaya çikan dil oldugunu görememek veya görmek istememektir.

Dil ruhun tapinagidir. Neden ayni dönemde ortaya çikmis olan benim dilimin, atalarimin ruhunun sembollerini unutup ayni dönemde ortaya çikmis olan Gürcüceyi ana di olarak kabul etmem gerekiyor?

Unutulmamasi gereken bir seyde tarihsel degisimlerin sadece geçmisle isole edilmemesi gerektigi ve bugünkü degisimlerin yarinin tarihi oldugunun görülmesidir. Ve çogu zaman tarih birçok zorluklarin tünelinden geçer ve o geçislerde herzaman birileri engellemeye çalisir.

Lazlar yüzyillardir gecikmis bir sorumlulugun tam ortasindadir. Bu sorumluluk baskalarinin onlara yükledigi bir sorumluluk deyil, Laz olmalarinin ve onurlu insanlar olarak yasama ve gelecek neslin onlara yükledigi bir sorumluluktur. Bunun alternatifide yoktur. Bizleri hedef tahtasi yapan, asilsiz saldirilarda bulunanlarin asil olanin halklarin kardesligi oldugunu, siyasetin ise tarihsel dönemlerde devamli degisen bir durum oldugunu düsünmeleri gerekir. Hiçbir halkla sorunu olmayan Lazlarin kendilerine düsman edinmenin onlari zenginlestirmeyip tersine fakirlestirecegini, ama Lazlarinda bu ayricalikli konumlarini zorlandiklari zaman degistirebileceklerini, onlarin Isa peygamber olmadiklarinida görmeleri gerekir. Gürcü akrabalarimizin belkide buna en hassas yaklasmasi gerekenidir. Lazlarin artik Gürcülerin veya Türklerin isteklerine uymuyor diye kendilerini gönüllü olarak asimile emeyeceklerini, bunu istemenin adaletsizlik, haksizlik oldugunu görülmesi gerekir.

Son olarak Megrelo-Lazlarin, Svanlarin ve Gürcülerin dilsel yakinligi orijin olakta yakinlik olarak kabül edersek, bu üç halkin birbirleri ile akraba halklar oldugu kabül edilebilir. Fakat bu halklarin ayni oldugunu iddia etmek sadece propogabdist bir çabadir. Ayni sekilde bu halkin hepsini Kartveli olarak nitelemekte yanlistir. Bizlerin amaci kimseyi zor duruma düsürmek deyil, varligimizla kazanilmis haklarimizi, kimligimizi, dilimizi korumak ve gelistirmektir. Bundan rahatsiz olanlarin rahatsiz olmalarina neden olan unsurlari tekrar gözden geçirip gidermeye çalismalari en dogru ve en medeni olanidir.

Gubaz Çibarisi, gubazi@yahoo.de


Gubaz Çibarişi
Yazar Hakkinda:
Yorum (3)add comment

samargalo said:

Çok güzel şeyler anlatmış.Bu konuda bir de Miheil Tsereteli'nin bir makalesi vardır.Çok güzelanlatılır.Lazlar'ın birçok madeni bulan ilk kavim olduklarını ispat eder.Ama aslolan Gürcülerle akraba olduğumuzdur.Biz hepimiz Güney Kafkasyalı'yız.Hepimiz Güney Kafkasça'nın lehçelerini konuşuyoruz.(Tabii süreç içinde dil oldular)
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2008-04-09 22:03:40
Oylama: +0

soner said:

valla benim için nasıl desem annem artvin gürcüsü babam da laz no sorun..........
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-11 12:56:25
Oylama: +0

mehmet said:

bu faydalı bilgilendirme için teşekkürler
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-03-09 17:16:00
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Son Yorumlar

Karikaturepe
çok güzeller de ben anlamıyorum ama keşke açıklamalarını da yazsanız çok memnun oolucam......
Rize Fındıklı İlçesi Çağlayan ve Arılı D...
vvahh vahh benım memleketım .acırım ken dı halımıze .bazen ruya gorur sun de gun duz ...
3. Geleneksel Horon Günü
gelecekler parmak kaldıersınnn
Mu Oxenoni-Boret!
[b]Gerçekten cok güzel bir yazı olmuş teşekkürler öncelikle.... bu yazının altına yorum y...

Üye Girişi

Kimler Online

Online olan üye yok!