Arşiv Makaleler Nejla Aytemiz

Kadınlarımız Yazdır E-posta
Nejla Aytemiz   
07.03.2008 I 23:15

Birazdan doğacak güneşe hükmedercesine,
Satırlarına ara vermeden bir solukta tüketmek istedi hayatı,
Yerinden doğrulup…

Tepeye kurulmuş evinin penceresinden dünyayı izlemeye başladı, yüzünü çevirdiği her yerde kadınları görüyordu, hepsi aynı oyunda rol almış başrolü henüz kimseye kaptırmamış kadınlar.

Her an roller değişir, muhteşem oyunlar sergilenirdi dünyanın herhangi bir köşesinde, kadın gibi yaşamanın dışında her rolü sahte alkışlarla tamamladılar.

Image

Kadın olmanın zorluğuyla savaşan kılıçları kuşanan kadınlar, hep yenilgi olsa da sonları, sabırla yoğrulan bedenleri ve sımsıcak yürekleri ile umudu taşıdılar. Hayatları toprak içinde geçen, küçücük bedenler bir anda olgunlaşmıştı toprakta. Rüzgarda savrulan saçları kadar özgür olmak istediler bir an, bunun keyfini çıkarmak…

Ellerine yakılan kınalar kurumadan başlardı göz yaşları, pembe düşler bıraktı bir anda kendini düş kırıklıklarına bazıları için beyaz gelinlik, kara bir kefene dönüştü karanlıklar içinde savrulup giden bedenleri.

Küçük yaşta anne olmanın zorluğu ve kadın olmanın erdem…

Karşı yamaçta gördüğü, bakmanın bile zor olduğu o dik topraklarda hayat için emek veren, çay toplayan kadınları, acılarını, hayallerini, her makas darbesi acıların dışa vuruşuydu sanki, hırslıydı kadınlar.

Sevinçleri, hüzünleri ile beraber taşıdılar, sırtlarındaki çay sepetlerini ama acıları savurup atmak kolay olmadı çay yaprakları kadar ve bu ağırlığa dayanamadılar. Bazen de yorulmak nedir bilmezlerdi eğer yaşanacaksa insan gibi sabrettiler, umudu taşıdılar gittikleri her yere, umut insanın özüdür derlerdi.

Gelecek bitmişti onlar için kalan ömrüm çocuğumundur diye sustular. Bazen sıkılmadılar mı bu hayattan, yaşadıkları hayatlarının her film karesinde derin kederler aktı göz pınarlarından. Hayallerini sorduklarında kızaran yanaklarını gizlercesine başlarını yere eğip, derin bir ah çekip başlarlardı söze. Hayalleri hep aynı idi; daha rahat yaşamak. Sadece uykularında düş kurup gülümseyebiliyorlardı ve izlerken uyuyan kadınları yaşlısı genci, gelini kızı aynı idi kederleri, masum bir bebek gibi gülümserlerdi rüyalarında ama belliydi yüzlerde hayatın getirdikleri ağır geliyordu bedenlerine. Onlar hem güçlü birer amazon, hemde güçsüz bir serçenin kanadına yüklenen ve kaldırılmayan yüklerle doluydular...

Her ağıt onları anlatırdı, her ölüm onlar için yaşama anıydı. Onlar Kaçkarlardan Karadenize savrulan bir seher yeli idi. Onlar Karadenizin karanlık sularında çırpınan tatlı su balığı, onlar uçsuz bucaksız kurak topraklara hayat veren duru bir su, onlar gülümseyişleri ile hayata renk katan birer ışık huzmesi, onlar karanlık sokakların gece bekçisi, onlar bastonu elinde evine ürkek ürkek giden bir dede, ardı sıra gelen vefalı karısı sırtında un çuvalı, bir ömür emek verdiği kocası ve bir ömür tükettiği hayatına dönüp bakmadan ilerler geriye kalan hayatının son çeyreğine..…

Onlar annelerimiz ve onlar kadınlarımız…

Onlar….

Dağların zirvesinde kıştan kalma karlara bakarlar.
Cama vuran yağmur damlaları ile kendilerine gelirler.
Ararlar pencereleri,
Yüzlerine vuran her yağmur damlasını içlerine akıtırlar ve rüzgar yalayıp geçer yüzlerini.
Bir türkü tuttururlar kadınların yazdığı uzun bir türkü,,.
Belki de kahramanlık türküsü, hayat türküsü, özgürlük ile biten sonu…
Tempo tutarlar parmak uçları ile
Üşümek isterler karların üstünde, boylu boyunca uzanmak
Ve ıslanmak yağan yağmurda, unutmak acılarını, baştan yazamazsa da kaderini yön vermek isterler nasır tutan elleri ile…
Ve…
Kaybolan bir düştü kadınlar, kendilerini bulmak için çıktıkları uzun yolculuklarda kimim ben sorusuna dahi cevap bulamadılar…

Necla AYTEMİZ

 


Nejla Aytemiz
Yazar Hakkinda:
Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


anibal

hakii

didituti

sidelya

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

7 Misafir ve 7 Üye Online
Generated in 0.97740 Seconds
Generated in 0.979907989502 Seconds