Arşiv Makaleler Basından

Tehlikeli Oyunlar Yazdır E-posta
Givi G. Karçava   
28.09.2008 I 20:02

Macera ve Provokasyon Kokan Oyunların Peşinden

Ağustos ayında ülkemin başına gelen o malüm felaketten dolayı bu mektubu geç yazıyorum, bilindiği gibi yaşadığım küçük ülkemi büyük Rusya işgal etti, binlerce askeriyle  savaş donanımlarını  topraklarımıza sürdü, bombaladı ve yerle bir etti şehirlerimizi: Gori, Tskhinvali, Poti, Senaki… hangisine yanayım.  Yaşlı ve çocuklar çoğunlukta olmak üzere yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Doğduğum şehir olan Zugdidi de saldırganların eline geçti, yollar kapandı ve iletişimimiz kesildi, bu yüzden ailemden haber alamaz oldum ve bu durum günlerce sürdü, şartlar  böyle olunca da açıkçası bu mektubu yazmak aklımdan bile geçmedi, ki mektubun temel içeriği de teması da  hazır bekliyordu.  Bu mektup hepimizin sevdiği web sitesi olan www.kolkhoba.org’ un sahibi olan Bay Erkan Temel tarafından Temmuz - Ağustos aylarında bana karşı yürütülen çirkin ve pis kampanya hakkındadır. Bu kişi  beni yok etmeye çalışırken inanılmaz iğrenç yöntemleri kullanıyordu, diğer  taraftan da bilgisayarımı bloke ederek kendi mail grubuna girmemi engellemekte idi,  ordan ulaşmayayım ve cevap vermeyeyim diye.

İtiraf etmeliyim ki adı geçen kişiyle çok yakın ilişkilerim vardı, çabasına ve Lazlar işine faydalı olmaya çalışmasına değer veriyordum. İstanbul’dayken web sitesinde yayınlatmak üzere ona kucak dolusu makale ve bilgileri bıraktım. Kaldı ki bugün bu yaptığıma çok pişmanım. İlk önce ondan internetten  tuhaf bir mektup geldi, mektubunda nedense beni kötü bir adam olmakla suçluyordu ve benimle ilişkilerini kopardığını yazıyordu, şaşırmıştım ve bu mektup da ilişkilerimizde oluşan ilk kopukluk olmuştu. Ne kadar çabaladıysam da bu tuhaf kararın nedenini ondan duyamadım, öğrenemedim. Sonraki aşamalarda ise herhalde sinir atakları baş gösterdi ki: ortak dostumuz olan Laşa Getia’ya onun ve Givi G. Karçava’nın aslında aynı kişi olduğunu söyledi, daha doğrusu ‘Laşa Getia’ isminin aslında Givi G. Karçava’nın takma isimlerinden bir tanesi olduğunu söyledi, bunu gerekçe göstererek ve onunla dost olmak istemediğini açıklayarak ilişkilerine nokta koydu. Burada altını çizerek hatırlatmalıyım ki Bay Laşa Getia’ile beni kendisi tanıştırdı, İstanbul’da onun ofisinde beraberken Laşa  MSN’ e  girmişti ve Temel bey de bunu fırsat bilerek bizi oracıkta tanıştırdı kaynaştırdı. Yanı bununla söylemek istediğim şudur: bu kişinin Laşa Getia ve benim aynı kişi olduğumuza dair olan manyakça düşüncesi hiçbir mantığa sığmaz sığamaz, psikolojik olarak dengeli olan hiçbir insan düşüncesiyle örtüşemez ve daha da fazlası kendi düşünce ve davranışlarıyla bile uyumsuzdur.

