 Mircan Kaya Karadeniz’in zengin coğrafyasından edindiği müzikal birikimi caz ile
harmanlayan Mircan’ın yeni albümü OUTIM yayınlandı. Mircan müziklerini Güney
Kafkasya’da halk hikâyeleriyle birleştiriyor.
Zamanlardan bir zaman,
ülkelerden bir ülke de “Periler padişahının güzel bir kızı varmış” diye
başlıyor masal. Bu peri kızı sıcak bir havada bir göle girmiş ve uzun uzun
yüzmüş. Suların serinliğine doyunca, gölün kenarındaki bir taşın üzerine
oturmuş. Başını yerinden çıkartıp kucağına almış, hayır yanlış okumadınız,
periler çıkartabilir başlarını bazı masallarda, bazı ülkelerde anlatılar
hikâyelerde normaldir bunlar.
İşte bizim perimizde çıkarmış başını, kucağına
alıp başlamış saçlarını taramaya. O sakin havada, sakin göl kıyısında birden
bire, nereden geldiği belli olmayan bir rüzgâr esmiş ve peri kızı elinde
tuttuğu başına hâkim olamayıp başını düşürmüş elinde. Başı oturduğu kayanın
üzerinden yuvarlanarak uçurumdan aşağıya, kayalara çarpa çarpa düşmüş. Taradığı
saçlarını dağıtarak düşmüş, o düşerken peri kızı başının arkasından bakarak,
ırmağın düşen başı götüreceğinden, bundan sonra sonsuza dek başsız
yaşayacağından dert yanmaya başlamış. O dert yana dursun, baş kayalara çarparak
aşağıya inerken, birden bire kayaların kenarında biten böğürtlen dallarına
takılmış ve öylece kalmış orada. Bunu görün peri kızı çok sevinmiş. Hemen
gitmiş böğürtlen ağacının yakınına, başını yerine takarken uzun uzun dualar
etmiş böğürtlen ağacına... “Ey böğürtlen dikeni başım yere düşecekken sen
yakaladın. Ömrün uzun olsun, binlerce yıl soyun kurumasın” diye sonlandırmış
dualarını...
O gün bu gündür Lazona’da
yaşayan insanlar onca uğraşlarına rağmen kurutamamışlar böğürtlen dikeninin
soyunu. Hiç olmadık yerlerden filizlenip çıkar, hiç olmadık yerlerde
meyvelerini verir dikenleriyle onları kormuş insanlardan... Ve o gün bu gündür,
peri kızının duasını taşır üzerinde böğürtlen ağaçları.
Her yerde arsızca büyüyen
böğürtlen ağaçları ve yukarıdaki Laz masalıyla açılıyor Mircan’ın yeni albümü OUTIM
ya da Once Upon a Time in Mingnelio ve her albümünde olduğu gibi bu
albümde de Mircan modern caz eşliğinde farklı masallar anlatıyor dinleyiciye.
Klasik bir masal anlatıcısının da ötesinde bir yerde duruyor, her masalını
farklı bir melodi ile kurguluyor ve her masal birçok farklı anlamı içinde
taşıyor.
Bizim Ninniler albümüyle Anadolu ninnilerine hayat
vermesiyle tanıdık Mircan’ı. Hemen ardından 2005 yılında çıkardığı Kül
albümünde İngiliz müzisyenleri yerli ustalarla buluşturarak Anadolu, Boşnak ve
Gürcü halk şarkılarıyla geleneksel müziği evrensel bir platforma taşıdı ve
Dünya Müziği alanında kendine özel bir yer açtı. 2006 sonunda ise yurt içi ve
yurt dışından övgüler alan Sâlâ albümünü yayınlayarak besteciliğini,
müziği, sanatı ve yaşamı algılayış biçimindeki aykırılık ve farklılığı başarıyla
müziğe yansıtmanın örneğini verdi Mircan.
OUTIM öncesindeki çalışması Numinosum
ise tüm bu birikimin ve yaptığı tüm müzikal çalışmanın üst düzeye çıktığı bir
albümdü. Mircan’ın İngiltere’nin Bristol kentinden doğaçlama caz grubu Limbo
ile yaptığı albümün içine özenle işlenmiş Mevlana etkisini de yoğun olarak
görmek mümkündü. Mevlana sadece kuru bir şekilde sözlerle yansımıyordu albümde,
Mevlana düşüncesi ve hoşgörüsünün yanında müzik aletlerinin kullanımı ve derin
vokaller bazı şarkılarda bir Mevleviye dönüştürüyordu dinleyiciyi.
