Bir
haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda
keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler, içlerinden
geldiğince umursadılar dünyaya dair her şeyi güzellikten yana, güzel olan ne
varsa aldılar yanlarına, müzikleri kadar sohbetleri de keyifli bu birkaç genç
adamın. Onların size söyleyecekleri var.
Lazebura: Nena nasıl kuruldu? Grubu kurma fikri kimden
çıktı?
Aycan Yeter: Aslında hep bir grup kurma
hayalim vardı. Volkan ile Kazım Abi’nin ilk horon gününden sonra konuşup grubu
kurmaya karar verdik Volkan’ın birçok bestesi vardı fakat gitar çaldığı ve
benim enstrümanım tulum olduğu için Laz müziğini yansıtmıyordu.
Karadeniz kültürü Karadeniz’e özgü olmalıydı burdan yola çıkarak biz de bu
doğrultuda üretmeye, çalışmalara başladık. Grup Nena 2005 yılının sonunda
kuruldu. Volkan ve ben grubun kurucularıyız.
Lazebura: Grubun adı bize umut veriyor… Bilindiği gibi
yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir dilimiz var; Lazca… Gruba Nena
ismini verirken çıkış noktanız ne oldu? Lazca isim koyma konusunda sizi motive
eden şey veya şeyler nelerdir?
Aycan Yeter: Dil üzerinden bir müzik
yapacağımız için seçeceğimiz grup isminin de bu dilde olması bir dile ait
olması gerekiyordu.Aklımıza Nena geldi. Nena lazca da "dil",
"ses" demek, "haykırış" olarak anlatılabilir. Volkan’ın
fikri idi düşündük Nena koymaya kara verdik.
Lazebura: Grup elemanlarını tanıyalım.
Aycan Yeter: Aslında Grup kuruluş sürecinden bu yana tam
oturmuş değildi, sürekli grup elemanları değişiyordu ama şu anda grubumuz tam
oturmuş durumda ve çok güzel şeylere imza atacağız.
 Editörümüz Nejla Aytemiz Grup elamanlari ile birlikte
Volkan Cebeci ( Vokal - Akusik Gitar)
Aycan Yeter (Tulumist)
İrfan Seyhan (Kemençe)
Okan Kirman(perksüyon akla gelebilecek her
enstürman)
Yıldırım Yalçınkaya ( Bas Gitar)
Lazebura: Grup elemanlarının müzik dışındaki
uğraşları nelerdir? Gruptaki herkesin asıl işi müzisyenlik midir?
Volkan Cebeci: Aycan üniveriste okuyor. İşletme
bölümü 3.sınıf öğrencisi. Ben hazırlanıyorum.
Yıldırım jeofizik okuyor.
Aycan Yeter: Kemençecimiz(İrfan) çok yetenekli
Trabzon Gençlik Korosundan geldi, Konservatuar okumayı düşünmüyor kendisi Oflu,
aykırıdır biraz.
Lazebura: Grubun yaptığı müziğin tarzı nedir?
Volkan
Cebeci:Tarz olarak farklı farklı yaptığımız şeyler var. Akustik müziğe çok önem
veriyoruz ama kısaca diyebiliriz ki, otantik müziğimizi geliştirerek biraz daha
rock motiflerde düzenlemeler yaparak şarkılarımızı yaratmak istiyoruz. Aslında
böyledir-şöyledir diyemeyiz yani ne bileyim hani heavy metal rock arabesk vs vs
gibi bir tarz değil de içimizden geldiğince yapıyoruz tarz olarak içimizden gelen
diyelim...
Lazebura: Biraz da projelerinden bahsedelim
mi?
Aycan Yeter:Yaptığımız besteleri ve bulduğumuz
derlemeleri çok iyi şekilde hazırlanıp konserlerle duyurmak. Ürettiklerimizi
insanlara sunmak ama zamanı var aslında evde oturup çalışmak beste yapmak bile
projedir. Üretmek çalışmak konser verip insanlara sunmak.
Lazebura: Grup içinde söz yazarı ve besteci var mıdır?Buna çalışmalarınızda kendi
çalışmalarınıza bestelerinize yer verecek misiniz?
