Çocukluğumun en güzel anılarını yaşadığım, sevgi sözü yetersiz aşkla
bağlandığım bu coğrafyanın bir gün kanla yıkandığını görmekten ödüm
kopuyor; insanların acımasızca kıyıma uğratıldığı, tecavüz edildiği,
türlü eziyetlere ve işkenceye maruz kaldığı savaş kabusunun bu kez
benim doğduğum yerlere, memleketime, köyüm SARP’a kadar ulaşması
ihtimali yüreğimi sıkıştırıyor; BOĞULUYORUM...
Daha önce hiç karşılaşmadığımız yabancıların Irak’taki Amerikalılar
gibi fütursuzca topraklarımızda dolaştıklarını hayal ediyorum;
evlerimizi bastıklarını, analarımıza, kardeşlerimize hoyratça
davrandıklarını; insanlarımızın, Hava halamızın, Mehmet amcamızın,
Sevime teyzemizin Ayşe yengemizin gözlerimizin önünde aşağılandığını;
taciz edildiğini; bu kan emicilerin topraklarımızda önlerine gelene
tekme tokat savurarak, kan ve vahşet saçarak salına salına dolaştığını
görürüyorum; ÇILDIRIYORUM...
Tarih öyle çok örnekle dolu ki bu konuda; hele yakın tarih...
Daha
önce kardeşçe yaşayan halkların bile birbirinin boğazına sarıldığı;
birbirini acımasızca katlettiği; ana, avrat, kardeş, bacı demeden
birbirinin ırzına geçtiği; malını mülkünü gasp ettiği; en acımasız
işkencelerle birbirine eziyet ettiği; komşusunun kafasını koparıp,
değneğe takıp, sokaklarda dolaştırdığı; çoluk çocuk, kadın erkek
demeden, hatta bebekleri bile süngüden geçirdiği; nice kötülüklerle
belgelidir tarihimiz insanın insana ettiği...
Korkuyor işte insan; ben de korkuyorum; Emperyalist güçler böylesine
dikmiş gözlerini Karadeniz’e planlar yaparken nasıl korkmaz ki insan...
Memleketinin, insanının açıkça zarar göreceğini bile bile nasıl dur demek istemez ki bu çılgınlığa...
Nasıl olacak bilmiyorum ama bozmak istiyorum emperyalistlerin
coğrafyamız üzerindeki yayılmacı planlarını... Kirli ellerini
üzerimizden çekmelerini; pis ayaklarıyla memleketimin yeşile boyanmış
bereketli topraklarını çiğnemeden defolup gitmelerini istiyorum;
İşte son günlerde bu duyguları yaşıyorum... Belki dünya güllük
gülistanlık da ben ruhsal bunalımdayım, o yüzden böyle hissediyorum,
bunu da bilmiyorum...
Ama savaş bu kadar yakınımızdayken; Gürcistan’da hemen burnumuzun
dibinde Tiflis yakınlarına yapılan hava bombardımanının uğultulu
seslerini Sarp’taki evimizden sanki tepemizdeymiş gibi hissettiğim o
anı hatırlarken, bu söylediklerimin gerçekleşmesi hiç uzak bir
ihtimalmiş gibi gelmiyor bana...
‘Filler dövüşürken çimler ezilir’ bu çok bilinen bir hikayedir...
Umarım gelecek Karadeniz için bu kadar karanlık değildir...
Ama
Rusya’nın Amerika ile hesaplaşmasının çok kolay sonuçlanmayacağı da
bilinen bir gerçektir; iki ülke arasındaki gerginliğin her geçen gün
tırmanması ve Rusya’nın geri adım atmaya yanaşmaması sıcak savaş
ihtimallerini gittikçe güçlendirmektedir...
Rusya ile Amerika arasındaki gerginlik aslında, uzun bir birikimin bardağı taşıran son damlasıdır...
Rusya, Demir perdenin arkasına gizlediği gizemli gücünü ilk yitirip
kapitalizmle yüzleştiğinde büyük bir şok yaşamıştı... Yuvası dağılan
anne paniğini içinde çırpınıp dururken, yavruları oraya buraya
dağılmıştı... Fırsattan istifade etmek isteyen ABD ve diğer büyük
güçler Rusya’nın bağrından kopan bu yavruları kendi çıkarlarına
kullanmak üzere himayesine almıştı...
Rusya’nın özgüveni eksikti; tekrar yuvasını toparlayabilmek için zamana ihtiyacı vardı...
