Arşiv Kamil Aksoylu Mendra Gzalepe

Ben Güvercin Olmak İstiyorum! Yazdır E-posta
Kamil Aksoylu   
21.01.2008 I 19:28

Image
Hrant Dinkiz
Geçen yıl bu sayfalarda güvercin olup uçmak istediğimi yazmıştım. Bunun benim takma ismimin güvercin (Toroci)* olmasıyla ilgisi yoktu elbette. Çünkü bu ismimi ben çok çok önceden kendim kendime koymuştum. Olsa olsa çakal olmak istemediğimden, kurt olmak istemediğimden veya şahin kartal olmak istemediğimden ülkemdeki güvercinlerden habersiz  güvercin olmuştum. Oysa güvercin olmanın barışın dışında da  çok anlamları varmış. Bunları öğrenince benim güvercin olmadığımı da öğrendim.  Güvercin değildim ama olabilirdim. İçimde güvercin olmamı   engelleyecek hiçbir şeyin olmadığını görmüştüm. Engellerin içimde değil de dışımda olduğunu fark etmiştim. İşte bu engellerin neler olduğunu anlatıp güvercin olmak istediğimi söylemiştim. Çünkü ben “Hepimiz Ermeniyiz”, “Hepimiz Hrant Dink’iz” dememiştim. Diyememiştim daha doğrusu. Ama bu yıl 19 Ocakta bir günlüğüne de olsa bu empatiyi yapabileceğim.
“Ben Ermeni değilim ve hiçbir zaman Ermeni olmayacağım gibi, bugüne kadar Ermeni’yim de demedim. Bundan sonra da demem. Hele ki bu günlerde asla demem. Bir günlüğüne bile Ermeni olamam” demiştim. Kimileri yanlış anlasa da, yanlış değerlendirse de geçen yıl neden böyle söylediklerimin sebeplerini bir kez daha yineleyeceğim.

Benim çocukluğum Rus, Urus, Ermeni, Rum ve Kızılbaş korkusuyla geçti. Okulda Rus ve Yunanın bize büyük düşman olduklarını öğrendim. Atina’ya Türk Bayrağı diken şiirler ezberleyip okumakla geçti ilkokul çağımız. Damarlarımız şahlanır, avazımız çıktığı kadar bağırır, yüzümüz kulaklarımıza kadar kıp kızarır ve biz işte Türk Kanı budur derdik.

Büyüklerimden Rus istilasını dinledim hep. Kars, Ardahan, Artvin, Rize’ye kadar işgal etmişler. Hopa’dan taaa Çarşamba, Samsun ve Havza’ya kadar göçmüşler bizimkiler. Bir kısmı yollarda açlıktan ve sıtmadan kırıldılarsa da geride kalanlar döndüklerinde bazılarının evlerinde hâla Rus askerleri otururmuş. Ama Allahları var kötü bir şey yaptıklarını hiç söylemediler. Bir şey daha söylememişlerdi bize; taaa Hopa’dan Trabzon’a kadar araba yolunu Rusların yaptığını. Lise yıllarımda öğrenmiştim bunu. Ve Rumların ne kadar zanaatkâr olduklarını yeni öğrendim desem yalan olmaz. Neredeyse yüz yıl olacak göçtükleri, onlardan kalma bazı zanaatlar  hala yaşatılırmış.  Ve kimi dedelerimiz gözleri dolaraktan “gül gibi geçinip gidiyorduk, ne vardı ki  gidecek” diyorlarmış.

Geçinmek… Gül gibi geçinmek. Yüz yıl sonra yine aynı şeyleri yaşatan nedir bize. Biraz da bunu sorgulamak gerekmiyor mu?

Ermeni değilim dedim. Rus da değilim, Rum da. Şükür Kızılbaşlıkla da alakam yok. Çocukluğumuzda oyun oynarken arkadaşlarımıza kızdığımızda Kızılbaş, Ermeni derdik de, büyüklerimiz de bizi uyarırdı. “Çocuklar!!! öyle demeyin günahtır” diye. Bazen çok kızdığımızda söylesek de sonradan için için pişman olurduk. Ne kadar kızsak da arkadaşlarımıza Ermeni, Rum, Kızılbaş olmayı konduramazdık.  Onların insan olup olmadıklarını bile kestiremiyorduk o zamanlar. Böyle büyüdük biz. Ya da büyütüldük. 

Aslında ben Türk de değilim. Bunu çok sonra öğrendim ama nasıl söylemeliyim? Bunun bir yolu yordamı olmalı mutlaka.  Durup dururken ulu orta “Ben Lazım” demeye  korkuyorum da “Ben Ermeni’yim”  nasıl diyeyim? Oysa diyebilmeliyim. 19 ocak geldi, bir günlüğüne diyebilir miyim acaba diye düşünüyorum. Aaah! Olamaz.  Bir bakanımız yada üst düzey bir bürokratımızın (kimdi bilmiyorum), “Ermeni gibi vuruyor” dediğini hatırlar gibiyim. Terörist başına   Ermeni dölü diyorlar. Ermeni gibi cani diyorlar.

