Arşiv Lazuri Ncaraona Lazuri Ncaraona

K'almaxaşi Ç'opina! Yazdır E-posta
Osman Şafak Büyüklü   
24.02.2008 I 12:42

Image
Lazonaşi mağala germapeşen ini, paği, çxiyaleri gulun do zuğaşe na-ant’alen ğalepe-çkunis dido na-içinapen mç’ita bengoni, geçaçxalonepeşen e3xont’eri na-moilams na-içkinen k’almaxa mçxomi gognapatma minon. K’almaxa mçxomi Sva-mogvaleşi do Turkiyeşi ardido svapes na-skidun steri Lazonaşi ğalepesti na-skidun ar mçxomi ren. Ham mçxomi mcveşi orapes, oput’epeşi ğalepes moşkva iz*iret’u. İsa na-var ixenen p’at’i ç’opina do na-skidunan svapeşi zuğaşe na-noxolun k’elepeşi didope na-ok’ixvu şeni, zğala na-vanoren soti na-var az*ires şeni kodak’lesdoren. Ğalepeşi jilendo k’ele mskva na-askedinanoren sotipes skidalas gyoç’k’esdoren. K’almaxa mçxomi didoten ğalepeşi z*uranepes na-iz*ğen do z*urani na-var ren 3’k’arepes na moişvacams ar mçxomi ren.

Na-mo3’ons oç’k’omalepe, parpali, mç’aci, 3’i3’i, ğork’o ren. Paği do mğiraneri na-var ren 3’k’arepes na-skidun şeni xor3i muşi dido nostoneri do ç’ami steri na-ixmarinasen k’onari becit’i ren. K’almaxaşi ha3’ineri ç’opina, otoroni na u3’umernan mosa, parpali na-u3’umernan amerikuli on3’aponiten ixenen. Hamtepe 3’oxle na-ixenet’u on3’aponiten ç’opina k’onari na-moi3’ondinen steri var iven. Haya on3’aponiten ç’opina vezpes açkinenan. Ma ha3’i, 3’oxlenoras on3’aponiten na-bikomt’i k’almaxa mçxomişi ç’opina gak’napat minon. On3’aponiten na-ixenen ç’opina mteli doğali do mtini oç’k’omale mek’ideri na-ixenen ar ç’opina ren. Na-dikaçen k’ele, xes na-dikaçinasen k’onari mçxunobate, majura dudi k’ele na-var met’roxasen k’onari mç’ipe na-ren 4–5 met’re gunz*nobas ut’ot’oni, t’k’ebi go3’k’eri ntxirişi t’ot’işen on3’aponi-muşi ixenen. On3’aponişi dudis, muşi gunz*anoba k’onari sulerişi vanati 3’k’arite k’ai na işuvasen ar mç’ipe tok’i konik’oren, tok’işi ar kon3’ulisti ar uça ank’esi konik’oret’u. Tok’i k’ai na-işuvenşi ovu, on3’aponi gomvalaşi şuveri tok’i, muşi monk’anobaten ank’esi na-unon k’ele işkvimen şeni ren.

K’almaxa enni dido tanoras na-iven steri muroci t’arononi orapesti k’ai iç’open. Ç’umanişe, serişen mşkorineri na-ren k’almaxaşi oz*ğuşi ora ren. T’aroni muroceri ren-na mç’ima mç’imasen do ğalepe imğiranasen na-oxo3’onams k’almaxak, ham mğiraneri oras oç’k’omoni var maz*irasen yado moşkva oz*ğu şeni on3’aponis nolams do iç’open.

