Arşiv Kamil Aksoylu Mendra Gzalepe

Laz Kültüründe Mandre Veya Bageni Yazdır E-posta
Kamil Aksoylu   
24.06.2008 I 00:14

Image
Foto:Şükrü Civelek, arhavim.net
Laz Kültürünün otantik yapılarını anlatmayı bu yazımızda da sürdürüyoruz. Özgün Laz mimarisindeki evleri anlatmakla başlayıp, serender ve bağu (ambar) yapılarıyla devam ettiğimiz Laz Kültüründeki Otantik antrepo yapılara sırasıyla bu yazımızda mandre (mandıra) ve  bageni yapılarını, sonrasında da okotumale (kümes), karmat’e–skibu (değirmen) ve k’alivi (bekçi kulübesi) gibi yapıları ekleyip sürdürmeyi planlıyoruz.  Her şeyden önce amacımızın bilgi vermek gibi bir düşünceden ibaret olmadığını, bilgi verirken bilgi almaya da gereksinim duyduğumuzu önemle belirtmek istiyorum. Ne kadar dikkat etsek de, ne kadar titiz davransak da kuşkusuz anlattıklarımız birtakım eksikleri ve yanlışları da beraberinde getiriyor. Eksikler elbette ki olacaktır ve kolay da aşılabilecektir. Ama yanlışların aşılması pek kolay olmuyor. Geleceğe yanlış belge ve bilgi taşıyıp bırakmak korumaya çalıştığımız kültürümüze yapılacak en büyük kötülüktür. Bu açıdan olumlu ya da olumsuz, eleştirel nitelikteki bütün görüşlere açığım.  Bu alanda bilgisi olanlar gelin bilgilerimizi paylaşalım, eksiklerimizi giderelim. Bilgi paylaşmakla çoğalır.

Lazların mandre ya da bageni dedikleri yapıların Türkçe’de tam karşılığı yoktur. Ancak yine de günümüzde klasik ve küçük mandıralara benzetebiliriz. Eve en fazla 30-40 metre uzaklıkta ve evden uzaklarda neredeyse her mezra sahibinin arazisinde bulunan kulübe tipi ahşap yapılardır. Genelde iki katlı bazen de üç katlı olup, hayvan yem ve yiyeceklerinin konduğu ve bazen de zemin katlarının hayvanlara ayrılıp ahır olarak da kullanıldığı  olurdu. Kullanıldığı olurdu diyoruz, çünkü günümüzde bazı mezraların dışında bu binalara rastlanmadığını söyleyebiliriz. Lazona’da değişen yapıcılık  anlayışı ev civarında artık bu binalara ihtiyaç duymuyor. İhtiyaç duyan olsa da betonarme evlerin yanına beton kulübeler yapıyor.

Image
Foto: karalahana.com
Bu binaların iki ya da üç katlı olabileceğini söyledik. Eğimli bir yerde açılan hafriyat bölümü ahır olup, ahırın üstü zemin girişi ve onun üstü de ot deposu olarak kullanılırdı. Geçmişte 5-6 baş inek besleyen Lazlar, yaz boyunca ineklerini mezrada bu bagenilerdeki ahıra alırlardı. Mezralarda biçilen ot (tipi), mısır samanı (nçala) ve eğrelti otları (limxana) kurutulup geçici olarak bu binalarda depolanırdı. geçici olarak diyoruz, çünkü bu otlar kış içindi ve kuruduktan sonra kışa girmeden evdeki mandrelere  taşınırdı.

Mezradaki bu binaların bir başka işlevi de yaz boyunca arazisinde çalışan insanlar için barınak olmasıydı. Malum Lazona çok yağış alan bir bölge olduğundan her yağmurda eve gidip gelmek büyük zaman kaybıdır. Mezrada bageni gibi barınağı olan insanlar yağmur süresince bagenide dinlenebiliyorlardı. Eğer evden çok uzak bir bölgeyse iş zamanı orada kalınıp üç beş günde bir ihtiyaçlar için eve gelinirdi. Otlar yaz sonunda biçildiğinden yaz boyu bageninin iki katı kalmak için yeterince elverişliydi.

