Laz Halk Müziği Üzerine Yazdır E-posta
İsmail Güney YILMAZ   
31.05.2009 I 21:08

Koşar adım yok oluşa yürüyen bir halk... Günden güne aşınan ve eriyen bir dil: Lazca!..
Ve bu çoğularına göre “gizemli” olan “kayıp” halkın,”ayıp” ( maalesef,Lazlar’ın önemli bir kısmı çocuklarına  anadiliyle konuşma yasağı koyuyor!) diliyle söylenen yaşamımızın aynası türkülerimiz...

Biz Lazlar,bu “işe yaramaz”,”kamusal alanda geçmez”  dilimizi dünden unutmaya hazırız;ama ah o güzel türkülerimiz yok mu,elimizi kolumuzu bağlıyor işte! Hele şu bağrıyanık tulum ses vermeye görsün Lazona’nın bir köşesinden,işte o zaman hatırlar Laz,Kaçkar’ın baş eğmezliğini ve Fırtına’nın engel tanımazlığını...

Türkü,tulum ve horon  halkımızın ölümsüzlük iksiridir aslında,bu üçlü bize kim olduğumuzu hatırlatır ve “titreyip kendimize döneriz”,dilimizin,kimliğimizin ve kültürümüzün yok oluşuna isyankar kaşlarımızı çatıp...

Peki kim bu Lazlar? Nereden gelip,nereye giderler?..Türk mü,Gürcü mü ya da Slavik miler? Yoksa çokça söylendiği gibi Pontoslular’ın kalıntıları mılar? Bu çoğaltılabilecek sonu soru işaretleriyle biten  cümleleri uzatmadan,hemen yanıtlayalım sorumuzu: Lazlar,az önce adları  geçen hiçbir etnik aidiyetten değiller,özgün bir ırksal aile olan Kafkas  halklarının,Güneybatı Kafkas kolundan,neresinden bakarsanız dört bin yıllık tarihsel geçmişe sahip olan bir halktır.Gürcüler,Svanlar ve  Megreller (Hıristiyan Lazlar ) ile yakın akraba,tüm dünya halklarıyla da kardeştirler.

Image

Öyle sanıldığı gibi  bütün bir Karadeniz’in  tapusunu da almamışlardır,Rize’nin Pazar ilçesinden Gürcistan sınırına kadar olan küçük bir bölgede,köken olarak aralarında hiçbir yakınlık bulunmamasına karşın en sevdikleri kardeşleri olan Hemşinliler’le beraber yaşarlar.Türkiye’de bu bölge dışında bir de Osmanlı-Rus Savaşı (  1877-78 ) sonrası Gürcistan’dan göçüp yerleştirildikleri Marmara Bölgesi’nin doğusu ve güneydoğusunda ve Batı Karadeniz’de yüze yakın  köyde ikâmet ederler ( Borçka’daki Laz köyleri de bu muhacir gruba dahildir).Türkiye’deki nüfusları hakkında çeşitli tahminler var ama yine de en aklayatkını 500 bin ve 700 bin arası * bir rakam gibi geliyor.Lazlar,Türkiye dışında Gürcistan’da (Lazlar’ın sayılarıyla ilgili 5 ila 30 bin arası rakamlar veriliyor),Rusya (2002 nüfus sayımına göre 221 kişi**), Abhazya’da (2500 kişi) yaşıyorlar. Kimi iddialara göre bu ülkeler dışında Azerbaycan,Estonya ve Ukrayna’da (hatta İran’da) Lazlar’ın bulunma ihtimali yüksek.Ayrıca Kırgızistan’da da sürgün bir Laz köyü hâlâ varlığını sürdürüyor. Avrupa ve ABD’de de küçük bir Laz topluluğu bulunuyor.

Lazca kendi içinde amlaşmayı engellemeyen Doğu ve Batı lehçelerine  ayrılır.Yöreye göre değişmekle birlikte 39 ses barındırsa da,alfabesinde 35 harf bulunuyor.Latin harflerine dayalı bu alfabe 1984’de Fahri  Kahraman tarafından geliştirilmiştir.Laz alfabesi yaratma çalışmalarıysa Türkiye’de II.Abdülhamit ( 1876-1908 ) dönemine,Gürcistan’da 1920’lerin  sonlarına dek uzanıyor ( Gürcistan Lazları bugün dillerini Sovyet döneminin başlarında olduğu gibi Latin alfabesiyle değil,Gürcü alfabesiyle  yazarlar ).

