Her geçen gün kendinden bir şeyler yitiren, yok olma karabasanını tüm dehşetiyle üzerinde hisseden kadim Karadeniz kültürü ...
Laz, Rum, Gürcü, Hemşinli, Türk atalarımızın beraberce yaratıp, beraberce işlediği, biraz küskün de olsa torunlarına miras bıraktığı ortak kültürümüz...
Ölen dillerimiz, viran edilen tarihsel değerlerimiz, inkârcı tecavüzlerle eksiltilen kimliklerimiz, "para para para !" diyen ağızları salyalılarca her gün biraz daha çalınan, tahrip edilen denizlerimiz, derelerimiz, ormanlarımız, doğamız!.. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de ortalıkta "Karadenizli müzisyen" kılığı ve nâmıyla dolanıp, yukarıda da belirttiğimiz gibi zaten tahammül sınırlarını çoktan aşacak bir biçimde çokça olumsuzlukla karşı karşıya bırakılmış olan kültürümüzün içini boşaltıp, dejenere eden, onu poplaştırıp, karikatürizeleştirerek bir rant aracına dönüştüren mirasyediler !..
Ama şükür ki; gelecek kapkaranlık, her şey umutlarımızı öldürecek denli kötü de değil...
Ne mutlu ki bize, varlıklarını; dilleriyle, müzikleriyle ve değerleriyle bu güzel ve direngen kültürü yaşatmaya adamış yürekli, onurlu ve kıymetli insanlarımız da var...
İşte tüm bu değerleri, kendi bünyesinde Dünyalı bir kültür inşâ etmeye çalışarak yaşatmayı, geliştirmeyi ve tanıtmayı amaç edinmiş genç bir müzik grubu Sisli Rüya ...
Çalışmalarını Ankara'da sürdüren müzik grubu, epeyce yol almış aslında ve albüm çalışmalarına dahi başlamış...
Geniş bir müzisyen kadrosuna sahip olan grup; Hasan Altun (gitar ve vokal), Ercan Soysal
(tulum, yan flüt, vokal), Muharrem Çelik (kemençe, geri vokal), Ömer Özışık (akordeon), Onur Yıldız (akustik davul), A. Murat Okur (bass gitar) ve Okan Çeliktaş (perküsyon) ile Karadeniz'den ses alıp, dünyaya ses vermek için yürüyor...
Müziklerini otantik Gürcü-Megrel-Laz çalgıları çonguri ve panduriyle de renklendiren müzik grubu, insanları çok sesli, ahenkli ve sıcak bir rüyaya davet ediyor...
Hakim kılınmak istenen karabasana inat Lazca, Gürcüce, Rumca, Hemşince ve Türkçe bir rüyaya !..
Bize düşen de, bu güzel rüya çağrısına nâçizane bir ses verebilmek, bu rüya için yola çıkanları selâmlamak oldu ...
Hem bunlar; hem de henüz duyup işitmemiş olanlara grubu imkânlarımız el verdiğince tanıtabilmiş olmak için Sisli Rüya'yla yaptığımız aşağıdaki kısa röportajla baş başa bırakıyoruz sizleri ...
İsmail Güney YILMAZ (İ.G.Y.): Merhabalar arkadaşlar. Biz Karadenizliler, çabuk çabuk konuşup, işimizi çabuk çabuk halledip, derdimizi de çabucak anlatmaktan hoşlanırız. Bu yüzden hemen soruya geçmek istiyorum; Sisli Rüya grubu nasıl ve ne zaman kuruldu, grubun elemanları nasıl bir araya geldi ?
Sisli Rüya : Sisli Rüya, 2006 sonlarında Çetin Alkan ve Hasan Altun tarafından kuruldu. 2008 yılına kadar Karadeniz müziği formunda besteler yapan grup, bu tarihten sonra Karadeniz'in müziği ve folkloru üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmış, bir yandan da besteler yapmaya devam etmiştir. 2009 yılının başında son şeklini alan grup, profesyonel bir düşünce içine girmiş ve polifonik bir Karadeniz
müziği albümü için çalışmalara başlamıştır.