Evet bu satırlara kadar ne anlattıysam, neden “Hepimiz Ermeni’yiz” diyemediğimizin üzerineyse de, aslında bunları “Hepimiz Ermeniyiz” söylemini anlamayanlara söyledim.   Kabul etmeyenler için bir şey demiyorum, onlar zaten bir Ermeni temizlendi diye bakıyorlar olaya. Ve  işi hepimiz O günüz, bu günüz demeye kadar götürüyorlar. Onlar için fikirleri yüzünden bir insanın öldürülmesi de normaldir. Benim sözüm kendini aydın kabul edip, anlayamadım diyen okur, yazar, çizer takımının tümünedir. Ne imiş efendim, “Hepimiz Türk’üz, Hrant da Türk’tür” demeliymişiz. Neymiş efendim, Hrant’ın ağzından hiç “Türküm” dediği duyulmamış.    

Herkesin Türk olduğu bir ülkede “Hepimiz Türküz” diye bağırmanın ne anlamı olur. Bu ülkede “Türküm” diyene, herhangi bir psikolojik yada sosyolojik bir baskı mı var? Bir kompleks mi var, bir handikap mı var bu konuda? Denmesi gerekecek yerde geri mi kalacağımız sanılıyor? Kim, neye göre sanıyor?

Acılı bir günde, acıya ortak olmak için atılan bir slogandan neler üretildi bu ülkede. Plan yapmalar, çan çalmalar, Ermenici olmalar. Oysa bunları anlamak için zorlanmaya gerek yok. Yas olan bir evde herkes ölünün yakınıdır ve bu anlamda herkesin yası vardır. Bu bizim geleneğimizdir. Türk Halkının yaptığı Ermeni kardeşliğini bağrına basmaktır.  Ermeni’yim demek kolay mı bu ülkede, Rum’um demek kolay mı? Daha doğrusu öteki kalmak kolay değil öyle. Hangi Ermeni çocuk okulda Ermeni olduğunu söyleyebiliyor, hangi alevi çocuk okulda ben aleviyim, Sünnilik öğrenmem diyebiliyor?  İşte bütün bunlar için zor olsa da yine bir günlüğüne hepimiz Ermeni olacağız, “Hepimiz Ermeniyiz” diyeceğiz. Biliyorum bu kolay olmayacak bazılarımız için. Benim için de hiç kolay değil ama buna zorlanmamız gerek. Bu ülkede “ben Türküm” diyen hiç kimsenin güvercinleri ürkütmemesi gerekir. Hiç değilse bundan sonra bunu yapabilmeliyiz. Başarabiliriz bunu.

Bir yıldır nerede sağa sola bakarak yemini gagalayan ürkek bir güvercin görsem, Hrant Dink’in bakışları gözümün önüne geliyor. Demek ki doyasıya yaşayamadığı bu ülkede bir de korkarak yaşıyormuş. Onun yaşamına son gün olan 19 Ocaklarda bir günlüğüne biz de Ermeni olalım.  Gelin bu ülkede  bir günlüğüne hepimiz öteki olalım. Ne kaybederiz?

Ben Ermeniyim, Rumum. Ben Kürdüm, ben Lazım, Arabım. Ben Türküm, Türkiyeliyim. Ben insanım ve ülkemin insanı olmak istiyorum. Benim ilkem ve ülkem budur. Ben güvercin olmak istiyorum.

Kamil Aksoylu

Not: Kamil Aksoylu internet sitelerinde takma isim olarak Toroci (güvercin) adını kullanmaktadır.

Lazebura.net`in notu: Sayın Aksoylu`nun yazısına bazi teknik nedenlerden dolayı gecikmeli olarak yer vermek yorunda kaldık.
Bunun için yazarımız ve siz değerli okuyucularimizdan özür dileriz.


 



Kamil Aksoylu
Yazar Hakkinda:
Yorum (1)add comment

ilhan mollamustafaoğlu said:

Diline sağlık toroci, tümüyle aynı duyguları paylaşıyorum.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2008-02-11 19:25:58
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Videolar

Son Yorumlar

Karikaturepe
çok güzeller de ben anlamıyorum ama keşke açıklamalarını da yazsanız çok memnun oolucam......
Rize Fındıklı İlçesi Çağlayan ve Arılı D...
vvahh vahh benım memleketım .acırım ken dı halımıze .bazen ruya gorur sun de gun duz ...
3. Geleneksel Horon Günü
gelecekler parmak kaldıersınnn
Mu Oxenoni-Boret!
[b]Gerçekten cok güzel bir yazı olmuş teşekkürler öncelikle.... bu yazının altına yorum y...

Üye Girişi

Kimler Online

9 Misafir ve 1 Üye Online