Laz Halk Müziği

Konular: Lazca türkülerde konular çok çeşitli olmakla birlikte genelde  aşk,gurbet ve hasret üzerinedir.Bu konuların yanısıra 
doğa,cinsellik,mahpusluk,çalışma ve avcılık da çokça işlenmiştir.Laz müziğinde konu olarak toplumsal konular ve savaşlarsa çok az kullanılmıştır.Toplumsal konuları işlemiş şarkılara örnek olarak bölgedeki büyük kıtlık döneminde söylenmiş,aşağıdaki şarkı verilebilir : 

”K’amik’amis jur tolepe dudgitas,
Çilimuşi çkimi steri dusk’idas,
Mşk’oinite ut’ak’ate dusk’idas
Var içoden,derdi-merağiçkimi.”

( Kaymakamın iki gözü kör olsun,
Karısı da benim halime düşsün,
Korkudan güçsüz kalsın
Hiç bitmiyor derdim,sıkıntım. )

Laz müziğinde İslam diniyle ilgili müzikler hiç yoktur;ancak işin tuhaf yanı Lazlar’ın ilk dinleri olan özgün çoktanrılı inançlarına dair duaları yaşatmış olmalarıdır.
Aşağıdaki dörtlükse Gürcistan Lazları tarafından söylenen “ilahî” havasında bir şarkıdan alınmıştır. Hâlbuki Gürcistan Lazları da Müslüman’dır. Aşağıdaki şarkının geleneksel bir şarkı mı;yoksa misyonerlik çalışmaları etkisiyle yakın zamanda yazılmış/çevrilmiş bir şey mi olduğunu öğrenemedim.Ancak şarkının
sözleri aşağıdaki gibidir :

” Eçidoxuti am tutas K’riste dibadu Betlemi’s ya ho,
Murun3xepe çaçxalaptes,otanaptes Betlemi’s ya ho,
Ham mç’k’eşepek kogneşk’ule,k’ainoba bz’irit ya ho,
Çkin Xrist’ana gegixvamupt,mteli-xolo k’ai vort’at e ho!”

(İsa bu ayın yirmi beşinde Bethlem’de dünyaya geldi,
Yıldızlar çağlıyor ve aydınlatıyordu Bethlem’i.
Bunu  çobanlar da[yol göstericiler,havariler ?] öğrendiğinde,hayrını gördük
Biz Aralık ayında [İsa’nın doğduğu ay]size dua ediyoruz,hepimiz mutlu olalım. )
 
Konu dinden açılmışken, eski Laz Pagan inanışına dair bir örnek vermeden geçmek de olmaz :
 
”Mjora babaçkimi,
Tuta nanaçkimi
Novarvale muru3xepe
Da do cumaçkimi !.”
 
”Güneş babamdır,
Ay annemdir
Parıldayan yıldızlar
Kız ve erkek kardeşlerimdir !..”
 
Laz müziğinde en çok işlenen konunun aşk olduğunu söylemiştik. Laz müziğinde aşk şarkıları hususunda da cinselliğin öne çıkartıldığı dikkat çekiyor.
Kimi zamansa bu cinselliğin aşktan bağımsız bir şekilde de açığa çıktığını görebiliyoruz. Hemen her Laz’ın bildiği aşağıdaki “muzır” şarkıyı örnek olarak
gösterebiliriz;
 
”Karmateşi kvalepe,
Ok’oxeran dalepe,
Movunt’xa do vot’va3ina
Ubaşi mak’falepe !”
 
”Değirmenin taşları,
Oturuyor kız kardeşler,
Vurayım da patlatayım
Koyunlarındaki yumurtaları !..”

Türler:


Dest’ani ( Destan ): Sanıldığı gibi Lazca şarkıların hepsi oynak ve  neşeli değildir!  “Dest’ani” türü bunun en iyi kanıtı olsa gerek,dahası bu destanlar Lazlar’ın en çok sevdiği müzik türüdür.Destanlar dörtlükler hâlinde ve on birli hece ölçüsü nizamına göre seslendirilir.Genelde kemençe veya tulum eşliğinde söylenir;ancak kavalla veya büsbütün enstrümansız da icra edilebilir.Destanın söylenişi köyden köye ve kişiden kişiye küçük farklılıklar gösterse de hep aynıdır.Aşk,doğa,sıla hasreti,ölüm ve gurbet en çok işlenen konulardır. Bir “dest’ani” örneği;
 
”Sk’ani şeni a oxori p’3’op’xare,
Var moxt’ana, movunt’xa do epxvare.
Si t’rağodi ma elegiyonare
Var moxeli, si ti var ixelare !”
 
