Dido k’ai gomaşinen beroba-çkimişi 3’anapet’u,
daha Lazonaşen çkar var-gamamixtimu-dort’un. Mp’olis dido oras
na-skidu malte–çkunişi bere moxtudort’un Lazonaşe. Bere, çkuni
steri 3’anarepest’u do dido mskva Turkuli ip’aramitamt’u. Megabrepe
k’ala arte bivat’it’şi hemuşi op’aramitu şeni “ Ç’e!
nak’o mskva Turkuli ospirapams” yado t’amaxeri do toli gon3’k’eri
buucamt’it.
Xvala bort’at’itşi vanati megabrepe k’ala
arte bivatşi Turkuli, miz daha mskva ap’aramitasen-şi oçalişupe
bikomt’it. Xoloti hemu steri mskva Turkuli var-map’aramitet’ez.
Haşo dido 3’anapes naonu elakteri op’aramitu-çkuni.
3’opxulaşi skidalasti kimi kelimepe ktureri koxi3’onasen yado hem
kelime otkvuşen oncğore mavet’ez. Hatta sinifepes ok’itxuşi dersepeşi
nenoni imtixani çkuni şeni enni mk’ita ondepeşen ari ivet’u.
Magurapalek çku uça-pi3arişi oğune emoselanşi ktureri na-oxi3’onasen
kelimepe otkvoni cumle gedguşi zoris kodopskidaten. Eizi na-emzdanoren
durumiz kodopskidaten-şi şkurnaten na-miçkinanpeti gomoç’k’ondut’ez.
Ham eizi ezdimu, Lazonaşe galendon na-moxtes Magurapale
do noğaşe duyla şeni galeşen na-moxtes k’oçepeşi berepete-ti
naonet’u.
Dido 3’anape golaxtu şkule
iptineri fara Lazonaşen universit’aşi imtixani şeni gamapti-dort’un.
İmtixani şeni Mp’olişe bidi şkule xoloti ham durumi k’ala ok’obagi-dort’un.
Didote ar ortamis ma mutu var-mk’itxan-şa op’aramitupes var-bak’atet’i.
Dobadona-çkimişi k’oçepe k’ala arte bivat’it’şi biraxat’et’i
do hemtepe k’ala op’aramituz geboç’k’amt’i.
Hemu şkule Mağala
eğitimi do oçalişu şeni Ankaraşe bidişi xoloti megnaperi durumi
naonu. Ar oçinapuşi ortamiz sonuri na-bore mk’itxanşi Lazonaşi
ar Lazi na-bore bu3’umert’i. K’oçepeşi oxo3’ona didoten megnaperi
ivet’u. Zuğauçari p’aramitite “ Uy! Laz xamsi celdunmi? Nasisun…Lazlarin
kafasi onikiden sora çalişayimi?” steri muntxanepe zop’ont’es.
Dido nosik var-emizdamt’u hamtepes. Ma, hem “ Lazi” mi3’umert’es
hemti Zuğauçari p’aramitite memoçkint’es.
Hamtepes “Lazepe”
mipe-ren muç’o var uçkit’es. “Lazuri”
na-var uçkin Zuğauçoni k’oçepes muşeni “Lazi” u3’umernan
yado meraği bikomt’i. K’at’a oras oguru-çkimi bikomt’i. Ma,
“Lazi” bore “Moxti Lazi” bore ya bu3’umert’i.
Ardido megabre-çkimikti “Lazepe” mipe-ren çkimden digures-dort’un.
Orape golaxtuşi çkva
etnuği kimluğoni k’oçepe k’ala biçinapi. Hemtepeşi op’aramituti çkimi steri çkva-t’u.
K’ibrisuri Turki megabreşi op’aramituti dido ktureri momixtu-dort’un.
Hemindo şkule Turkiyeşi gale eğitimi na-z*iru do Turkuli ağani na-diguru
k’oçepe k’ala biçinapi. Hemtepekti Turkuli dido daha ktureri na-ip’aramitoms
bz*irişi ham p’aramitaşi ktura muşeni iven koxobo3’oni-dort’un.
Jin-muşi dido na-var eidginasen ar durumi nat’u kodobiguri-dort’un.
Yani, nana-nena na-uğun ar
k’oçis, majurani ar nena op’aramituşi ar zorluğit’u
p’aramituşi elaktale. İşte hemoraz oxobo3’oni umçanepe-çkunik
muşeni “Lazuri mot-ip’aramitamt! Nena elegaktanoren” na-zop’ont’es.
Anadoliaşi; Trakias, Zuğauças, Yulva, Gyuney-yulvas hak’o dido elekteri p’aramitaşi
çkvanoba muşeni-ren! ha3’i dido daha k’ai oxobo3’onam.
Ha3’iti na-naonen, 3’oxlenoraşen doni na-mulun “elakteri-p’aramita” ebazgaleşi
k’ap’ulas na-ren mtinepe ha3’i kodobigurit. Eğersem p’aramita-çkuni
oduzanuşe biçalişatna-ti nana-nena çkuni na-ok’omaxvanorenti...
