Macera ve Provokasyon Kokan Oyunların Peşinden
Ağustos
ayında ülkemin başına gelen o malüm felaketten dolayı bu mektubu geç yazıyorum,
bilindiği gibi yaşadığım küçük ülkemi büyük Rusya işgal etti, binlerce
askeriyle savaş donanımlarını topraklarımıza sürdü, bombaladı ve yerle bir
etti şehirlerimizi: Gori, Tskhinvali, Poti, Senaki… hangisine yanayım. Yaşlı ve çocuklar çoğunlukta olmak üzere
yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Doğduğum şehir olan Zugdidi de saldırganların
eline geçti, yollar kapandı ve iletişimimiz kesildi, bu yüzden ailemden haber
alamaz oldum ve bu durum günlerce sürdü, şartlar böyle olunca da açıkçası bu mektubu yazmak
aklımdan bile geçmedi, ki mektubun temel içeriği de teması da hazır bekliyordu. Bu mektup hepimizin sevdiği web sitesi olan www.kolkhoba.org’ un sahibi olan Bay Erkan
Temel tarafından Temmuz - Ağustos aylarında bana karşı yürütülen çirkin ve pis
kampanya hakkındadır. Bu kişi beni yok
etmeye çalışırken inanılmaz iğrenç yöntemleri kullanıyordu, diğer taraftan da bilgisayarımı bloke ederek kendi
mail grubuna girmemi engellemekte idi,
ordan ulaşmayayım ve cevap vermeyeyim diye.
İtiraf etmeliyim ki adı geçen kişiyle çok
yakın ilişkilerim vardı, çabasına ve Lazlar işine faydalı olmaya çalışmasına
değer veriyordum. İstanbul’dayken web sitesinde yayınlatmak üzere ona kucak
dolusu makale ve bilgileri bıraktım. Kaldı ki bugün bu yaptığıma çok pişmanım.
İlk önce ondan internetten tuhaf bir
mektup geldi, mektubunda nedense beni kötü bir adam olmakla suçluyordu ve
benimle ilişkilerini kopardığını yazıyordu, şaşırmıştım ve bu mektup da
ilişkilerimizde oluşan ilk kopukluk olmuştu. Ne kadar çabaladıysam da bu tuhaf
kararın nedenini ondan duyamadım, öğrenemedim. Sonraki aşamalarda ise herhalde
sinir atakları baş gösterdi ki: ortak dostumuz olan Laşa Getia’ya onun ve Givi G.
Karçava’nın aslında aynı kişi olduğunu söyledi, daha doğrusu ‘Laşa Getia’
isminin aslında Givi G. Karçava’nın takma isimlerinden bir tanesi olduğunu
söyledi, bunu gerekçe göstererek ve onunla dost olmak istemediğini açıklayarak
ilişkilerine nokta koydu. Burada altını çizerek hatırlatmalıyım ki Bay Laşa
Getia’ile beni kendisi tanıştırdı, İstanbul’da onun ofisinde beraberken
Laşa MSN’ e girmişti ve Temel bey de bunu fırsat bilerek
bizi oracıkta tanıştırdı kaynaştırdı. Yanı bununla söylemek istediğim şudur: bu
kişinin Laşa Getia ve benim aynı kişi olduğumuza dair olan manyakça düşüncesi
hiçbir mantığa sığmaz sığamaz, psikolojik olarak dengeli olan hiçbir insan
düşüncesiyle örtüşemez ve daha da fazlası kendi düşünce ve davranışlarıyla bile
uyumsuzdur.
Bundan sonra ise www.kolkhoba.org web sitesinde Gürcistan devleti karşıtı
yazıları yayınlanmaya başlandı. Adı
geçen makalelerde hem Abhazya ve Osetya
ayrılıkçı bölgeleri açıkça destekleniyordu, hem de Gürcistan devleti için
tehlikeli mesajlar ve saldırganlık kol geziyordu. Tabii bu saygısızlık cevapsız
kalmadı ve tarafımızdan Temel beye mektubuna cevaben birkaç mektup gönderildi. Galiba Temel bey
fazlasıyla rahatsız oldu, cevabımız ona fazlasıyla dokundu ki benzer makaleleri yayınlanmayı daha da
sıklaştırdı. Ayrıca insanlarla ve toplumlarda yapılan canlı sohbetlerinde
de Gürcü halkına sokak dilinde bile
kullanılamayacak iğrenç sıfatları yakıştırıp küfür ediyordu. Ve ufak bir
hatırlatma daha: Temel beyin eşi Gürcüdür, dolaysıyla çocukların damarlarında da
Gürcü kanı dolaşıyordur, kendi ailesine, çocuklarına, eşine dostuna bu denli
pis kelimeleriyle küfür eden adamın ise psikolojik durumunun düzgün olduğunu hiç
sanmıyorum. Bunu yok sayarsak eğer, Temel beyin Gürcülükle hiçbir alaka
olmadığını varsayarsak bile, yine de bir halka, bir devlete, bir kültüre ve
geleneğe küfür etmek nazizm ve cehaletten başka bir şey değildir.