Sinmişti ve öksüz kalan mağdur anneyi oynuyordu... Ama bir yandan da
olanlara öfkesini içinde biriktiriyordu; Bir zamanlar kendisinin sahip
olduklarına göz dikenleri, yavrularına sahiplenip kendisine karşı
kışkırtanları; ailesi ve yuvası aleyhine kötülük yapanları, şahsına
yapılan tüm yanlışlıkları hepsini biriktiriyordu...
Kinciydi; öfkeliydi; intikamcı olacağı kesindi...
Batıdaki ötekiye karşı çok önemli avantajları vardı; çocuklarını çok
iyi yetiştirmişti; ailesinin her ferdinin bilimden, sanattan, insani
değerlerden yana donanımı Batının eşitsiz fırsatlarla yetiştirdiği
gençliğiyle kıyaslandığında üst düzeylerdeydi...
Geçirdiği büyük bunalıma rağmen sağlam bir bünyesi vardı ve yeniden
ayağa kalkıp ailesini toparlayabilecek kadar da güçlü bir iradeye
sahipti...
Ve Rusya ayağa kalktı...
Şimdi kendisine yapılanların hesabını soruyor; en önemlisi eski
gücünü, prestijini geri istiyor; Dünya Rusya’nın bıraktığı yerde olmasa
da bu Rusya’ya vız geliyor; Ne pahasına olursa olsun Dünya’ya ve
özellikle de ABD’ye yıkılmadım, ayaktayım, eskisi gibi dimdik
karşınızdayım demek istiyor...
Rusya’nın gerçek gücünü şüphesiz zaman gösterecektir, umarım dünya
bu gücü sınamak zorunda kalmaz!!! Ama bir gerçek var ki bu meydan
okumanın sonunda Rusya’nın birilerinin boyunun ölçüsünü almaya veya
gerekirse kendi boyunun ölçüsünün vermeye razı olmasıdır...
Uzun süredir ayağa kalkmak ve yeniden dünyaya gücünü göstermek için
fırsat kollayan Rusya’nın bu meydan okumasının sonuçları beklenenden
çok daha yıkıcı ve kontrolsüz gelişerek bir dünya savaşının sebebi de
olabilir; bu yüzden ABD ve Batıya önemli sorumluluklar düşmektedir;
Özellikle ABD’nin bundan böyle Rusya’yı kışkırtıcı hamlelerden
kesinlikle uzak durması gerekmektedir...
Evet Gürcistan ABD’ye güvenerek bir hata yapmıştır ve uyuyan devi
uyandırmıştır; bilinçsizce çomak soktuğu arı kovanındaki tüm arılar
şimdi üzerine çullanmıştır... Gürcistan’ın ABD ve NATO’ya sığınmaktan
başka çaresi yoktur; bunun için bir an önce NATO’ya üye olup Batının
koruması altına girmek istemektedir.
ABD böyle bir hamlede bulunur mu; Gürcistan’ın NATO şemsiyesi altına alınması gibi bir girişimi olur mu ABD’nin
Umarım olmaz!!! Bunun Türkiye açısından bir felaket olacağı
kesindir; sıcak savaş çıkması durumunda NATO müttefiki olarak Rusya’nın
vuracağı ilk ülkeler Gürcistan ve Türkiye olacaktır çünkü...
Türkiye’de ilk bombalanacak yer ise, Gürcistan-Türkiye sınırında yer
alan ve benim de doğduğum köy olan SARP olacaktır... İlk ev ise yine
benim doğduğum ve kışlaya da en yakın ev olan bizim evimiz olacaktır...
Bu
noktada savaşı kimin kazanacağı, Rusya’nın bu işten karlı mı zararlı mı
çıkacağı; Amerika’nın bu gelişmelerden nasıl faydalanacağı umurumda
bile olmaz benim,..
Benim için önemli olan bombalanan yerlerde yaşayan insanlara neler
olacağıdır; Ne kadar insanın öleceği, ne kadar insanın evsiz, yurtsuz
kalacağıdır...
Canı cehenneme Amerika’nın da Rusya’nın da...
Tabii iş ABD ve Rusya ile kalsa yine iyi; bir de olaya diğer
ülkelerin karışması durumu var; savaşın bloklar arası bir savaşa
dönüşmesi, ABD, Avrupa, Türkiye, Gürcistan gibi Batı yanlısı ülkelere
karşı Rusya, Çin, Hindistan ve İran’ın güç birliği yapması ihtimali...
İşte o zaman vay haline dünyanın...
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI kapımızda mıdır ne?