Bundan sonra ise www.kolkhoba.org  web sitesinde Gürcistan devleti karşıtı yazıları  yayınlanmaya başlandı. Adı geçen makalelerde hem  Abhazya ve Osetya ayrılıkçı bölgeleri açıkça destekleniyordu, hem de Gürcistan devleti için tehlikeli mesajlar ve saldırganlık kol geziyordu. Tabii bu saygısızlık cevapsız kalmadı ve tarafımızdan Temel beye mektubuna cevaben  birkaç mektup gönderildi. Galiba Temel bey fazlasıyla rahatsız oldu, cevabımız ona fazlasıyla dokundu ki  benzer makaleleri yayınlanmayı daha da sıklaştırdı. Ayrıca insanlarla ve toplumlarda yapılan canlı sohbetlerinde de  Gürcü halkına sokak dilinde bile kullanılamayacak iğrenç sıfatları yakıştırıp küfür ediyordu. Ve ufak bir hatırlatma daha: Temel beyin eşi Gürcüdür, dolaysıyla çocukların damarlarında da Gürcü kanı dolaşıyordur, kendi ailesine, çocuklarına, eşine dostuna bu denli pis kelimeleriyle küfür eden adamın ise psikolojik durumunun düzgün olduğunu hiç sanmıyorum. Bunu yok sayarsak eğer, Temel beyin Gürcülükle hiçbir alaka olmadığını varsayarsak bile, yine de bir halka, bir devlete, bir kültüre ve geleneğe küfür etmek nazizm ve cehaletten başka bir şey değildir.

Neyse lafı fazla uzatmayayım ve gerginliğin had safhasına tırmandığı,   Erkan Temelin  kendi web sitesinde yayınladığı ‘Megreller ve Megrelya Sorunu’ adlı makaleden bahsedeceğim, ki bu binlerce yanlış görüş-düşünceyle süslenmiş sahte makalenin altında benim ismimi koydu.

Makale Trabzonlu Emre Ata, aynı Emre Tutaste’nin kişisel sitesinden kopyalanarak yayınlanmış görünüyordu. Önce Lazcaya çevirilip ve ancak sonradan  www.kolkhoba.org  web sitesinde yayınlandı. İşin ilginci Temel bey adı geçen makaleyi kopya ederek http://tutastemre.azbuz.com/readArticle.jsp?objectlD=5000000000672232 adresli sitesinden  aldığını açıklamıştı. Aslında daha da ileriye giderek Temel bey,  Emre Ata’nın da aslında ben olduğumu düşünüp,  acilen ciddi bir  psikolojik tedaviye muhtaç  olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Bir: çok üzgünüm, ama  bu seviyedeki makaleleri yazacak kadar Türkçe diline şimdilik sahip değilim, ve iki: bunu gerçekten de benim yazdığımı varsayarsak Temel beyin bunu sormadan kopyalayıp yayınlama hakkı var mıydı? Hadi benim kişisel haklarımın kaba ihlalini es geçsek bile, belki telif hakları konusunda hatırlatma yapmam gerek? Kişisel prestijim ve itibarım telafi edilemeyecek kadar ağır yaralar almıştır, ve geri dönüşü maalesef imkansızdır. Temel bey bunu çok iyi biliyordu ve bu adımı da bilinçli şekilde korkusuzca attı.

Lakin onun unuttuğu bir husus da vardı - bütün bu iftiralar için hesap vermesi gerektiği.   Hesabı ödetmenin de yolları var ki bu yol doğruları yazmanın, doğrular konuşmanın ve de  doğru olmanın yoludur, bu insanın gerçek yüzünü ortaya çıkartmanın yoludur. Zaten bundan sonra toplum ve kamuoyu ona uygun tepkiyi göstermekte hiç gecikmeyecektir  ki mektubumun amacı da budur.