Neyse lafı fazla uzatmayayım ve gerginliğin
had safhasına tırmandığı, Erkan
Temelin kendi web sitesinde yayınladığı
‘Megreller ve Megrelya Sorunu’ adlı makaleden bahsedeceğim, ki bu binlerce
yanlış görüş-düşünceyle süslenmiş sahte makalenin altında benim ismimi koydu.
Makale Trabzonlu Emre Ata, aynı Emre
Tutaste’nin kişisel sitesinden kopyalanarak yayınlanmış görünüyordu. Önce
Lazcaya çevirilip ve ancak sonradan www.kolkhoba.org web sitesinde yayınlandı. İşin ilginci Temel
bey adı geçen makaleyi kopya ederek http://tutastemre.azbuz.com/readArticle.jsp?objectlD=5000000000672232
adresli sitesinden aldığını açıklamıştı.
Aslında daha da ileriye giderek Temel bey,
Emre Ata’nın da aslında ben olduğumu düşünüp, acilen ciddi bir psikolojik tedaviye muhtaç olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Bir: çok
üzgünüm, ama bu seviyedeki makaleleri
yazacak kadar Türkçe diline şimdilik sahip değilim, ve iki: bunu gerçekten de
benim yazdığımı varsayarsak Temel beyin bunu sormadan kopyalayıp yayınlama
hakkı var mıydı? Hadi benim kişisel haklarımın kaba ihlalini es geçsek bile,
belki telif hakları konusunda hatırlatma yapmam gerek? Kişisel prestijim ve
itibarım telafi edilemeyecek kadar ağır yaralar almıştır, ve geri dönüşü maalesef
imkansızdır. Temel bey bunu çok iyi biliyordu ve bu adımı da bilinçli şekilde
korkusuzca attı.
Lakin onun unuttuğu bir husus da vardı - bütün
bu iftiralar için hesap vermesi gerektiği.
Hesabı ödetmenin de yolları var ki bu yol doğruları yazmanın, doğrular
konuşmanın ve de doğru olmanın yoludur,
bu insanın gerçek yüzünü ortaya çıkartmanın yoludur. Zaten bundan sonra toplum
ve kamuoyu ona uygun tepkiyi göstermekte hiç gecikmeyecektir ki mektubumun amacı da budur.
Olayların kronolojik gelişimine göz atarsak
eğer, Temel bey’in bu provokasyoncu adımları attıktan sonra bana iftira ve davetiye
dolu mektupları yazarak beni ‘çileden çıkartmaya’ çalıştığını göreceğiz. Benim ise ona cevap verme imkanım
bile olmuyordu, çünkü maillerim blokaj altında idi ve ‘kolkhoba’ grubuna
ulaşamıyordum. (Bunu yaparak Erkan Temelin ne denli bilinçli ve ne denli kötü
niyetli olduğu ortaya çıkmaktadır: beni bloke ederek okuyuculara şu mesaj
vermek istedi: ‘İşte Givi G. Karçava susuyor, çünkü suçludur, susuyor, çünkü
kendini haklı çıkartacak bir şey yok ve de zaten diyecek bir şey yok‘ diye.).
Tam bu aşamada hemen yeni mail adresimi
yarattım lazepesicuma@gmil.com ve mektubumu buradan göndermeye denedim, yine
aynı sonuç - muhatabıma ulaşamadım. Fakat anlaşılan Temel Bey bu mektubu okudu,
orda yazılanların doğruluğunu gördü, hırslandı ve önce davranarak bana yine
iftira ve çamur atmaya devam etti. Temel Bey 28 Temmuz 2008 tarihinde Türkçe
dilinde ‘ Önemli Bir Açıklama’ve 4 Ağustos ise İngilizce dilinde yazılı ‘ Givi
G. Karçava: Agent Provocateur’ başlıklı duyuruları ‘Kolkhoba’ grubuna gönderdi,
orda yüzlerce Internet kullanıcısına şöyle açıklama yapıyordu: G. Karçava
olarak bilinen kişi Internet’ te aşağıdaki takma adları kullanmaktadır: Emre
Ata, EmreTutasTe, Lyozişi, Freedom for Lazistan v.s ayrıca www.lazuri.com
forumunda ‘denizuğa’ lyozişi, ‘kapistonari’ takma adları ve www.lazebura.net forumunda ise ‘margali’, ‘samargalo’, takma
adlarıyla giren kişi yine meşhur Givi G. Karçava dır’- diye.