Aycan Yeter: Volkan beste kabiliyeti olan
üretebilen bir insan hem otantik Karadeniz müziği hem de özgün müzik tarzında
besteleri var ikisini de aynı formatta yapmak istemiyoruz. Karadeniz’e,kendimize
ait olan bestelerin otantikliğini bozmadan evrenselleştirerek batısal soundda
yapmak istiyoruz.
 Volkan Cebeci
İçimizde olanları bestelerimizi insanlara
yansıtamıyoruz engellerden, imkanların kısıtlılığından; inanıyorum ki kısa bir
zaman sonunda oturacak grup ve içimizdeki sesleri de insanlara yansıtacağımızı
düşünüyorum.
Yaptığımız bestelerde bu yönde bir de anonim
derleme türkülerimiz var onlar bizim için çok önemli eskilerden yaşayan
büyüklerimizden topladığımız halk şarkıları olsun Gürcistan’da görüştüğümüz bir
kaç kişi var onlardan alacağımız şarkılar var Gürcü, Megrel müziğini çok
seviyoruz özellikle Megrel Lazların onların çok sesliliğini... Repertuarımızda Megrel
şarkılar var zaten.
Bunun dışında bizim kendi kültürümüz Laz,
Hemşin kültürü Pazar’dan başlayıp Gürcistan’a kadar zaman buldukça dolaşıp, özellikle yaşlılardan ninelerimiz,dedelerimiz
bizim için en önemli kaynaklar, onlardan faydalanabildiğimiz kadar faydalanmak
istiyoruz.
Lazebura: Grubun çıkmış yada çıkacak olan albüm çalışmaları var mıdır?Günümüzde
albüm çalışmalarından çok konserlerin ve
canlı performansın daha etkili olduğunu biliyoruz.Bu tür çalışmalarınız
var mıdır?Grubun sürekli müzik yaptığı
bir mekan var mıdır?
Aycan Yeter: Düşünmüştük şarkılarımız hazırdı
fakat kendimizi ve günümüz koşullarını hazır hissetmedik çünkü yaptığımız şeyin
çok iyi olması gerektiğini düşündük, müzik kalitesi olarak insanlara verdiği mesaj olarak çok iyi
olmasını istedik, 2 sene kadar erteledik.
Sahne aldığımız bir yer yok, haftalık müzik
yapmak istemiyoruz çünkü Nena olarak bizim yaptığımız müziğe göre değil,
insanlara bir şey anlatmak istiyoruz, insanlara haftalık müzik ile bar müziği
ile vermek istediğimiz mesajı verebileceğimizi düşünmüyoruz.
Biz söylerken eğlendirirken de düşündürmek
istiyoruz sorunları müzikle anlatmak. Özellikle Kadıköy’de olan sahilde
amacından farklı Karadeniz festivalleri düzenleniyor. Bunlara katıldık ve düşüncelerimizi,
duruşumuzu belli etmeye çalıştık, ettiğimize de eminim. Bu bizim için bir
başlangıçtı ve bunu bütün konserlerde belli ediyoruz.
 Yıldırım Yalçınkaya Karadeniz müziği sadece eğlenme değil ki Karadeniz
de önceden beri bir sürü sorun var ve biz bunu müzikle dile getirmeye
çalışıyoruz çünkü müzikten başka yapacak bir şeyimiz yok sadece notalarla
anlatmaya çalışırız ve bestelerimizi de bunun üzerinden yapmaya çalışıyoruz.
Fındıklıda kurutulmak istenen derelerimiz, Çernobil felaketi, Nükleer
Santraller bunları da bestelerimize yansıtıp müzik ile sesimizi duyuracağız.
Lazebura:Müzik bazen tek başına
yetmeyebiliyor.Müziğin yetmediği zamanlarda toplumsal duyarlılık gerektiren
konularda nasıl davranılması taraftarısınız?
Aycan Yeter: Müzik dışında eylemlere katılıp
insanlarla tek bir ses olup haykırıyoruz, önlerde yürüyoruz sahnede olmak değil
amaç topluluğun içinde olup bir şekilde mesaj vermek. Sahne dışında konuşmalar
ve duruşumuzla anlatmaya çalışıyoruz.