Olayların kronolojik gelişimine göz atarsak eğer, Temel bey’in bu provokasyoncu adımları attıktan sonra bana iftira ve davetiye dolu mektupları yazarak beni ‘çileden çıkartmaya’ çalıştığını  göreceğiz. Benim ise ona cevap verme imkanım bile olmuyordu, çünkü maillerim blokaj altında idi ve ‘kolkhoba’ grubuna ulaşamıyordum. (Bunu yaparak Erkan Temelin ne denli bilinçli ve ne denli kötü niyetli olduğu ortaya çıkmaktadır: beni bloke ederek okuyuculara şu mesaj vermek istedi: ‘İşte Givi G. Karçava susuyor, çünkü suçludur, susuyor, çünkü kendini haklı çıkartacak bir şey yok ve de zaten diyecek bir şey yok‘ diye.). Tam bu aşamada  hemen yeni mail adresimi yarattım lazepesicuma@gmil.com  ve mektubumu buradan göndermeye denedim, yine aynı sonuç - muhatabıma ulaşamadım. Fakat anlaşılan Temel Bey bu mektubu okudu, orda yazılanların doğruluğunu gördü, hırslandı ve önce davranarak bana yine iftira ve çamur atmaya devam etti. Temel Bey 28 Temmuz 2008 tarihinde Türkçe dilinde ‘ Önemli Bir Açıklama’ve 4 Ağustos ise İngilizce dilinde yazılı ‘ Givi G. Karçava: Agent Provocateur’ başlıklı duyuruları ‘Kolkhoba’ grubuna gönderdi, orda yüzlerce Internet kullanıcısına şöyle açıklama yapıyordu: G. Karçava olarak bilinen kişi Internet’ te aşağıdaki takma adları kullanmaktadır: Emre Ata, EmreTutasTe, Lyozişi, Freedom for Lazistan v.s ayrıca www.lazuri.com  forumunda ‘denizuğa’ lyozişi, ‘kapistonari’ takma adları ve www.lazebura.net  forumunda ise ‘margali’, ‘samargalo’, takma adlarıyla giren kişi yine meşhur Givi G. Karçava dır’- diye.
Yanında da birkaç tane mail yayınladı (bunların arasında tanıdıklarımın ve dostlarımın mailleri de vardı) ve onların sahibinin de yine ben olduğumu açıkladı. Hatta daha da ileri giderek www.youtube.com  da kayıtlı ‘geusl’, ‘Lazcuma53’,  ‘LazarosAtina’, ‘Artvin08Lazuri’ ‘KolxisLaz’ ‘Lyozişi’ olarak da yine beni duyurdu cümle aleme. Burda dursaydı neyse, ama Temel Bey bununla da yetinmedi ve benim kişisel sayfamdan alınan fotoğraflarımı da ekleyerek provokasyon dozunu iyice arttırdı. Son hamle olarak mailime hakaret dolu bir mektup göndererek beni tamamen yok ettiğinin müjdesini verdi. Temel Bey’in adına üzgünüm ama ona şunu söylemeliyim: Her şey şimdi başlıyor Temel! Ben www.lazuri.comwww.lazebura.net  ve www.youtube.com isimli web sitelerin yöneticilerine sesleniyorum: Lütfen araştırın ve açıklayın yukarıda adları geçen mail sahipleri kim hangi ülkelerinden ve  kim hangi numaralı IP lerinden  giriş yapıyordu. Kendi adıma www.lazebura.net’ te  ‘margali’, www.lazuri.com’dawww.youtube.com’da ‘Zugdiduri’ kullanıcı adları ve isimleri bana aittir ve o adlar altına yazılanların sorumlusuyum, yazılanların doğruluğunun sonuna kadar arkasındayım, kalanlar ise beni ilgilendirmez, dolaysıyla sorumlu kişi ben değilim, hatta o kullanıcı isimlerin sahiplerine de buradan ricada bulunuyorum lütfen herkes kendini açıklasın ve konuyla ilgili kendi pozisyonu açıkça kaydetsin diye, bu pisliğe sessiz ve tepkisiz kalmasınlar diye! Özellikle Trabzon’ lu Emre Ata’ya sesleniyorum: gizlendiği yerinden çıksın, devekuşu taktiği ve pozisyonunu bırakarak, gerçekçi ve inandırıcı kanıtları ortaya çıkartarak  Temel Beyi ve onun çevresini senin ben olmadığına, yani senin  Givi G. Karçava olmadığına inandır ve şüpheleri iyice dağıt. ‘kapistonari’ ve www.youtube.com’da ‘Zugdiduri’ kullanıcı adları ve isimleri bana aittir ve o adlar altına yazılanların sorumlusuyum, yazılanların doğruluğunun sonuna kadar arkasındayım, kalanlar ise beni ilgilendirmez, dolaysıyla sorumlu kişi ben değilim, hatta o kullanıcı isimlerin sahiplerine de buradan ricada bulunuyorum lütfen herkes kendini açıklasın ve konuyla ilgili kendi pozisyonu açıkça kaydetsin diye, bu pisliğe sessiz ve tepkisiz kalmasınlar diye! Özellikle Trabzon’ lu Emre Ata’ya sesleniyorum: gizlendiği yerinden çıksın, devekuşu taktiği ve pozisyonunu bırakarak, gerçekçi ve inandırıcı kanıtları ortaya çıkartarak  Temel Beyi ve onun çevresini senin ben olmadığına, yani senin  Givi G. Karçava olmadığına inandır ve şüpheleri iyice dağıt.