(Senin için bir ev yapacağım,
Eğer gelmezsen, vurup onu yıkacağım.
Sen şarkı söyle ben seni çıkaracağım
Beni mutlu etmedin,sen de olamayasın !) (Xunar, Atina)
 
Xoroni ( Horon ): Lazlar’ın ve tüm Doğu Karadeniz halklarının tutkusu.Halka şeklinde ve tulum eşliğinde oynanır.Kemençeyle oynanan horon azdır.Horonun aslıda bir ibadet şekli olduğu söylenir; ama bugün horon coşkunun dışavurumu anlamına gelir.Her horonun bir yöneticisi olur,horonda disiplin şarttır.Horon sırasında gruplar sıralı bir şekilde karşılıklı şarkılar söylerler.”Fora” adı verilen bölümde müzik ve figürler yavaşlar.”Xemşin”,”P’ap’ilat”,”Üçayak”,”Bak’oz” gibi pek çok türü vardır. Horonlarda sıkça söylenen şarkılardan bir örnek verirsek ;
 
”Msk’valina ixoroni,
Burguli cixoroni .
Ar mele ar do mole
Ar do kocoxoroni ...”
 
(Güzelce horon oyna,
Dizlerini titret oyna
Bir o yana, bir bu yana
Bir daha oyna ...)

Bgara ( Ağıt ): Ölünün ardından doğaçlama olarak ve “mamgarale” (ağlayıcı) kadınlar tarafından söylenen ağıtlardır.Bgara’da
ölünün yaşamında isteyip de yapamadığı şeyler,özellikleri sıralanır ve toplu bir ayini andırırcasına mamgarale’ye eşlik edilir.Bgara’ya “Nena
Meçamu” ( Ses Verme ),”K’ore3xu”, “Goxe3xala” ( Sayma ) gibi adlar da verilir. Bir bgara örneği;
 
”Memaşk’vi do so ulu ?!                       “Beni bırakıp da nereye gidiyorsun ?!
Am dunyas xvala kimoliçkimi .               Bu dünyadaki tek erkeğim.
Am dunyas muç’o gopta,                       Bu dünyada nasıl gezeyim,
Uskaneli, yeri yurdi komemişkvi             Sensiz,bıraktım yeri yurdu
Namus mepça var miçkin,                      Onu kime vereyim bilemiyorum,
Kimoli çkimi.                                         Erkeğim


Ar m3ika domçvat’i,                                Beni birazcık bekleseydin,
Çkin isa vigzalat’it.                                 Beraber giderdik.
Em dunyaşi nek’na.                                O dünyanın kapısını
Xvala muç’o gon3’k’i                               Yalnız nasıl açtın
Kimoli çkimi .                                         Erkeğim


Am dunyas raxati memaşkvi,                   Bu dünyada beni rahat bırak,
İrik t’ilifoni gemiçaps,                              Herkes bana telefon ediyor,
Vigzalat ya do,                                       Gidelim diye
Vidayi va miçkin,                                    Gideyim mi bilemiyorum,
Kimoli çkimi.”    ***                                Erkeğim .”
 

Mek’a-Mok’a : Atışmalı türkülerdir.Lazlar’ın eğlence müziklerinden olup günümüzde yaygınlığını yitirmiştir.Karşılıklı iki kişi,erkek grupları,Kadın grupları veya karma gruplar halinde,doğaçlama söylenir. Uyaklı,devamlılığa sahip karşılıklı sözler söylenir,amaç rakibi alt  edip,yeteneği ispatlamaktır.Kemençeyle veya enstrümansız,dans eşliğinde veya danssız icra edillebilir.Yedili hece ölçüsüne sahiptir.”Met’k’oni birapa” ( atma türkü ) veya “ok’obalu” ( atışma ) da denir.
 
Bozope : “Furt’onaşe cevulur, 
             Nena momçi mevulur.” 
 
Biç’epe : “E bozo sk’ani şeni,
             P’anda ç’veri govulur.”
 
Kızlar :    “Fırtına’dan iniyorum,
             Çağırırsan geliyorum.”
 
Erkekler:  “Ey kız, ben senin için,
              Daim yanık geziyorum.” (her dize iki kez tekrarlanır.)
 