Bir de bilinçli olmak lazım bu konuda buradaki
insanlar oraları bilmiyorlardır nelerin olduğunu deredeki alabalıkları, kırmızı
benekli balıkların yok oluşunu, bunları bilinçli bir şekilde anlatmak lazım
Eylemler yapıyorsak bilinçli olmak lazım, eylem
yapıyoruz ama bilmem kaç voltta bir sahne kuruyoruz çok saçma bu yaptıklarımız
düşüncelerimiz ile çelişmemeli doğasını bozmadan yapmak lazım. Biz bu tarz
eylemlerde sahne almıyoruz tezat olmamak adına..
Lazebura: Grubun şu andaki Karadeniz ve tüm
müzik piyasasındaki yapılan şeylere genel bakış açısı nedir?Olumlu ve olumsuz
ne varsa…
Volkan Cebeci: Çok fazla grup var bu beni
kesinlikle rahatsız etmiyor aksine çok müzik grubunun olması güzel bir şey bana göre, eğer gerçekten kültür
adına bir şeyler yapıyorlarsa tabii, çünkü ne kadar çok grup varsa insanlara ve
kitleye ulaşmak o kadar kolay olacak diye düşünüyorum ben.
 İrfan Seyhan Karadeniz müzik piyasasına bakarsanız bizim
gibi düşünen insanlar tek bir cevap verecektir, müzik yapmak-satmak ve kazanmak
diye yapılmaz. Topluluğa gerçekten hitap ediyorsan ve toplum seni
algılayabiliyorsa istediğin zaten olmuştur. Çıkar olarak bakılıyor evet benim de
çıkarım var müzikten insanlara toplumsal olayları duyurmak ve Karadeniz
kültürünü anlatmak. Benim tek çıkarım bu olabilir.
Aycan Yeter: Düşüncelerimiz aynı olan
arkadaşlarla birlikteyiz kesinlikle rekabet yok destek oluyoruz birbirimize.
Biz genciz yolun başındayız Karadeniz müziği yapanlar bu zamana kadar hep
rekabetle geldi ve bugüne kadar Karadeniz
Müziğine kazandırdıkları ortada, tenzih ettiklerimiz var tabii ki, biz bunları
görerek geldik aynısını yaparsak bizde sorun var demek ki.
Karadeniz’i, Türkiye’ye ve dünyaya anlatmak bu
doğrultuda çalışmak için sahnede biz ya da başkası olsun hiç fark etmez her
zaman yanlarındayız.
Lazebura: Müzik evrenseldir kavramından yola
çıkarak… Sizin bu evrensel değerden kendinize yakın hissettiğiniz, bu bizim
tarzımıza yakındır dediğiniz veya örnek aldığınız sanatçılar var mıdır?
Aycan Yeter: Karadeniz Müziğine kattıkları,
duruşu ile söylemeye gerek yok zaten bizim ışığımız Kazım Abi... Kazım
Koyuncu'nun çok etkisi oldu ne kadar da iyi oldu. Kazım Abi’yi tanımasak biz
olmazdık bu gruplar da olmazdı. Sadece müzik olarak da değil duruş olarak bakmak
lazım.
İlk
taklitle başlar onunla yola çıkarsın ama zamanla kendini değiştirmeye üretmeye başladın
mı o zaman kendin olursun. Kazım Abi’nin yolundan gidip yaptıklarını daha
ileriye taşımak amacındayız. Ve örnek alınan insan bizim yaptıklarımızla belli
olacak zaten.
Lazebura: Karadeniz’e özgü bir müzik tarzı var
mıdır?Yoksa Karadeniz de yaşayan tüm halkaların ayrı ayrı bir müzik tarzı mı
vardır?Bu bağlamda sizin yaptığınız müziğe bunların sentezi diyebilir miyiz?
 Aycan Yeter Aycan Yeter: Karadeniz’de birçok halk var Lazlar, Rumlar, Ermeniler,
Gürcüler, bunların kendilerine özgü ezgileri var. Karadeniz bir deryadır herkes
farklı yansıtmalı ,farklı şeyler yapmak lazım, faklılığın olduğu yerde güzellik
vardır, sabit olmamalıyız. Ve şu da var ve çok önemli eğer bir işe para girerse
o işte güzelik olmaz yaratıcılık olmaz. Örneğin Laz müziğindeki şarkıları
orjinal sözleri ve melodileri değiştirip Türkçe sözlü okuyorlar orjinalliğini
bozup.
