2000 yılının Kasım ayında İzmit’te
Grup Hazal adıyla kuruldu. Grubun sahne performanslarında türkü formatındaki
Türkçe şarkıların yanısıra, Arapça, Kürtçe, Zazaca, Ermenice, Hemşince, Lazca
ve İbranice şarkılar seslendirildi.
Toplumsal muhalefetin çoğu etkinliğine müzikleri ile destek olan bir
grup. 2003 yılına gelindiğinde daha önceden yapılması planlanan Arapça sözlü
müzik projesine start verildi. 2003 yılından itibaren başta Arapça sözlü
besteler olmak üzere, Arapça sözlü geleneksel şarkıların aranjman ve
kayıtlarına başlandı. Yapılan besteler Arap dünyasında pek kullanılmayan
Suriye’nin belli bölgelerinde ve Türkiye’nin Hatay, Adana, Mersin illerinde
yaşayan Nusayri Arapların(Arap Alevileri) konuştuğu ‘Ğabe’ lehçesiyle yapıldı.
Bestelerde göç, savaş, aşk ve direniş temalarına ağırlık verildi.
Gruptaki
solistlerin ana dilinin Arapça olması, Türkiye’de özellikle Çukurova’da (Hatay,
Adana, Mersin) yaşayan Arap Alevilerin’in(Nusayriler) kültürel varlıklarını
müzikle ortaya koyma kaygısı; Ortadoğu’da özgürleştirme, medenileştirme gibi
gerekçelerle başlatılan savaşın tüm vahşeti ile sürmesi ve savaş denilen bu
vahşeti, savaşı, direnişi yaşayanların diliyle, gerici-şeriatçı bir söylemin
dışına
çıkarak anlatma isteği grubun Arapça sözlü müzik
yapmasının temel nedenleridir.
Grup ülkemizdeki çok kültürlülüğün
zenginlik olduğundan, yola çıkarak;
"Başka bir dil
konuşuyor olsaydık ve yukarıdaki bu gerekçeler yine geçerli olsaydı;
yoksulluğu, ezilmişliği etinde hisseden, insan olmanın onurunu yaşayamayan tüm
halkların ortak diliyle daha yaşanılası bir dünyaya duyulan özlemin
doğallığıyla aynı şeyleri o konuştuğumuz dil ile yine anlatırdık. Konuştuğumuz diller
ne kadar farklı olursa olsun acılarımız, sevinçlerimiz ve düşünü kurduğumuz
dünya aynı. Çünkü biz yağmurun sularıyla emzirilmiş, gökyüzü kadar eski bir
coğrafyanın sofrasına bağdaş kurmuş kardeş halklarız’’ düşüncesiyle müzik
yapıyor.
Tek tip üretimlere,turnusol
kağıdından kopmuş müzisyenlere inat,
alternatif bir şeyler yapmanın derdine düşmüş,artık büyük tekellerin
yönlendirdiği,endüstrileşen, müzik piyasasına ve onların koydukları kurallara
biat etmeden,taklitten uzak, kendi müziğini yapan Arapça rock grubu Ahibba Zugasi Berepe ve Kazım Koyuncu nun
albümlerinden tanıdığımız Gürsoy Tanç'ın aranjörlüğü ile yaz başında çıkması planlanan Matar v Nar(Yağmur ve Ateş)
adlı albümle müzik severlere 2008 yazı başında merhaba demeye hazırlanıyor.
Rock müziğin isyanı ile Ortadoğu’nun
isyanının müzikte nasıl birleştiğini görmek istiyorsanız http://...anatolianrock.com
sitesinde bulunan grubun demolarını dinlemekle başlayabilirsiniz…
Fotoğraflar, Kişisel Websitelerinden alınmıştır.
Lazebura.net
|