Yanında da birkaç
tane mail yayınladı (bunların arasında tanıdıklarımın ve dostlarımın mailleri
de vardı) ve onların sahibinin de yine ben olduğumu açıkladı. Hatta daha da
ileri giderek www.youtube.com da kayıtlı ‘geusl’, ‘Lazcuma53’, ‘LazarosAtina’, ‘Artvin08Lazuri’ ‘KolxisLaz’
‘Lyozişi’ olarak da yine beni duyurdu cümle aleme. Burda dursaydı neyse, ama
Temel Bey bununla da yetinmedi ve benim kişisel sayfamdan alınan fotoğraflarımı
da ekleyerek provokasyon dozunu iyice arttırdı. Son hamle olarak mailime
hakaret dolu bir mektup göndererek beni tamamen yok ettiğinin müjdesini verdi. Temel
Bey’in adına üzgünüm ama ona şunu söylemeliyim: Her şey şimdi başlıyor Temel!
Ben www.lazuri.com, www.lazebura.net ve www.youtube.com
isimli web sitelerin yöneticilerine sesleniyorum: Lütfen araştırın ve açıklayın
yukarıda adları geçen mail sahipleri kim hangi ülkelerinden ve kim hangi numaralı IP lerinden giriş yapıyordu. Kendi adıma www.lazebura.net’ te ‘margali’, www.lazuri.com’dawww.youtube.com’da
‘Zugdiduri’ kullanıcı adları ve isimleri bana aittir ve o adlar altına
yazılanların sorumlusuyum, yazılanların doğruluğunun sonuna kadar arkasındayım,
kalanlar ise beni ilgilendirmez, dolaysıyla sorumlu kişi ben değilim, hatta o
kullanıcı isimlerin sahiplerine de buradan ricada bulunuyorum lütfen herkes
kendini açıklasın ve konuyla ilgili kendi pozisyonu açıkça kaydetsin diye, bu
pisliğe sessiz ve tepkisiz kalmasınlar diye! Özellikle Trabzon’ lu Emre Ata’ya
sesleniyorum: gizlendiği yerinden çıksın, devekuşu taktiği ve pozisyonunu bırakarak,
gerçekçi ve inandırıcı kanıtları ortaya çıkartarak Temel Beyi ve onun çevresini senin ben
olmadığına, yani senin Givi G. Karçava
olmadığına inandır ve şüpheleri iyice dağıt.
‘kapistonari’ ve
www.youtube.com’da ‘Zugdiduri’ kullanıcı
adları ve isimleri bana aittir ve o adlar altına yazılanların sorumlusuyum,
yazılanların doğruluğunun sonuna kadar arkasındayım, kalanlar ise beni
ilgilendirmez, dolaysıyla sorumlu kişi ben değilim, hatta o kullanıcı isimlerin
sahiplerine de buradan ricada bulunuyorum lütfen herkes kendini açıklasın ve
konuyla ilgili kendi pozisyonu açıkça kaydetsin diye, bu pisliğe sessiz ve
tepkisiz kalmasınlar diye! Özellikle Trabzon’ lu Emre Ata’ya sesleniyorum:
gizlendiği yerinden çıksın, devekuşu taktiği ve pozisyonunu bırakarak, gerçekçi
ve inandırıcı kanıtları ortaya çıkartarak
Temel Beyi ve onun çevresini senin ben olmadığına, yani senin Givi G. Karçava olmadığına inandır ve
şüpheleri iyice dağıt.
İşte budur Temel bey tarafından planlanmış
olan kampanyanın gerçek yüzü, kampanya ise üzgünüm ama amacına ulaşamadı. Temel
Bey şimdi yapayalnızdır, kendi patavatsız ve kaba davranışların sonucu en
yakınların tarafından bile terkedilmiş vaziyettedir, teker teker ayrıldılar ondan, o şimdi suya düşen yılana sarılır misali
kaybettiği itibarın geri döndürmekle meşguldür, aslında ben buna karşı değilim
buyurun istediği kadar çalışsın çabalasın, ama haksız yere beni harcayarak ve
çamur atarak değil! Sadece biraz endişeliyim ki psikolojik olarak bu denli
sağlıklı olmayan bir adamın elinden bu
pek gelmez de!!! Belki bana sorarsınız: neden onu psikolojik rahatsızlık sahibi olduğunun kanısındayım diye, cevap vereyim: Atinalıların
ve Ardaşenlilerin konuşmasından nefret ettiğini ciddi ciddi söyleyen, Lazcanın
bu iki şivesinin muhakkak yok olması gerektiğini söyleyen bir Laz
adam mümkün değil zihinsel sağlıklı olamaz da ondan. Ve ne kadar
tuhaftır ki bu denli kötü niyetleri
olan, bu denli karanlık fikirlerle dolu
olan bu adam Laz kültürünün, Lazca dilinin tek savunucusunun ve kurtarıcısının
kendisi olduğunu utanmadan
söylemektedir.
