Lazona gezilerimin en keyifli ayağını genelde köy ziyaretlerim oluşturur. Laz köylerinde yaşayan yaşlı insanlarla konuşmak, hikâyelerini orijinal haliyle dinlemek onları kayda almak benim için keyifli bir uğraş alanı. Bu köy ziyaretlerimin birini de tanışmamız sonrasında iyi ilişkiler kurduğumuz, değerli dostum Çiğdem Şahin’in memleketi olan Sarp köyü oldu! Yaklaşık olarak 2 yıldır üzerinde çalıştığım ‘Kimlik Kıskacındaki Lazlar’ adlı Belgesel filmin bir bölümünü Sarp’ ta çekmek istediğimi söyleyince buna çok sevinmiş ve köyüne davet etmişti. İki yıl önce, Projesinin ilk ayağını oluşturan Lazonada yaşam ve kültür bölümünü çekmek için Sarp Köyüne gittiğimde beni karşılayan sıcakkanlı, misafirperver köy sakinlerini, karşımda gördüğüm de çok sevinmiştim. Kısa süre içerisinde kendimi köye, geçmişe ve Lazlığa dair ilginç hikayelerin ve yaşanmışlıkların anlatıldığı sohbetlerin ortasında bulmuştum ...
Ziyaretimin ilk gününde kafamda kurguladıklarımı bir an önce film karelerine sığdırmak için sabırsızlanıyordum..
Yaklaşık iki yıl önce Almanya’da "Lazlar" belgeseli projesinin hazırlığı içindeyken, filmin ana temasını oluşturan konuları; Laz Kültürü ve buna bağlı olarak "Kimlik Kıskacındaki Lazların" sorunlarını, gündelik yaşamlarını,kültürel değerlerini sinema dili ile en etkin şekilde aktarmak istiyordum. Sarp Köyü bütün bunları içinde barındıran bir yapıya sahipti, ayrıca iki farklı ülkeye ait ancak aynı coğrafya ve kültürün ikiye bölünmüş halini temsil eden bir Laz sınır köyüydü.
Sarp Köyünde Laz kültürü ile ilgili birçok şeye rastlamak mümkün. Köy sakinleri işlerinin arasından zaman ayırıp merakla ve keyifle çekimlere, sohbetleri ile farkında olmadan çoktan ortak olmaya başlamışlardı belgeselimize... Özellikle köyün yaşlıları, yaptığımız işe karşı çok ilgili ve meraklıydılar, kameralarımıza görüntü vermekten ve mikrofonlarımıza bir şeyler fısıldamaktan hayli memnundular. Sarp Köyü ilginç bir yer gerçekten ... Köy, yaptığımız çekimler sırasında, şairi, tarihçisi ve destancısı ile tam bir film seti havasına girmişti! Köyde herkesin anlatacağı bir hikayesi, söyleyecek bir sözü vardı, köy sakinleri sanki yıllarca yaşanmışlıklarını, hikayelerini film karesine taşıyacak birilerini bekliyorlardı.
Sarpta çekim için kaldığım birkaç gün içerisine çok şey sığdırdık, yörede yaşayan insanların, sınırın diğer tarafında yaşayan akrabaları ile olan akıl almaz hikâyelerini anlattıkça, sınırların ortak yaşam ve değerlerin kültür ve en önemlisi dillerin ne kadar acımasızca birbirinden ayırdığını fark ettim. Aynı coğrafyada yaşayan aynı dili konuşan insanların, yaşamları ve umutları ile birlikte ikiye bölünmesi ve sonrasında her şeyin zorlaşması, birbirleri ile iletişimlerinin kesilmesi, ayrılıkların hiç dinmeyecek özlemlere dönüşmesi…
Bu durum ne kadar da acı ve bir o kadarda gerçek!
