Çay, Doğu Karadeniz insanının en büyük gelir kaynağı. Bölge insanının sağlığı ve çocuklarının eğitimi dahil her ihtiyacın karşılanması çaydan gelen gelire bağlı.
Türkiye çay pazarı dünyanın en büyük 5 pazarı içinde yer alıyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık %90'ı günde en az bir bardak çay içiyor. 2001 yılında kişi başına tüketilen çay miktarı 2.4 litre idi. 2002 yılının sonuna kadar Türkiye içinde tahminen US$540 milyon değerinde çay satışı olacak. Gelecek 5 yıl içerisinde ise iç pazar büyüklüğü %24 kadar genişleyerek US$670 milyon’a ulaşacak. Bu sadece iç pazar, bunun yanı sıra ihraç edilen çay da var.
Peki, bu kadar büyük bir pazardan çay üreticisi yararlanıyor mu? Yaş çay hak edilen fiyatı alıyor mu? Yüksek enflasyon itibariyle, çay fiyatlarına TL olarak bakmak anlamsız. Bu yüzden, CAYKUR’un verdiği fiyatlara US$ olarak bakalım.
US$/KG
Yıllar 1. Sürgün 2.Sürgün 3.Sürgün
1997 0,36 0,38 0,40 1998 0,33 0,36 0,36 1999 0,29 0,32 0,32 2000 0,26 0,26 0,26 2001 0,22 0,22 0,22 2002 0,22 0,22 0,22
CAYKUR’un verdiği fiyatlar açık. 1997 yılında verilen 40 cent’den 2001 yılında 22 cent’ düşüyor ve 2002 yılında ise bu fiyat hiç değişmiyor. Ya özel şirketler? Onlar tam bir fiasko. Çay ödemelerini ya bir sene kadar uzun bir zaman sonra, yada 100 kilo yaş çaya karşılık 7 kilo kuru çay vermek gibi komik ödemelerle yapıyor. Şu halde, üretici kötünün iyisini seçmek zorunda kalıp çayını gene devlete vermeyi tercih ediyor.
Şimdi durum böyle. Hiç olmazsa üretici hala çay üretiminden ekmek yiyebiliyor. Ya yakın gelecekte?
CAYKUR’un önümüzdeki yıllar içinde özelleştirilmesinden bahsediliyor. Tam olarak ne zaman olacağı henüz belli değil, ama tehlike yakın gözüküyor. Yabancı şirketler CAYKUR’un özelleştirilmesini dört gözle bekliyorlar. Yabancıların gözünün CAYKUR fabrikalarında yada arazilerinde olmadığı açık. Yapacakları şey, bir kaç fabrikayı alıp, belli oranlarda yabancı çay karıştırarak 5-10 yıl içinde yerli çayın reçetedeki oranını ilaçlık seviyeye düşürmek. Bu gün bile yerli çayın en büyük düşmanlarından biri yurt dışından gelen kaçak çay. Kalitesiz olmalarına rağmen, özellikle Güney Doğu’da kaçak çay büyük rağbet görüyor. Özelleştirme ile birlikte yurt dışından gelen çay miktarında artış olacak. 2004 yılında ithal çaylar için devlet tarafından fonlar ve gümrük indirilecek, bu da daha fazla yabancı çayın ülkeye girişine neden olacak. Bu Doğu Karadenizdeki üretici için ne demek? Çay tarımının ölümü demek.
Çayda artık gelecek yok. Türkiye’de bütün sektörler parsel parsel yabancı şirketlere satılırken, çayın olduğu gibi kalacağını düşünmek fazla iyi niyetliliktir. Çayda gelecek yok olduğuna göre, bölge halkı alternatif ürünlere yönelmeliler belki de. Nelerin yapılabileceği bir tartışma konusu olabilir. Çünkü, Karadenizliden çay alınmamaya başlandığında, yada bu gün sattığı çayın sadece beşte birini satabilmeye başladığı zaman, kendi ağlayıp, ağladığını yalnız kendi dinleyecek. Yapılması gereken, açlık kapıya dayanmadan, tok kalmanın yollarını şimdiden aramak.
|