Arşiv Makaleler Nejla Temiz

KANSER! Yazdır E-posta
Nejla Aytemiz   
02.04.2008 I 17:13

Image * Ölmeyi bayılma sananlar…
Oysa ki! Ölüm ciddi bir iştir….
* (Bu söz Volkan Konak'a aittir. )

Yitip gitmek hiçte kolay değil…Sevdiklerin varsa gerilerde.
Elinden şekeri alınan küçük çocuk misali çırpınışlar içinde karşılamak Azrail’i…
Onlar ölümü uzaklardan gelen bir yolcu olarak düşlediler hep. Tıpkı masallardaki gibi ölmek oyundu, çocukça oynanan..
Ölüm öylesine uzak yoldan geliyordu ki, yakıştıramadık sevdiklerimize, kendimize…
Zor hayatlarına güzellikler sığdırmaya çalıştılar, evlerinden çam ormanlarına bakan avlularından hayatı bir nefeste çektiler yüreklerine, belkide ondandır zehri akıtmaları içlerine…
İlk….
Akşam üstleri çalan kapılara koşarsın,
Yemekler çoktan hazırdır... Tam onun istediği gibi…

Kapıya doğru giderken aynadaki resminle gelirsin kendine… Karalar bağlamışsın gözündeki ışık çoktan sönmüştür titrek, bir mum misali..
O an bir kez daha anlarsın anlamak ve bir türlü inanmak istemediğin ölüm’e…
Kapıyı çalan o değil, hiç olmayacak,
Aradan yıllar geçse de ve bir solukta tüketilmiş gibi gözükse de zaman her şey onsuz akıp gitse de..
Her an aklındadır…
Her ölümde o’na ağlarsın..
Her kahkahanda o’nunla gülmek istediğini düşlersin attığın her kahkaha zehir olur…
Akar bedenine…
O’nun sevdiği her yemek dizilir boğazına… Yutkunamazsın… Ağlamalar, sır olur
Sıralamaya başlarsın bir bir…Sen gideli çok şey değişti diye …
Vazgeçemediklerin, karalahana, fındık, çay, horonlarla kenetlenen eller ve toplanan yüreklerde hep sevinçler var hala.
Sen nerede kaldın?
Ve ağıtlar yükselir arş’a….

ikbalum yuvarlandi,
dik kayadan aşağı,
ben giderum peşine,
o gider baş aşağı…

Image Ve kalanlar….
Karadeniz’de ölüme farklı bir isim koydular, ölümü anlayıp, ölümü hissedip ölmeyi kendine yakıştıramayanların “eğer ”diye başlayan sözlerinde “eğer ölürsem ki! yaşamak istiyorum ama ölürsem beni çay bahçelerine gömün…
Yada bir dere kenarı olsun, köyümün camisi de olabilir, yaylayı isterdim, sislerin arasında kaybolmak, oysa yollar uzak derler…
Giden zaten çoktan gitmişti, kalanlar çoktan bitmişti.
Ülkenin Kuzeydoğusunda çoktan başlamıştı ağıtlara ince ince dizilmişti dillere, her cümle ile işlenmişti acılar, gelinlik kızın çeyizi gibi…

Image
kaynak: www.20minutos.es
Tipi tina vamzgudu,
mupe moxtu ti-şkimi,
haşopete golvaşa,
haşopete golvaleşe,
bğura do skani-şkala,
ecvi emp’ula ecvi,
çoyi dolop3’edare,
dunya mali kogiğun,
 e na mego3’edare,
miseli do aya zi3’i,
ardaha ali kodologaba,
 uk’açxe idana idi…

 

Bir bakmışız oyuncular terk edivermiş sahneleri habersiz, ne bir veda, ne bir mektup bırakmışlar geride kalanlara, nede bir selam…
Şakacıydı oysa, Karadenizli, ölüm ile yaptılar en büyük şakayı. Kalmadı o neşeli insanlardan bir eser, ve onlar hep mücadele verdiler. Dağlık coğrafyayı cennet köşesini tadilattan geçirdiler nasırlı elleriyle, doğanın el verdiği ölçüde çalışmışlar, savaşmışlar zor doğası ile kazanmışlar, kırmadan.
Ve öyle bir savaş açılmış ki 22 yıldır süregelen bu savaşın galibi, ayan sinsi bir hastalık, henüz yenen yok bu savaşı oysa ki yenilen çok.
Adının bile söylenmek istenmediği Karadeniz de,“KANSER”e Tıp Lugatına yeni bir isim kazandıran maalesef “kötü hastalık” diye adlandıran bir hazin öykü oldu.
Oysa anneler nasılda sancılar içinde doğurmuştu evlatlarını, belki çay bahçeleri arasında güneşin tam tepede olduğu bir vakit, veya Karadeniz’in -toyçi steri na-mç’i mums mç’imaş tudele- Karadeniz de ip gibi yağan yağmur altında kim bilir…

Eeee bere-şkimi arçkva var eşkebulur çoyişa,
Çoyi gzalepe uskaneli dari diyu,
Kiana uskaneli zindani domau,
Şuk’a ti, var doborgare oxori ogune livadepe,
Uskaneli zehiri do ağu iyasu

