Arşiv Selma Koçiva Makaleler

Sayın Başbakan'a zor sorular Yazdır E-posta
Selma Koçiva   
04.09.2009 I 15:42

Orta okul sıralarında hatırlarım ilk Kürt arkadaşlarımı, İstanbulda topluma açıldığımız yeni yetişme yıllarında. Balkan göçmeni sınıf arkadşlarının yanı sıra, bir gecekondu mahallesiden gelirdi aralarında Kürtçe veya Zazaca konuşan okul arkadaşlarım. Böylece kendimi yanlız hissetmezdım, yazılamayan bir "ev diline" sahip biri olarak.

Lise yıllarımda yer aldığım Sosyalist gençlik Hareketi içinde gündemimizi hep ‘Ulusal Sorun’ başlığı ile Kürt Gerçekliği belirlemiştir. Her ne kadar teoride yürüsede tartışmalar, gerçek yaşamda Kürtler Konusu, çok sonra yaşamımıza girer. Ne zaman Kürtler kendi kimlik mücsadelesini toplumsal mücadelenin önüne çıkarır, genelde Türkiye Solu, hep sözünü ettiği ‘Ulusal Sorunu’ algılamaya başlar.

Image
Karikatür: Bahadir Baruter,Mehmet Çağçağ

Sömürüsüz savaşsız bir gelecek toplumu umudunu hala taşıyan biri olarak, o dönemlerden hatırladığım bir garip ‘eziklik’ olarak nitelediğim duygu başlar. Kürtlerde bir Kültür–Kimlik mücadelesi sürerken, bizim Lazlar, Gürcüler, Çerkezler neredeydiler? Bunu hep sorguladım...

Sanırım yaşadığımız toplusal süreç bizi pek geciktirmeden diğer Önasya Halkları gibi ‘Kimlik-Kültür’ odaklı düşünmeye ve bir arayışa götürdü. Kendi Halk gerçekliğimizde tesbit ettiğimiz kültürel erozyon ve yozlaşma bizleri birer Kültür aktivisti olmaya yöneltti. Çıkış noktamız anadilde yazma eylemiydi. Lazuri Alboni yi bir mütevazi bröşürde bastırıp Lazca bilenler arasında dağittiğimizda bunun bir kültürel direnişe vesile olacağını zamanında asla ön göremezdik.

Bir kaç amatör araştırmacı olarak, anadilimize halk kültürümüze dair bilgileri arkadaş çevremizde paylaşırken bize ilk tepkiyi gösteren maalesef Kürt çevreleri olmuştur ‘Bir siz eksiktiniz ‘ dercesine ..Bu bizleri şaşırtan tepkiler içimdeki ‘tuhaf ezikliği’ derinleştirir.

Laz aktivistleri kaplumbağa hızındaki yürüyüşleri ile bir çeyrek yüzyıl geride bırakırken sistemin ‘ bir açılıma ‘ ihtiyaç duyması, bir kez daha bizim halkımızı ve Anadolunun kültürel birikimini yok sayması ö içimdeki ‘müzmin eziklik’ üzerine bir iki cümle yazmamı zorunlu kıldı.

1980 li yıllarda bu tuhaf duygu bir yanda ‘siz lazlardan adam çıkmaz’ diyen Kürt arkadaşlar ile Laz aileleri ile kültürel erozyonu konuşacak iken ‘yoksa sizde mi ‘ayrı toprak’ isteyeceksiniz? diye soran Lazlar arasında kalmanın ne zor olduğunu şimdi anlatmakda daralıyorum.

Bir Halkın kültürel varolup yokoluşunun bir yaşamsal olayın söz konusu olduğunu anlatmak o kadar zordu ki! İnsanlara şeker ile tuzun ilk bakışta ayırmanın mümkün olmadığı ama her ikisinin de gerekli olabileceği gerçeğini bir ıhtimal olarak soyut konuşmak.

Süreç içinde bir bölgesel savaşa dönüşsede, Anadolu ve Mezopotamya halkları hala ortak paydalarda birlikte yaşamdan yana olması, içimde yarına dair umudu diri tutmama yardımcı oldu. İçimdeki ‘inanılmaz eziklik’ en çok kardeşlerimin ve kuzenlerimin asker olarak bir kardeş halka gönderilmesinde kandı.

Bir yanda bir Halkın demokratık haklara susamış sabırsız hırçınlığı, diğer yanda sivil bir red etme imkanından yoksun Halk çocuklarının asker olarak bir ‘şiddet çılgınlığına’ katılmaları. Vicdani red den mahsun bir ülkenin gönülsüz kahramanları. Bunların arasında kardeşlerimin olması içimde dinmeyen yaraları deşer yıllarca.