İ.G.Y. : Sisli Rüya'nın müzikal algısı ve bu bağlamda kendine biçtiği misyon nedir ?
Sisli Rüya : Burunları Karadeniz'de, kulakları tüm yeryüzünde olan grup, içinde bulundukları Karadeniz kültürünü, evrensel müzik değerleriyle birleştirerek kendi tarzını ortaya koymaya çalışıyor. Bu çalışmalarda Karadeniz kültürünün özünü bozmamaya özen göstererek bu değerleri
yaşatmayı ve yaymayı hedefliyor diye özetleyebiliriz grubun misyonunu.
İ.G.Y. : Peki, Sisli Rüya grubu misyonunu salt müzikal anlamda mı kodlamaktadır; yoksa toplumsal sorunlarla ilgili de bu grubun diyecekleri var mıdır ?
Sisli Rüya : Sisli Rüya kurulduğu günden beri gönül verdiği tüm değerleri müziğine de yansıtmaktadır. Kâh çevre sorunları, kâh kültürel yozlaşma; kâh da yaşamın ruhlarda açtığı çentikler müziğimize konu olmuştur. Dolayısıyla salt müzik değil, toplumsal duyarlılığı ve insana has duyguları da müziğimize işlemekteyiz.
İ.G.Y. : Sisli Rüya grubu, günümüzde Karadeniz müziği adına yapılanları nasıl değerlendiriyor ?
Sisli Rüya : Günümüzde Karadeniz müziği adına yapılan çalışmaları iki başlıkta inceleyebiliriz.
Birinci başlıkta değerlendirdiklerimiz, gerçekten Karadeniz kültürü ile beslenmiş,araştırılmış ve üzerinde kafa yorulmuş yani Karadeniz'in kokusunu hissedebileceğimiz çalışmalardır, ki bizce de bu kültür adına yapılması gereken de budur.
İkinci başlığın altınaysa Karadeniz şivesini ya da enstrümanlarını, ayakları bölge topraklarına basmaksızın, popüler kültürün tek lokmalık eserlerinin içine yedirip, bunun adına da "Karadeniz müziği" diyen çalışmaları koyuyoruz. Bu tip çalışmaların, Karadeniz'in öz kültürünü zedelediğini düşündüğümüzden, biz bu tarz bir müzik tarzını ve algısını onaylamıyoruz.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, biz Sisli Rüya olarak bu tarzdaki müziklere, Karadeniz müziği denmesini de
kabul etmiyoruz. Günümüzden "popüler" bir örnek vermek gerekirse hoptek’in (kolbastı) bugün getirildiği iyice yozlaştırılmış duruma bakabilirsiniz. İşte bizim karşı olduğumuz da Karadeniz müziği adına yapılan bu yozlaştırma ve saptırmadır.
İ.G.Y. : Peki, bir son soru. Sisli Rüya'nın müzikte yereli evrensel olanla birleştirmekten anladığı nedir ?
Sisli Rüya : Bizim yerelden anladığımız, -bir çok sanatçı ve gruptan farklı olarak- tüm Karadeniz çevresidir. Çalışma alanımızda Karadeniz'e kıyısı olan ve ülkemizde yankısı olan tüm kültürlerin müzikleri bulunmaktadır. Hedefimizse bu müzikleri yerel kaynaklardan alıp evrensel bir müzik anlayışıyla, otantikliğini bozmadan işleyerek herkesin dinleyebileceği bir sentez hâline getirmektir.
İ.G.Y. : O zaman umarım yolunuz açık olur arkadaşlar. Çalışmalarınızda başarılar dilerim . Teşekkürler.
Sisli Rüya : Biz de teşekkür ederiz .
|