Image
Kaynak: www.20minutos.es
Ağıtlar yeni bir boyut kazandı dillerde, gencecik bedenler yitip giderken gözlerimizin önünde,anneler- “nana beba ğura adet on, bere ğura ham mu on” -anne baba ölümü adettir, çocuğun ölümü bu nedir- diye, eller havada acıdan ne yapacağını şaşırmış bir halde, başlarlar hayatın en acı bestelerini yazmaya yüreğindeki çığlığın müziği eşliğinde her an köyümün her evinden yükselir bu elemli k’aide…
Yaşlılardan biri sıralı ölümler derdi, kim dinlerdi ki alın yazısına uzanan elleri kim durdurabilirdi ki…
Bir güne sığmayan ağıtları bir ömre sığdırdılar bir ömür, ağıtlar nağme oldu dillerde, destan oldu… Acılarla yoğrulmuş…
Kahramanlıktan bahsedilen destanlar da anlamını yitirdi Karadeniz de.
Ve Lazona da bir köyde sessiz sessiz bahçesinde kimse duymasın diye toprağa oturmuş bir ağaca yaslamış sırtını. 75 yaşındaki bir anne, kanserden yitirdiği oğluna dere kenarında ıhlamur ağaçları altında babaannesi ve amcası ile yan yana yatan mezarlığında oğluna seslenir…

Ç aişi dudepe elapst’ik’are,verane doskuda cari do 3’ari,
E verane gzalepe muç’oşi bigzalare,oxori amafta do muç’o bincirare,
R ak’ani mele mezare gzalepe,mezari yani ini 3’arepe,
N osi imten himdora elap3’edaşi,e bere-şkimi arçkva ali kodomabi,
O xori ogune bereşi mezare,ee Tangri-şkimi ham derdi muç’o ebzdare,
B o mu it’unan bere-şkimi so igzali ma memaşkvi do mi nana u3’vare,
İ bgarasi çilambri ali celegiren aya gikosa çona,korbati go3’uneni domi3’vi ç’ami mekçare,
L imxona kebzda mç’ima moxtasen ini gauna ali dologak’orare do apiçi bibgarare,

İ ri memoz*isamsu bere megaşku do idu mendraşa,

D o ma varmişkit’u bereşi ğura mazira,kçe kefenite xe busva,
O k’obik’atat da do cumalepe xvala şuri memakaçen,

K anserite doğuru bere-şkimi apiçi bibgaraten,
A şkva guri vaz*isamsu leşk’vaşi oz*i3’inu mo o3’ertu,
N ana-skani meşkvaleri so idi e çona-şkimi,
S eri diyasu meftare iri incirasi mezarluği-skani,
E sk’iri mutu gorumi cari do 3’ari koni na ore yeri,
R ize do Art’aşeni mele dari domau esk’iri-şkimi,hak’uti derdi var emazden e SAİDİ-şkimi….

 Yazı: Nejla Aytemiz

UBAĞUN!
Xate amaxti din3xiris,
Si, pupuli guri-çkimis,
Noskurini nak’o ocaği,
Meyoçamape ti-skanis…

Çernobili, nukleeri tkves,
Mç’imaten çku gemomç’imes,
Hentepes solen uçkit’tan,
Çku na-bzdit ç’vinepe var dzes…

Moxtes santrali gemidges,
Kanseri vart’u momişkves,
Nukleeris var!na-ptkvit şeni,
Çku mtel xaiten mşines…

Si, k’aoba memixirit,
Arçkva, p’ot’e var mo3’irit,
Mu şurepe na-miğurt’es,
Keç’opi do var momiğit…

Si… Kanseri, uça bedi,
Ç’viniten opşa mtel yeri,
K’oçinoba şeni medi,
Uskaneli ar ç’umani…

Mutu var iyen na-tkvespe,
Na-var ognams do z*irumspe,
Dido leba var iyaşa,
Ubağun!ptkvat kanserişa…

Şiir: Özer Ertaş

İçinde bulunduğumuz haftanın Kanser Haftası olması nedeniyle Lazebura.net ailesi olarak heryerde bir katil gibi gezen ama en çokda Karadeniz'i vuran kanseri lanetliyor ve bugüne kadar kanser nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları saygıyla anıyoruz... 

Lazebura.net © 


Nejla Aytemiz
Yazar Hakkinda:
Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Son Yorumlar

Bir Çift Güvercin Havalansa
şarkılar DENİZ kokacak ... onlar hep özgür kalacak ...DENİZLER unutulmayacak...
Nanaçk`uni
Öncelikle tüm Annelerin günü kutlu olsun. Ve bütün Anneler mutlu olsun. Böyle bir günün anl...
Bir Çift Güvercin Havalansa
Sevgili Okuyucularimiz; Size aktardigim siir, "Ah Gidi Karadeniz" adli Türkce kaleme aldigim siir ...
Bir Çift Güvercin Havalansa
Mahir ÇAKIR bana adımı ve soyadımı veren kişidir.. o sonsuz horonu karadeniz kıyılarında o...

Üye Girişi

Kimler Online

6 Misafir Online
Online olan üye yok!