Heyamo/Heymoli,Helessa Yalessa : Heyamo’lar kadınların iş şarkılarıdır.İş sırasında kolektif bilinci sağlamlaştırmak ve ortak bir ritmi yakalamak amacıyla söylenir.Ezgisi ağır ve etkileyicidir.Hece ölçüsü  yedilidir.Helassa Yalesse’lar erkek iş şarkılarıdır.Amaç ağır işlerde gücü ve konsantrasyonu tek bir yerde toplamak olup,ezgisi ağır ve ataklıdır.Her iki türe de “imece şarkıları” diyebiliriz.

Oşvacu K’aide ( Dinlenme Şarkısı ): Kadınların toplu olarak söyledikleri  iş molası şarkılarına denir.Ezgisi sabittir ve genelde enstrümansız söylenir. Bu şarkıların da ağır bir yürüyüşü vardır.

Gzaşi K’aide ( Yol Havası ): Çoğunlukla yaylaya göç ederken molalarda doğaçlama olarak erkeklerce( genelde solo ) seslendirilir.Konusu yolculukla ilgili olmayabilir.Ezgisi sabit ve ağırdır.Yedili hece ölçüsüne dayanır.
 
”Xoloti kogoladu
Rak’anepe dumani,
Sk’ani do şk’imi şeni
Diyu axir zamani.
 
Ejvi empula ejvi
Çoyis dolop’3’edare,
Keç’opey yarişk’imi,keç’opey iyonaman (tekrarda söylenir)
Ma ti ek’ap’3’edare ...”
 
”Yine sardı,
Tepeleri duman
Senin ve benim için
Sonlandı zaman .
 
Uç ey bulut uç
Köye üstten bakacağım
Aldılar yârimi,aldılar götürüyorlar
Ben de arkasından bakacağım.”

Nani ( Ninni ):  Laz ninnileri çok etkileyici ve yanık,içten gelen bir sesle, kadınlarca icra edilir.Yedili veya sekizli hece ölçüsüne sahip olan tür genel olarak Laz müziğini de etkilemiştir.Ezgisi küçük nüanslar dışında değişmez.
Laz müziğinde bu türler dışındaki şarkılar herhangi bir türe dahil  edilemez.Hepsi hece ölçüsüne sahiptir;ancak ezgisel olarak bağımsızdır.

Çalgılar :

Gudastviri ( Tulum ) : Genellikle oğlak derisinden yapılan beş notalı,tek oktavlı,nav,sipsi,tulum (gövde ),ağızlık olmak üzere dört ana unsurdan oluşan üflemeli bir çalgıdır.İskoç gaydasına göre “ilkel” ve körüksüzdür.Çalınması oldukça emek gerektirir.Çalınışına göre acıklı veya neşeli bir sese sahip olabilir.
Çemane ( Kemençe ) : Laz kemençesi,bilinen Karadeniz kemençesinden daha küçük boyutludur ve değişik bir sese sahiptir.Genellikle erik ağacından yapılır,yayın telleriyse at kuyruğu kılındandır.Danslara eşlikte ender kullanılıyor ve Lazlar arasındaki popülaritesi tulum kadar yüksek değil.Yine de solo şarkılarda tercih edilir.Lazca’da bu enstrümana “ç’ilili” de denir.Kemençenin üç teli vardır.
P’ilili ( Kaval ): Laz kavalı çok acıklı bir sese sahiptir ve genelde dağ Lazları arasında yaygındır.Lazlar,Hemşinliler’in aksine kavalla horon oynamazlar.
Çonguri : Telli ve bağlamadan küçük, orta boylu bir çalgı.Dört tellidir.Türkiye Lazları bu çalgıyı pek tanımasa da
Megreller,Gürcistanlı Lazlar ve Gürcüler arasında yaygındır.Büyüleyici,ince ve tabir-i caizse su gibi akan bir sesi vardır.
Ğuni : “Kovan” anlamına gelir,bu adı da şeklinden alıyor.Büyük,vurmalı bir çalgıdır ve üstüne oturularak
çalınır.Tok bir sese sahiptir.Birol Topaloğlu bu çalgıyı Laz müziğine  kazandırılmıştır.
Defi/T’efi ( Tef ) : Kullanımı yaygın değildir.Hopa çevresinde kadınlar tarafından çalınır.Küçüktür ve küçük zilleri vardır.
Doli : Küçük çaplı Kafkas davulu.Elle vurularak çalınır.Özellikle Gürcistan Lazları arasında horonlara eşlikte kullanılır.
Salamuri : Gürcü kavalı.Türkiye Lazları pek bilmese de,sınırın öte  yakasındaki kardeşlerince çalınır.
Ostvinale : Lazlar’ın ince sesli kavalı.”Islık çalıcı” anlamına geliyor. Laz yaylalarında yaygın şekilde çalınır.
Sazi ( Bağlama ) : Bildiğimiz Anadolu bağlaması.Laz müziğindeki yeri  yenidir.Pazar, Ardeşen ve Çamlıhemşin dolaylarında kimi Lazca sözlü şarkılar bu 
enstrümanla çalınır.70’li yılların popüler kültürü ve solun Lazona’daki etkisiyle de kullanımı yaygınlaşmıştır.
Dauli ( Davul ) : Büyük,askılı davul.Tokmakla çalınır.Özellikle Gürcistan’da horonlara eşlikte çalınır.
 