Lazebura: Günümüzde internet ortamında yapılan
çalışmalar çok önemli. Daha çok kesime hitap etme şansınız var.Sizin internet
ortamında faaliyetleriniz nelerdir?
Volkan Cebeci: Daha çok kesime hitap ettiğimiz
için sesimizi duyurma şansımız çok, fakat şöyle bir dezavantajımız var, ilk
yaptığımız bestelerin demolarını internet ortamından dinleyicilerimize vermeye
çalıştık fakat bunun çabuk tüketildiğini gördük.
Bizi konserlerde dinlemelerini istiyoruz. Biz
bir şarkıyı yaparken ne kadar zorluğa katlanıyorsak ve emek harcıyorsak
insanlar da bekleyerek emek harcamalılar çünkü aylarca emek veriyoruz, uykusuz
kalıyoruz ve zaman harcıyoruz. Bu şekilde çabuk tüketilip harcanılması doğru
değil diye düşünüyoruz.
Videolar
Grup Nena "Çay Elinden Öteye" (Bilgi üniversitesi Performasindan)
Lazebura:Sizin için sadece müzik mi?Yoksa her
alanda duyarlılık mı?
Volkan Cebeci: Bir kere müzisyen insan her şeyden
önce sahnede duyarlılığın müzikal versiyonunu göstermelidir. Çünkü o anda onun
eylem alanı sahnedir ve de dinleyicisini çok kolay bir şekilde yönlendirebilir.
Ama duyarsız bir müzisyen de topluma ve doğaya uzak kalmış demektir. Çünkü onun
birebir iletişim ağı dinleyici kitlesidir, doğa olmasa zaten şarkı yazamaz. Bu
doğrultuda bana göre ilk önce duyarlılık...
Lazebura: Çalışmalarınızda dinleyicilerinize
hüzünleri,coşkuları en uç noktalarda yaşatabiliyorsunuz. Bunu nasıl
başarıyorsunuz? Ya da bir sırrınız var mıdır? Diyelim…
Volkan Cebeci: ODTÜ konserinde emin oldum buna
“Divane Aşık”ı söyledik, ben sustum bütün stadyum eşlik etti yüzlerce ya da
binlerce insanın hep bir ağızdan şarkı söylediğini düşünebiliyor musunuz? Eğer bir
şeyleri hissederek yapmazsan karşındakine hissettiremezsin. Çünkü inandırıcı
gelmezsin.
Aycan Yeter: İnsanlar hissetmedikleri şeye tepki vermezler.
Hareketli parçalarda içlerindeki coşkularını dile getiriyorlar, biz sahnede hissederek söylüyoruz ve insanlar
bunu hissettikleri için bize yansıtıyorlar.
Lazebura: Son olarak söylemek istedikleriniz?
Aycan Yeter: Karadeniz kültürünü yaşatma mücadelemizde
bizimle beraber olan herkese bir şeyler vereceğiz bizi dinleyenlerden isteğimiz
işin eğlence yönüyle beraber görmemiz gereken sorunlara da duyarlı
olabilmelerini sağlamak.
İnsanın en iyi desteği kendisidir. Sonra da dinleyiciler...
Müziğimizi, vermek istediklerimizi iyi anlamaları ve haykırmaları..
Volkan Cebeci: Karadeniz kültürü var ve kaybolmakta, bunların ayakta kalmasını
sağlamak ilk önce sanatla uğraşanlara düşüyor çünkü, kitlelere en kolay
ulaşabilen kesim olduğu için..
Herkesin bir kahramanı var, benim de kahramanım
oldu tabii ki. Ben Kazım Abi’nin genel olarak dünyaya bakış açısını çok
severdim ve hep onlardan bir şeyler çıkarırdım. Önemli olan sadece Karadeniz
müziği yapması değil onun düşüncelerinden ve duruşundan bir şeyler çıkarmaktır.
Bana göre Laz kültürünün akıbeti şu anki jenerasyonun ellerinde.
Ropörtaj: Nejla Aytemiz
Fotoğraflar: Grupnena.com arşivinden
Istanbul, Mayis 2008
Lazebura.net
Copyright 2008, Bu röportaj izin alınmadan başka bir yerde yayınlanamaz
|