K’almaxa mcxomi ç’opumt’aşa ar ndğas oğune mek’idoni oç’k’omale yado oxmaru şeni parpali, ğork’o, 3’i3’i uxre3kinu iç’open do dişinaxen. K’almaxa ç’opina şeni tanoras eiselen, oç’k’omoni, oşvoni 3an3as kodolidven do gzas kogeidginen. K’almaxa mcxomi ç’opinaşe na-geiç’k’asen ğalişe mendilen, ipti on3’aponis, ank’esiz kogoi3’k’omilen do k’alamxa mçxomişi enni na-oroms oç’k’omalepe meonaten ank’esiz nik’iden. Meonaten bzop’on ham mçxomik k’at’a oras nugnams oç’k’omales var nolams, hemuşeni. Hem ndğas na-mo3’ondun oç’k’omale ank’esis kyononi konik’iden do ç’opinas kogeiç’k’en. K’almaxa mçxomik z*ğala-ç’opina şeni ğalişi zuranişe mexola sotişi k’elas, zurani na-var ren 3’k’aris çumers, haya na-içkinen şeni on3’aponi hekole k’ele zuranişi jilendo k’ele itk’oçen oç’k’omale 3’k’ari k’ala 3’alendo k’ele gelaxtimus gyoç’k’ams, haya na-z*iroms k’almaxak ank’esis na-nubun oç’k’omale geişkvu şeni nolams, hem oras on3’aponişi nok’epe goinç’apxen, ank’esi nuk’us k’ai var goxedudorenna nuk’uşen gamistvinams, hamu nolu itkven. Haşoten mçxomik nok’epe goçapxuz nuonamsna ank’esi moizdus kogeiç’k’en, ham oras nok’epes oxişkvazna mçxomik ank’esi nuk’uşen kogamimers. Nuk’us ank’esi k’ai na-goxedun mçxomik onç’aponis koge3’ik’iden. On3’aponişi mç’ipe kun3’uliş k’ele mondruk’un, mçxomi 3’k’arişen mteli var gamiğaşa ğalişi k’elaşe k’ele komoizdinen. Ğalişi k’elaşe na-ninç’inen mçxomi k’ap’ineri l’at’aşa keizden. On3’aponi na-naşkumers mamçxomalek k’ai na-stvun mçxomi jur xeten meç’opums.

Na-iç’open k’almaxa ipti xeneri na-ren ar k’un3’uli k’ok’ari steri ç’ut’a ntxomuşi t’ot’is ğvan3’k’ilişen amiğinen do o3’onales ko-ni3’onen. Haşopeten ncalepeşi, mskva pukurepeşi şurapeşi do ğalepeşi nçxiyalaşi sesişi doloxe, na-putxunan k’inçepeşi ostvinuten na-ixenen ar ç’opinaşi ndğaşi çodinas na-ubağun k’onari mçxomi iç’open do ç’opina diçodinen. Hak beciti na-ren, na-ubağun k’onari ç’opina vare, makvalişi orasti ç’opina var vare. Mçxomişi cinci var oçodinare.

Na-doma3’onen, on3’aponi k’ala na-ixenen ham ç’opina, çkuni kulturaşi ar dagi ren.
Hem spori hemda ç’opina na-ren ham oç’opinas, xoloti beciti na-ren sva-p’ici k’ala arte ovu ren


Alabalık Avı

Lazonanın Yüksek Dağlarından soğuk,  berrak, çağlayarak akıp denize karışan ırmaklarımızın çok tanınan kırmızı benekleri, kıvraklığı ve çağlayaları fırlıyarak aşması ile bilinen alabalığı anlatmak isterim.

Alabalık dünyanın ve Türkiyenin birçok yerinde yaşadığı gibi lazonanın ırmaklarında yaşayan bir balıktır. Bu balık eski zamanlarda bütün köylerin ırmaklarında bolca görülürdü. Doğru yapılmayan Kötü avlanma ve yaşam yerlerinin denize yakın taraflarının çoğu bozulduğu için, beslenme ortamı bulamadıklarından azalmışlardır. Irmakların yukarılarında güzel yaşayabileceği yerlerde yaşamaya başlamıştır. Alabalık çoğunlukla ırmakların akıntılı yerlerinde beslenip, durağan sularda dinlenen bir balıktır. Beğendiği yiyecekler kelebek, sinek, solucan ve su böceğidir. Temiz ve berrak sularda yaşadığı için eti çok lezzetli ve ilaç olarak kullanabilecek kadar değerlidir.

Image

Alabalığın şimdiki avlanışı, sürme denilen ağ ve kelebek denilen amerikan oltası ile yapılmaktadır. Bunlar eskiden yapılan sırıkla (olta)yapılan avlanma kadar zevkli olmaz, bunu ancak sırıkla avlananlar bilebilirler.

Ben şimdi eskiden sırıkla yaptığım alabalık avcılığını anlatmak istiyorum. Sırıkla yapılan avcılık tamamen doğal ve gerçek yem takılarak yapılan bir avcılık idi.