İşte budur Temel bey tarafından planlanmış olan kampanyanın gerçek yüzü, kampanya ise üzgünüm ama amacına ulaşamadı. Temel Bey şimdi yapayalnızdır, kendi patavatsız ve kaba davranışların sonucu en yakınların tarafından bile terkedilmiş vaziyettedir, teker teker  ayrıldılar ondan,  o şimdi suya düşen yılana sarılır misali kaybettiği itibarın geri döndürmekle meşguldür, aslında ben buna karşı değilim buyurun istediği kadar çalışsın çabalasın, ama haksız yere beni harcayarak ve çamur atarak değil! Sadece biraz endişeliyim ki psikolojik olarak bu denli sağlıklı olmayan bir adamın elinden bu  pek gelmez de!!! Belki bana sorarsınız: neden onu psikolojik  rahatsızlık sahibi olduğunun  kanısındayım diye, cevap vereyim: Atinalıların ve Ardaşenlilerin konuşmasından nefret ettiğini ciddi ciddi söyleyen, Lazcanın bu iki şivesinin muhakkak yok olması gerektiğini söyleyen  bir Laz  adam mümkün değil zihinsel sağlıklı olamaz da ondan. Ve ne kadar tuhaftır ki bu denli  kötü niyetleri olan, bu denli karanlık  fikirlerle dolu olan bu adam Laz kültürünün, Lazca dilinin tek savunucusunun ve kurtarıcısının kendisi olduğunu utanmadan  söylemektedir.

Bir çift lafım da Rusya-Gürcistan savaşı süresince Temel bey tarafından yürütülen  propaganda hakkında olacak, ne yazık ki, Gürcistan sivil halkının bombalandığı, öldürüldüğü, saldırıldığı dönemde Temel bey bıkmadan usanmadan Gürcistan’ı ve Gürcü halkı küçük düşüren, haksız çıkaran, aşağılayan, ezen ve üzen sağdan soldan bulup toparladığı ne kadar makale, site, link  varsa tüm hafta boyunca seve seve kendi mail grubunda yayınlıyordu. Evet Erkan Temel’in Gürcistan’dan ve tüm Gürcü halkından  patolojik derecede nefret ettiğini zaten biliyorum, ama unutmasın ki Ruslar tarafından Samegrelo bölgesi (Poti,  Zugdidi, Anaklia, Senaki, Heta…) bombalandığı zaman onlarca masum insan öldürüldü. Ve kardeş dediği halkına duyarlılık gösterip başsağlığı dilemek yerine Temel bey yanlış tutum sergiledi, yanlış hizmet sundu. Allahıma bin şükür ki Megreller dostu düşmanı iyi biliyorlar ve tanıyorlar, bu nedenledir bir zamanla bayağı popüler olan www.kolkhoba.org web sitesinin  sıfırın altında düşmesi, dibine vurulması, bu konuda Temel Beyin emeği ve büyüktür – hakkını yemeyelim!

