Sva-mogvales na-ren k’oçepek, oşi3’anaşe memskvimeri do k’ai
ar skidala mogu şeni irixolos ham oxo3’onaşi doloxe muz na-anç’en
sorumluluğepe oxenu uk’ors. Haya, k’oçinobaş k’ele na-ignapen sorumluluğişi oxo3’ona
mteli şurepes na-uğunan steri, ulkeşi edginapeşi enni jin na-renan k’oçepesti avoniren.
Hak beciti na-ren mutu; ham oxo3’ona muşi-mogapaşen dido, didopeşi mogapape
şeni na- ixmarinasen şart’ite oxenoni ren.
Sva-p’iciz na-iskedinen iri-namu ar ulke şeni hem ulkes
na-skidunan şurepekti ulke-mutepeşi k’ele sorumluğepeti uğut’anoren, mtini-muşiti
heya ren. Tabiî ki sva-p’icişi iri-namu ar ulkek, ulke-muşiz na-skidun
muşi şurepe şeni sorumluluğepeti uğut’asen, ham sorumluluğepe nena, dini,
irkişi çkvanoba var vaşa oxenoni ren. Şurepes na-anç’en sorumluğepe k’at’a k’ele iven. Na-içalişamanpek
na-içalişaman sontipeşe, na-içalişinen sontipek na-içalişamanpeşe,
maguralepek magurapeşe, Magurapek maguralepeşe steri daha na-var p’k’oro3xare ardido
sontxanepesti haşo ovoni ren. Hamtepeşen çkva, becitobaluğişi osvarus daha oğune na-mulun
sorumluğepeti koren. Hamtepe, ar m3ika k’oçepes skidalate na-uçkin ar
mutu, ardido muşeniten na-var uçkinpeşe, na-var dagurezpeşe doguru, oxo3’onapuşi
sorumluluği ren. Hamtepeşi doloxe na-ren 3’oxlenora-muşi, kultura do
nena-muşi na-uçkinanpes, hamtepe na-goç’k’ondunanpeşe oxo3’onapaşi, doguruşi
sorumluluği ren.
Yani Lazuri nena do kultura na-var uçkinanpeşe, doguru do oropinu
şeni Lazi kultura do nena na-uçkinpes na-anç’en sorumluluği ren. Haya
çkimi oxo3’onaş k’ele enni didi sorumluluğepeşi oğune mulun.
Lazi kultura do nena şeni; Mik? Na k’onari? Mu uçkinna haya irixolos
ortimute, oxo3’onapuşi mecburiyetis ren. Haya irixoloz na-manç’enan
duyla ren. Edo nana- çkuni do kultura-çkuni oskidinu minonanna ki, hamuz mitikti mele na-dudgitasen- ti var doma3’onen. Ham k’onus çkun na-manç’enan çkar
golakteri ozmonu var yoçkindinaşa, çkar mogapa var-çvaşa k’oçinobak çkunde meçamu
na-vu sorumluluğişi oxo3’onapaşi doloxe oxenoni boret. İrixolos hamtepeşi çkinapas na-ren edo ar mutute mitiksanis
muz na-anç’en sorumluğepe oxenu şeni dido na-var içalişaman komiçkinan.
İptişen “Nena-çkuni do kultura-çkuni dido mcveşi orapeşen
doni na-ren, dido didi omk’itupeten handğalepeşe na-moxtu, çkvado çkva
muşenepeten en3inuşi dudiz na-ren, ham en3ina na-dodginasen enni çodina
k’oçepe na-boret, ağanmordalepek na-moxtasen orapeşe na-zdanoren
enni çodina k’oçepe na-renanen” hemtepes oxo3’onaponi boret. Hemindo şkule “Kultura do nana bekita handğalapeşi skidalaşi
doloxe majurani kultura do nenapeş k’ele becitoba na-var uğunşi
ozmonoba mtini na-var ren, sva-mogvale mteli nena do kulturate korenşi,
çkar kultura do nenak majuranişe zarari na-var meçamsti” oxo3’onaponi boret. P’ap’ulepe-çkunepek do nandidepe-çkunepek na-skides,
na-oskedines, çkun na-memişkvez doxmelepe-çkunepe berepe-çkunişe,
motape-çkunişe na-var naşkvinasen k’oçepe na-boretşi çkinapas ovoni do hamtepe
irixoloşe oxo3’onapu na-uk’orşiz inani oxenoni boret. Ham çkinapaş doloxe, k’oçinobak çkun na-momçes sorumluluğiş
oxo3’onapaşi oxmaruş ora do mecburiyetiti çkun manç’enan. Ham sorumluluği
oxo3’onaşi doloxe çkun na-manç’enan oxenuşe mecburi boret.
Xoloti ham oxo3’onaşi doloxe çkar mogapa uçvimu, çkar
at’ek’nu ok’ok’edinuşi doloxe var amaxtaşa, çkar mitiş k’ele gza u3’iramu, arşurişi
gamadgituşi omt’inuten, arte oçalişute, xvala Kultura do nenaçkuni
oskidinu şeni oxonk’anoni boret.