Tutulacak tarafi avuç içine rahatça sığabilecek, öbür uç tarafı kırılmayacak kadar ince olan 4–5 metre uzunluğunda dalsız kabuğu soyulmuş fındık dalından sırığı yapılır. Sırığa ucuna kendi uzunluğu kadar kendir veya su ile ıslanabilen bir ince ip bağlanır, ince ipin ucuna bir tane siyah kanca bağlanırdı. İpin iyi ıslanabilir olması, sırığı sallayınca ıslak ipin kendi ağırlığı ile yemli kancayı istenilen tarafa gitmesini sağladığı içindir.

Alabalık en çok sabahleyin olmak üzere yağmur havası olan zamanlarda avlanılır. Sabah geceden acıkmış olan alabalığın beslenme zamanıdır. Yağmur havasında ise; yağmur yağıp derelerin bulanmasını anlayabilen alabalığın, bu bulanıklık süresinde yem bulamayacağım diye, aşırı beslenmek için oltadaki yeme dalması ile avlanılır.

Alabalık avına başlamadan bir gün önceden yem olarak kulanılmak üzere kelebek, su böceği, solucan yakalanıp canlı olarak saklanır.

Alabalık avlanmak için şafakta kalkılır, yiyecek ve içecek çantaya konur, yola çıkılır. Alabalık avlanmaya başlanılacak ırmağa gidilir. Önce avlanma oltası düzenlenir, kanca kontrol edilir ve Alabalığın en çok sevdiği yemler sıra ile kancaya takılır. Sıra ile diyorum bu balık her zaman aynı yeme dalmayabilir, onun için. O günkü beğendiği yem kancaya canlı olarak geçirilir ve avlanmaya başlanır.

Alabalık avlanmak için ırmağın akıntıya yakın yerindeki durağan sularda bekler, bu bilindiği için olta oraya doğru akıntının yukarı tarafına atılan yem suyun akıntısı ile aşağıya doğru gitmeye başlar, bunu gören alabalık oltadaki yemi yutmak dalar. O anda oltanın ipi gerilir, eğer kanca ağzına iyice batmamışsa ağzından çıkarır, buna dalma denir.

Böylece balığın ipi germesi sürerse oltayı çekmeye başlanır, çünkü ipi bol bırakırsa balık kancayı ağzından çıkarır. Ağzına kanca iyice batan balık artık oltaya yüklenmiştir.

Oltanın uc kısmı eğilir, balık tamamen sudan çıkarılmadan ırmağın kenarına doğru çekilir.

Kıyıya yanaştırılan balık çabucak çekilip karaya alınır, oltasınını bırakan balıkçı kaygan olan alabalığı iki eli ile yakalar. Avlanan alabalık önceden yapılmış olan ucu kanca şeklindeki küçük kızılağaç dalına solungacından geçirilerek dizilir.

Böylece ağaçların, güzel çiçeklerin kokuları ve ırmakların şarıldaması arasın, uçuşan kuşların ötüşleri ile yapılan iyi bir avlanma günü sonunda yeteri kadar balık avlayarak avlanma bitirilir.

Burada önemli olan, yeteri kadar avlanmak ve yumurta zamanı avlanmamaktır. Yanı balığın neslini tüketmemektir.

Sanıyorum olta ile yapılan bu avcılık, bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Hem spor hemde avcılık olan bu avlanmada, yine önemli olan doğa ile bir arada olmaktır.

23.02.2008 Lazona

Osman Şafak Büyüklü                           

Osman Şafak Büyüklü
Yazar Hakkinda:
Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Videolar

Son Yorumlar

Şu Sahilyolu Dedikleri!
ne kadar sağlam yapıldı onuda düşünmek lazım...
Karikaturepe
lazcanın kendine özgü o tadını sırf lazca bilemediğimiz için alamadık, neyse çizimlere ...
Mustafa Dayi ve Horon
sevenlerine baş sağlığı, kendisine rahmet diliyorum....
Karikaturepe
Sevgili moonmerry, Karikatürde yer alan diyaloglarin türkce aciklamalari verilirse isin esprisi ka...

Üye Girişi

Kimler Online

15 Misafir ve 1 Üye Online