|
Dün gece sana dokundum |
|
|
|
Otanusi
|
|
23.02.2008 I 10:57 |
 Dün gece sana dokundum, açtın gözlerini kocaman biliyorum. Başladın anlatmaya... Sonra sesini gördüm, odamın dört bir yanını kapladı, öyle ki nefes alamadım. Sesinde özgürlük vardı, mutluluk vardı, biraz hüzün vardı, azıcık kırgınlık ama en çok özlem vardı. Bana anlattıklarını dinledim, çocukluğunu, büyüdüğünü, değiştiğini... Seni dinledim, yağmurun sesini dinledim, derenin gürleyişini, çay makasının sesini, sonra türküleri... ama göremedim, sesin vücudun olmuştu sanki, bir tek onu görebildim. Kim diyebilir ki dün gece siyah bir kutunun içinden seslendin bana.
 Fotoğraf: www.kazimkoyuncufilmi.com Dün gece Ümit Kıvanç’ın “dokunan herkese özel” gerçekleştirdiği Kazım için bir filme dokundum. Sen gidince çok insan dokunmaya çalıştı, belki acı dokundular, ardından çok konuşuldu, hep bir eksik, hep bir yanlış yanı oldu bu dokunuşların, belki kırğınlığın ondandır ama Ümit Kıvanç öyle yalın, öyle temiz va saf dokunmuş ki sana, dinlerken, izlerken ve hissederken kalbini temizliyor insan. Dün gece sana dokundum, sen benim yanıma geldin, ben senin yanına, kuş gibi hafiftim, tertemiz ve huzurlu, kalbimi temizledim. Sana bakıp içim buruk güldüm, sen gidince hafif, mutlu, biraz buruk ama gülümseyen biri olmuştum, neredeydi ki benim sorunlarım... Senden ayrılmak “o” günde çok zordu, dün gece de... sen bizden nasıl ayrılabildin işte ben onu hissedemiyorum. Bizlerden ayrılacağını bilerek, bunca bekleyen işi yarım bırakacağını bilerek, yapacak daha çok şey varken... Ama ben bildim artık, en iyiler erken ölürmüş... Dün gece Kazım’a dokundum. Şarkılarla geçti aramızdan. Sizde dokunun, dokunun ki geliri Umut Çocukları Derneği’ne bağışlanan bu “size özel” filmle umut çocuklarının gözleri Kazım gibi parlasın, onların gözlerinde yaşasın, Kazım’a dokunup hem kendi kalbinizi temizleyin, hem de umut çocuklarının... Otanuşi |
Otanusi |
| Yazar Hakkinda: |
| |
|
|
|
Kimler Online
4 Misafir ve 1 Üye Online
|