Kultura do nena-çkuni oskedinu şeni çkun, çku na-manç’enanşi
oxenuşe biçalişamt, moxtit şurimşinepe tkvanti, tkvan na-ganç’enanşi oxenuşe
içalişit.
Xelinadok’aobate skidit.
Herkese Düşen Görev!
Dünyadaki insanların, çağa uygun ve iyi bir yaşam elde edebilmesi
için herkesin bu anlayış içinde kendine düşen sorumlulukları yerine getirmesi
gerekir. Bu, insanlığa karşı duyulan sorumluluk anlayışı bütün
bireylerde olduğu gibi, ülke yönetiminin en üst kademesinde bulunan insanlardada
olmalıdır. Burada önemli olan nokta; bu anlayışın bireysel çıkarlardan çok,
çoğunluğun çıkarlarını için kullanılması şartı ile yapılmalıdır.
Yeryüzünde, yaşanılan herhangi bir ülke için o ülkede
yaşayan bireylerinde ülkesine karşı sorumlulukları olmalıdır, doğrusuda budur. Tabiî ki yeryüzünde
herhangi bir Ülkenin, ülkesinde yaşayan kendi birayleri için sorumluklarıda
olmalı, bu sorumlulukları dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın
uygulamalıdır. Bireylere düşen sorumluluk her alanda olur. Çalışanların
çalıştıkları yerlere, çalışılan yerlerin çalışanlarına, öğretmenlerin öğrencilerine,
öğrencilerin öğretmenlerine gibi daha saymayacağım birçok alanda da böyle olmalıdır. Bunlardan başka, önemlilik sıralamasında daha önde gelen sorumluluklarda
vardır. Bunlar, bir kısım insanların yaşayıp bildiği bir şeyi,
birçok nedenden dolayı bilmeyenlere, öğrenemeyenlere öğretmek, anlatmak
sorumluluğudur. Bunların içinde olan geçmişini, kültür ve dilini bilenlerin,
bunları unutmakta olanlara anlatmak, öğretmek sorumluluğudur. Yani Laz dilini ve
kültürünü bilmeyenlere, öğretmek ve sevdirmek için Laz dilini ve kültürünü bilenlere
düşen sorumluluktur.
Bu benim anlayışıma göre en önemli sorumlulukların başında
gelir.
Laz Kültür ve dili için; Kim? Ne kadar? Ne biliyorsa bunu herkesle
paylaşıp, anlatmak zorundadır. Bu hepimize düşen görevdir. Eğer
dilimiz ve kültürümüzü yaşatmak istiyorsak ki, buna kimsenin karşı çıkacağınıda
sanmıyorum. Bu konuda üstümüze düşeni hiçbir aykırı düşünce oluşturmaksızın,
hiçbir çıkar beklemeksizin insanlığın bize vermiş olduğu sorumluluk anlayışı içinde
yapmalıyız. Herkesin bunların farkında olduğunu ama bir türlü kimsenin kendine
düşen sorumlulukları yerine getirmeğe pek çalışmadığını biliyoruz.
Öncelikle “Dilimiz ve kültürümüzün çok eski zamanlardan beri
var olduğunu, çok büyük zorluklarla bu günlere geldiğini,
çeşitli nedenlerden dolayı yok olmak üzere olduğunu, bu yok oluşu durduracak son kuşaklardan olduğumuzu, gençlerinin geleceğe taşıyacak kuşak
olduğunu” onlara anlatmalıyız. Sonra “Kültür ve dilin belki bugünkü
yaşam alanında diğer kültür ve dillere göre öneminin pek olmadığı
düşüncesinin yanlış olduğunu, dünya bütün dil ve kültürleriyle var olduğunu,
hiçbir kültür ve dilin diğerlerine zarar verici olmadığını” anlatmalıyız. Dedelerimiz ve ninelerimizin yaşamış, yaşatmış, bize
bırakmış oldukları bu değerleri biz çocuklarımıza, torunlarımıza bırakamayacak bir kuşak
olduğumuzun bilincinde olmamız ve bunları herkese anlatmamız gerektiğine
inanmalıyız.
Bu bilinç içinde, İnsan olmanın bize vermiş olduğu
sorumluluk anlayışını kullanmak fırsatı ve zorunluluğu da bize düşmektedir. İşte bu
sorumluluk anlayışı içinde bize düşeni yapmak zorundayız.
Yine bu anlayış içinde hiçbir çıkara dayanmadan, hiçbir
kısır çekişmelerin içine girmeden, hiçbir kimse tarafından yönlendirilmeden, bireysel
çıkışlardan kaçınıp, birlikte çalışarak sadece, kültür ve dilimizi yaşatmak için
hareket etmeliyiz.
Kültür ve dilimizi yaşatmak için Biz, bize düşeni yapmaya
çalışıyoruz, gelin dostlar sizde size düşeni yapmaya çalışın.
Esenlikle yaşayın.
Mbulora, 2009 Lazona
Osman Şafak Büyüklü
|