Arşiv Yöreden Çevre ve Doğa

Derelerin Kardeşliği Platformundan Basın Açıklaması Yazdır E-posta
Lazebura©   
26.08.2008 I 14:00

Bölgemizde yer alan Derelerin yağma edilmesine, bölgenin doğal ve ekolojik yapısının değişmesine yol açacak yanlış yatırımlar olan HES'lere ve derelerine sahip çıkmak için bir araya gelen bizler “Çevrecilerin Daniskası olan” Sayın Başbakanın açıklamalarına katılmadığımızı tüm kamuoyuna bildiririz.. Sayın Başbakan her konuda olduğu gibi kulaktan dolma bilgilerle açıklama yapmakta ve Derelerine sahip çıkmak için özveriyle ve hiçbir çıkar gütmeden mücadele eden bizleri 40-50 kişilik işsiz güçsüz insanların topluluları olarak ilan etmekte ve bir şey bilmeden halkı kandırmaya çalıştıklarımızı söyleyerek kamuoyunda bizleri küçük düşürmeye çalışmaktadır.

Bu açıklamaların bir başka boyutunu da UÇK Başkanı(Hayali Çay İhracatından yargılanan ve Mahkemesi devam eden) AKP Milletvekili'de aynı küçümse ifadesiyle yapmış ve hatta Vatan Hainliğine varan suçlamalar getirmiştir.

Bu açıklamalara bakınca aslında Dereleri yağma etmek için yola çıkan ve onlara destek verenlerin korkuya düştüklerini görmekteyiz.

40-50 kişidir diye küçümsedikleri topluluklardan bile bu kadar korkulması aslında ne kadar büyük bir suç işlediklerinin ve yanlış yolda olduklarının bilinci içinde olduklarını göstermektedir.

Ancak yanlış yolda yürüyenler derelerin sesinden korkarlar.

Çünkü biliyorlar ki bu dereler Karadeniz'in dereleridir.

Bu dereler için mücadele edenler bu derelerin çocuklarıdır. Aynı hırsı, inancı ve gözü pekliği gösterirler.

Ayrıca, Hiç biri işsiz güçsüz değildir. Sayın Başbakan ülkeyi işsizler cenneti haline getirdiği için her mücadele edeni işsiz güçsüz olarak görmektedir.

Bu mücadelenin örgütlenmesinden, İkizdere'de, Çayelin'de, Fındıklı'da yapılan mitinglerden korkanlar ve “Çevrecinin Daniskası olan” Başbakan bilmektedir ki, Derelerin Kardeşliği Platformu gücünü kendi derelerinden almaktadır.

Başbakan'ın konuyu bilmediği ya da en iyi ihtimalle yanlış bilgilendirildiği ortadadır.

Her şeyden önce bilinmelidir ki, biz enerjiye karşı değiliz.

Biz niye elektriğe karşı çıkalım?. Niye Aydınlanmaktan korkalım.?

Bizim söylediğimiz çok açık ve sabit bir gerçekliktir.

Ülkemizin ve dünyanın en yeşil yerlerinden olan bölgemize sahip çıkalım.

İnsanların nefes alacağı, doğanın bir parçası olduklarını hissedecekleri bir yerleri kalsın.

Her yeri ve her şeyi “paraya” ve “ranta” çevirmeyin.

Her tarafı talan ediyorsunuz bırakında buralar biz sıradan kıt kanaat geçinen insanlara kalsın.

Bir yaşama alanı bırakın biz insanlara.

20-25 yıl sonra enkaz halinde bırakacağınız bu yerleri yağma etmeyin.

Binlerce yıldır, çevrelerine ve bize hayat vererek akan bu dereleri yok etmeyin.

Sayın Başbakan diyor ki, biz buralara bu tesisleri yapmaksak Türkiye karanlıkta kalır.

Yapılan hesaplamalarla ulusal elektrik sistemine %04 veya %018 katkı yapacağı belirlenen bu yatırımlarla mı Türkiye elektriksiz kalmaktan kurtulacak.?

Yani Başbakan buna mı inanmamızı istiyor?

Gene yapılan hesaplamalarla Türkiye'de kaçak kullanılan elektriğin ancak 56'da 1 ‘ni karşılayabilecek bu yatırımlar için mi Bölgenin ağaçlarını yok etmeye çalışıyorsunuz.?

Dünya'nın 200 ekolojik bölgesinden birisi olan Fırtına vadisini bu küçük yüzdeler için niye yok etmeye çalışıyorsunuz?

Bilim adamlarının yaptıkları açıklamalar ve ortaya koydukları bilimsel sonuçlarla çevresel sorunlarının yoğun yaşanacağı bu yatırımlarla bölgenin vadilerini niye yok etmeye çalışıyorsunuz?

Niye bu bölgede ÇED raporu alınmasını gerekliliğini ortadan kaldırdınız?

Bu bile aslında bölgenin nasıl bir Çevre Felaketiyle karşılaşacağını ortaya koymaktadır.

Sürekli yönetmelikler değiştiriyorsunuz. Her yönetmelik değişikliği aslında kendi yanlışlarınızı itiraf etmeniz demektir. Kendi yaptığınız yönetmeliklere bile uymuyorsunuz.

Başbakan diyor ki, ”Yaradanı severim yaradılandan ötürü”

Peki bu doğa, dereler, denizler bu dünya kimin eseridir?

Dinimiz çevrenizi yok edin diye bir hüküm mü vermektedir?

Ağaçları kesin, dereleri kurutun, denizleri yok edin, her şeyi talan edin yağma edin mi demektedir?

Doğayı korumak gibi bir zorunluluğumuz yok mudur?

Fakat ne yazık ki görmekteyiz ki artık “para” ve “rant” her şeyin önüne geçmiştir.

Çünkü bilinmelidir ki bu olay bir “Su olayıdır”. Su artık paraya dönüştürülebilir bir mal haline dönüşmüştür. Artık yeni rant kapısı odur.

Bu bölgede yapılanlar su savaşlarının ilk hamlesidir.

Elektrik adı altında ilk işgaller yapılmaktadır.

Asıl amaç Karadenizin, Karadenizli'nin suyuna sahip çıkmaktır.

Özetle;

Biz Sayın Başbakandan “Çevrecinin daniskası” olmasını değil sade sıradan bir çevreci olmasını ve belki de çocukluğunda yüzmüş olduğu “derelerine sahip çıkmasını” ve Karadenizin derelerine bakarken yalnızca”parayı” görenlerin değil “derelere bakarken Kendi hayatlarını geçmişlerini ve geleceklerini gören ve bu sorumlulukla mücadele eden ve hemen hepsi okumuş çocuklar olan ”Derelerin Kardeşliği Platformunda yer almasını ve bizlerle birlikte Derelere sahip çıkma mücadelesi vermesini isteriz.

Madem ki hepimizden fazla çevreci Gelsin “Derelerin Kardeşliği Platformu”nun dönem sözcüsü olsun.

REMZİ KAZMAZ

Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü

Fırtına, Fındıklı, İkizdere, Kemalpaşa, Hopa, Hemşin, Arhavi, Papat, Çayeli Senoz ve Trabzon Dereleri

26.08.08

Kaynak:lazuri.com

 


Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


anibal

hakii

didituti

sidelya

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

8 Misafir ve 4 Üye Online
Generated in 0.81082 Seconds
Generated in 0.813406944275 Seconds