Belgesel Film çalışmaları sırasında işlenen konu daha çok "Kimlik Kıskacındaki Lazların" bu günü ile ilgili tespitleri yapmak ve geleceğe doğru yol alışların sorgulaması şeklinde planlanmıştı. Bu anlamda film çekimleri ve sonrasında kurgu aşamasında, ağırlıklı olarak sınırın Türkiye tarafı işlenmeye çalışıldı ancak gözler ve yürekler sınırın öteki tarafında kaldı…
Dört gün süren çekimler sırasında köyün konuksever insanları ile bir arada olmaktan çok keyif aldım. Laz dili ve kültürünün gelecek kuşaklara aktarabilmesinde daha çok çaba ve bilincin geliştirilmesi gerçeğini bir kez daha görme şansını yakaladım. Sarp köyünün sınır köyü olması aynı dili ve kültürü barındıran bir bölgenin geçmiş ile gelecek arasında bir köprü görevi görmesi, yörede edindiğim olumlu ve bir o kadarda kaygılı izlenimlerim, ayrıca köy sakinlerinin bu tür kültürel çalışmalara aktif katılımı, bu filmin vermek istediği mesajın doğru ve etkin şekilde izleyicilere ulaşmasında önemli katkı sağladı..
Lazonadaki çekimlerin ikinci ayağını oluşturan otantik köy ve yayla yaşamı için yörede uzun süredir başarılı çalışmalara imza atan televizyoncu arkadaşım Cumalı Dalbastı’nın yüksek yaylalarda yapmış olduğu çekimlerden de yararlanıldı.
Belgesel Filmin Lazonadaki çekim aşamalarından sonra kurgu ve düzenlemelere uygun olarak Almanya’daki bölümü çekildi. Çekim sonrası yaklaşık 6 ay süren filmin kurgu-montaj ve seslendirme çalışmaları yapıldı, sonrasında gösterime hazır hale getirildi…
Film, geçtiğimiz mart ve nisan aylarında Almanya’da Kültür merkezlerinde gösterildi ve hayli ilgi gördü. Belgesel, Laz gerçeğini dil ve kültür erozyonunu ve gelecek ile ilgili kaygıları Almanya’da üç kimlik kıskacında yaşayan Laz kızı Nurten’in ( Nurten Kurnaz) yaşamından kesitleri paralel bir anlatım ile olaylar ve mekânlar farklı bir bakış açısı ile ele alınıyor… Filmin geniş kitlelere ulaşması için ayrıca Türkiye’de gösterimi düşünüldü ancak Türkçe çevirisi henüz tamamlanmadığından gösterimi bu güne kadar mümkün olmadı.
daha önce, önceden planlanan ancak bazı nedenlerden dolayı gerçekleştirilemeyen, Belgesel filmin Sarpta gösterimi için adımlar atıldı ve sarp Köyünde bir kahvede Çiğdem Şahin’ in katkıları ve köy sakinlerinin katılımı ile gerçekleştirildi…
2 yıl aradan sonra gerçekleştirilen bu gösterim, aynı zamanda bir buluşma havasında geçti. 35 dakikalık Belgesel Film gösterimi ardından, Rüya Köksal ve Aydın Kudu’ nun Karadeniz Sahil yolu projesi ile kıyılarımızın nasıl yağmalanıp yok edildiğine dair hepimize ibret olacak görüntüleri kendine özgü sinema anlatım tekniği ile yapmış olduğu ‘Son Kumsal ’ gösterildi ve belgesel ilgi ile izlendi..! İlerleyen saatler de, Çiğdem Şahin’ in sözlü tarih atölyesi ön çalışması kapsamında yöredeki yaşlı insanların anlatımlarının yer aldığı kısa film gösterimi ile sona erdi.
Sarp’ ta ki bu Buluşma, Laz kültür ve dilinin, yitip gitmekte olan değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması gerekliliğini anlatması açısından ve özellikle bunun etkin bir sinema dili, güçlü ve renkli görsellik unsurlarını da içinde barındırarak sunulması, üstelik belgesele konu olan insanların-aktörlerin izleyici olarak o gün orada bulunup filmi izlerken duymuş oldukları heyecanlarını gözlemlemek bana keyif veren farklı bir deneyimdi…
Cengiz Kibaroğlu, 18.08.2008 İstanbul
Belgesel Filmin Fragmani [ Almanca] buradan izleyebilirsiniz
Belgesel Film Hakkında
Filmin orijinal adı: Wo sterben wir jetzt? ‘Die Lasen: Zwischen den idenditaeten’
Yönetmen: Cengiz Kibaroğlu
Yapım Danışmanı:Prof. Dr. Reiner Matzker, Dr. Mustafa Kibaroğlu
Lazonadaki çekimler: Çiğdem Şahin,Cumali Dalbasti
Anlatım:Nurten Kurnaz
Seslendirme:Udo Böhm
Yapım Yılı: 2007
Süresi: 35 dakika, Almanca DVD renkli
|