OUTIM albümüyle bambaşka bir yere
götürüyor dinleyiciyi Mircan. Farklı bir dünyanın kapılarını açarak kendi
köklerini arayan bir derviş gibi müziğin içinde ustaca dolaşıyor. Her renkten,
her kelimeden başka anlamlar çıkartıyor ve tüm bu anlamları duymayı bilen
kulakların içine sessizce fısıldıyor. Biraz mistik, biraz gerilimli, biraz da
yöresel bir modern caz çalışması OUTIM. Köklerini Güney Kafkasya’dan
alıyor ve yörenin diliyle Mergelce sesleniyor.
Şimdiye kadar yaptığı çalışmalar
içindeki en avangart albümün de bu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü albümün
içinde bütün müziği etkileyen, hatta müziği biçimlendiren halk öyküleri var.
Bir anda kendinizi tanımadığınız bir kültürün hikâyelerini dinlerken
buluyorsunuz ve peri kızlarından cinlere kadar envai çeşit mahlukat girip
çıkıyor albümün içine. Gülüyorlar, ağlıyorlar, dertlerini anlatıyorlar. Tüm
bunların yayında müzik yapıyorlar ve işte yaptıkları müzikle birlikte de OUTIM
oluşuyor.
Mircan, bir önceki albümünde
olduğu gibi burada da With Limbo ile çalışıyor. Bu beraberlik devam ettikçe çok
başarılı albümleri imza atacaklar gibi duruyor. Albüm ayrıca eserlerinin çoğu
kaybolmuş olan Xelimishi Hasani’nin yapıtlarını da yorumluyor. Rock’tan Bosno
Nova’ya kadar çeşitli ses geçişleriyle zenginleşen albüm müzikal bir bütünlük
içinde oluşturuyor ve cazın sınırsız ses zenginliği içinde farklı tonlarla
oluşturulmuş bir renk olarak karşımıza çıkıyor.
Batum göçmeni Megrel bir
ailenin kızı olarak Karadeniz'in bir dağ köyünde başlıyor Mircan’ın hikayesi.
Aslında bu köy onun müzikal yaşamını da derinden etkiliyor. Karadeniz
coğrafyasının yarattığı müzik hayatına giriyor ve daha sonra doğanın sesi
olarak devam ediyor. Bu etkileri, özellikle son albümün atmosferini yaratmak
için kullandığı doğa sesleriyle görmek mümkün...
Şarkı söylemeye ne zaman
başladığını bilmiyor, ama bebekliğinden beri en önemli anılarında hep şarkı
söylediğini anımsıyor. Müzik mağazasının vitrininden her gün duran gitarı geçip
de beğendiği gitarı almasıyla birlikte müzik öğrenimi de başlıyor.
Ortaokulu birincilikle
bitirip Nişantaşı Kız Lisesi’ne başladığında ise daha iyi gitarlar aklına
düşüyor ve müzikal hayalleri daha da büyüyor Mircan’ın.
Üniversite yıllarında
arkadaşları ile kurdukları senfonik rock grubunda kendi bestelerini amatör
düzeyde kalarak seslendiriyor. Aynı yıllarda üniversitenin klasik Türk müziği
korosunda şarkı söylüyor. Mühendislik öğrenimi esnasında uluslararası
projelerde görev alıyor ve bu dönemde müziği ve mühendisliği birlikte
sürdürmeye çalışıyor... İlk albümü Bizim Ninniler’den sonra art arda
çıkardığı Kül ve Sâlâ albümleriyle hem yurt içinde hem de yurt
dışında dikkat çekmeye başlamasıyla müzikal kariyeri mühendisliğin önüne
geçiyor elbette...
2006 yılından beri, İngiliz
müzisyenlerle yaptığı koloboratif çalışmaların ardından, kurduğu yapım şirketi
UCM ile çalışmaya devam ediyor... Beş albüm prodüksiyonuna imza atan Mircan
2009 yılı başında İngiltere’de etnomüzikoloji alanında master ve doktora
çalışmaları yapmaya da hazırlanıyor...
Taraf Gazetesi
|