Pek bilinçli bir tercih olmasada Laz Kültürü aktıvistleri, pasif bir direniş yolu seçer kimlik arayışına sürüklenen bir coğrafyada. Bölgesel savaşta bir farklı direniş şekli arar gibi kalemle kitapla koyuluruz engebeli bir serüvene... Komada olan bir halkın son nefesleri, son heceleri oluruz karanlık bir diyarda...

Kazananı kaybedeni olmayan bu anlamsız şiddet çığlığını sorgularız ..

Şimdi sayın Başbakan ‘Bir açılım ‘ diyerek gecikmiş bir selam verir komşu halka.

Ya biz, sayın başbakanım,
Biz Lazlar ‘bu açılımın ‘ neresinde kaldık?
Halkımın üzerinden ‘ölü toprağının ‘ kaldırılması hangi koşullara bağlı?
Ya Anadolunun diğer Halkları ?

Selma Koçiva

2 Eylül 2009, Dortmund


Yorum (2)add comment

Alpaslan Erdoğan said:

93 harbinde bu topraklara gelmis bir Gürcü ailenin 6. kusagiyim yani Gürcü asilliyim ve bu ülkede yaşiyor olmaktan da cok mutluyum.. Ne mutlu ki Türküm..Türk vatandasiyim..
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2010-07-19 16:19:25
Oylama: +0

LAZ İSYAN said:

Bir açılımdır gidiyor. ama malisef kürtler bu açılım nedilen şeylerden hiç bir şey anlamıyor çünkü ortada bir açılım yok bir halkın kültürü ,dili yok edlimek isteniyor bu ülkede ve sonrada bu ülke için demokrat bir ülkeyiz diyor bazı imamlar ,hocalar bunun neresinde demokrasi bir halkın ağzını,gözlerini,kulaklarını kapatmakmı demokrasi :D :D :D hayır hayır kabul etmiyorum bunun adı FAŞİZM ve yıllardır sadice kürt halkına yönelik bu baskıların dışın kahraman LAZ halkıda hem tutsak hemde kültür tutsağıdır yıllardır lazca tv için baş vurular geri çeviriliyor adeta LAZ halkı yokmuş imajı vermeye çalışan bir devletle karşı karşıyayız bunun neresi domokrasi bu ülkemi demokrat bir ülke ben buna sadice gülerim :D :D hemde ağzımlada gülmem !!! bence biz lazlar bu ülkede haklarımızı istiyorsak milletvekili yada milletvekilleri çıkarmalıyız !!! biz lazlar asla tutsak yaşamı benimsemedik artık kültürümüz için birşeyler yapmalıyız örgütlü hariketlenme bence şarttır kültür haklarımız için sesimizi demokratik eylemlerle dile getirmeli kamoyunun ilgisine sunmalıyız emin olunmalıdırki bir çok desteksimiz olacakdır ne demiş LENİN ......az olmamız felaket değil gün gelecek milyonlar bizimle olacak..... YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ ....YAŞASIN LAZ KÜLTÜRÜ ....
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2009-09-06 08:40:01
Oylama: +18

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Haberler

Güncel Etkinlikler

25.07.2010 I 21:59 | Lazebura©

article thumbnail5. YEŞİL YAYLA KÜLTÜR, SANAT ve ÇEVRE FESTİVALİ “3 Gün, 3 Köy” Etkinlikleriyle sizleri bekliyor… Hayde...
Makelenin Devamı...

08.07.2010 I 11:54 | Lazebura©

article thumbnailSavunduğumuz derelere karışmaya, beraber çağlamaya geliyoruz… Karadeniz’den yükselen isyan seslerini duymazdan gelemezdik. Fındıklı’da vadileri başında nöbet tutan köylüleri,...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Karadenizde saklı kalmış Kadın Sesleri:S...
Son yıllarda heyecanla dinlediğim, içinde bulunduğum, sevdiğim, hüzünlendiğim en büyük pay...
Sayın Başbakan'a zor sorular
93 harbinde bu topraklara gelmis bir Gürcü ailenin 6. kusagiyim yani Gürcü asilliyim ve bu ülke...
İnat ve İsyan: Trabzonspor
vallahi tebrik ediyorum. benim duygularımı yazdın tamamen. bütün yazdıklarınıza katılıyoru...
So Mebaşkvitdort'un!
İxeli Osman cuma, heşo naoni do ncakti xila gamiğasen. mati meptare manişa arabaten, na minonan ...

Yeni Üyeler


HaMSii

delahmedienesi

la_tahzen

pedalısa

Mircan

Mircan

Üye Girişi

Kimler Online

110 Misafir Online
Online olan üye yok!