Bir çift lafım da Rusya-Gürcistan savaşı
süresince Temel bey tarafından yürütülen
propaganda hakkında olacak, ne yazık ki, Gürcistan sivil halkının
bombalandığı, öldürüldüğü, saldırıldığı dönemde Temel bey bıkmadan usanmadan
Gürcistan’ı ve Gürcü halkı küçük düşüren, haksız çıkaran, aşağılayan, ezen ve
üzen sağdan soldan bulup toparladığı ne kadar makale, site, link varsa tüm hafta boyunca seve seve kendi mail
grubunda yayınlıyordu. Evet Erkan Temel’in Gürcistan’dan ve tüm Gürcü halkından patolojik derecede nefret ettiğini zaten
biliyorum, ama unutmasın ki Ruslar tarafından Samegrelo bölgesi (Poti, Zugdidi, Anaklia, Senaki, Heta…) bombalandığı
zaman onlarca masum insan öldürüldü. Ve kardeş dediği halkına duyarlılık
gösterip başsağlığı dilemek yerine Temel bey yanlış tutum sergiledi, yanlış
hizmet sundu. Allahıma bin şükür ki Megreller dostu düşmanı iyi biliyorlar ve
tanıyorlar, bu nedenledir bir zamanla bayağı popüler olan www.kolkhoba.org web sitesinin sıfırın altında düşmesi, dibine vurulması, bu
konuda Temel Beyin emeği ve büyüktür – hakkını yemeyelim!
Son olarak mektubum bitirirken şunu da
söylemeliyim Ben, Sovyetler Birliği dönemini hatırlayan ve o dönemde yaşayan
birey olarak tüm sorumluklarımla açıklıyorum:
Temel Bey tarafından bana karşı bilinçli
ve aşamalı yürütülen pis kampanya aynen meşhur KGB kampanyasının kopyasıdır,
hayır Temel Beyin KGB ajanı olduğunu söylemiyorum, o kadar uzun boylu da değil, çünkü bu tip kurumlar akıllı,
kurnaz, geniş ve çok yönlü düşünebilen insanları seçip, onlarla çalışırlar,
ancak, bunun sadece Temel Beyin kişisel fantezi sonucu olmadığını, dahası Temel
beyin belli bir ideoloji aracının hizmetinde olduğunu düşünüyorum.
Pek de zevkli içeriği olmayan bu mektubumdan
dolay, herkesten özür borçluyum, lakin sesimi çıkarmasaydım ve bana atılan
iftiralarına cevap vermeseydim, Temel Beyin
düşüncelerinin ve varsayımlarının doğru olduğunu onaylamış olurdum, ki bunu yapamazdım. İşte bu
yüzdendir sizlerin huzurunda tamamen şeffaf ve açık alnımla duruyorum, ve bu
şeffaflığın devamı olarak yukarıda adı geçen web sitelerin yöneticilerinden
tarafımdan belirtilmiş kullanıcıların kimliklerinin açıklanmasını sabırsızlıkla
bekliyorum.
Hiç düşünmeyin ki Temel Bey tarafından
yürütülen bu pis ve çirkin kampanyadan dolayı Lazlar hakkında ki fikirlerimi
değiştireyim, şüpheleneyim, bu imkansızdır, tıpkı elde veya ayakta çıkan küçük
ve zavallı sivilceden dolayı insanın kendi vücudundan tiksinmesi kadar
imkansızdır. Tam tersine, bugünden itibaren daha güçlü, daha gönüllü, daha
ilhamlı vatanımın, anadilimin ve kültürümün hizmetinde durmaya devam edeceğim.
Sevgilerimle,
Givi G. Karçava
P.S. Mektup yazılalı birkaç gün oldu, ama tek
sebepten dolay yayınlayamadım – Türkçe’m yetmedi, ta ki bir dostumun
yardımıyla, Türkçe’ye çevrildiği anına kadar.
|