Evlerin yanındaki begenilerin işlevi de aynıydı. Yani inekler için ot ve altlarına serilecek eğrelti otları depolanırdı. Lazların  geneli oturdukları evin  bodrumunu ahır olarak kullansa da, bazı evlerde evin altındaki bu mekân ardiye amaçlı kullanılıp, evlere çok yakın olan   bagenilerin alt katları ahır olarak kullanılırdı. Hayvanların kış boyunca yiyecek  yemleri bu binada olduğundan, ahırın da o binada olması  yemleri taşımamak için tercih edilirdi. Ama Laz evlerinin çoğunda ahırın evlerinin altında tercih edilmesinin sebebi de soğuk kış aylarında üstteki odaların ahırdaki hayvanlar sayesinde daha sıcak olmasındandır.

Eskiden her Laz evinde üç-beş ineğin beslendiğini söylemiştik. Bu sayılar bazı evlerde 7-8 baş hayvana ulaşırdı. Bu hayvanlar yazın nispeten otlayarak karınlarını doyurduklarından hazır yeme çok fazla iş düşmezdi.  Ama kışın en az dört-beş ay kapalı tutulan bu hayvanlara hazır yem verilirdi. Hazır yem dediğimiz bu otları Lazlar yine kendi tarlalarından karşılardı.  

Yemlerin dışında bir de altlarına serilen eğrelti otları vardır. Eğrelti otları yem olmayıp sadece ineklerin altına sermede kullanılır. Eğrelti otlarının özel tarlaları olur ve bu otlar ekilmeden her yıl kendiliğinden yetişir. Ekim ayında biçilen eğrelti otları güz sıcaklarında kurutulup bağ yapılarak sırtlarda taşınıp ev ve ahır bölgesine getirilip mandıralara yerleştirilirdi.

İneklerin altına serilecek eğrelti otları ve yem olarak verilen otlar haliyle kapalı alanlara sığmazdı. Bu durumda da istisnasız yine her evin başvurduğu bir yöntem daha vardır. Bardi yapma yöntemi. Bardi, kısaca ot yığını anlamına gelir. Evin yakın çevresinde düzlük alanlara dikilen ağaç direklerin etrafına bağ bağ otların muntazam olarak dizilmesiyle oluşan yığınlardır. Bu bardiler Laz evlerinin önünde sembolleşen bir figür haline gelip adları sevda türkülerine girmiştir.

 

Avli sk`aniz gedgin limxanaşi bardi  
Nana skaniz hek`o ordo mot ardi     
Elçi megişkvişi varmemik`ardi
Domc`vi do domxali gyuli çkimi  
 


Kamil Aksoylu 


 


Kamil Aksoylu
Yazar Hakkinda:
Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

10.11.2008 I 20:48 | Lazebura©

article thumbnail Karadeniz ve Laz müziği üzerine yaptığı çalışmaları ile tanınan Birol Topaloğlu, birikimini siz dinleyicileri ile paylaşmaya hazırlanıyor.Yaşam Radyo (89.4) Topaloğlu,...
Makelenin Devamı...

08.11.2008 I 22:51 | Lazebura©

article thumbnailDoğu Karadeniz'den türküler 16 Kasım'da Boğaziçi Üniversitesi'nde söylenecek. Çok dilli çok kültürlü türkülerin yer alacağı...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazonada Kadınlar (1)
Bu çok güzel bir söz. Ellerin beynin dert görmesin Kamil abi...
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
canım benim...çok üzüldüm...Allah rahmet etsin..mekanı cennet olsun...
Lazonada Kadınlar (1)
xolo kodolobidoren. tebrikler
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce tanışma fırsatı bulduğum ve hastalığı süresince de...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

4 Misafir ve 7 Üye Online
Powered By PageCache
Generated in 0.28486 Seconds
Generated in 0.333149194717 Seconds