Muç’oki; ar İngilizişi,
Alamanişi Turkuli op’aramitu var-moi3’ondinan-na, Lazepesti Turkuli op’aramituşi
elaktima çku, Lazepesti, haya doğali na-ren miçkit’anoren.
Ha3i enni dido na-minon berepe-çkunik “ Lazuri ospirapan!”
Türkçeyi Güzel Konuşuyor!
Çok iyi hatırlıyorum çocukluk yıllarımdı,
daha Lazonadan hiç ayrılmamıştım. İstanbulda uzun zaman kalmış
komşumun çocuğu gelmişti Lazonaya. Çocuk biz yaşlarda idi ve bize
göre çok daha güzel Türkçe konuşuyordu. Arkadaşlarla beraberken
onun konuşmalarını, “vay! ne güzel Türkçe konuşuyor” diye
imrenerek ve hayranlıkla dinlerdik. Yalnız iken veya arkadaşlarla
bir araya geldiğimizde Türkçeyi kim daha güzel konuşacak çalışmaları
yapardık. Yinede onun gibi Türkçe konuşamazdık.
Yıllarca sürdü bu şive bozukluğumuz. Okul
yaşamımızda bazı kelimeler değişik anlaşılır diye o kelimeyi
söylemekten çekinirdik. Hatta sınıfta sözel derslerden sözlü
sınav bizim için en zor şeylerden biri olurdu. Acaba öğretmen
bizi tahtaya kaldırdığında değişik anlaşılabilecek kelimeleri
söylememiz gereken bir cümle kurmak zorunda kalırız. Alay edilebilecek
duruma düşebilirmiyiz korkusu ile bildiğimiz konularıda unuturduk.
Bu alay edilme, Lazonaya dışarıdan gelen öğretmenler
dahil, ilçeye görevli olarak dışarıdan gelenlerin çocukları ile
de sürerdi.
Yıllar geçtikten sonra ilk defa Lazonadan üniversite
sınavları için ayrılmıştım. Sınava için İstanbula gittiğimde
de aynı durumla karşılaşmıştım. Genelde bir ortamda bir
şey sorulmazsa konuşmalara katılmazdım. Memleketimin insanları
ile bir araya geldiğimde rahatlar onlarla sohbete başlardım.
Daha sonra yüksek öğrenim ve çalışma hayatına
devam etmek için Ankaraya gittiğimde aynı sorun devam ediyordu.
Bir tanışma ortamada nereli olduğum sorulduğunda Lazonalı bir Laz
olduğumu söylerdim. İnsanların Tutumları çoğunlukla aynı olurdu.
Karadeniz şivesi ile “Uy… Laz hamsu celdunmi? Nasisun… Lazlarun
kafasi onikiden sonra çalişayimi” gibi seyler söylerlerdi. Hayret
ederdim bunlara. Bana hem “Laz” derlerdi, hemde Karadeniz şivesi
ile takılırlardı.
Bunlar “Lazların” kim olduklarını nasıl
bilmezlerdi, “Lazca” bilmiyen Karadeniz insanlarına niçin “Laz”
diyorlar diye merak ederdim. Her zaman savunmam aynı olurdu. Ben “Laz”
ım, “Mohti Lazıyım” derdim. Bir çok arkadaşım “Lazların”
kim olduğunu benden öğrenmişlerdi.
Zaman geçtikçe başka etnik kimlikteki insanlarla
tanıştım. Onlarında şiveleri benim gibi farklı idi. Hatta Kıbrıslı
Türk arkadaşımın konuşmalarını çok daha farklı bulmuştum.
Daha sonra yurt dışında eğitim görmüs vede Türkçeyi sonradan
öğrenmiş insanlarlada tanıştım. Onlarında Türkçeyi daha değişik
konuştuklarını görünce bu şive farkının nedenini anlamıştım.
Üstünde durulması gerekli olmayan bir durum olduğunuda öğrenmiştim.
Yani, ana dili olan birinin ikinci bir dili konuşmadaki
bir zorluğu idi bu şive farkı. İşte o zaman anladım ailelerimizin
niye “Lazca konuşmayın! şiveniz bozulur” dediğini.
Anadolunun; Trakya, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğusunda
o kadar çok şive farkının neden olduğunu! şimdi çok daha iyi
anlıyorum.
Şimdi bile devam eden, çok eskiden beri gelen “şive
bozulma” baskısının ardında yatan gerçekleri artık öğrendik.
Eğer şivemizi düzeltmeye çalışırsak ana dilimizin bozulacağınıda.
Nasılki bir İngilizin, Almanın Türkçe konuşması
yadırganmıyorsa, Lazlarında artık Türkçeyi farklı şivede konuşmaları
biz, Lazlarda bunun doğal olduğunu bilmeliyiz
Şimdiki isteğim çocuklarımızın “Lazcayı
çok iyi konuşmaları!”
(Arhavi diyalektinde, Ospiarapams=Akıcı ve
güzel konuşmak)
Tuta-3’anağani.2010 Lazona
Osman Şafak Büyüklü
|