Son olarak mektubum bitirirken şunu da söylemeliyim Ben, Sovyetler Birliği dönemini hatırlayan ve o dönemde yaşayan birey olarak  tüm sorumluklarımla açıklıyorum: Temel Bey tarafından  bana karşı bilinçli ve aşamalı yürütülen pis kampanya aynen meşhur KGB kampanyasının kopyasıdır, hayır Temel Beyin KGB ajanı olduğunu söylemiyorum, o kadar uzun boylu  da değil, çünkü bu tip kurumlar akıllı, kurnaz, geniş ve çok yönlü düşünebilen insanları seçip, onlarla çalışırlar, ancak, bunun sadece Temel Beyin kişisel fantezi sonucu olmadığını, dahası Temel beyin belli bir ideoloji aracının hizmetinde olduğunu düşünüyorum.

Pek de zevkli içeriği olmayan bu mektubumdan dolay, herkesten özür borçluyum, lakin sesimi çıkarmasaydım ve bana atılan iftiralarına cevap vermeseydim, Temel Beyin  düşüncelerinin ve varsayımlarının doğru olduğunu onaylamış  olurdum, ki bunu yapamazdım. İşte bu yüzdendir sizlerin huzurunda tamamen şeffaf ve açık alnımla duruyorum, ve bu şeffaflığın devamı olarak yukarıda adı geçen web sitelerin yöneticilerinden tarafımdan belirtilmiş kullanıcıların kimliklerinin açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyorum.

Hiç düşünmeyin ki Temel Bey tarafından yürütülen bu pis ve çirkin kampanyadan dolayı Lazlar hakkında ki fikirlerimi değiştireyim, şüpheleneyim, bu imkansızdır, tıpkı elde veya ayakta çıkan küçük ve zavallı sivilceden dolayı insanın kendi vücudundan tiksinmesi kadar imkansızdır. Tam tersine, bugünden itibaren daha güçlü, daha gönüllü, daha ilhamlı vatanımın, anadilimin ve kültürümün hizmetinde durmaya devam edeceğim.

Sevgilerimle,

Givi G. Karçava

P.S. Mektup yazılalı birkaç gün oldu, ama tek sebepten dolay yayınlayamadım – Türkçe’m yetmedi, ta ki bir dostumun yardımıyla, Türkçe’ye çevrildiği anına kadar.

 


Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

10.11.2008 I 20:48 | Lazebura©

article thumbnail Karadeniz ve Laz müziği üzerine yaptığı çalışmaları ile tanınan Birol Topaloğlu, birikimini siz dinleyicileri ile paylaşmaya hazırlanıyor.Yaşam Radyo (89.4) Topaloğlu,...
Makelenin Devamı...

08.11.2008 I 22:51 | Lazebura©

article thumbnailDoğu Karadeniz'den türküler 16 Kasım'da Boğaziçi Üniversitesi'nde söylenecek. Çok dilli çok kültürlü türkülerin yer alacağı...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazonada Kadınlar (1)
Bu çok güzel bir söz. Ellerin beynin dert görmesin Kamil abi...
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
canım benim...çok üzüldüm...Allah rahmet etsin..mekanı cennet olsun...
Lazonada Kadınlar (1)
xolo kodolobidoren. tebrikler
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce tanışma fırsatı bulduğum ve hastalığı süresince de...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

3 Misafir ve 3 Üye Online
Generated in 0.87533 Seconds
Generated in 0.878428936005 Seconds