..............................................................................................................

* tabiî bu rakam benim aklıma yatan rakamdır yalnız .
** http://tr.wikipedia.org/wiki/Lazlar#cite_note-7   (31.05.09 tarihinde erişildi)
*** kaynak: Kemalpaşa’dan (Noğedi,Makriali) Ayhan Sonbay, derleyen : Murat Ersoy. Sima, Üç Aylık Kültür,Sanat,Edebiyat dergisi,sayı: 4, sayfa: 28


İSMAİL GÜNEY YILMAZ
 
 
Not : Bu yazı, yaklaşık üç yıl önce Türkiye halklarının müzikleri üzerine yazı dizisi hazırlayan bir kültür sanat dergisi için yazılmıştı. Ancak söz konusu dergi, bir kaç halkın müziğini tanıttıktan sonra, direkt dünya müziğine geçiş yapmış olduğu için yazı yayınlanamamıştı. Bâzı ekleme ve düzenlemelerle,epey zamandır “sırasını bekleyen” bu unutulmuş yazıyı yayınlıyorum.


Yorum (2)add comment

samargalo said:

Lazeburayı 4 yıla yakındır takip ederim emin olun ki şu ana kadar okuduğum en güzel, en doyurucu makale bu oldu.Laz kültürü âdeta türkülerle özetlenmiş.Bir yandan insana hüzün çöküveriyor.Yok oluşa koşan bir hars "Lazoba".Maalesef burada en büyük pay lazlara düşmektedir.Lazuri nena, xaçk'a, t'ariği, xoroni mteli muntxanepe çkuni k'ala yaşasun :)
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2009-06-03 16:55:18
Oylama: +0

halaci_onur said:

hoş bir çalışma.. elinize sağlık bayım.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2009-05-31 23:05:56
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Haberler

Güncel Etkinlikler

26.02.2010 I 23:34 | Lazebura©

article thumbnailKaradenizde yaşayan engelli kardeşlerimizin Tekerlekli Sandalye, Akülü sandalye,İşitme cihazı ihtiyaçlarının alınması amacıyla düzenlenen destek ve dayanışma konserine...
Makelenin Devamı...

05.02.2010 I 19:46 | Lazebura©

article thumbnail Karadenizin Sesleri, HES'leri kesmek, Karadenizdeki ekolojik ve kültürel tahribata son vermek için bir araya gelecek. Gece Horonlarla başlayıp, horonlarla bitecek.
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar: Hani açılım bütün kesimleri kaps...
lazcayı tehlikede olan diller arasında değil de tehlikeli diller arasında bi zihniyet.
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
hakkaten çok güzel geceydi ama yollar felçti çok fena yağmur vardı
Oğurinuşeni ar Noxmare : Svayoxo Gokturu
cumaşkimi, na nç'ari iritulli mtini ren da! nena emiç'opuman do miğurinaman, edo a mutxa mongon...
Lazlar: Hani açılım bütün kesimleri kaps...
HERKEZ SEN VE BEN GİBİ DÜŞÜNDÜĞÜNDE LAZ HALKI OLARAK NE GÜZEL GÜNLER GÖRÜRÜZ TAHMİN E...

Yeni Üyeler


ismail eren

53MA08

erol

Lazut_81

Mircan

Mircan

Videolar



Üye Girişi

Kimler Online

14 Misafir Online
Online olan üye yok!
Powered By PageCache
Generated in 0.29010 Seconds
Generated in 0.305351018906 Seconds